Maden, yer kabuğunun iç ve dış doğal etkenlerle oluşan, ekonomik yönden değer taşıyan minerallere verilen addır.

Maden

Elazığın ilçesi Maden için bakınız: Maden

Maden', yer kabuğunun iç ve dış doğal etkenlerle oluşan, ekonomik yönden değer taşıyan minerallere verilen addır.

Ve ekonomiye kazandırılması süreci, jeoloji mühendislerinden, maden ve metalurji ve malzeme mühendislerine kadar çeşitli mühendislik dallarında çalışan mühendisleri içine alan uzun bir süreçtir. Birçok maden çeşidi vardır. Yer altından çıkartılır. Elmas madeni bu gruba örnek olarak verilebilir.

Madencilik



Madencilik, arz kabuğunda bulunan cevher, endüstriyel hammadde kömür ve petrol gibi ekonomik değeri olan herhangi bir maddeyi yeryüzüne çıkarıp onu paraya dönüştürme işidir. Madenciliğin amacı, ekonomiye gerekli doğal hammaddeyi sağlamaktır.

Ekonomik önemi bulunan mineralleri rasyonel bir şekilde endüstriye sağlamak için geliştirilmiş uygulamalı bilim dalıdır.

Maden yataklarının aranması, projelendirilmesi işletilmesi ve çıkarılan madenin zenginleştirilmesi ile ilgili işlemleri içerir.

Tarih

Tarihte bilinen en eski maden Swaziland'daki Aslan Mağarası'dır. 43.000 yıllık olduğu radyokarbon tarihleme yöntemiyle tespit edilen bu sahada, paleolitik dönem insanları demir ihtiva eden hematit madeni çıkarmışlardır. Benzer yaşlardaki Neandertal dönem insanların silah yapımında kullanılmak uzere çakmak taşı madenciliği yaptıkları sahalar Macaristan'da da bulunmuştur.

Erken dönemlerde yapılan madenciliğe başka bir örnek de eski Mısırlılarca Sina Yarımadası'nda işletilen turkuaz madenidir. Turkuaz, ayrıca Kristof Kolomb öncesi Amerika'da New Mexico'daki Cerillos Maden Bölgesi'nde de çıkarılmıştır. Madencilikte ilk defa kara barut (bir patlayıcı çeşidi) 1627 yılında, Slovakya'da bir maden kuyusunun açılması sırasında kullanılmıştır. Bu kasabada 1762 yılında dunyanın ilk Madencilik Akademisi de kurulmuştur.

Maden

1 . Yer kabuğunun bazı bölgelerinde çeşitli iç ve dış doğal etkenlerle oluşan, ekonomik yönden değer taşıyan mineral.
2 . sıfatBu mineralden yapılmış:
"Maden kap."-
3 . Maden ocağı veya maden işletmesi.
4 . mecaziÇok değerli şeyleri kapsayan kaynak:
"Bu kütüphane bir madendir, değerini bilin."-
5 . argoUyuşturucu, esrar, eroin:
"İstersen sana biraz maden vereyim de çek!"- O. C. Kaygılı.
6 . teklifsizKolay ve iyi kazanç sağlayan iş veya parası elinden kolaylıkla alınan kimse.
7 . kimyaMetal.

Maden

yerb yerkabuğunun kimi bölgelerinde çeşitli iç ve dış doğal etkenlerle oluşan, ekonomik yönden değer taşıyan mineral; çok değerli şeyleri kapsayan kaynak.
metal; kolay ve iyi kazanç sağlayan iş ya da parası elinden kolaylıkla alınan kimse.
maden ocağı ya da maden işletmesi; madenden yapılmış.

Maden

Almanca Maden kelimesinin İngilizce karşılığı.
n. maggot, larva, early wingless stage of an insect (Entomology)

Maden

Türkçe Maden kelimesinin İngilizce karşılığı.
[Maden] n. maggot, larva, early wingless stage of an insect (Entomology)
n. maggot, grub, gentle
n. metal, mineral, mine, diggings, ore, quarry

Maden

Almanca Maden kelimesinin Flemenkçe karşılığı.
maden ,wormen

Maden

Türkçe Maden kelimesinin Fransızca karşılığı.
métal [le]

Maden

Türkçe Maden kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Metall, Mineral

Maden (Zülfü Livaneli) sözleri

Zülfü Livaneli tarafından albümünde söylenen Maden adlı şarkının sözleri.

Kilise haber saldım hekim gelecekmidir
Kanı bir yana bırak revan içinde kaldım
Haber saldım kuş ile gagasında yaş ile
Yol gözledim ardından bir sıcacık düş ile

Işık vurmaz karama bende şifa arama
Ellerim yokki artık tütün basan yarama

İlgili konuları ara

Yanıtlar