zaman

Zaman Değişmekte olan bir standart hadiseyle kıyaslanarak ölçülen; başlangıç ve son kabul edilebilecek iki hadise veya vakit arasında geçen müddet (süre). Zamanın ölçülmesinde ekseriya bir sarkacın salınımı, dünyanın dönüşü veya bir elektromanyetik radyasyonun titreşimi gibi devri (periyodik) bir hadise esas alınır. SI (Systeme International) birim sisteminde zaman birimi olan saniye, sezyum elementinin tayfındaki çizgiler kullanılarak tespit edilmektedir. Buna göre 1 saniye (1 s) sezyum

Zaman

Zaman Değişmekte olan bir standart hadiseyle kıyaslanarak ölçülen; başlangıç ve son kabul edilebilecek iki hadise veya vakit arasında geçen müddet (süre). Zamanın ölçülmesinde ekseriya bir sarkacın salınımı, dünyanın dönüşü veya bir elektromanyetik radyasyonun titreşimi gibi devri (periyodik) bir hadise esas alınır. SI (Systeme International) birim sisteminde zaman birimi olan saniye, sezyum elementinin tayfındaki çizgiler kullanılarak tespit edilmektedir. Buna göre 1 saniye (1 s) sezyum 133 atomunun en düşük enerjiye sahip olduğu haldeki iki çok yakın seviye arasındaki geçişte ortaya çıkan radyasyonun titreşiminde 9.192.631.770 periyod meydana gelmesi için geçen müddet olarak tarif edilir. Bu müddet sezyum saati (atom saati) kullanılarak ölçülür. Daha önceleri 1 saniye 1 ortalama güneş gününün 86.400'de biri olarak tarif edilirdi. Halen bu tarif de kullanılmaktadır.

İnsanlar çok eski zamanlardan beri güneşin ve ayın hareketlerinden zamanı ölçmek maksadıyla faydalanmışlardır. Bir günden veya aydan daha uzun müddetlerin ölçülmesi ise hava durumunda, hayvanların davranışlarında ve bitkilerin görünüşlerinde bariz değişikliklerin meydana geldiği mevsimler esas alınmıştır. Ziraat ve hayvancılıkta faaliyetler için zaman ölçüsü olarak mevsimler esas alınır. Daha uzun müddetleri, mesela tarihi bir hadisenin zaman içinde yerini veya bir kimsenin yaşını ifade etmek için ise bazı hadiseler başlangıç veya referans noktası olarak kullanılmıştır. Bunlar önemli kıtlık, bolluk, soğuk veya sıcak, salgın hastalık, harp veya bir hükümdarın idareyi ele alması gibi önemli hadiseler olmuştur. Daha da uzun zaman parçalarını mesela, tarihi devirleri ifade etmek için tesiri devam etmekte olan büyük bir değişikliğin başlangıcı, mesela, peygamberlerin gelişi ve dinin yayılışında önemli tarihler esas alınmıştır. Bu şekilde takvimler ortaya çıkmıştır.

Güneşin günlük görünen hareketinde aynı noktadan müteakip iki geçişi arasında geçen zaman gün olarak tarif edilmiştir. Bazı iptidai topluluklarda bunun yerine iki uyku veya karanlık arasındaki zaman esas alınmıştır. Medeni topluluklarda ise gün içinde taksimat yapılmış ve; yalın gözle rasat edilmesi kolaylıkla mümkün olabilen akşam veya güneşin batışı (gurub, “sunset”), yatsı veya yıldızların görünmesi ve gökyüzünün tamamen kararması (işa, “end of evening twilight”), gece yarısı (midnight), imsak veya gökyüzünün aydınlanarak yıldızların kaybolması (fecr, “morning twilight”), sabah veya güneşin doğuşu (tulu-ı şems, “sunrise”), güneşin ufuktan bir mızrak boyu yükselerek bakılamayacak kadar parlaklaşması (işrak vakti), gündüz zamanının ikinci dörtte biri (duha vakti), öğle veya zeval (zuhr, “noon, midday”), ikindi veya gündüzün takriben üçüncü dörtte biri (asr, “late afternoon”), güneşin ufka bir mızrak boyu yaklaşması ve yalın gözle bakılabilecek kadar sararması (isfirar) vakitleri tespit edilmiştir. Böylece gün, güneşin aydınlatmasına bağlı olarak parçalara ayrılmış olmaktadır. Bu bölünüş ekvatordan uzaklaşıldıkça mevsimden mevsime değişmektedir. Mekanik (kumlu, sulu veya rakkaslı) saat makinalarının yapılması ve kullanılması ile bir günü, uzunlukları birbirine eşit parçalara bölmek mümkün olmuştur. Bir yıl içinde gündüzlerin ortalama uzunluğu ile gecelerin ortalama uzunluğu takriben birbirine eşittir. Ortalama gündüz 12 saat ve ortalama gece de 12 saat olmak üzere 1 gün 24 saate ayrılmıştır. (Bir daire sadece cetvel ve pergel kullanılarak 2, 3, 6, 12, 24,... parçaya kolayca bölünebilmektedir.) Günlerin saatlere bölünmesi, zamanımızda nakliyat, haberleşme ve ticaretin yaygınlaşması ve hızlanması neticesinde büyük önem kazanmıştır.

Günden daha uzun bir müddet olarak da esası daha çok insan hayatını tanzim eden dini adetlere dayalı ve 7 günden meydana gelen hafta kabul edilmiştir. Ticari ve idari bakımdan da haftanın belirli günlerinde belirli işlerin yapılması, muayyen günlerde muayyen saatlerde çalışmanın tatil edilmesi ve ibadet yapılması bütün dünyada içtimai hayatın bir parçasıdır. Haftanın müddet ve başlangıç ve bitiş günleri bakımından ay veya güneşin devri hareketiyle hiçbir münasebeti bulunmamaktadır.

Ay ise, arzın uydusu olan ayın hareketine, daha doğrusu ayın görünüşüne dayanan bir zaman ölçüsüdür. Yeni ayın müteakip iki görünüşü veya iki ictima veya kavuşum (lunation) arasında geçen takriben 29.5, (29.530) ortalama güneş günü uzunluğundaki müddet “1 ay” dır. 12 kameri (lunar) ay takriben 354 gün veya 1 kameri yıl olmaktadır. Bu kameri yıl ortalama güneş yılından yaklaşık 11.25 gün daha kısa olduğundan kameri ayların yeri güneş yılı içinde değişir. Bu sebeple kameri yılbaşı tropik yıla göre her yıl takriben 11 gün daha önce olmakta ve her mevsimi dolaşarak takriben 33.5 tropik yılda bir aynı mevsime gelmektedir. Buna karşılık arzın güneş etrafında bir tam devir yapması için geçen müddet de dünyanın kendi ekseni etrafında tam sayıda devrine veya tam güne tekabül etmemektedir. Bir güneş yılı (tropik, dönencel yıl) ortalama güneş zamanı cinsinden 365,24 2216 gün, yani 365 gün 5 saat 48 dakika 46 saniyedir. Bu sebeple takvimin güneş yılına uydurulabilmesi için esas olarak 365 günlük bir yılı aldıktan sonra takriben dörtte bir günlük fazlalık için bazı düzenlemelerin getirilmesi gerekmiştir. Ayların farklı fakat birbirine yakın gün sayısına sahip olarak seçilmesi ve artık (kebise) yıl fikri bu sebeplerle ortaya çıkmıştır. Artık yılda Şubat 29 (diğerlerinde 28) gün olur. 4 ile tam bölünen yıllar artık yıl alınır, ancak sonu 00 ile biten 2000, 2100, 2200 gibi yılların 400 ile bölünmeyenleri artık yıl alınmaz.

M.Ö. 1 Ocak 4713 yılı öğle anından itibaren geçen gün sayısına Juliyen tarihi denir. Güneşin meyl (deklinasyon) ve tadil-i zaman (zaman denklemi) değeri hesabı gibi işlemlerde kullanılır. Böyle düzenlemelerle takvimde yılın aynı mevsimine aynı ayların isabet etmesi temin edilmeye çalışılmıştır.

Bu maksatla güneşin yıllık görünen hareketi sırasında hizasında bulunduğu takım yıldızları güneş doğmadan hemen önce ve battıktan hemen sonra rasat edilerek tespit edilmiştir. Böylece yılbaşı günü güneşin tutulma çemberi (ekliptik daire-i husuf) üzerindeki yerine bağlanabilmekte, inkılap (solstice) ve itidal (equinoks) (günberi ve günöte) noktalarına göre yeri belirlenebilmekteydi. Ancak bu usul de istenen hassasiyette değildi. Çünkü mevsimler hem arzın güneş etrafında yörüngesi üzerindeki yerine ve hem de arzın mihverinin bu yörünge düzlemi ile yaptığı açıya bağlıdır. İtidal noktalarının yerlerinin zamanla değiştiğinin M.Ö. 130 yıllarında fark edildiği kaydedilmiştir. İtidal veya ekinoks noktalarının gerileme (precession) hareketinin sebebi arzın mihverinin (ekliptik ile yaptığı açının ortalama değeri pek değişmemekle birlikte) bir eksen etrafında takriben 25.000 yılda bir devir yapacak şekilde dönmesidir. Bu düzeltmeler de yapılarak Özellikle jeodezik ve astronomik maksatlarla daha hassas zamanlar tarif edilmiştir.

Standart zaman (Müşterek zaman):

Boylamları farklı, birbirlerinden ayrı olan ve hızlı ulaşım ve haberleşme bağlantısı bulunmayan şehirlerde her bir şehrin kendi mahalli zamanını kullanması ticari ve idari bakımdan bir mahzur doğurmaz. Önceleri her şehir kendi mahalli zamanını kullanırdı. Sonra haberleşme ve ulaşımın hızlanması neticesinde karışıklıklar ve yanlış anlamalar olmaya başladı. Bu karışıklığı ortadan kaldırmak için 1870 yıllarında başlayan arayışlar Kanada'da Sanford Fleming ve Amerika Birleşik Devletlerinde Charles F. Dowd'un da ileri sürdükleri 15 meridyen derecelik zaman dilimleri fikrinin umumi kabul görmesiyle neticelendi. Günümüzde zaman veya saat dilimleri Greenwich'ten itibaren sayılmaktadır. Her birisi 1 saatlik olmak üzere 24 adet zaman dilimi vardır.

Günümüzde Avrupa'da; Batı Avrupa ve Doğu Avrupa zamanları kullanılmaktadır. Bu usulde, her zaman diliminde, o dilime ait standart meridyenin mahalli vasati (yerel ortalama) zamanı kullanılır. Böylece zamanın bilindiği belirli bir yerden meridyen derecesi cinsinden uzaklığı bilinen yerlerdeki zaman hesaplanabilmektedir. Zaman dilimleri haritasından da görülebileceği gibi bazı dilimlerde hususi durumları olan bölgelerin bulunması sebebiyle dilim sınırları meridyen dairelerini aynen takip etmemiş, hatta kaymalar yapılmıştır. On ikinci zaman diliminin içinde bulunan 180° tul veya boylam dairesi ise “tarih çizgisi” kabul edilmiştir. Bu çizginin hemen batısında bulunan memleketler doğusundakilerden veya Greenwich'ten bir takvim günü ileridedir. Bu çizgi bir memleketi, mesela Yeni Zelenda'yı ortasından ikiye ayırmayacak şekilde bir kırık çizgi olarak geçirilmiştir. Bu düzenlemeler ticari ve idari bakımdan belirlilik temin ederek karışıklıkları ortadan kaldırmak maksadıyla yapılmıştır. Bu şehrin hangi zaman diliminde olduğu bilindiği takdirde bulunulan yer ile ortalama standart zaman farkı bulunabilir. Her zaman dilimi içindeki yerlerde o dilimin standart meridyenine ait mahalli vasati zaman kullanılmaktadır. Mesela:

Türkiye'nin içinde bulunduğu ve Greenwich'ten 2 saat ileride olan zaman diliminin standard meridyeni 30° Doğu meridyenidir. Türkiye toprakları takriben 26,5° ila 44,5° tul daireleri (meridyenleri) arasında yer aldığından doğu ve batı uçları arasındaki mahalli zevali zaman farkı (18°x4 dak/°)= 72 zaman dakikasıdır. İzmit şehrinden geçen standart meridyenden ise Türkiye'nin doğu ucunda -58 dakika batı ucunda +14 dakika fark vardır. Yani Ağrı'da Ağrı'nın mahalli vasati, zevali zamanından 58 dakika geride olan; Edirne ve Ezine'de ise bu şehirlerin mahalli, vasati zamanından takriben 14 dakika ileri olan Türkiye standart vasati zamanı kullanılmaktadır.

Günlerin uzun olduğu, güneşin erken doğduğu mevsimlerde bazı memleketlerde standart zamandan 1 saat ileride olan daha doğudaki komşu dilimin standart zamanı kullanılmaktadır. Yaz zamanı (summer time), ileri saat veya ileri zaman olarak isimlendirilen bu tatbikat ise gün ışığından daha uzun bir müddet istifade etmek maksadı ile yapılmaktadır. Özellikle topraklarının büyük kısmı standart meridyenin doğusunda bulunan memleketlerde resmi, idari, mesai bakımından gün ışığından istifade edilen zaman arttırılmış olmaktadır.

Günlük zaman başlangıcı olarak günümüzde International Astronomical Union (Milletlerarası Astronomi Birliği) tarafından tavsiye edilen vasati, yani ortalama geceyarısı (veya vasati zevali zaman cinsinden saat 12.00) kabul edilmiştir. Dünya için 24 saatlik bir vasati günün başlangıcı Greenwich vasati geceyarısıdır. Bu zaman “Greenwich (Griniç) Mean Time (GMT)”, yani “Greenwich vasati zaman” adını alır. Aşağıdaki paragraflarda teferruatı açıklanacak olan bu zaman, Fransızca “Temps Universel (TU)”, Almanca “Weltzeit (WZ)” ve İngilizce “Universal Time (UT)” isimleriyle anılmaktadır.

Zamanın ölçülmesi: Aynı anda vuku bulmayan iki hadise arasında geçen müddet, muntazam bir şekilde tekerrür eden bir hadisenin tekrar sayısı olarak ölçülür. Ölçmek için bir mebde veya başlangıç ve bir de mukayese birimi olarak kullanılacak standart zaman aralığına ihtiyaç vardır. Standart zaman aralığı muntazam tekerrür eden hadisenin müteakip iki tekerrürü arasında geçen zaman cinsinden tespit edilir. Böyle bir zaman kaidesinin umumi olarak kullanılabilmesi için tarif edilen zamanın arzın her yerinde çok iyi bir takribiyetle aynı adedi (sayısal) değerle tespit edilmesine imkan vermesi lazımdır. Arzın kendi mihveri (ekseni) etrafında dönme hareketi, aynı arz etrafında ve arzın güneş etrafındaki dönme hareketleri bu şartı haizdir. Rakkas (sarkaç) ise bu şartı yerine getirmez.

Arzın mihveri etrafında dönüşü esas alınarak vasati güneş zamanı (mean solar time) ve vasati yıldız zamanı (mean sidereal time), arzın güneş etrafında dönüş hareketi esas alınarak efemeris (ephemeris) zamanı, atomun muayyen kuantum seviyelerinde yaydığı elektromanyetik radyasyon esas alınarak atom zamanı (atomic time) tarif edilmiştir. Bunlardan arz, ay ve güneşin dönme hareketine istinad edenlerin az da olsa zamanla ölçü birimi değişmektedir. Bunun sebebi ise bir tam devri tespit etmek için gök küresinde sabit kabul edilen noktaların bir devre bazan on binlerce yılı bulan devri ve üniform olmayan (dalgalı) hareketleridir. Bunun için rotasyonel (deverani), Efemeris ve Atom zamanları olarak ayrı ayrı ele alınırlar.

Rotasyonel (Deverani, Gayri Mütesavi) zaman:

Güneş zamanı-görünen güneşin günlük hareketi sırasında arz üzerinde bir yerin tulünden (meridyeninden) müteakip iki geçişi arasında geçen müddete bir hakiki güneş günü denir. Güneşin bir yerin tulünden üst geçişi bir güneş saati (mesela Daire-i Hindiyye), bir teodolit veya bir teleskopla tespit edilebilir.

Güneş, yıllık görünen hareketi sırasında her gün takriben 1° (4dak) doğuya doğru intikal ettiğinden (ötelendiğinden) bir hakiki güneş gününün uzunluğu arzın kendi ekseni etrafında bir tam dönüş müddetinden, vasati güneş zamanı cinsinden ortalama olarak 3 dakika 56,555 saniye kadar daha uzundur. Ayrıca arzın güneş etrafındaki yörüngesinin elips şeklinde olması ve arzın kendi etrafında dönme mihverinin yörünge düzlemine (ekliptik veya daire-i husuf'a) dik olmayıp bununla takriben 23,5° açı yapması sebebiyle hakiki güneş günlerinin uzunlukları birbirinden farklı olur. “Bir hakiki güneş gününün uzunluğu” farkı zaman denkleminin o güne ait günlük değişimine eşittir.”

Sabit hızla çalışan mekanik saatlerin yapılarak on yedinci yüzyıldan itibaren kullanılmaya başlamasıyle uzunluğu değişmeyen bir ortalama güneş günü (mean solar day) kabul edilmiştir. Bir ortalama güneş günü, ortalama güneşin (ki bu güneş hakiki güneşten ileride veya geride olabilir)meridyenden müteakip iki alt geçişi arasında geçen müddet olarak tarif edilir. Bir vasati güneş gününün 1/24'üne bir vasati güneş saati, veya sadece vasati saat; bunun 1/60'ına bir vasati güneş dakikası, bunun da 1/60'ına bir vasati güneş saniyesi denir.

Hakiki güneş zamanı ile vasati (ortalama) güneş zamanı arasındaki farka zaman denklemi (tadil-i zaman, “equation of time”) denir. Bu fark iki güneşin saat açıları arasındaki farka muadildir ve rasatlarla tespit ve hesap edilerek almanaklarda cetveller halinde verilir. “Hakiki zaman-ortalama zaman” olarak hesaplanan zaman denkleminin değeri takriben -14 dakika ile +16 dakika arasında değişir. Zaman denkleminin günlük değişim miktarı ise 0 ila ±0.5 dakika kadardır. Hakiki güneş zamanı Gz ve vasati güneş zamanı Oz ile gösterilirse, zaman denklemi E(t)= Gz-Oz olur.

Yıldız zamanı (Sidereal Time): Gök cisimlerinin koordinatlarını belirlemek gibi astronomik ölçme işlerinde yıldız zamanı kullanılır. Ekvatorun, ekliptik ile ara kesit noktasına Hamel burcu (koç burcu) denir. Rektesansiyon; Hamel noktasından geçen saat dairesiyle gök cisminden geçen saat dairesi arasında kutupta meydana gelen açı veya bu saat daireleri arasındaki ekvator yayıdır. İlkbahar noktasının meridyenden müteakip iki üst geçişi arasında geçen müddet bir yıldız günü olarak tarif edilir. Herhangi bir yıldızın (s) saat açısı ile belirlenen zamana yıldız zamanı veya zahiri yıldız zamanı denir. Presesyon (devinme) veya lunisolar presesyon (ay gün devinmesi; arz mihverinin bu mihveri kesen başka bir mihver etrafında bir devri takriben 25.000 sene süren, uzun periyotlu hareketi) ve nutasyon (arz mihverinin arzın şekli ve ay ve güneşin cazibe kuvveti neticesinde, daha kısa periyotlu dalgalanmalar şeklindeki hareketi) sebebiyle hakiki ilkbahar noktasının yeri devamlı fakat gayri mütesavi (üniform olmayan) bir şekilde yıldızlara göre ters istikamette, yani gerileyerek, değişir. Arz mihverinin bu hareketinin kararlı, düzgün kısmına kısaca presesyon, kısa devirli dalgalanmalarına ise nutasyon denilmektedir. Nutasyon sebebiyle, ilkbahar notası esas alınarak bulunan hakiki yıldız günleri farklı uzunluktadır. Bir hakiki yıldız gününün vasati yıldız gününden farkı en çok 0,01 saniye kadar olabilmektedir. Rakkaslı saat makinalarının tekamül etmesi neticesinde 1925 senesinden itibaren mütesavi itidali zaman (uniform equinoctial time) kullanılması gerekli olmuştur.

Vasati yıldız zamanı: Vasati ilkbahar noktasının, yani nutasyondan arındırılmış ilkbahar noktasının saat açısı olarak tarif edilir. Bir vasati yıldız günü, vasati ilkbahar noktasının meridyenden müteakip iki geçişi arasında geçen müddettir. Bu müddet arzın kendi mihveri etrafında 1 tam devir müddetinden takriben 0,0084 saniye daha kısadır. Vasati yıldız; gününün 1/24'ü bir vasati yıldız saati, bunun da 1/60'ı bir vasati yıldız saniyesi olarak tarif edilir.

Hakiki yıldız zamanı ile vasati yıldız zamanı arasındaki farka rektasensiyonda nutasyon veya ta'dil itidal (itidal noktaları denklemi, ekinokslar denklemi) adı verilir ve 0 ila 1 saniye civarında kıymetler alır.

Güneş zamanı, yıldız zamanı ve aralarındaki münasebet-vasati güneş zamanı: Vasati güneşin saat (veya zaman) açısı +12 saat olarak tarif edilir. Vasati güneş gök Ekvatoru üzerindeki hakiki güneşin senelik ortalama hızına sahip ve bu sabit hızla hareket ettiği farz edilen hayali bir noktadır. Tatbikatta, ortalama güneşin rektasensiyonu zaman denklemi (ta'dil-i zaman) formülüyle elde edilir. Bu formülle, vasati güneş zamanı, arzın güneş esas alınarak bulunan dönme hızına uyacak şekilde düzenlenmiş olmaktadır.

Hakiki güneşin senelik sanal hareketi arasında hakiki ilkbahar noktasından müteakip iki geçişi sırasında geçen müddete bir medari sene (tropik yıl) denir. Bu müddet zarfında güneş bir yerin meridyeninden 365,242216 defa geçer. Gök ekvatoru üzerinde sabit hızla hareket ettiği farz edilen vasati güneşin rektasensiyonu 1 medari senede 360° ^= 24 saat, 1 günde ise ortalama (86.400 saniye/365,242216)= 3 dakika 56,555 saniye artar. Buna göre ortalama güneş zamanını gösteren bir zaman ölçme makinası ile ölçüldüğünde 1 vasati yıldız günü 24 vasati güneş saatinden 3 dakika 56,555 saniye kadar daha uzun bulunur.

Hakiki güneş zamanını ve hakiki yıldız zamanının gayri mütesavi olmasının başlıca iki sebebi vardır: 1) Arzın güneş etrafında dönüş hareketindeki ve ilkbahar noktasının hareketindeki farklılıklar; 2) Arzın kendi mihveri etrafında dönüş hızındaki değişimler. Bunlardan 1'incinin sebep olduğu farklar gök mekaniği bilgilerine dayanılarak önceden hesaplanabilir, fakat 2'incinin sebep olduğu farklar önceden hesaplanamaz. Arzın kendi mihveri etrafında dönüş hızının değişmesi: (a) Denizlerde med ve cezir sürtünmesi sebebiyle devamlı bir yavaşlama, (b) Buzulların erimesi ve teşekkülü gibi iklim ve mevsimlik değişimler, (c) Arz içinde kütle hareketleri, arzın genleşmesi ve büzülmesi neticesi meydana gelen düzensiz hızlanma ve yavaşlamalar şeklinde olur.

Ortalama Ekvator düzlemi ve ortalama ekliptik (husuf) düzlemi arasındaki açı e, ortalama yıldız zamanı 0 ve hakiki yıldı zamanı o olduğuna göre 0-0= Ncose+ dNcose veya 0-0= N+N” şeklinde ifade edilir. Burada Ncose veya N uzun devirli farkları, dNcose veya N” ise kısa devirli farkları gösterir. Bunların değerleri yıldız yıllıklarında (almanac, salname) verilmiştir. Bu düsturlar kullanılarak bir rasat ani veya bir vakit için ortalama yıldız zamanı 0 verildiği takdirde, hakiki yıldız zamanı 0 ve ayrıca yıldız a zahiri rektasensiyonu biliniyorsa yıldızın saat açısı t= 0-a olarak hesaplanır. Eğer belirli bir vakit için yıldızın saat açısı (t) başka bir yoldan hesaplanmış veya verilmişse hakiki yıldız zamanı 0= a+t ve ortalama yıldız zamanı 0+0= N'-N” olarak hesaplanır.

Benzer şekilde, hakiki güneş zamanı Gz ile vasati güneş zamanı Oz ise zaman denklemi E(t)= Gz-Oz farklı yıldız yıllıklarında rasat ve hesap neticelerine dayanılarak cetveller halinde verilir. Bu düsturdan da istifade edilerek herhangi bir rasat anı veya vakit için vasati güneş zamanı verildiği takdirde hakiki güneş zamanı Gz ve hakiki güneşin saat açısı t= Gz-12 münasebetinden hesaplanır. Eğer muayyen bir vakit veya rasat anı için hakiki güneşin saat açısı (t) başka bir yoldan (mesela, güneşin yükseklik açısı veya zenit uzaklığından ve deklinasyonundan hareketle) hesaplanmış veya verilmişse hakiki güneş zamanı Gz= t+12h ve vasati güneş zamanı Oz= Gz-E(t) münasebetinden hesaplanır. Vasati ve hakiki güneşin saat açıları (E) ve (t) ve rektasensiyonları a ve a- olduğuna göre zaman denklemi: E(t)= Gz-Oz= t-t-= a—a yazılabilir. Rektasensiyon ilkbahar noktasından itibaren doğuya doğru ekvator üzerinde deklinasyon dairesine kadar ölçülen açı olduğuna göre, zaman denklemi sıfırdan büyük olduğu zaman hakiki güneşin batıdan doğuya doğru olan yıllık hareketi sırasında ortalama güneşten geride olduğu ve bu sebeple arzın kendi mihveri tarafında dönmesi sırasında meridyene ortalama güneşten önce gireceği anlaşılmaktadır. Zaman denkleminin sıfırdan küçük olması halinde ise yıllık harekette hakiki güneş ileride, yani daha doğuda olur ve meridyene ortalama güneşten sonra girer.

Güneş zamanı, güneşin meridyenden alt geçişinden itibaren ölçülen zaman açısı olarak tarif edilir. Güneşin, üst geçiş meridyeninden batıya doğru ölçülen açı cinsinden uzaklığı saat açısıdır. (Bu halde Oz= t-+12h olmaktadır.) Ortalama güneşin a- rektasensiyonu biliniyorsa, yıldız zamanı 0= a-+t şeklinde hesaplanabilir. Burada rektasensiyon ortalama ilkbahar noktasına göre verilmiş ise 0 ortalama yıldız zamanı olur.

Günlerin başlangıcı `ve saatlerin ayarlanması: Standart zamana göre gün gece yarısı başlar ve 24 saat devam eder. Saatler ve dakikalar dört haneli bir rakamla verilir: İlk iki hane saati, ikinci iki hane dakikaları gösterir. Mesela, saat 00.23, saat gece yarısını 23 dakika geçiyor demektir. 12.33, öğle vakti saat on ikiyi 33 dakika geçiyor demektir. Benzer düşüncelerle 11 Eylül saat 24.00 ile 12 Eylül saat 00.00'ın aynı anı gösterdiği anlaşılır.

Günün iki adet on iki saatlik bölümden meydana geldiğini kabul eden usulde, vaktin birinci ve ikinci on iki saatlik bölümde olduğunu belirtmek gerekir. Zevali zaman kullanılıyorsa öğleden önce (ante meridiem, a.m.) veya öğleden sonra (post meridiem, p.m.) olduğu ifade edilmelidir. Gurubi zaman (gurub vakti 00.00 saat olan zaman) kullanılıyorsa gece gündüz olduğu belirtilir.

Rotasyone (Deverani) zamanın tatbiki olarak tespit edilmesi: Zamanın tespiti işi astronominin ihtisas gerektiren bir dalıdır ve devlet rasathaneleri tarafından yapılır. Zaman tespitinde kullanılan temel tarifler standartlaştırılmıştır. Milletlerarası Astronomi Birliği (International Astronomical Union, IAU) kuruluşuna bağlı Paris'teki Milletlerarası Zaman Bürosu (International Time Bureau) çeşitli rasatlarda bulunan zamanların kıyaslamalarını yaparak rasatların uyumlu bir değerlendirme ve dengelemek için gerekli bilgileri temin etmektedir.

Üniversal zamanın (UT) veya astronomik dünya zamanının tespitinde şu adımlar takip edilir:

1. Mahalli vasati yıldız zamanını tespit etmek için yeri bilinen bir yıldızın, geçişi sırasında, rasat edilir.

2. Greenwich yıldız zamanını bulmak için Greenwich'in doğusunda olan yerlerin boylamı çıkarılır. Batısında olan yerlerin boylamı ilave edilir.

3. Bu sonuç UTO'dan itibaren bir matematik işlemle UT üniversal zamanına tahvil edilir. Bu tahvil işlemi aşağıda açıklanacaktır.

Zaman tespiti için gerekli başlıca aletler bir rasat aleti veya teleskop ve bir de zaman ölçen bir alet, yani saat makinasıdır. Yeri bilinen bir yıldızın gök küresinde rasat yerine göre vaziyeti (konumu) sabit muayyen bir müracaat çizgisinden geçiş anı kaydedilir. Bu müracaat çizgisi bulunan rasat yerinin meridyeni veya ufuktan yükseklik açısı (veya başucu [1] açısı, semt-ür-re's zaviyesi) muayyen bir küçük daire olabilir. Aşağıda zaman tespit için kullanılmış ve kullanılmakta olan alet ve usullerden bazıları izah edilmiştir.

Güneş saati ve daire-i hindiyye: Bir rasat yerinin meridyenini tespit etmek için güneş gören bir ufki (yatay) saha üzerine çizilen dairenin merkezine şakuli (düşey) olarak dikilen uzunluğu daire çapının dörtte biri kadar olan bir çubuğun üst ucunun gölgesi kullanılmıştır. Bu usulü ilk defa Hindistanlı Müslümanlar buldukları için adına Daire-i Hindiyye denilmiştir. Çubuğun ucunun gölgesi sabahleyin daireye batı tarafından girer, akşama doğru doğu tarafından çıkar. Çubuğun ucunun gölgesinin çizdiği çizginin daireyi kestiği noktaların arasında kalan kirişin orta noktasını dairenin merkezine birleştiren doğrultu bu yerin meridyenini veya coğrafi kuzey-güney istikametini gösterir. Hassasiyetin artması için ölçü yapılan sahanın düzgün ve ufki olması, daire çapının büyük, çubuğun şakuli, uç noktasının gölgesinin keskin olması ve rasat günü olarak güneşin denklinasyonundaki değişim hızının en az olduğu bir gün seçilmesi lazımdır.

Bir yıldızın veya güneşin meridyenden geçişi kuzey-güney istikametinde şakuli bir düzlem içinde rasat yapmaya ve geçişi tespit etmeye müsait bir daire, bir boru veya teleskop kullanılarak tespit edilir ve vakti kaydedilir. Saat ayarı veya düzeltmesi buna göre yapılır.

Nısfünnehar aleti (Transit Instrument): Meridyen düzlemi içinde hareket edebilen bir teleskopu vardır. Geçiş anı bir saat kullanılarak kronograf üzerine kaydedilir.

Fotoğraflı zenit tüpü (Photographic Zenith Tube, PZT): Nısfünnehar aletinden daha hassastır. Fotoğraflı zenit tüpü aleti şakuli olarak tespit edilmiş bir tüple zenit civarından geçen yıldızlara rasat edilmesine yarar. Yıldızın ışığı tüpün altındaki bir kap içindeki cıvanın ufki sathından yansıyarak meridyen düzlemi içinde bulunan zenit (semtürre's veya başucu) istikametini gösterir. Gelen ışıklar bir mercekle toplanarak merceğin odak noktasında bir fotoğrafik levha üzerine düşürülür. Yıldız geçişini yaparken fotoğrafik levha yıldızının hareketine uyacak şekilde bir motorla hareket ettirilir ve herbiri 20 saniye kadar süren ve zaman işaretleri de olan dört kayıt yapılır. Her 20 saniyelik kayıt sonunda levha ve mercek 180° döndürülür. Rasat neticesinden itibaren hesaplanan zamanla saat makinasının gösterdiği zaman karşılaştırılarak düzeltme miktarı bulunur.

Prizmalı astrolab (Impersonal Astrolabe): Bir 60°lik prizma ve bir cıva yüzeyi (ufki yansıtıcı) kullanılarak yıldızın prizma içinde ve cıva yüzeyinden yansıyarak gelen görüntüsünden faydalanılarak yıldızın yüksekliğinin tam 60° olduğu anı tespit etmeye yarayan bir alettir. Ayrıca Wollaston prizmasının birefrenjans hususiyetinden (özelliğinden) istifadeyle, yıldız teleskopla takip edilir, değişik azimut değerlerinde daha hassas ölçmelerle yüksekliğin 60° olduğu an kronograf üzerine kaydedilebilmektedir. Böylece her zaman bulunulan arz derecesi tespit edilebilmektedir.

Zaman aralıklarının ölçülmesi: Zamanı göstermek ve zaman aralıklarını ölçmek için çeşitli saat makinaları geliştirilmiştir.

Güneş saatleri: Yukarıda da açıklandığı gibi bir çubuğun gölgesi zamanı göstermek üzere kullanılmıştır. Gölgenin istikameti ve uzunluğu, güneş yüksekliğinin yeterli olduğu saatlerde zamanın bir göstergesidir.

Kum ve su saatleri: Belirli miktardaki kum veya suyun bir kaptan diğerine akışı zaman aralıklarını ölçmek için kullanılmıştır.

Rakkaslı saatler: Rakkasın küçük genlikli (vüsatlı) salınımlarının eş zamanlı olması esasına dayanır. Bu tür saatlerin günümüzde ulaştığı hassasiyet günde 0,001 saniyedir. Ancak çok hassas zaman ölçmelerinde artık rakkaslı saatlerin yerini kuvartz kristalli saatler ve atom saatleri almıştır.

Kuvartz kristalli saatler: Kuvartz kristalinin piezoelektrik hassasından istifade edilerek zaman ölçülebilmektedir. Bir kuvartz kristaline şekil değiştirme yaptırılırsa belirli kristal yüzeyleri arasında elektriki potansiyel farkı doğar. Eğer, bunun tersine, bu iki yüze bir elektriki potansiyel farkı tatbik edilirse kristal şekli değiştirir. Bu hassasından dolayı kuvartz kristali elektronik bir osilatör devre içinde yerleştirilebilir. Kristalin titreşim frekansı veya periyodu elektronik devrenin titreşim frekansını tespit eder. Osilatörün frekansı saniyede birkaç milyon devir (MHz. megahertz) mertebesindedir. Bu sinyaller uygun bölücü veya sayıcı devreler vasıtasıyle, elektromekanik saatlerde bir sankron motoru harekete geçirerek, tam elektronik saatlerde doğrudan bir gösterge ile zamanı göstermek için kullanılır. Ancak zamanla yaşlanma sebebiyle kristallerin frekansları arttığından bu değişikliğin az olması için tedbirler ve en uygun bir frekans (2,5 MHz) seçimi gerekmiştir. En iyi vasıflı kuvartz kristallerde hızlanmanın günde 0,3x10-3 saniye olduğu görülmüştür.

Atom saatleri: Atom osilatörleri bir saat makinesi ile birleştirilerek atom saatleri yapılır. Hassasiyetleri günde bir mikrosaniye (10-3 saniye) civarındadır. Atom zamanı ile alakalı yazılarda bu mevzuda daha teferruatlı bilgi vardır.

Arzın mihveri etrafında dönüş hızındaki değişmeler: Efemeris ve atom zamanı ile kıyaslandığında rotasyonel (deverani) zamanın değişken olduğu görülür. Bunun sebebi arzın dönüş hızındaki değişikliklerdir. Bu değişiklikler seküler (asırlık), düzensiz ve periyodik (devri) olmak üzere üç çeşittir.

Med ve cezir hadisesinin doğurduğu sürtünme sebebiyle yüz yılda 0,001 saniyeye varan devamlı bir yavaşlama olduğu eski ay tutulmalarının tarihlerinden hesaplanmıştır. Simon Newcomb 1900 yılları civarında geçen iki asır içerisinde ayın hesaplanan yerinden bazan ileride bazan da geride olduğunu gösteren kayıtları incelemiştir. Bu inceleme sonunda bu farkların kayıt hatası değil arzın yavaşlamasından ileri gelebileceğini belirtmiştir. Sir HS. Jones 1959 yılında arzın mihveri etrafındaki dönüşünün gayri mütesavi olduğunu ispat etmiştir. Rasatlar hızdaki değişikliğin tedrici olduğunu fakat ivmelerin hızlı değişebildiğini göstermiştir.

Yıllık ve altı aylık devrelerle meydana gelen değişikliği ifade eden terimin takriben 0,025 saniye olduğu anlaşılmıştır. Rüzgarların da bu hıza tesir ettiği görülmüştür. Ay, arz sathındaki şakul istikametini değiştirerek doğrudan doğruya ve med-cezir yoluyla dolaylı olarak, tespit edilen zamana tesir etmektedir. Arzın şeklinin ayın cazibesi sebebiyle değişmesi, mihveri etrafındaki atalet anını değiştirerek dönme hızına tesir etmektedir. Doğrudan doğruya tesiri ifade eden terimin katsayısı takriben 0,5 gündür. Med-cezir tesirini ifade eden 13,6 gün ve 27,6 gün devirli iki terim daha vardır. Her bir terimin vüs'ati (amplitüdü) takriben 0,001 saniyedir.

Düzeltilmiş üniversal zaman (Düzeltilmiş dünya zamanı) (UTI): Bir yıllık bir müddet zarfında üniversal zamanın gayri mütesavi olmasının sebepleri şunlardır:

1) Kutupların hareketi, 2) Arzın dönüşünde yıllık ve altı aylık periyodlu değişimler, 3) Doğrudan ve dolaylı olarak ay ile alakalı değişiklikler.

Milletlerarası Astronomi Birliği 1 ve 2 numaralı sebepler için tashihat yapılmasını, 3 numaralı sebebin ise üniversal zamana tesirinin ihmal edilebileceğini kararlaştırmıştır. Bu şekilde hesaplanan zaman nispeten mütesavi (üniform) bir zamandır veUT2 ile gösterilir.

Zamanın çeşitlerini göstermek için kullanılan işaretler aşağıda verilmiştir:

UTO, klasik üniversal zaman (dünya zamanı).

UTI, 1'in tesiri için tashih edilmiş UTO.

UT2, 1 ve 2 tesirleri için tashih edilmiş UTO.

UTC koordine üniversal zaman.

Radyodan verilen zaman sinyalleri UTC'dir. UTC ve UT2 arasındaki fark 0,1 saniyeden azdır. Hassas jeodezik ölçmelerde UTO ve UTI kullanılır. Bunlardan birisi bilinirken diğerlerini bulmak için gerekli düzeltmeler hesaplanır ve milletlerarası kuruluşlar (Bureau International de l'Heures, International Time Bureau) tarafından yayınlanır. Mevsimlik değişmeler tam manasıyla her devirde aynen tekerrür etmez, fakat ampirik tashihler yapılabilmektedir.

Kutup noktaları takriben 9 metre yarıçaplı bir daire üzerinde hareket eder. Bu hareket bir rasat yerinin hem arz derecesinin hem de tul derecesinin 14 aylık devirlerle değişmesine sebep olur. UT zamanının hesaplanmasında tul değişikliğinin de hesaba katılması gerekir.

Efemeris zamanı:

Tarif-Gök cisimlerinin hareketleri Sir Isaac Newton tarafından keşfedildiği söylenen gök mekaniği kanunlarına uyar. Bu kanunlarda Albert Einstein'in izafiyet faraziyesi (theory of relativity) ile bazı küçük tadilat yapılmıştır.

Bu kanunlar ve faraziyelerden istifa edilerek gök cisimlerinin meydana getirdiği heyet içindeki cisimlerin bir to başlangıç anındaki kütleleri, koordinatları ve hızları biliniyorsa, herhangi bir t anındaki koordinatları, ilgili diferansiyel denklemler çözülerek bulunabilir. Bu cisimlerden birisinin bir x1 koordinatı için denklemlerin çözümü genel olarak:

x1 = f1 (t, a1, a2,... an)

şeklinde yazılabilir. Burada f1, t üniform astronomik zamanının ve a1, a2,... an integrasyon sabitlerinin bir fonksiyonudur. Bir gök cismi için sabitler verildiği zaman koordinatları ve mahreki tespit edilmiş olur. Bu matematik bağıntıları kullanarak t zamanının düzgün değişen değerlerine bağlı bir cetvel veya takvim (ephemeris) hazırlanabilir. Böyle bir cetvel, t verildiği takdirde bir gök cisminin koordinatlarının bulunması için veya koordinatlar rasat neticesinde belirli olduğu takdirde zamanın tespiti için kullanılabilir. Bu hareket denklemlerinde, çözümlerinde ve cetvelde kullanılan zamana efemeris zamanı ve bu cetvellere de efemeris adı verilir.

Efemeris zamanının ölçülmesinde arzın güneş etrafındaki mahreki üzerindeki hareketi esas alınmıştır. Arzın mahreki üzerindeki yeri, güneşin yıldızlara göre yeri rasat edilerek tespit edilir. Efemeris zamanın fonksiyonu olarak arzın koordinatlarının hesaplanmasında astronomlar tarafından Simon Newcomb'un “Tables of the Sun” (güneş cetvelleri) kullanılmaktadır. Tatbikatta ise, arzdan daha hızlı hareket etmesi ve rasat edilmesinin güneşten daha kolay olması sebebiyle, efemeris zamanı ayın mahreki üzerindeki hareketi ve yıldızlara göre yeri rasat edilerek elde edilmektedir. Ayın koordinatları efemeris zamanının bir tabii fonksiyonu olarak efemeris denilen cetvellerde verilmiştir.

Ay ve güneşin sebep olduğu med ve cezir hadisesi bir kuvvet çifti doğurarak ayın mahreki üzerindeki hareketine tesir eder. Ay efemerisinin hesabında kullanılan bağıntıdaki bir terim bu tesiri geçmiş rasatlara dayanarak hesaba katan bir katsayı ihtiva eder. Bu katsayı zamanla değiştiğinden ay efemerisi güneş efemerisinden farklı olur. Bu sebeple ay efemerisi zamanın tarif ve tespitinde esas olarak alınmaz.

Efemeris zamanın tespiti: Güneşin ve ayın yıldızlara nazaran yerinin tespitinde nısfünnehar (meridyen) dairesi adı da verilen büyük nısfünnehar aletleri (geçiş aletleri, “transit instruments”) kullanılır. Ayın yeri, meridyen geçişinden veya yeri bilinen bir yıldızı örtmesinden, yani bu yıldız ile arz arasına girerek onun ışığının arza ulaşmasına mani olmasından faydalanılarak da tespit edilebilir. Daha doğru ve hassas ölçmeler için ay'ın hareketini takip edebilen özel bir fotoğraf makinası kullanılarak 20 saniyelik poz müddetli fotoğraflar çekilir. Bu fotoğraflardan ayın yeri belirlenir. Ay rasatlarından itibaren ayın üniversal zaman içinde muayyen bir andaki görünen koordinatları belirlenir. Bu görünen koordinatlarda paralaks düzeltmesi yapılarak görünen jeosentrik koordinatları elde edilir. Ayın hesapla bulunan jeosentrik koordinatları efemeris zamana bağlı olarak cetveller halinde verilmiştir. Bir rasat neticesinde bulunan koordinatlara tekabül eden efemeris zamanı ay efemerisinden (ay zaman cetvelinden) alınır. Efemeris zamanı ET ile üniversal zaman UT arasındaki fark Dt= ET-UTformülü ile hesaplanır.

Atom zamanı:

Tarif - Kuantum nazariyesine göre, bir atom veya molekül, herbiri bir E enerji seviyesine tekabül eden, değişik kuantum hallerinde bulunabilir. Yüksek bir E1 enerji seviyesinden daha düşük bir Eo enerji seviyesine geçiş olması halinde aradaki enerji farkı, frekansı V= (E1-E0)/h bağıntısı ile hesaplanan bir elektromanyetik enerji halinde yayılır. Burada h Planck sabittir.

Her enerji geçişi bu frekansa tekabül eden bir tayf çizgisi meydana getirir. Görülebilen ışık tayfındaki frekanslar 5x1014 devir/saniye mertebesinde olduğundan bir elektronik düzenle doğru olarak sayılması güçtür. Dalga boyu 10 milimetre ve frekansı 1010 devir/s mertebesinde olan mikrodalgalar frekans tespiti için kullanılabilmektedir. Bu tür dalgalarla elektronik bir osilatörün sabit frekansta titreşmesi temin edilebilmektedir. Mikrodalga elde etmek için amonyak, sezyum, hidrojen, talyum ve rubidyumdan faydalanılmaktadır.

Mikrodalga elde edilmesi ve atom saatleri:

Amonyak - 1946 yılında R.W.Paund tarafından başlatılan çalışmalar neticesinde 1947 yılında W.V.Smith ve arkadaşları tarafından NH3 molekülünün 3,3 inversiyonuna tekabül eden tayf çizgisi kullanılarak bir osilatörden kararlı bir titreşim elde edildi. Dalga sonra 1954 yılında C.H. Townes maser adı verilen ilk mikrodalga amplifikatörünü geliştirdi. Bu aletle üst enerji seviyesine çıkarılmış amonyak molekülleri diğerlerinden ayrılarak uyumlu, insıcamlı (cohorent) ve sabit frekanslı bir ışın destesi elde edilebildi. Ancak frekans, biraz aletin yapısına ve daha çok amonyak molekülündeki azot izotopuna bağlı olmaktadır. Takribi frekanslar n14 için 23.870.129.300 devir/s ve N15 için 22.789.421.700 değerlerini almaktadır.

Sezyum - Sezyum atomunun en dıştaki elektronunun “sipin”inin çekirdekle aynı veya ters yönlü olmasına bağlı olarak birbirine çok yakın iki enerji hali vardır. Bir fırında meydana getirilen bir sezyum atomu huzmesi bir mıknatısın önünden geçirildiği takdirde bir kuantum enerji halindeki sezyum atomları ayrılır. Diğerleri bir radyo frekansı atomu bir üst enerji seviyesine çıkarmaya uygun değerde ise bu alan içinden geçerken atomlar enerji alırlar ve ikinci mıknatıs tarafından yollarından saptırılırlar. Sapan sezyum atomları uygun bir detektörle sayılırlar. Radyo frekansı elektromanyetik alanın frekansı sezyum geçiş frekansına eşit olmadığı takdirde detektöre hiçbir atom giremez. Atom ve moleküllerin huzme usulü ile incelenmesi I.I. Rabi ve arkadaşları tarafından 1939'da geliştirilmiştir. Sonra 1955 yılında L. Essen ve J.V.L. Parry tarafından İngiltere'de National Physical Laboratory (Milli Fizik Laboratuarı) ve ABD Deniz Kuvvetleri Rasathanesi ile müşterek bir çalışma sonucu sezyum - 133 atomunun frekansının 9.192.631.770 ± 20 devir/saniye (efemeris zaman saniyesi) olduğu tespit edilmiştir. Bu teknikten faydalanılarak yapılan atom saatleri 1012 de 5 hata ile zamanın ölçülmesini mümkün kılmıştır. İlk yapılan sezyum saatleri takriben 30 kg ağırlığındaydı. Bu tip saatler uçaklarla taşınarak saatlerin 1 mikrosaniye hassasiyetle ayarlanmasında kullanılmaktadır.

Diğer atom saatleri - Hidrojen “maser”i, N.F. Ramsey ve arkadaşları tarafından Harvard Üniversitesinde yapılmıştır. Buna dayalı saat makinalarında doğruluk 1012 de 1 mertebesinde olup sezyuma kıyasla frekans 1 420 405 751,8 devir/saniyedir.

Talyum huzmesi kullanılarak Neuchatel Rasathanesinde J. Bunami daha yüksek hassasiyet elde etmiştir. Talyum'un geçiş frekansı 21 310 833 945 devir/saniyedir.

Rubidyum gaz hücresinden elde edilen titreşimin frekansı 6 834 681 610 devir/saniyedir. Frekans 1/10-11 mertebesinde doğrudur. Ancak hücrenin yapısına ve ayarlamalara bağlı olarak değişik frekanslar elde edildiğinden ölçü standardı veya esası olarak kabul edilmez. Buna karşılık huzme tüplü atom saatlerinde frekans, yapım ve ayarlardan müstakildir.

Saniye - Metrik sistemde saniye resmi kabul neticesinde değil, fakat gelenek olarak vasati güneş zamanı saniyesi, yani bir vasati güneş gününün 1/86400'ü, alınmıştır. Arzın mihveri etrafındaki, dönüş hızının değişken oluşu sebebiyle bu zaman birimi kifayetsiz kalmıştır. Bunun için 1955 senesinde Milletlerarası Astronomi Birliği efemeris zamanı(ET) saniyesini, 1900 senesi 0 Ocak saat 12n ET anını esas alarak, bir tropik (deverani) senesinin 1/31 566 925,9747'si olarak tarif etti. Bu tarif 1960'taki Ağırlıklar ve Ölçüler Genel Konferansında tasdik edildi.

Genel Konferans 1964'te de bir atom saniyesini sezyum-133 atomunun radyasyonunun 9 192 631 770 periyodu olarak tarif etti. Bu, metrik sistemin yerini alan Milletlerarası Birim Sisteminde (SI) 1967'de saniye için tek tarif olarak kabul edildi. Efemeris zamanı(ET) saniyesi Milletlerarası Astronomi Birliği tarafından 1964 senesinde kabul edilen sabitler cümlesi arasında zaman birimi tarifi olarak kalmıştır. 1968 senesinde 1 atom saniyesi 1 vasati güneş saniyesinden 3/108 nispetinde kısaydı. Bu fark sebebiyle atom saati ortalama güneş zamanını gösteren saate göre 1 senede 1 saniye fazla gösterecektir.

Atom zamanı ölçekler: Atom osilatörlerine bağlı, çeşitli başlangıç anlarına sahip ölçekler (takvimler) kabul edilmiştir. Bu ölçeklerin başlangıçları diğer zamanlara bağlanmıştır.

Efemeris zamanı ve atom zamanı: Atomlar ve atom içindeki parçacıklar elektrik, manyetik ve nükleer kuvvetlerden, buna mukabil gök cisimleri de gravitasyonel kuvvetlerden mütessir olurlar. Bu tesirler sebebiyle efemeris zamanı ile atom zamanı arasında çok küçük de olsa bir fark ortaya çıkabilir. Efemeris saniyesi, tarifi sebebiyle sabit kalan itibari veya nazari bir zaman birimidir. Atom radyasyonu ise ölçmenin yapıldığı yerdeki manyetik ve elektrik alana bağlı olarak değişebilir.

Radyoaktivite ile zaman ölçülmesi: Bir radyoaktif elementin atomlarının şua neşrederek zamanla bozundukları ve çekirdek bileşimlerinin değiştiği bilinmektedir. Bu bozunma elementin cinsine bağlıdır, fakat sıcaklık, basınç ve benzeri dış tesirlere bağlı olmadığı görülmüştür. Radyoaktif bozunma hadisesine dayalı, pek hassas olmayan, fakat uzun zaman aralıklarını ölçmek için çok faydalı olan bir çeşit zaman ölçme usulü geliştirilmiştir. Bu mevzuda ilk çalışmalarda uranyum ve toryumun kurşuna dönüşmesi kullanılmıştır. Sonra radyoaktif rubidyumun stronsiyuma ve radyoaktif potasyumun argona dönüşmesinden istifade edilerek kayaların yaşları tahmin edilmiştir. W.F. Libby tarafından geliştirilen karbon-14 usulü 100 yıldan 50.000 yıla kadar yaşların tahmin edilmesine imkan vermektedir. Bu usul kozmik şuaların tesiriyle atmosferde teşekkül eden ve hayatları boyunca canlıların vücudunda bozunmayan karbon-14'ün ölçülmesi esasına dayanır. Yarı ömrü takriben 5600 yıl olan C14 miktarının C12 miktarına nispetinden bu cismin veya canlı kalıntısının yaşı hesaplanır.

Zaman sistemlerinin kullanılışları: Denizcilik, havacılık ve uzay yolculuklarında, hassas yer ölçmelerinde, uydu takibinde ve arzın ekseni etrafındaki dönme miktarının bilinmesini gerektiren hallerde ve birçok teknik ve ilmi işlerde üniversal zaman veya dünya zamanının doğru olarak bilinmesi gerekir. Gök cisimlerinin hareketlerinin tedkikinde efemeris zamana ihtiyaç vardır. Atom zamanı ile de zaman birimi tarif edilir.

Zaman ve frekans yayınları: Zamanı doğru tayin ihtiyacı zaman sinyalleri yayınlayan radyo istasyonları ile gönderilir. Birçok memlekette zaman sinyali yayınları 0,001 saniyeye kadar “koordine” edilmiştir. Her yıl, atom frekansından istifade edilerek, üniversal zamana uygun zaman sinyalleri verecek şekilde sabit frekans yayınları yapılır. Frekansın 10-10 mertebesine kadar sabit kalması temin edilebilmektedir. Böylece havacılık ve denizcilik için gerekli dünya zamanı ve fizikçiler için gerekli sabit frekans, radyo yayını ile temin edilmektedir.

İzafiyet ve zaman ölçülmesi: Birbirlerine nazaran hareket etmeyen saat makinalarının senkronizasyonu (ayarlarının birbirine uydurulması) işlemi tarif edilmiştir. Ancak, saat makinaları birbirlerine nazaran hareketli ise ve/veya farklı gravitasyonel alanlarda bulunuyorlarsa güçlükler çıkar.

Saat makinalarının ayarlanması elektromanyetik dalga yayınlarıyla yapılmaktadır. Herhangi bir rasıta göre ışığın hızının rasıtın hızına bağlı olmadığı, rasıta göre sabit kıldığı Michelson-Morley tecrübesi ile gösterilmiştir. Zaman sinyallerinin değerlendirilmesinde izafiyet nazariyesinden istifade edilerek gerekli tashihler yapılabilir.

Sun'i peykler ve bunlara yerleştirilen saat makinalarından istifade edilerek arz yüzeyindeki uzak noktalar arasında saatlerin 0,1 mikrosaniye ile 30 mikrosaniye arasında bir farkla senkronizasyon temin edilebilmektedir (1 mikrosaniye= 0,001 saniye).

Newton mekaniğinde zaman mutlak bir unsurdur ve bütün kainat için aynıdır. İzafi mekanikte ise bu doğru değildir. İzafi tesirler v/c nispetinin karesine bağlı olarak ortaya çıkar.

Kaynak: Rehber Ansiklopedisi

zaman


1 .
Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit:
"Zaman geçtikçe hafifleyecek yerde, daha ziyade ağırlaşan bir vicdan azabı duyarım."- Ö. Seyfettin.
2 .
Bu sürenin belirli bir parçası, vakit:
"Efendiler, az söylemek çok yapmak zamanı gelmiştir."- A. İlhan.
3 .
Belirlenmiş olan an.
4 .
Çağ, mevsim:
"Gül zamanı. Çocukluk zamanı."- .
5 .
Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit.
6 .
Dönem, devir:
"Eski müdür zamanında hayli şımarmış olan bu miskin ve ukala herifi sepetledi."- H. Taner.
7 .
Bir süre ile ilgili durum ve şartlar:
"Sigarasını efkarlı olduğu zamanlar yaptığı gibi sık nefeslerle çabuk çabuk içiyordu."- H. Taner.
8 .
gök bilimi Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram.
9 .
dil bilgisi Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı:
"Geldi, gelmiş, geliyor, gelecek, gelir."- .
10 .
jeoloji Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri.

zaman

Osmanlıca zaman kelimesinin Türkçe karşılığı.
(Bak: Zeman)

zaman

) çoğunlukla, sık sık; saptanmış olan an.
bir eylemin içinde geçtiği, geçeceği ya da geçmekte olduğu süre, vakit; çağ, mevsim.
bu sürenin belirli bir parçası, vakit; bir işe ayrılmış ya da bir iş için alışılmış saatler.

zaman

Türkçe zaman kelimesinin İngilizce karşılığı.
[Zaman] conj. whilst
n. bout, cycle, date, day, father time, hour, season, tense, time, when, while, sands

zaman

Türkçe zaman kelimesinin Fransızca karşılığı.
temps [le], âge [le], date [la], durée [la], époque [la], ère [la], heure [la], moment [le]

zaman

Türkçe zaman kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Tempus, Zeit, Zeitalter

Zaman (Mabel Matiz) sözleri

Mabel Matiz tarafından albümünde söylenen Zaman adlı şarkının sözleri.

Şimdi bir de buradan baktım sana
Senden kaçırdığım
Kedere boğulduğum anlara

Beni içine al artık
Seni mutsuz kılan o duyguyu
Kırmak istiyorum

Bir yerden aşağı
Çok aşağı düştüm
Zaman
Solgun sessiz gri bir koridordu.
Orada çok üşüdüm
Çok üşüdüm

Zaman (Burak Kut) sözleri

Burak Kut tarafından albümünde söylenen Zaman adlı şarkının sözleri.

Geçen zaman,geçer çabuk zaman
Geçsin diye bekledim uzun zaman

Geçmiş zaman,döndüm herşeyim tamam
Nasıl geçti diye sormasınlar anlamam

Geçen zaman,geçmiş zaman
Ömrümden geçen zaman, gelecek zaman
Ben hiç anlamam

Ben bilirim geçer zaman
Ben yaşadım geçmiş zaman
Nasıl geçti diye diye sorma,seni anlamam

Zaman (Beren Demirkaya) sözleri

Beren Demirkaya tarafından albümünde söylenen Zaman adlı şarkının sözleri.

Sol elimde bir yüz buldum
Sağ elimde bir tokat
Vurdum vurdum birbirine
Benim sorunum bu işte
Hırsım sadece kendime
Ama kendi kendime deliriyorum!
Özür diledin biliyorum
Ama acıyor yine bir yerler
İnancım vardı benim
Dı dedim eskidi
Çam bardak oldu içildi
İçim içimi kemirdi deliriyorum!

Seni bana geri getirmez ki
Eyvallah dedirtmez ki
İçimizi aklamaz ki
Zaman
Beni sana geri getirmez ki
Göz göre göre unutmaz ki
Birikir patlar bir gün
Aman

Malum bu sefer ucuz atlattık
Kurtardığımız kar kalsın
Sabrımı daha da zorlama
Benim durumum bu işte tarifsiz bir zelzele
Temellerim çökünce yıkılıyorum!
Hatrın kalmadı görüyorsun
Ama sızlıyor kalbim inceden
Yanağımdan süzülen
Bir damla yaş ol da git
Sözüm söz olsun dönme git
Bak daha birşey görmedin geriliyorum!

Seni bana geri getirmez ki
Eyvallah dedirtmez ki
İçimizi aklamaz ki
Zaman
Beni sana geri getirmez ki
Göz göre göre unutmaz ki
Birikir patlar bir gün
Aman

Oysa ben de isterdim yüzünü yine yanağıma değdireyim
Olmuyor sözlerin artık burada geçmiyor

Seni bana geri getirmez ki
Eyvallah dedirtmez ki
İçimizi aklamaz ki
Zaman
Beni sana geri getirmez ki
Göz göre göre unutmaz ki
Birikir patlar bir gün
Aman


İlgili konuları ara

Yanıtlar