Park

Park Halkın dinlenmesi, çocukların oynaması, boş zamanların değerlendirilmesi için kurulmuş, düzenli yerler. Bazı bölgeleri tahribattan korumak, içindekileri aynen muhafaza etmek ve turistik merkezler haline getirmek için kanun çıkarılmıştır. Bu kanunla koruma altına alınan yerlere Milli Park adı verilmiştir. İstanbul'daki Gülhane Parkı, Türkiye'nin en eski parkıdır. Bin dönümlük arazi üzerindeki park, Topkapı Sarayının bahçesiydi. Anadolu'nun pekçok vilayetinde bulunan parklara her sene

Park Halkın dinlenmesi, çocukların oynaması, boş zamanların değerlendirilmesi için kurulmuş, düzenli yerler. Bazı bölgeleri tahribattan korumak, içindekileri aynen muhafaza etmek ve turistik merkezler haline getirmek için kanun çıkarılmıştır. Bu kanunla koruma altına alınan yerlere Milli Park adı verilmiştir. İstanbul'daki Gülhane Parkı, Türkiye'nin en eski parkıdır. Bin dönümlük arazi üzerindeki park, Topkapı Sarayının bahçesiydi. Anadolu'nun pekçok vilayetinde bulunan parklara her sene yenileri ilave edilmeye çalışılmaktadır.

Parklar belli gayeler için düzenlendiklerinden verecekleri hizmete göre genelde; çocuk parkları, umumi parklar, orman parkları isimlerini alırlar. Parkların hepsinde ana gaye, şehrin çeşitli sıkıntılarından bunalan çocuk ve yetişkinleri dinlendirmek, boş vakitlerini değerlendirmek, buradaki çeşitli araç ve gereçlerden istifade etmelerini temin etmektir.

Çocuk parkları: İlkokul çağlarındaki çocukların oynamaları için düzenlenir. Buralarda çeşitli oyun araçları bulunur. Salıncaklar, kum havuzları, basit oyun araçları vs. gibi. Bu çeşit parklar genelde şehrin içinde veya oldukça yakınında bulunur.

Umumi parklar: Halkın dinlenmesi için düzenlenirler. Burada gaye, çocukların haricindekilerin hava alıp dinlenmesi ve boş zamanlarını değerlendirmesidir. Bu çeşit parkların bir köşesine çocukların istifadesi için de gerekli oyuncaklar konularak, onların da istifade etmeleri sağlanır.

Orman parkları: Koruluk ve ormanlık bölgelerde 100-300 dönümlük sahada düzenlenen parklardır. Buralarda tabiat zenginliği, sessizlik, bol yeşillik saha, insanların dinlenmesine ayrılmıştır. Şehir ve kasabalara yakın park niteliğindeki yerler bu maksat için ayrılarak park statüsü içine alınır. Dolayısıyla, böyle yerler devletin denetimine verilerek insanlara daha faydalı olur. Türkiye'de parklar, çevre ve merkez belediyeler tarafından düzenlenir. Mahalli idareler şehirlerde uygun olan yerlerde yeşil sahalar ve parklar düzenlemekten sorumludur. Şehir yakınındaki orman ve koruların bakımı ise Orman Bakanlığına aittir.

Türkiye'nin nüfus bakımından en büyük belediyesi olan İstanbul'da, ikibuçuk milyon metrekare alanı kaplayan sekiz orman parkı vardır. Bunlar; Yıldız korusu, Çubuklu korusu, Emirgan korusu, Abrahampaşa korusu, Büyük Çamlıca korusu, Süreyyabey korusu, Fethi Paşa korusu, Florya ormanıdır. Başta İstanbul olmak üzere nüfusu her geçen gün artan büyük şehirlerimizde, Özellikle çocuklar için parklara daha büyük ihtiyaç duyulmaktadır.

Milli Park: Belli bir bölgenin sahip olduğu eşsiz güzellik ve değişik özellikler sebebiyle bir statü ve prensiplere dayalı olarak korunmaya alınması. Milli parklar, halkın boş zamanlarını değerlendirmesi, ilmi araştırmalara imkan sağlaması, yer yer açık hava müze özelliğini taşıması gibi sebeplerle toplumun sosyal ve kültürel sahalarda gelişmesini sağladığı gibi turizm faaliyetlerinin de artmasında önemli rol oynamaktadır.

Milli Park fikri ilk defa, Amerika'da ortaya çıktı. 1872 yılında Yellowstone yöresinde av yapan bir grubun burasının güzelliklerine hayran kalarak, bozulmadan gelecek nesillere kalması için gerekli tedbirlerin alınması teklifiyle ilk milli park fikri doğdu. Bölgenin otlatma ve avlanma gibi kullanma şekillerini terk ederek, iyi bir korunma ile ilmi tetkiklerin ve sporun yapıldığı bir yer olmasına dair kanun hazırlandı. Böylece ilk milli park kurulmuş oldu. Bugün ABD'de 300'ün üzerinde Milli Park tesis edilmiş ve toplumda yirmi milyonu aşkın insanın sağlık, moral, eğitim ve dinlenme ihtiyaçlarını karşılayacak duruma ulaşmıştır. Avrupa'da ise milli park düşüncesi ancak 1960'tan sonraki yıllarda önem kazanmıştır.

Memleketimizde ilk defa Yozgat şehrine iki km mesafedeki 264 hektarlık alana yayılan Yozgat Çamlığı, 1958 yılında milli park olarak ayrılmıştır. Bundan sonra bugüne kadar yurdumuzun milli veya milletlerarası seviyede milli park kaynak değerlerine sahip olduğu tespit edilen on yedi yöresi, Milli Park statüsüne alınmıştır. Bunlar:

Yozgat Çamlığı Milli Parkı, Karatepe-Aslantaş Milli Parkı, Soğuksu Milli Parkı, Kuşcenneti Milli Parkı, Yedigöller Milli Parkı, Dilek Yarımadası Milli Parkı, Manisadağı Milli Parkı, Kızıldağ Milli Parkı, Güllükdağı Milli Parkı, Kovada Gölü Milli Parkı, Munzur Vadisi Milli Parkı, Beydağları Sahil Milli Parkı, Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı, Köprülü Kanyon Milli Parkı, Ilgaz Dağı Milli Parkı, Başkomutan Tarihi Milli Parkı olup, bunlardan başka, eşine az rastlanır kaynak değerlere sahip olan; Göreme, Pamukkale, Truva, Efes, Bergama, Halikarnas, Alacahöyük, Cilo Sad Dağları, Yalova-Termal, Uzuncaburç, Aladağlar, Nemrut Krateri yöreleri tasarı Milli Parklar listesinde yer almaktadır. Ayrıca 56 yer hakkında etüd çalışmaları yapılmaktadır.

Milli Park çalışmaları Orman Genel Müdürlüğünce yürütülmektedir. Mevcud olan milli parklardan binlerce yerli ve yabancı turist, dinlenme, spor eğitim, sağlık bakımlarından istifade etmektedir.

Sanayileşmenin getirdiği çevre problemleri, muntazam olmayan bir şehirleşme, kalabalık ve gürültünün insanlar üzerindeki tesiri, şehirlerdeki yeşil sahaların azlığı, gelişen ulaşım imkanları ormanlardan ve belli yörelerden dinlenme ve eğlence ihtiyaçlarını karşılama arzularını en yüksek seviyelere ulaştırmıştır. Bu durum, sosyal ve kültürel hizmet karakteri taşıyan milli parkların önem kazanmasına ve halk tarafından isteğin artmasına sebep olmuştur.

Kaynak: Rehber Ansiklopedisi

Haritası

Park koordinatları: 37.8002760, -97.3280960

Diğer anlamları

Park

1. anlamı Bir yerleşme merkezinde halkın gezip hava alması için düzenlenmiş ağaçlık ve çiçekli büyük bahçe, millet bahçesi:"Park ismi de güzel ya, millet bahçesi uzunca ama daha güzel."- S. F. Abasıyanık. Otopark. Trafik zorunlulukları dışında durma biçimi. Cephane, makine veya otomobillerin bulunduğu yer.
2. anlamı i., f. park, umumi bahçe; ask. ordu mühimmatının biriktirildiği yer; lunapark; vahşi hayvanlar için çitle ayrılmış geniş saha; f. arabayı park etmek: A.B.D., (argo) koymak; bir araya biriktirmek; park içine koymak. parking lot araba park yeri. p.
3. anlamı park. yeşil alan. park etmek. koymak. bırakmak.
4. park.

Park

Park İngilizce anlamı ve tanımı

Park anlamları

  1. (noun) Any place where vehicles are assembled according to a definite arrangement; also, the vehicles.
  2. (v. t.) To bring together in a park, or compact body; as, to park artillery, wagons, automobiles, etc.
  3. (v. i.) To promenade or drive in a park; also, of horses, to display style or gait on a park drive.
  4. (v. t.) In oyster culture, to inclose in a park.
  5. (noun) A partially inclosed basin in which oysters are grown.
  6. (noun) A piece of ground inclosed, and stored with beasts of the chase, which a man may have by prescription, or the king's grant.
  7. (v. t.) To bring together in a park, or compact body; as, to park the artillery, the wagons, etc.
  8. (v. t.) To inclose in a park, or as in a park.
  9. (noun) A piece of ground, in or near a city or town, inclosed and kept for ornament and recreation; as, Hyde Park in London; Central Park in New York.
  10. (noun) A tract of ground kept in its natural state, about or adjacent to a residence, as for the preservation of game, for walking, riding, or the like.
  11. (noun) A space occupied by the animals, wagons, pontoons, and materials of all kinds, as ammunition, ordnance stores, hospital stores, provisions, etc., when brought together; also, the objects themselves; as, a park of wagons; a park of artillery.

Park tanım:

Kelime: park
Söyleniş: 'pärk
İşlev: noun
Kökeni: Middle English, from Old French parc enclosure, from Medieval Latin parricus
1 a : an enclosed piece of ground stocked with game and held by royal prescription or grant b : a tract of land that often includes lawns, woodland, and pasture attached to a country house and is used as a game preserve and for recreation
2 a : a piece of ground in or near a city or town kept for ornament and recreation b : an area maintained in its natural state as a public property
3 a West : a level valley between mountain ranges b : an open space and especially a grassland that is often all or partly surrounded by woodland and is suitable for cultivation or grazing
4 a : a space occupied by military animals, vehicles, or materials b : PARKING LOT
5 : an enclosed arena or stadium used especially for ball games
6 : an area designed for a specified industrial, commercial, or residential use amusement park industrial park mobile home park
- park·like /'pärk-"lIk/ adjective

Park ile eşanlamlı (synonym) kelimeler

Common, Commons, Green,

Park

İngilizce Park kelimesinin İspanyolca karşılığı.
s. parque; (inform.) cerramiento principal de la disquetera del disco rígido en una posición más segura para no dañarlo mientras se lo mueve v. estacionar, aparcar, orillar, parquear; estacionarse, parquearse

Park

İngilizce Park kelimesinin Fransızca karşılığı.
n. parc; jardin public; parc naturel; parking, stationnement v. se garer, stationner

Park

İngilizce Park kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Park, Parkplatz, Sportplatz, (Comput) parken, das Wegrücken der Festplattenköpfe an eine Stelle an der sie nicht beschädigt werden wenn das Laufwerk geschüttelt wird v. parken; abstellen

Park

İngilizce Park kelimesinin İtalyanca karşılığı.
s. parco pubblico, parco; riserva; parcheggio; (inform.) spostamento delle testine dell'unità disco ad un luogo preciso in modo da non ledere i dati magnetici nel rimuovere l'unità stessa v. parcheggiare; (fam) mettere giù, posare; lasciare; (rifl) sedersi, prendere posto; racchiudere in un parco; (Artigl) parcare, sistemare in un parco

Park

İngilizce Park kelimesinin Portekizce karşılığı.
s. praça pública, parque; reserva ecológica; estacionamento v. estacionar

Park

f. parketmek, koymak i. park, futbol sahası [brit.], koruma altına alınmış arazi, otopark, spor alanı

Park

Almanca Park kelimesinin İngilizce karşılığı.
v. place a vehicle in a location for an extended period of time

Park

Türkçe Park kelimesinin İngilizce karşılığı.
n. public garden; area of preserved land; parking lot (for cars); moving of drive heads to a certain location in order that they will not damage the magnetic media when the heads shake (Computers) v. place a vehicle in a location for an extended period of time n. garden, public park, plot of ground for growing plants; area of preserved land; (Computers) moving of drive heads to a certain location in order that they will not damage the magnetic media when the heads shake; depot

Park

Flemenkçe Park kelimesinin İngilizce karşılığı.
n. park, pleasure ground

Park

İngilizce Park kelimesinin Flemenkçe karşılığı.
zn. park, artilleriepark, oesterpark, parkeerterrein, stallen ww. park aanleggen, park : aanleggen als park, parkeren, opbergen

Park

n. public garden; area of preserved land; parking lot (for cars); moving of drive heads to a certain location in order that they will not damage the magnetic media when the heads shake (Computers) v. place a vehicle in a location for an extended period of time n. garden, public park, plot of ground for growing plants; area of preserved land; (Computers) moving of drive heads to a certain location in order that they will not damage the magnetic media when the heads shake; depot

Park

Flemenkçe Park kelimesinin Fransızca karşılığı.
1. (recreatie) parc (m) 2. (gebouw) parc (m)

Park

Almanca Park kelimesinin Flemenkçe karşılığı.
park

Park

bir yerleşme merkezinde halkın gezip hava alması için düzenlenmiş ağaçlıklı ve çiçekli büyük bahçe; cephane, makine ya da otomobillerin bulunduğu yer. otopark. trafik zorunlukları dışında durma biçimi.

Park

Almanca Park kelimesinin Fransızca karşılığı.
n. parc (m)

Park

Almanca Park kelimesinin İtalyanca karşılığı.
n. parco (m), deposito (m), giardino: giardini (pl)

Park

Almanca Park kelimesinin İspanyolca karşılığı.
n. parque (m), jardín público (m)

Park

Almanca Park kelimesinin Türkçe karşılığı.
i. park (m)

Park

Türkçe Park kelimesinin Fransızca karşılığı.
parc [le], jardin public

Park

Türkçe Park kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Anlage, Park

Görüşler

Bu konuda henüz görüş yazılmamış.
Gürüş/yorum alanı gerekli.
Markdown kodları kullanılabilir.

Park ilgili konular

  • VIVA

    Viva TV, Cine 5 grubuna bağlı olarak ve Radyo Viva'nın TV kanalı olarak 25 Ekim 2000 yılında kurulan müzik ağırlıklı bir televizyon kanalı
  • Windsor

    Windsor şu anlamlara gelebilir:
  • Wish

    Wish" Nine Inch Nails'ın ''Broken'' adlı EP'sinden çıkan ikinci tanıtım teklisidir. EP'nin en başarılı şarkısı olmakla beraber şarkı, Tr
  • Bursa

    Bursa Osmanlı Devletinin bir ara başkentliğini yapan, evliyalar diyarı, tarihî abideler şehri, tabiî güzellikleri ve binlerce senedir bilinen
  • Celtic

    Celtic Football Club, İskoçya'nın önde gelen iki futbol takımından biridir. Maçlarını 60,830 kişilik Celtic Park stadında oynayan Celtic, y
  • Blu-ray

    Blu-ray Disc ( BD ) olarak da bilinen yeni nesil optik disk formatıdır. Aralarında Apple, Dell, Hitachi, HP, JVC, LG, Mitsubishi, Panasonic, Pionee
  • Motel

    Motel, daha çok uzun yola gidenlerin konakladığı, genellikle yol kenarına inşa edilmiş otel. 1920'lerde İngilizce "motor" (motorlu taşıt) ve
  • Sayaç

    Elektrik enerjisi, sıvı ve gaz hacmi, zaman ve mesâfe ölçen cihazlara verilen genel isim. Muhtelif maksatlar için kullanılan sayaçlar vardır.
  • Apron

    Apron havaalanlarında uçakların park pozisyonlarını aldıkları, yakıt aldıkları ve uçaklara yüklemenin yapıldığı alanlardır. Apronlar
Park
Park