sanat

1- Bir etkinliğin gerçekleştirilmesi veya belli bir işin yapılmasıyla ilgili yöntem, bilgi ve kuralla­rın tümü. 2- Bir işi belli bir estetik duyguyu yansıtacak bir biçimde gerçekleştirme tarzı. Doğada olmayan bir şeyi yaratma ama­cına yönelmiş rasyonel faaliyet. 3- Sanat eserlerinin yaratılmasını mümkün kılan doğal yeteneğe dayalı ya da deneyim yoluy­la kazanılmış beceri ya da ustalık. Birtakım fiziki araçları, arzu edilen sonuçlara ulaşmak üzere, sezgi ya da bilgi yoluyla öğrenilen estetik ilke

Sanat

Sanat, en kaba anlamıyla, yaratıcılığın ve/veya hayalgücünün ifadesi olarak anlaşılır. Sanat bir etkinliğin gerçekleştirilmesi veya belli bir işin yapılmasıyla ilgili yöntem, bilgi ve kuralla­rın tümü. Aynı zamanda sanat nir işi belli bir estetik duyguyu yansıtacak bir biçimde gerçekleştirme tarzı. Doğada olmayan bir şeyi yaratma ama­cına yönelmiş rasyonel faaliyet.

Sanat eserlerinin yaratılmasını mümkün kılan doğal yeteneğe dayalı ya da deneyim yoluy­la kazanılmış beceri ya da ustalık. Birtakım fiziki araçları, arzu edilen sonuçlara ulaşmak üzere, sezgi ya da bilgi yoluyla öğrenilen estetik ilkelere göre, amaçlı ve sistematik bir biçimde kullanma yeteneği.

Bir duygu, düşünce, tasarım ya da gü­zelliğin ifadesinde kullanılan yöntemlerle, bu yöntemlere bağlı olarak sergilenen üstün yaratıcılık. Temel işlevi güzeli meydana ge­tirmek, güzellik yaratmak olan öznel faali­yet.

Sergilediği estetik özellikleriyle bir sanatçının elinden çıktığını belli eden nes­neler, yani resim, heykel, oyun, film benzeri eserler bütünü.

Tarih boyunca neyin sanat olarak adlandırılacağına dair fikirler sürekli değişmiş, bu geniş anlama zaman içinde değişik kısıtlamalar getirilip yeni tanımlar yaratılmıştır. Bugün sanat terimi birçok kişi tarafından çok basit ve net gözüken bir kavram gibi kullanılabildiği gibi akademik çevrelerde sanatın ne şekilde tanımlanabileceği, hatta tanımlanabilir olup olmadığı bile hararetli bir tartışma konusudur. Açık olan nokta ise sanatın insanlığın evrensel bir değeri olduğu, kısıtlı veya değişik şekillerde bile olsa her kültürde görüldüğüdür.

Sanat sözcüğü genelde görsel sanatlar anlamında kullanılır. Sözcüğün bugünkü kullanımı, batı kültürünün etkisiyle, ingilizcedeki 'art' sözcüğüne yakın olsa da halk arasında biraz daha geniş anlamda kullanılır. Gerek İngilizce'deki 'art' ('artificial' = yapay), gerek Almanca'daki 'Kunst' ('künstlich' = yapay) gerekse Türkçe'deki Arapça kökenli 'sanat' ('suni' = yapay) sözcükleri içlerinde yapaylığa dair bir anlam barındırır. Sanat, bu geniş anlamından Rönesans zamanında sıyrılmaya başlamış, ancak yakın zamana kadar zanaat ve sanat sözcükleri dönüşümlü olarak kullanılmaya devam etmiştir. Buna ek olarak Sanayi Devrimi sonrasında tasarım ve sanat arasında da bir ayrım doğmuş, 1950 ve 60'larda popüler kültür ve sanat arasında tartışma kaldıran bir üçüncü çizgi çekilmiştir.

Sanatın tanımlanması

Neo-Wittgenstein'cı Görüş

Morris Weitz'ın 1956'da, Wittgenstein'ın görüşlerinden ve şeylerin özünü bulmaya karşı direncinden yola çıkarak ortaya attığı görüştür. Weitz'a göre Fry ve Bell, Tolstoy, Croce, Collingwood gibi kuramcılar, yaptıkları tanımlarda kendi kişisel sanat görüşlerini ifade etmekten öteye gidememişlerdir. Neo-Wittgenstein'cı görüşü özetlemek gerekirse, sanat açık bir kavramdır ve tanımlanamaz. Ancak bu, Weitz'a göre felsefi açıdan bir sorun yaratmamalıdır, çünkü aile benzerliği yöntemi kullanılarak neyin sanat olup olamayacağı konusunda hükümler getirmek olasıdır.

Kurumsal Sanat Görüşü

Kurumsal sanat kuramı, Weitz'ın Neo-Wittgenstein'cı görüşünü reddederek sanatın tanımlanabileceğini ileri sürer. Bu fikir George Dickie tarafından ilk olarak 1973'te ortaya atılmıştır.

Dickie’nin ilk tanımı, Arthur Danto'nun da sanat dünyası fikirlerinden etkilenerek aşağıdaki şekilde oluşturulmuştur:

Sanat eseri:

Bilinçli olarak insan elinden veya fikrinden çıkmadır.

Belli bir sosyal kurum (sanat dünyası) adına hareket eden kişi veya kişiler tarafından, bazı kısımları hakkında fikir birliğine varılmış olunmalı, beğeni kazanmaya aday olmalıdır.

Sanatın özellikleri

Bu özellikler sanat hakkında bir fikir verse de, kavramı bütünüyle kapsamadığı gibi kavramı oluşturan gerekli koşullar da değildir:

sanat

1 . Bir duygu, tasarı, güzellik vb.nin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık:
"Bir oyunun on beş gün sürmesi bir sanat hadisesi olduğunu gösterirdi."- T. Buğra.
2 . Belli bir uygarlığın veya topluluğun anlayış ve zevk ölçülerine uygun olarak yaratılmış anlatım:
"Caz ve caz havaları ne yazık ki bizim çok verimli o millî halk sanatımızı da baltaladı."- R. H. Karay.
3 . Bir şey yapmadan gösterilen ustalık:
"Konuşma sanatı."-
4 . Bir meslekte uyulması gereken kuralların tümü:
"Askerlik sanatı."-
5 . Zanaat.

sanat

(Arapça) - Sanat, ustalık, hüner, marifet. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

sanat

Türkçe sanat kelimesinin İngilizce karşılığı.
[Sanat] adj. art n. art, craft, artifice, profession, trade

sanat

Türkçe sanat kelimesinin Fransızca karşılığı.
art [le]; profession [la]

sanat

Türkçe sanat kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Denkmal, Kunst, Profession
sanat genellikle zevk için yapılır ama zanaat ekmek parası için yapılır
evet biraz daha bilgi olsaydı daha ii olurdu
sanatla ilgili daha fazla bilgi olsaydı daha iyi olurdu bunlar sanat için yeterli bilgi değil bence, ama yine de biraz da olsa beğendim...

Sanat (Värttinä) sözleri

Värttinä tarafından albümünde söylenen Sanat adlı şarkının sözleri.

Saanenko sanoiltasi rauhan
levon lausehilta pahoilta
saaduilta synkiltä sanoilta
saati loukkaavilta lausehilta
Mielesi syytävi sanoja
sanat päälleni putoavat
joita ei sanoa nyt saisi
siitä puoliakaan puhua

Nyt suusi sulkea pitäisi
kiinni kielen kantasi sitoa
niin että et saattaisi sanoa
etkä voisi kielellä kehua

Saanenko sanoiltasi rauhan
levon lausehilta kovilta
joita on kuultu ja kuunneltu
ilman iloa on ilmoitettu

On kovin kielesi kipeä
miksi vuodattelet valehia
luopi kieli luottehia
lausehia luvattomia

Ei liene sinusta sanojaksi
suun puhtahaksi puhujaksi
vaan aina sanat sekoavat
ja juonesi joutavia sanovat

Saanenko sanoiltasi rauhan
levon lausehilta pahoilta
saaduilta synkiltä sanoilta
saati loukkaavilta lausehilta

Saisi ei sanoja sanoa
suuta aattehetta avata
mieleen on jäämähän parempi
syvällä sanasi pysyvi

İlgili konuları ara

Yanıtlar