Rivayet

Kısaca: Bir Hadis terimi olarak, bir hadisi usulüne uygun olarak ve aktarılma metodlarını belirterek kaynağına dayandırmak demektir. ...devamı ☟

Bir Hadis terimi olarak, bir hadisi usulüne uygun olarak ve aktarılma metodlarını belirterek kaynağına dayandırmak demektir.

Hadislerin aktarılması ve derlenmesi, ilk dönemden itibaren üzerinde hassasiyetle durulan bir konu olmuştur.

islam-taslak

rivayet

Türkçe rivayet kelimesinin İngilizce karşılığı.
n. rumor, rumour [Brit.], tale, narrative, story, fame, grapevine

rivayet

söylenti.
bir olay, bir haber ya da sözü nakletme.

rivayet

Türkçe rivayet kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Fama, Ondit

rivayet

Osmanlıca rivayet kelimesinin Türkçe karşılığı.
Hikâye edilen hâdise veya söz. * Bir hâdisenin başkalarına anlatılması. * Peygamberimiz'den (A.S.M.) işittiklerini veya sahabeden duyduklarını birisinin başkasına anlatması. * Kuyudan halk için su çekmek.(Eğer denilse : Resül-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın her hal ve hareketini kemal-i ihtimam ile Sahabeler muhafaza ederek nakletmişler. Böyle mu'cizat-ı azime, neden on-yirmi tarik ile geliyor? Yüz tarik ile gelmeli idi. Hem neden Hazret-i Enes, Câbir, Ebu Hüreyre'den çok geliyor; Hazret-i Ebu Bekir ve Ömer az rivayet ediyor?Elcevab: Nasılki insan, bir ilâca muhtaç olsa, bir tabibe gider; hendese için mühendise gider, mühendisten nakleder; mes'ele-i şer'iyye, müftüden haber alınır ve hâkezâ.. Öyle de, sahabe içinde, ehadis-i Nebeviyeyi, gelecek asırlara ders vermek için, ulemâ-i sahabeden bir kısım, ona mânen muvazzaf idiler. Bütün kuvvetleriyle ona çalışıyorlardı. Evet Hazret-i Ebu Hüreyre, bütün hayatını, hadisin hıfzına vermiş; Hazret-i Ömer, siyaset âlemiyle ve hilafet-i kübra ile meşgul imiş. Onun için, ehâdisi, ümmete ders vermek için, Ebu Hüreyre ve Enes ve Câbir gibi zatlara itimad edip; ondan, rivayeti az ederdi. Hem mâdem sıddık, saduk, sâdık ve musaddak bir sahabenin meşhur bir namdarı, bir tarik ile bir hâdiseyi haber verse; yeter denilir, başkasının nakline ihtiyaç da kalmaz. Onun için bâzı mühim hâdiseler, iki-üç tarik ile geliyor. M.)

İlgili konular

hadis i̇slam

Bu konuda henüz görüş yok.
Görüş/mesaj gerekli.
Markdown kullanılabilir.

Rivayet
3 yıl önce

Rivayet, hadis ilminde hadisi usulüne uygun olarak ve aktarma metotlarını belirterek kaynağına dayandırmak demektir. Hadislerin aktarılması ve derlenmesi...

Rivayet, Hadis, Taslak, İslam
Rivayet tefsiri
3 yıl önce

Rivayet tefsiri, İslam dinine ait bir terim olup, Kur'an'ı yine Kur'an ayetleri ve peygamber ile sahabilerden gelen rivayetlerle yorumlama şeklinde yapılan...

Ebu hureyre
3 yıl önce

olmadan önceki adının Abdüamr, Sükeyn, Abdüşşems olduğu yönünde farklı rivayetler vardır. Sahipsiz kedi yavrularını besleyip büyütmesinden dolayı Kedicik...

Hadis
3 yıl önce

eden nesle ait rivayetleri tanımlar. Eser, sahabe ve tabiîn dönemine ait rivayetleri tanımlarken bazen aksine Muhammed hakkındaki rivayetler için kullanılır...

Hadis, Ahiret, Akide, Ali, Allah, Ansiklopedi, Ashab, Cihad, Ebu Bekir, Ehli Beyt, Fıkıh
Kırık, Kastamonu
6 yıl önce

kariyesi olduğu hakkın da kuvvetli rivayetler mevcuttur. Dolayısıyla tarihinin 1350 tarihlerine kadar uzandığı rivayet edilmektedir. Terzi ve kırık köyleri...

Kırık, Kastamonu, 1984, 1989, 1994, 1997, 1999, 2000, 2004, 2007, Abana, Kastamonu, Ahlatköy, Kastamonu
Arslançayırı, Havza
6 yıl önce

adının Arslançayırı veya Aslançayırı konulmasının hakkında iki rivayet vardı. Birici rivayet Mahallenin bugünkü konuçlandığı yerin kuzey kısmında bulunan...

Arslançayırı, Havza, 1984, 1989, 1994, 1997, 1999, 2000, 2004, 2007, Alaçam, Samsun, Armutlu, Havza
Kıraât
6 yıl önce

nispet edilen kıraat farklılığına Rivayet; bu rivayeti nakleden, yani kıraat imamlarından birisinden kıraat rivayet eden kişiye de Ravi denilmiştir. Ravilerin...

Kuzeyir, Demirci
6 yıl önce

yerleşmeleri sonucu (KUZU EĞİR)=KUZEYİR OLARAK KALDIĞI RİVAYET EDİLMEKTEDİR. Diğer bir rivayet ise bu yöredeki fiziki yapının adı bazı kaynaklarda KUZAYIR...

Kuzeyir, Demirci, 1984, 1989, 1994, 1997, 1999, 2000, 2004, 2007, Ahatlar, Demirci, Ahmetler, Demirci