Hayat Avcısı

Kısaca: ''Hayat Avcısı'', ( İngilizce : ''The Imposter'' ) 1994 yılında ABD'nin Teksas eyaletinde ikamet eden 13 yaşındaki Nicholas Barclay'in ortadan kaybolmasının ardından, 1997 yılında Fransız şarlatan ve dolandırıcı Frédéric Bourdin'in kaybolan Nicholas Barclay olduğunu iddia ederek ortaya çıkmasını anlatan gerçek bir olaya dayanan 2012 Birleşik Krallık yapımı belgesel biyografi filmidir. ...devamı ☟

Hayat Avcısı, ( İngilizce : The Imposter ) 1994 yılında ABD'nin Teksas eyaletinde ikamet eden 13 yaşındaki Nicholas Barclay'in ortadan kaybolmasının ardından, 1997 yılında Fransız şarlatan ve dolandırıcı Frédéric Bourdin'in kaybolan Nicholas Barclay olduğunu iddia ederek ortaya çıkmasını anlatan gerçek bir olaya dayanan 2012 Birleşik Krallık yapımı belgesel biyografi filmidir. Filmin tamamı belgesel tarzında, gerçek ve rol yapılan röportajlar, televizyon görüntüleri ve biyografi filmi içeriği çoğu zaman birbiri ile dram dizilerinde olduğu gibi karışmış durumdadır. Gerçek seyircinin filmin neresinin gerçek veya rol yapıldığını dikkatli bir şekilde takip etmesi gereklidir. Filmde gerçek Frédéric Bourdin ve Nicholas Barclay'in Amerikan ailesinin bazı gerçek üyeleri ile görüşmeler röportaj şeklinde yapılmıştır. Konusu 13 Haziran 1994 yılında San Antonio, Teksas'ta; 13 yaşındaki Nicholas Barclay ansızın kaybolur. Kayboluşu medyaya fazla yansımaz. Ancak aile Nicholas'ı aramak için girişimlerde bulunur ve kayıp ilanı polise verilir. Nicholas kaybolduktan üç yıl dört ay sonra, 7 Ekim 1997 tarihinde İspanya'nın Linares şehrinde polise turist olduğunu söyleyen bir kişiden 14-15 yaşlarında korkmuş, üzerinde kimlik ve belge bulunmayan bir çocuk bulunduğu yönünde ihbar gelir. Alınan ihbar doğrultusunda polisler bir telefon kulübesinde çocuğu bulur ve polis merkezine götürürler. Polis merkezinde adını ve nereden geldiğini söylemeyen çocuk için yapılacak tek şey onu bakımevine koymaktır. Bakımevinde görevliler çocuğun gerçek kimliğini öğrenmeye çalışırlar ve bu yönde sıkıştırırlar. Çocuk görevlilere Amerikalı olduğunu ve evden kaçtığını ancak ailesine bu durumu yalnızca kendisinin bildirebileceğini, başka bir işlem yapılmasını istemediğini söyler. Bunun için geceyi bakımevinin ofisinde geçirmek ister. Durumu yadırgamayan görevliler çocuğun bu isteğine izin verirler. Ofiste kalan çocuk Amerika'da çeşitli polis karakollarını arar. Polislere İspanya'dan Jonathan Dorian adında bir polis memuru olduğunu ve bir kaç yıldır kayıp olan Amerikalı bir çocuk bulduklarını, çocuğun adını ve yaşadığı yeri bilmedikleri için araştırma yaptıklarını söyler. Amerika'da ki polis karakollarında görevli polisler, Arlington, Virginia'da bulunan kayıp ve mağdur çocuklar bürosunu aramasını söylerler. Bunun üzerine kayıp ve mağdur çocuk bürosunu arayan çocuk burada görevli Lorraine'e ulaşır. Kendisi ile ilgili detaylı bilgileri veren çocuğa Lorraine, üç yıl önce kaybolan Nicholas Barclay'in özelliklerinin bu çocuk ile uyuştuğunu söyler. Lorraine'den çocuk ile ilgili bilgileri faks olarak isteyen kişi daha sonra tekrar Lorraine'e telefon açarak çocuğun (yani kendisinin) Nicholas olduğunu söyler. Güzel haberi alan Lorraine durumdan aileyi haberdar eder. Aile duyduğuna inanamaz. İlk haberi alan abla Carey Gibson, derhal İspanya'daki bakımevini telefonla arar. Karşısına yine kayıp çocuk, kendisinin Jonathan Dorian isimli polis memuru olduğunu söyleyerek çıkar. Polis memuru rolü yapan çocuk ofiste tek başına olduğu ve kendisini Nicholas'ın yerine koyduğu için Carey'e çocuğun konuşmak istemediğini söyler ve polis memuru olarak kendisinin bir sosyal hizmetli gibi çalıştığı yönünde güven verici konuşmalar yapar. Aslında, kendisini çocuk olarak ihbar eden daha sonradan açık kimliği belli olacak olan şarlatan ve dolandırıcı Fransız asıllı Frédéric Bourdin'dir. Bourdin 23 yaşında olmasına rağmen büyük beden elbiseler giyerek polise kendisini çocuk olarak göstermiştir. Bakımevinde gece ofiste kalmasının bir nedeni Amerika ile İspanya arasında olan saat farkını kullanmak ve polise ulaşarak kendisine yeri bir kimlik bulmak içindir. Nicholas Barclay'in bulunduğu haberi ailede ve tüm çevresinde sevinç ile karşılanır. Durumdan İspanya Madrid'te bulunan ABD büyükelçiliği ve San Antonio, Teksas'ta bulunan FBI Karargahı haberdar edilir. Artık Nicholas olduğunu söyleyen Bourdin bile kendi yalanlarından korkmaya başlamıştır. ABD'nin İspanya büyükelçiliğinden görevlendirilen görevli gelmeden önce Bourdin yani yeni girdiği kimlikle Nicholas korkusundan kaçmaya çalışır fakat kısa sürede yakalanır. Aslında kendiside yeni bir aile ve kimlik istediğinden dolayı zaman zaman buradan ve yalanından kaçıp kaçmamakta kararsızlıklar yaşar. Bu arada çocuğun bulunmasını haber alan Özel Ajan Nancy B. Fisher'da aileyi arayarak çocuk geldiğinde onunla görüşmek istediğini söylemiştir. Büyükelçilikte görevli Başkonsolos Philip French başta olmak üzere tüm görevliler ise çok uzun süredir kayıp olan çocuğun aile ile kısa sürede buluşturulmasını istemektedirler. Ancak çocuğun Nicholas olduğunun doğrulanması gereklidir. Ertesi gün bakımevine, kayıp Nicholas'ın renkli fotoğrafları, ABD'de ki kayıp ve mağdur çocuklar bürosu tarafından zarfla gönderilir. Bourdin zarflardan çıkan fotoğrafları gördüğünde şok olur. Çünkü kayıp çocuk Nicholas sarışın, mavi gözlü ve kendisine hiç benzemeyen beyaz tenli birisidir. Benzeyen tek yön Bourdin'in sözleriyle yalnızca ellerindeki beş parmaklarıdır. Bourdin, Nicholas olma fikrinden vazgeçmek ister, fakat oyuna devam etme niyeti ağır basar. Bakımhanedeki kız çocuğuna kendisine Nicholas'ta bulunan dövmelerin aynısından yaptırır. Aldığı saç boyası ile saçlarını sarıya boyar. Bu esnada abla Carey uçakla İspanya'ya gitmek için yola çıkar. Ülke dışına hiç çıkmamış olan abla Carey, İspanya'ya ulaştıktan sonra bir aile ile bakımevine gider. Kendisinde Nicholas'a benzemek için değişiklik yapan Bourdin'i kucaklar ve ona aile ile ilgili fotoğraflar gösterir. Carey, Nicholas'ta ki değişikliği anlamış ancak yıllardır kötü şartlarda bulunduğu ve hafızasını kaybettiğini öğrendiği için onun kardeşi Nicholas olduğuna inanır. Carey fotoğraflardaki herkesi Bourdin'e tanıtır. Çünkü Bourdin aynı zamanda kendisiyle ilgili hiçbir soruya cevap vermemiş yalnızca zorla kaçırılmış, tecavüze ve diğer başka kötülüklere maruz kalmış, üzerinde deneyler bile yapılmış, tanınmasın diye şekli değiştirilmiş bir çocuk rolünü herkese yutturmuştur. Bu psikoloji ile çocuğa yani Nicholas olmak isteyen Bourdin'e yaklaşan herkes benzer bir psikoloji ile hareket ederek, ona sanki hiçbir şey bilmiyormuş ve hafızası silinmiş gibi davranırlar. İspanya'da ki ABD konsolosluğu, çocuğun gerçekten Nicholas olup olmadığıyla ilgili uzmanlar görevlendirirler. Uzmanların yaptığı testte, Bourdin'in Nicholas olduğunu kanıtlayabilecek tek şey aileden gelen eski fotoğraflardır ve Bourdin'in şansına Nicholas'ın ablası bu fotoğrafları ona ilk tanıştıkları gün detaylıca açıklamıştır. Testte 5 fotoğraftan sonuncusunda hata yapsa da, uzmanlar artık Bourdin'in Nicholas olduğuna inanmışlardır. Gerekli işlemler ve Bourdin'in çok değer verdiği yeni pasaport ile kimlik işlemleri tamamlandıktan sonra Bourdin, Nicholas olarak abla Carey ile birlikte Teksas'a gider. Uçaktan indikten sonra Nicholas'ın annesi başta olmak üzere tüm aile bireyleri Bourdin'in sıcak bir şekilde karşılarlar. Bourdin'in korktuğunu, tedirgin olduğunu, biraz tuhaf olduğunu ve çok farklı gözüktüğünü hissetseler de tüm aile bireyleri abi Jason dışında kendisini sıcak şekilde karşılarlar. Yoğun psikolojik travma geçirdiğini düşündükleri Nicholas'ın ilerleyen zamanlarda başına gelenleri anlatacağını düşünmektedirler. Çünkü Nicholas olan Bourdin başına gelenler ile ilgili neredeyse hiçbir şey konuşmamaktadır. Bourdin yani yeni kimliğiyle Nicholas Patrick Barclay, artık liseye giderek okumaya da başlamıştır. Bu esnada başına gelenleri kayıp ve mağdur çocuk bürosu görevlisi Lorraine'e anlatmak zorunda kalır. Yalanlarına devam ederek yüksek rütbeli askerlerin kendisini kaçırdığını ve zorla tuttuğunu, ülke dışına çıkarıldığını, parmaklarının ve sol bacağının levye ile kırıldığını, tecavüze uğradığını, işkence gördüğünü, göz renginin değişmesi için gözlerine sıvı damlatıldığını ve İspanya'da kendisini kaçıran örgütün elinden kaçtığını anlatan Bourdin'e, Lorraine aile nedeniyle kısmen de olsa inanmak zorunda kalır. Çünkü aile Bourdin'i Nicholas olarak sahiplenmiş görünmektedir. Kısmen inanmamasının en büyük nedenlerinden birisi çocuğun yaşının 16 olması gerekirken daha büyük göstermesi, ayrıca sarışın ve mavi gözlü, beyaz tenli olan kayıp çocuğun sakallarının siyah renkte gür olarak çıkmasındaki tuhaflıktır. Bu esnada olayı medya duyar. Çok uzun bir süre sonra kaybolan bir çocuğun başka bir ülkede bulunması her zaman görülen bir olay değildir ve bu nedenle Hard Copy isimli medya şirketi çocuğun bulunması için özel dedektif Charlie Parker'ı tutar. Özel dedektif Charlie Parker çocuğu bulur ve medyaya çıkarır. Bu durum Bourdin'in kendisini daha fazla ve gerçek Nicholas olduğunu da doğrulayacağı için Bourdin bu oyuna devam eder. Ancak FBI çocuğun çok fazla medyaya çıkmasını istememektedir. Çünkü kendisini kaçıranların yüksek rütbeli asker kişiler olduğunu söylemesi toplumda olumsuz etki oluşturabilirdi. Medyanın çekim yaptığı bir ara özel dedektif Charlie Parker, kaybolan çocuk Nicholas ile Nicholas olduğunu söyleyen Bourdin'in fotoğraflarını yan yana görür. Zaten Nicholas'a benzemediğini düşündüğü Bourdin'in görüntülerini ve fotoğrafı alır. Parker fotoğrafları Photoshop resim işleme programında yan yana getirir. Parker daha önce Londra Emniyetinden insanların kulaklarının da birbirine asla benzemediğini ve ayırt edici bir özellik olduğunu öğrenmiştir. Kayıp çocuk Nicholas ile Nicholas olduğunu söyleyen Bourdin'in de kulakları hiç mi hiç birbirlerine benzememektedir. Bu durumu görevli Lorraine'e söyler. Ancak Lorraine kendisine bu işe karışmaması gerektiğini ve soruşturmanın devam ettiğini söyler. Bourdin'in Nicholas olmadığı yönündeki kuvvetli şüphelerden dolayı hükumet yetkilileri de soruşturma başlatmıştır. Ancak buradaki tuhaflık, Nicholas'ın tüm aile bireylerinin bulunan bu çocuğun Nicholas olduğunu kuvvetli bir şekilde iddia etmelerindedir. Kendisini hiç benzemediği halde Nicholas'a benzeten aileden Bourdin'de şüphelenir. Artık çok net bir şekilde bu aile bireylerinin kayıp çocuk Nicholas'ı öldürerek gömdükleri yönünde düşünmeye başlar. Fakat bu durumu kimseye söyleyememektedir ve Nicholas'ın bir ara çıkıp geri geleceği endişesini de artık kaybetmiştir. Lorraine, aileden izin alarak Bourdin'i Houston'a geçirdiği travma nedeniyle hastanede yardım etme bahanesi ile götürür. Adli tıp uzmanı olarak tanıtılan kişi yaptığı incelemeler sonucunda Bourdin'in Nicholas olmadığını ve yaşının çok büyük olduğunu, Fransız aksanıyla konuştuğunu açıkça Lorraine söyler. Lorraine bu durumu derhal Nicholas'ın ablası Carey Gibson'a telefon ile bildirir ve Bourdin'in almak için havaalanına gelmemesini söyler. Fakat Carey ertesi gün bu konuşma hiç olmamış gibi Bourdin'i almak için havaalanına gelir. Bourdin'in Nicholas olmadığını bilen yetkililer bu duruma izin vermek zorunda kalırlar. Ancak daha sonra Nicholas'ın annesinden DNA için kan almak istediklerinde anne bu duruma aşırı tepki verir ve kendisinden kan örneği alamayacaklarını söyler. Yetkililer ise aldıkları mahkeme kararından sonra anneden kan örneği alırlar ve yapılan inceleme sonucunda Bourdin'in Nicholas olmadığı kesinleşir. Bourdin'in alınan parmak izleri kimliğinin tespit edilmesi amacıyla dünya genelinde diğer ülkelere gönderilir. 3 Mart 1998 tarihinde İspanya'da ki ABD büyükelçiliği Bourdin'in gerçek kimliğinin tespit edildiğini Lorraine'e telefon ile bildirir. Bourdin ise bu esnada yavaş yavaş gerçek kimliğini ifşa etmektedir. Gerçek adı Frédéric Bourdin olan, İnterpol tarafından aranan Bourdin bir Fransız'dır. Yasa dışı oldukça fazla faaliyetleri bulunan Bourdin, geçmiş tarihlerde de dünyanın pek çok ülkesinde farklı isimlerde seyahat etmiş ve kendisine defalarca çocuk süsü vermiştir. 1992 yılından itibaren Avrupa başta olmak üzere pek çok ülkede farklı isimlerle bulunmuştur. Hiç kimse bunun gerçek olduğuna inanmaz ancak kayıtlar doğruyu söylemektedir. Bourdin bir hayat avcısıdır. Bu olayın tespit edilmesi üzerine Bourdin derhal tutuklanır. Bourdin hapse girdikten sonra olay medyaya çok büyük oranda yansır. Bourdin ise cezaevinden San Antonio Polis Dairesini arayarak, Nicholas'ın annesinin kendisine kayıp çocuğu öldürüp gömdüklerini söylediğini iddia eder. Bu iddia kapsamında soruşturma açılır. Soruşturmada şüpheliler tüm aile bireyleri olmak üzere özellikle anne, abla ve evden uzun süre uzak kalan ağabey Jason'a yöneltilmiştir. Ayrıca anne Dollarhide poligrafa (yalan makinesi) girmeyi kabul etmiştir. Üç defa yapılan testten sonra annenin yalan söylediği ve Nicholas'ın kaybolması ile ilgili bir şeyler bildiği ortaya çıkmıştır. Bu arada ağabey Jason'da soruşturmada kaçamak cevaplar vermektedir. Fakat Jason ifadesinden bir gün sonra, yüksek dozda uyuşturucudan ölü olarak bulunur. Yapılan soruşturma daha sonra delil yetersizliğinden dolayı kapatılır. Gerçek kimliği belli olan Frédéric Bourdin yalanla ve hileyle posaport edinmekten dolayı altı yıl hapis cezası alır. Yüksek ceza almasının nedeni ceza kanunlarıdır. Floresville, Teksas'ta bulunan Wilson Vilayet Cezaevi'nde çok sayıda kayıp çocuğun ailesi ile ücretli telefon görüşmeleri yapar. Hatta o yıllarda Tampa, Florida'da kaçırılan meşhur bebek Sabrina Aisenberg'in olayını bile çözebileceğini iddia eder. Bourdin 2003 yılı Ekim ayında cezasının tamamlanmasının ardından Fransa'ya sınırdışı edilir. Bundan üç ay sonra 14 yaşındaki kayıp Leo Balley'in kimliğini çalmaya kalkışır. Ancak DNA tespiti sonucunda bunun gerçek olmadığı tespit edilir. Günümüzde halen Fransa'da yaşayan Bourdin evli ve üç çocuğu bulunuyor. Nicholas Barclay ise hala arananlar listesinde aranmaya devam ediliyor. Film hakkında Filmin yönetmeni Bart Layton bugüne kadar televizyon için çok sayıda belgesel yönetti. Ancak bu film kendisinin uzun metrajlı ilk filmidir. Film dünya genelinde olumlu eleştiriler almıştır. İngiltere merkezli bir sinema dergisi Total Film ve The Guardian'dan film eleştirmeni Peter Bradshaw filme beş yıldız verdiler. Film 2012 yılında Seattle Uluslararası Film Festivali'nde ve Temmuz ayında Revelation Perth Uluslararası Film Festivali'nde gösterildi. 2010 yılında aynı senaryo ile Jean-Paul Salomé'nun yönetmenliğinde Bukalemun isimli film yapılmıştır.

Oyuncular

Aldığı ödüller

Toplam 14 adaylığı bulunuyordu ve 1 BAFTA Film Ödülü olmak üzere film 10 ödül kazandı.

Dış bağlantılar

* *

Kaynaklar

Vikipedi

Bu konuda henüz görüş yok.
Görüş/mesaj gerekli.
Markdown kullanılabilir.