sahne

Sahne tiyatro eserlerinin ve diğer bazı performansların sergilenmesi için ayrılmış olan alan.

Sahne

Sahne tiyatro eserlerinin ve diğer bazı performansların sergilenmesi için ayrılmış olan alan.

Aktör ve aktristlerin ve performans sanatçılarının ihtiyacı olan boşluğu sağlar, seyircilerin odak noktasını oluşturur. Mimari yapıya göre sahne, genellikle yükseltilmiş bir alandan veya birkaç farklı alandan oluşabilir. Özellikle tiyatro binalarında sahne sabit bir unsur olmakla beraber, kaldırılabilen sahneler de vardır.

Kullanım amacına ve hitap ettikleri seyirciye göre sahneler dörde ayrılır. Batı kültürlerinde en yaygın olan sahne formu Proscenium`dur. Bu türde seyirci sahneye sadece bir cephesinden bakar. Sahnenin gizlenmiş diğer üç cephesi sanatçılar ve teknisyenler tarafından kullanılır. Diğer tür Öne Çıkarılmış Sahne`dir. Bu sahne Proscenium`a benzemekle beraber, seyircilerin arasına doğru uzanır ve sadece arka tarafı gizlidir. Orta Sahne`de ise gizlenmiş bir cephe yoktur; seyirci sahnenin dört yanını da çevreler.

Kaynak



  • } (Özet)




}

Kaynaklar

Vikipedi

sahne

bir oyun ya da filmin başlıca bölümlerinden her biri; gösteri sergilenen eğlence yeri ya da tiyatro. görünüm, görüntü; bir konu ya da çalışma çevresi, çalışma dalı. tanık olunan, gözlenen olay; izleyicilerin kolayca görebilmeleri için genellikle yerden belli bir ölçüde yüksek yapılan, oyun, müzik gibi her tür gösteri yapmaya uygun yer.

sahne

Almanca sahne kelimesinin Türkçe karşılığı.
i. krema (f), kaymak (f)

sahne

1 . İzleyicilerin kolayca görebilmeleri için genellikle yerden belli bir ölçüde yüksek yapılan, oyun, müzik vb. gösteri yapmaya uygun yer.
2 . Görüntü:
"Resim bir av sahnesini canlandırıyordu."-
3 . Gösteri sergilenen eğlence yeri veya tiyatro:
"Sahnemizin ilk Türk kadını Afife'yi polis yakalamaya gelince edebî heyet azaları birer birer kaçmış, yalnız Celal Sahir kalmıştı."- Y. Z. Ortaç.
4 . mecaziTanık olunan, gözlenen olay:
"Merdivenin başındaki paravanın arkasında garip bir sahne gördüm."- A. Gündüz.
5 . mecaziBir konu veya çalışma çevresi, çalışma dalı:
"Politika sahnesinde adları duyulan kişiler."-
6 . tiyatroBir oyun veya filmin başlıca bölümlerinden her biri.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
sahne almak , (bir yer veya bir olaya) sahne olmak , sahneye çıkmak , sahneye koymak

sahne

Osmanlıca sahne kelimesinin Türkçe karşılığı.
Manzara. * Tiyatro oynandığı yer. Oyun yeri.

sahne

Almanca sahne kelimesinin İngilizce karşılığı.
(die) n. cream, fatty portion of milk which rises to the top, whipped cream, white edible cream placed on food

sahne

Türkçe sahne kelimesinin İngilizce karşılığı.
[Sahne (die) ] n. cream, fatty portion of milk which rises to the top, whipped cream, white edible cream placed on food adj. scenic n. stage, set, scene, setting, site, arena, boards

sahne

Almanca sahne kelimesinin Flemenkçe karşılığı.
room

sahne

Almanca sahne kelimesinin Fransızca karşılığı.
n. crème fraîche (f), crème chantilly (f), crème (f)

sahne

Almanca sahne kelimesinin İtalyanca karşılığı.
n. panna (f), crema (f), crema di latte (f)

sahne

Almanca sahne kelimesinin İspanyolca karşılığı.
n. crema (f), nata (f), gordura (f)

sahne

Türkçe sahne kelimesinin Fransızca karşılığı.
scène [la]; théâtre [le]

sahne

Türkçe sahne kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Auftritt, Brett: Bretter, Bühne, Schauplatz, Szene

İlgili konuları ara

Yanıtlar