kahve

Kahve (Coffea) bitkisi, Rubiaceae ailesinin bir cinsidir. Bu ailenin çok sayıda alt cinsleri ve türleri olmasına rağmen bunlardan sadece ikisi ticari anlamda kahve üretiminde kullanılmaktadır: [Coffea Arabica] ve Coffea Canephora (Robusta).

Kahve

Kahve Bitkisi
Kahve Bitkisi

Kahve Bitkisi

Kahve (Coffea) bitkisi, Rubiaceae ailesinin bir cinsidir. Bu ailenin çok sayıda alt cinsleri ve türleri olmasına rağmen bunlardan sadece ikisi ticari anlamda kahve üretiminde kullanılmaktadır: Arabica ve Coffea Canephora (Robusta).

Kahve ağacı; bol yağış alan, ortalama sıcaklığın 18-24° C arasında bulunduğu ve don olayının görülmediği, ekvatorun 25 Kuzey'i - 30 Güney'i arasındaki kuşakta yetişir. Soğukta ağaç ölür, ayrıca ani ısı değişiklikleri de ağaca zarar verir. Nemli ortamı sevdiğinden, kahve ağacının düzenli yağışın olduğu tropik bölgelerde yetiştirilmesi gerekir.

Kamelya çalısı görünümündeki ağaç; koyu, parlak ve sivri uçlu yapraklara sahiptir. Olgunlaşmaya bırakıldığında 18 metre uzunluğa kadar büyüyebilir. Ancak kahve plantasyonlarında hasatın toplanmasını kolaylaştırmak için 2-3 metre olacak şekilde budanır.

Yasemine benzeyen son derece narin ve keskin kokulu beyaz çiçeği yeşil meyve verir. Fidanın meyve üretmeye başlaması için 3-5 yıl gerekir. Meyvesi yılda birkaç kez olgunlaşır.

Kahve bitkisinin kavrumuş tohumlarının çekilip kaynatılmasıyla elde edilen bir içecek. İçerdiği kafein maddesinin uyarıcı niteliği yüzünden dikkat artırıcı ve stimülan özelliğe sahiptir.

Coffea Arabica (Arap Kahvesi)

Etiyopya'da keşfedilen ilk kahve bitkisinden türemiş olan Coffea arabica, daha çok yüksekliği 800-2000 metre arasında olan dağlık platolarda veya volkanik yamaçlarda yetişir. Her yağmurlu dönemin ardından çiçek açar ve meyvelerinin olgunlaşması için yaklaşık 9 ay gerekir. Tipik bir arabica ağacı, bir yılda yaklaşık 5 kg meyve verir ve bu meyvelerden 1 kg kahve çekirdeği elde edilir.

Yeşilimsi sarı renkteki oval Arabica çekirdeklerinden üretilen kahve, Robusta'ya göre daha az kafein içerir. Ayrıca daha lezzetli ve tatlı bir aromaya sahiptir.

Arabica kahvesi dünya kahve üretiminin %70'ini oluşturur. Ancak hastalıklara ve iklim koşullarına çok dirençli olmadığından yetiştirilmesi daha zordur ve daha pahalıdır.

En çok bilinen çeşitleri; Brezilya, Orta-Doğu Afrika, Hindistan, Endonezya'da yetişen "Bourbon" ve Latin Amerika'da yetişen "Typica"dır. Bunları Tico, Blue Mountain, Mundo Novo, Caturra, San Ramon izler.

Coffea Canephora (Robusta)

Coffea robusta, 0-600 metre arasında yetişir. Arabica'nın tersine düzensiz olarak çiçek açar ve meyvelerinin olgunlaşması için yaklaşık 10-11 ay gerekir.

Sarımsı kahverengindeki yuvarlak Robusta çekirdeklerinden üretilen kahve, Arabica'ya göre yaklaşık iki kat daha fazla kafein içerir. Odunsu lezzeti nedeniyle kaliteli kahve üreticilerinin tercih etmediği bir türdür. Ancak ucuz olmasından dolayı maalesef bazı üreticiler tarafından kahve harmanlarına katılmaktadır.

Robusta kahvesi dünya kahve üretiminin yaklaşık %30'unu oluşturur. Hastalıklara ve iklim koşullarına çok dirençli olduğundan yetiştirilmesi çok daha kolay ve ucuzdur.

En çok bilinen çeşitleri; Java-Ineac, Nana, Kouliou ve Congensis'tir.

Kahve Çiçeği

Bol yağışların ardından kahve ağacı, yılda iki ya da üç kez bembeyaz muhteşem çiçekler açar. Güçlü ve keskin kokuları kimi zaman yasemini kimi zaman portakal ağacının çiçeğini andırır. Yeni çiçek vermeye başlamış bir ağaç, dallarında bir yılda toplam 20-30 bin çiçek taşır.

Kahve çiçekleri açtıktan birkaç saat sonra solmaya başlar ve yavaşça meyve olmak için hazırlanırlar.

Kahve Meyvesi ve Çekirdeği

Kahve çiçeği beyaz renktedir ve yasemin gibi kokar. Kahve meyvesi; büyüklüğü, şekli ve rengindeki benzerlikler nedeniyle "kahve kirazı" olarak da adlandırılmaktadır. İçinde ince iki çekirdek bulunur. Çekirdeklerin birbirine bakan tarafı düz, dış tarafı yuvarlaktır. Her çekirdeğin içinde aynı biçimde bir tohum (kahve tanesi) vardır. Tanenin düz yüzeyinde, içi sert bir besidokusu ile dolu olan, derin bir çizgi yer alır, Besidokusunun dış tabakası ince bir zarla kaplıdır. Zarın dışında ise daha sert bir kabuk vardır. Eğer kahve çekirdeği daha sonra tohum olarak kullanılacaksa çekirdek kabuktan ayrılmaz.

Bazı kahve ağaçlarının meyvesinden iki yerine bir tane çekirdek çıkar. Bu çekirdek (peaberry), diğerlerine göre çok daha yuvarlak bir şekle sahiptir. Tek olarak çıkan çekirdekler, diğerlerinden ayrılarak üretim sürecinden geçirilir. Genellikle fiyatları da normal kahveye göre çok daha pahalıdır.

Kahve meyvelerinin çok düzenli kontrol edilmeleri gerekir, çünkü olgunlaştıktan sonra 14 gün içinde çürümeye başlarlar.

Kahvenin Tarihi

Yasemin gibi kokan beyaz renkli çiçeği, kiraza benzeyen kırmızı meyvesi ile kahve bitkisi 10. yüzyılda Habeşistan (Etiyopya)'da keşfedildi. O dönemde, meyveleri kaynatıldıktan sonra suyu içilmek suretiyle tıbbi amaçlı kullanılıyor ve "sihirli meyve" olarak adlandırılıyordu. Kahve bitkisinin ünü yayılınca yüzyıllar boyu sürecek yolculuğu da başladı.

Kahve, ünüyle birlikte hızla Arap Yarımadası'na yayıldı ve 300 yıl boyunca Habeşistan'da keşfedilen yöntem ile içilmeye devam edildi. 14. yüzyılda ise yepyeni bir keşif ile ateşte kavrulan kahve çekirdekleri, ezildikten sonra kaynatılarak içime sunuldu.

15. yüzyıl ortalarında kahve bitkisi Yemen'e geldi. İklim koşullarının ve Yemen toprağının elverişliliği, bitkinin bu bölgede çok iyi yetişmesini ve hasatın verimli olmasını sağladı. Yeni pişirme yöntemi ve aromasıyla kahve, ününe ün katmaya devam etti.

Kanuni Sultan Süleyman döneminde, 1543'te, Yemen Valisi Özdemir Paşa, Yemen'de içtiği ve çok sevdiği kahveyi İstanbul'a getirdi.

Kahve, kısa zamanda itibarlı bir içecek olarak saray mutfağında yerini aldı ve büyük ilgi gördü. Saray görevleri arasına "kahvecibaşı" adında bir de rütbe eklendi. Padişahın ya da bağlı olduğu devlet büyüğünün kahvesini pişirmekle görevli olan kahvecibaşı, sadık ve sır tutmasını bilenler arasından seçilirdi. Osmanlı tarihinde kahvecibaşılıktan sadrazamlığa yükselenlere bile rastlandı.

Saraydan konaklara ardından evlere giren kahve, İstanbul halkının kısa sürede tutkunu olduğu bir lezzet haline geldi.Satın alınan çiğ kahve çekirdekleri tavalarda kavrulup, dibeklerde dövüldükten sonra cezvelerde pişiriliyordu.

İstanbul'a gelen Venedikli tacirler, çok sevdikleri bu içeceği Venedik'e taşıdı. Böylece Avrupalılar kahveyle ilk kez 1615'te tanışmış oldu. Önceleri limonata satıcıları tarafından sokaklarda satılan kahve, 1645'te açılan İtalya'nın ilk kahvehanesinde yerini aldı. Kısa zamanda sayıları hızla çoğalan bu kahvehaneler de; diğer pek çok ülkede olduğu gibi özellikle sanatçıların, öğrencilerin ve her kesimden halkın bir araya gelerek sohbet ettikleri en gözde yerler oldu.

İlgili Bağlantılar

* Türk Kahvesi

  • http://www.ico.org/ Uluslararası Kahve Örgütü
  • Kaynak

    Vikipedi

kahve


1 .
Sıcak iklimlerde yetişen, kök boyasıgillerden bir ağaç (Coffea arabica).
2 .
bitki bilimi Bu ağacın meyvesinin çekirdeği.
3 .
Bu çekirdeklerin kavrulup çekilmesiyle elde edilen toz.
4 .
Bu tozla hazırlanan içecek:
"Bir fincan kahve daha içer, bir tutam enfiye daha çekerdi."- A. ޞ. Hisar.
5 .
Kahve, çay, ıhlamur, bira, nargile içilen, hafif yiyecekler bulunduran, tavla, domino, bilardo, kağıt vb. oynanan yer, kahvehane, kıraathane:
"Halktan biri olarak oturup dinlenebileceğiniz ucuz bir kahve kalmamıştır artık."- N. Cumalı.

kahve

sıcak iklimlerde yetişen, kökboyasıgillerden bir ağaç (coffea); bu tozla hazırlanan içecek. bu ağacın meyve çekirdeği; kahve, çay, ıhlamur, bira, nargile içilen, tavla, domino, bilardo, kâğıtoyunları vb. oynanan yer, kahvehane. bu çekirdeklerin, kavrulup dövülmesiyle, çekilmesiyle elde edilen toz.

kahve

Türkçe kahve kelimesinin İngilizce karşılığı.
n. coffee, mocha, Java

kahve

Türkçe kahve kelimesinin Fransızca karşılığı.
café [le]

kahve

Türkçe kahve kelimesinin Almanca karşılığı.
Kaffee

Kahve (Birsu Bal) sözleri

Birsu Bal tarafından albümünde söylenen Kahve adlı şarkının sözleri.

Kimse bir olamıyor eksi bire düşüyor
Her konuştuğun seni sarmıyor
Nasıl olsun açık koyu
Uzundur kahvenin yolu

Kahve dedin kahve gözlerin
Kalk bebeğim dans edelim
Kahve dedin kahve gözlerin
Hadi bebeğim dans edelim

Bitince budur en son cümle
Aşık olmuşum sızlanma kuşum
Artık her aşk böyle
Nasıl olsun açık koyu
Uzundur kahvenin yolu

Kahve dedin kahve gözlerin
Kalk bebeğim dans edelim
Kahve dedin kahve gözlerin
Hadi bebeğim dans edelim...

Kahve (Ados) sözleri

Ados tarafından albümünde söylenen Kahve adlı şarkının sözleri.

Yakında düştüğüm bu yerden kalkamazdım
Uzakta bir yer var ve tepesi 13 katlı

Krem rengi bulutların yarısı uçtu, yarısı kaldı
Düşüyor zaman bir çatlaktan aşağı
Biraz asıldı kırılıverdi kayıp yongası
Eylül akşamı bozuk bir mendil aksanı,
Elinde tuttuğu pipo ve şarap bardağı.

Gözlüğü var, takarsa güneş ters olur
İçtiği kadar çürür zamanla beyninin sol lobu
Odasında büyüdü her şeyi ve sandalyesi
Oturduğu kadar ölür zamanla küçük evi

Suratsız aynalar bozuk atar kumbara.
Sihirli cüzdana kalem girer durmadan.
Pastel okumaya yüzüm bulaştı kurumaya
Sakat bir kitapta olmayan saate hakim paranoya.

Ve kibrit kutusunca Üzülmüştü martılar.
Ve yağmur yağdığında küfreden bir şarkıdan
Alıntı kondu alnına, düşündü martılar.
Bu gece yağmur yağsa kibrit yanar korkudan.

Uyumam gerek bana düş gerek
Bir şarap şişesine girip beklemek
Neyi beklesem ki onu seçmedim
Daha benim elime bir çok renk gerek

Üşüyorsan bu ilhamın zaafıdır
Kahvemde şeker olsa da acıdır
Bunu bilmek bütün tadı kaçırır
Akıl yolu şaşırır kadın bana bakışın

Uyuyan adamı uyandıran adam
Senin için bir söz arasam bir tek koma var
Nedir derdin diye sorsam kaçıcak
O bir yağmur aşığıdır yalnız kalıcak

Sabahın 5'i ve elimde çalan telefon
Ucunda sen varsın evet ama bi sesin yok
Uyku sersemiyim buna gücüm yok
Evimde bir kedi var o bile gülüyo

İlgili konuları ara

Yanıtlar