Aile

Aile, nikahlanıp, evlenerek bir araya gelen erkek, kadın ve çocuklardan meydana gelen en küçük topluluk. Genel olarak büyük baba, nine, torunlar ve hizmetçiler ve evde bakılıp beslenilen kimseler de aile fertlerinden sayılır. Kan, süt ve evlilikten

Aile1585 yılından bir aile çizimi.
Aile, toplumun en küçük birimi olarak kabul edilir. Aile denince genellikle bir evde oturan anne ve baba ile, varsa onların evlenmemiş çocukları anlaşılır. Bu tip aileye "çekirdek aile" denir.

"Aile" sözcüğü günlük dilde çok değişik grupları tanımlamak için de kullanılır. Örneğin "Hasan iyi bir aileydi" dendiğinde, Hasan'ın sorumlu bir baba ve koca olduğu anlaşılır. Oysa birisi "Benim ailem Adana'dan gelmiş" dediği zaman, annesiyle babasının, hatta belki de dedelerinin Adana'da yaşamış olduğunu belirtir. Bir başkası "Bu bir aile toplantısıdır" dediğinde, o toplantıda yalnızca akrabaların bulunacağı anlaşılır. Bunlar amcalar, dayılar, teyzeler, halalar, yeğenler ve evlilik bağıyla aileye katılmış kişilerdir. Bütün bunlar bize, "aile" kavramının her zaman evliliğe ya da ortak atalara dayalı ilişkileri kapsadığını göstermektedir.

İnsanlar cemiyet halinde yaşamak mecburiyetindedirler. Bu cemiyetin en küçük birimi ailedir. Bu bakımdan aile, toplumun temel taşıdır. Aile, insanların doğup büyüdüğü, yetişip geliştiği ve terbiye gördüğü topluluktur. Bu, topluluğun küçük - büyük fertlerinin olgunlaştığı, bir hayat okuludur. Aile içerisinde her ferd birbirinin bilgi ve tecrübesinden faydalanır. Bu faydalanma bir ömür boyu devam eder.

Aile türleri (çeşitleri)

Aile türlerini otoriteye göre ve üye sayısına göre gruplandırarak ele alabiliriz.

  • Otoriteye göre : Ataerkil aile - Küçük (çekirdek) aile

  • Üye sayısına göre : Anaerkil aile - Büyük (geniş) aile

    Anaerkil aile

    Otoriteyi (erki) annenin büyük erkek kerdeşi kullanır.

    Akrabalık kadın soyundan geçer. Kalabalık aile özelliği gösterir.

    Ataerkil aile

    Otorite babaya aittir. Baba mutlak bir otoriteye (büyük

    yetkilere) sahiptir. Örneğin bütün mülkiyet babaya aittir. Akrabalık erkek soyundan

    geçer. Bu aile türü de kalabalık aile özelliğine sahiptir.

    Büyük aile

    Geleneksel ya da geniş aile olarak da adlandırılır. Bu aile evli

    bir çifti bunların evlenmemiş çocukları evlenmiş erkek çocukları gelin torun gibi

    akrabaları da kapsar. Sanayi öncesi toplumlarda ve kırsal kesimde yaygın olarak

    görülen bir aile türüdür. Ailenin reisi genellikle en yaşlı erkektir. Bu aile anaerkil ve

    ataerkil özellikler gösterir.

    Çekirdek aile (küçük)

    Çekirdek ya da modern aile olarak da adlandırılmaktadır.

    Anne baba ve evlenmemiş çocuklardan oluşur. Sanayi toplumlarında özellikle

    kentlerde görülen ailedir. Ailenin temel ögeleri eşlerdir. Çocuklar evlenince aileden

    ayrılır.

    Günümüzdeki küçük ailenin genel özellikleri şunlardır:

  • Bu aile öncelikle eşitlik ilkesine dayanır. Örneğin çekirdek ailede

    evlenme kadınla erkeğin gönüllü istek ve onayına bağlıdır. Bireyler bir şekilde

    evlenmeye zorlanamaz.

  • Evlilik herhangi bir din kuralına göre kurulmaz. Evlenme ve boşanma

    hukuk kurallarıyla gerçekleşir.

  • Tek eşliliğin olduğu bir ailedir.

  • Akrabalık hem anne hem de baba tarafından geçmektedir. Ancak

    akrabaların çekirdek aile içindeki etkisi ve rolü azalmıştır.

  • Çekirdek aile yeni evli çiftin anne ve babasının yanında olmayan yeni ve

    bağımsız bir yerde kurulur. Bu anlamda neolokal evlilik özelliği gösterir.

    Aile, çeşitli dinlerde ve topluluklarda devirlere, bölgelere göre farklılık arz eder. Baba hakimiyetine dayanan aileler (ataerkil-pederşahi) yanında, ana hakimiyetine dayanan ( anaerkil - maderşahi) aileler olduğu gibi, tek evli aile (

    (Os. Maderdşahi, Fr. Matriarcal) Ananın egemenliğine dayanan... Bk. Anaerki, Aile.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    ) ve çok evli aileler (poligami) de görülmüştür. İslamdan önceki topluluklarda genel olarak aile şöyledir:

    Yahudilikte aile, baba hakimiyetine dayanırdı (
    Musevilik. İsrail halkının dini düşünce, inanç ve kurumlarının tümü; İsrailoğullarının tarihi içerisinde oluşmuş olan dini gelenek.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    ataerkildi). Hem sosyal hem de dini bir müessese olup, kadının miras hakkı yoktu. Çok evlilik vardı. İsrailoğullarının dışında biriyle evlenmemek esastı. Boşanma normal görülürdü. Bu sebeple boşanma çok olurdu.


    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Hıristiyanlıkta
    aile sadece dini bir müessese idi. Kocanın hakimiyeti esastı. Evlenen kadın ile erkek artık birbirinden ayrılamaz, boşanıp başkasıyla evlenen eş zina etmiş sayılırdı. Çok evlilik olmakla beraber, aileler daha çok tek evliliğe dayanırdı.

    "Hıristos" da denen (Yunanca "khristos", kutsanmış'tan) İsa Peygamber'e inananların ve öğretisini benimseyenlerin dinidir. Hz. İsa, Roma imparatoru Augustus zamanında Yahudiye'de (bugünkü Filistin), Beytüllahm'da Hz. Meryem'den doğdu. 30 yıl kadar sonra, Kudüs'te İmparator Tiberius'un saltanatı döneminde çarmıha gerilerek öldürüldü.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Romalılarda aile, sosyal ve dini bir kuruluştu. Ataerkil bir aile tipi hakimdi. Baba, ailenin reisi ve rahibi idi. İlk devirlerde, çocuklarını öldürme yetkisine bile sahipti. Evlatlık müessesesi vardı. Tek evlilik esas olup, çok evlilik yoktu.

    Romalılar, MÖ 9 yy'de Italyan yarımadasında bulunan Roma adındaki şehir-devlette başlayan medeniyeti ve o medeniyetin mensuplarını belirler. Dilimizde anlamı aynı zamanda günümüzün Roma şehirinde yaşayan insanları da kapsar.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Araplarda
    , Peygamber efendimizden önceki Cahiliye devrinde aile ataerkildi. Kadın ve çocukların değeri yoktu. Baba kız çocuklarını öldürme hakkına sahipti. Nitekim kız çocuklarını diri diri toprağa gömerlerdi.

    Araplar, anadili Arapça olan topluluklara denir. Akdeniz'in güneyinde Afrika'da Büyük Sahra ve Sudan'a, doğusunda Irak'a ve Arabistan Yarımadası'na kadar uzanan bir coğrafyada yaşarlar. Arapça konuşulan ülkeler Arap ülkeleri olarak adlandırılır. Bu ülkelerde, Arapça’nın dışında Kuzey Afrika'da Berberice , Irak'ta Kürtçe ve Türkmence, Güney Arabistan'da ise çeşitli yerel diller konuşulur.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    İslamiyetten önce
    Arapça "selem" kökünden alınmış olan İslam (Arapçası الإسلام,), sözlükte, "itaat etmek, boyun eğmek, teslim olmak, kötülüklerden salim bulunmak, selamete ulaşmak" vb. anlamlara gelen bir mastardır. İslam Hz. Muhammed (s.a.v)'e Allah tarafından vahiyle bildirilen son ve kâmil dinin adıdır. Bu dine uyanlara Müslüman denir.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Türklerde,
    aile yapısı ataerkildi; yalnız Roma’da olduğu gibi değildi. Fazla yaygın olmamakla beraber çok evliliğe rastlanırdı.

    Bugünkü
    Türk kelimesinin aslı "türümek" fiilinden gelmektedir. Bu fiilden türetilmiş, kişi ve insan anlamında "türük" ve nihayet hece düşmesiyle "Türk" kelimesi ortaya çıkmıştır. Nitekim Anadolu'da bir kısım göçebeler de yürümekten "yürük" adını almışlardır. Türk kelimesi, ayrıca, çeşitli kaynaklarda; "töre sahibi, olgun kimse, güçlü, terk edilmiş, usta demirci ve deniz kıyısında oturan adam" manalarında kullanılmaktadır.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    medeni hukukta
    ; aile, koca, ailenin reisidir. Tek evliliğe izin verilir. Kadın da kocası gibi boşanma hakkına sahiptir.


    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    İslam hukuku'nda Aile

    İslam dini toplumun huzuru ve insan neslinin sağlıklı bir şekilde devamı için, ailenin gerekli olduğunu bildirmiştir. Bu sebeple nikahı helal kılarak, zinayı ve zinaya yol açan serbest ilişkileri yasaklamıştır. Kadına hiç bir dinin, hiç bir sistemin vermediği değeri vermiştir. Peygamber efendimizin Veda hutbesindeki nasihatlerinden biri: “Kadınlarınıza eziyyet etmeyiniz! Onlar, Allahü tealanın sizlere emanetidir. Onlara yumuşak davranınız, iyilik ediniz.” olmuştur. Başka bir hadis-i şeriflerinde de; “Cennet anaların ayakları altındadır.” buyurarak, kadını korumada eşsiz bir hassasiyet göstermiştir. Ancak erkekler “ailenin reisi” olmak bakımından kadınlar üzerinde (daha üstün) bir dereceye sahiptirler. Bununla beraber, erkeklerin meşru surette kadınlar üzerinde hakları olduğu gibi, kadınların da onlar üzerinde hakları vardır. Ailenin mutluluğu ve sosyal hayatın huzuru, aileyi meydana getiren kadın ve erkeğin, vazife ve sorumluluklarını bilip, uygulamasına bağlıdır.

    Aile içinde kadın ve erkeğin birbirlerini anlayıp hoşgörü sahibi olmaları, aile saadeti için şarttır. Karşılıklı saygı ve vazifelerin ne olduğunun bilinmesi, yuvanın huzurlu olması için önemli hususlardır. Ailede disiplini baba sağlar. Baba adaletli davranırsa, ailede huzur olur. Akıllı kadın ve erkek birbirlerini üzmezler. Hayat arkadaşını üzmek, incitmek aile seadetinin bozulmasına sebeptir. Zalim, huysuz kimse, hayat arkadaşını devamlı üzerek asabını bozar. Sinirler bozulunca, çeşitli hastalıklar meydana gelir. Hayat arkadaşı hasta olan bir eş, mahv olmuştur. Saadeti sona ermiştir. Eşinin hizmetlerinden, yardımlarından mahrum kalmıştır. Ömrü, onun dertlerini dinlemekle, ona doktor aramakla, ona alışmamış olduğu hizmetleri yapmakla geçer. Bütün bu felaketlere, bitmeyen sıkıntılara kadın veya erkeğin huysuzluğu sebep olmuştur. Bunlardan uzak, seadetli bir yuvanın esası, karşılıklı güler yüz, hep tatlı söz, anlayış ve hoşgörüdür. Bunları ise dinimiz emretmektedir. Bunlara uyan dünya ve ahirette rahat eder.

    Ana-baba ve çocuklar: Aileden gaye, neslin devamını sağlayan çocuktur. İnsanın öldükten sonra iyilikle anılması için; topluma faydalı bir eser, veya faydalı bir ilim yahut hayırlı evlat bırakması gerekir. Her şey bitip unutulduğu halde, bunlar unutulmaz ve ölen insanın hayırlı işinin devamını temin eder. O halde çocuğun örnek şekilde yetiştirilmesi, anne ve babanın ortak vazifesidir. Anne çocuğunu bizzat emzirip büyüttüğü, devamlı iyi ahlakı anlattığı gibi, bunların ev, yiyecek, giyecek ile manevi ve maddi ihtiyaçlarını karşılamak da önce babanın vazifesidir.

    İslam Hukuku (fıkıh), müslüman ferdin, doğumundan ölümüne kadar, hayatının her alanında kendisinden uyması beklenen, tutum ve davranışlarının asgari ve azami sınırlarını belirleyen bir sistemdir. Bu sistem içerisinde ferdin ibadet hayatı yer aldığı gibi, diğer fertlerle ilişkilerini konu içeren sosyal hayatı, devletle ilişkilerini içeren hukuki hayatı da girer
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    İslamiyet, ahlak ve ilme en büyük kıymeti verip, cahilliği ve ahlaksızlığı reddeder. Onun için her anne ve baba, çocuğuna ilmi, ahlaki ve dini görevlerini öğretmelidir. Öğretmezlerse mes’ul olurlar. Çünkü, her çocuk sevmeyi, sevilmeyi, saygıyı burada öğrenir. Disiplin ve düzenli hayata burada alışır. Allahü tealaya inanmayı, Peygamber sevgisini, vatan-millet aşkını, gelenek ve göreneklerine saygıyı hep burada öğrenir. Çocuklar altı yaşlarına kadar kişilik özelliklerini aileden alırlar. Bu sebeple ailenin düzenli olması çok önemlidir. Aile hayatının düzenli olması, çocukların şahsiyetli ve güzel karakterli olarak yetişmesini sağlar. Terbiye etmek için anne - baba gerektiğinde evladına sertlik gösterebilir. Yalnız bu, masum yavrunun körpe vicdanında derin yaralar açan dayak şeklinde olmamalıdır. Fazla sertlik göstermek pekçok çocukta yalancılık, hile ve hareketlerinde dengesizlikler meydana getirir. Anne ve baba, kız ve erkek çocuklarını devamlı gözetmeli, bilhassa onları kötü arkadaştan korumak için çok gayret göstermelidir. Kötü arkadaş, çocuğun en büyük düşmanıdır.

    Çocuklar küçük olsun, büyük olsun anne ve babalarına itaat ve hürmette kusur etmemelidir. Hayatın çeşitli zorlukları içinde onları büyütüp, her sıkıntıya katlanan anne ve babalar, her bakımdan hürmet ve itaate layıktırlar. Kur’an-ı kerimde mealen; “Allahü tealaya ibadet ediniz.” buyrulduktan sonra, “Anne-babaya iyilik ediniz.” (Bakara suresi : 83) diye emredilmiştir. Yine onlara “Öf!" demek bile (İsra suresi: 23) yasaklanmıştır.

    Aile, ne kadar sağlam olursa, toplum o derece güçlü temeller üzerine kurulmuş olur. Bir milleti yıkmak isteyen iç ve dış düşmanlar, ilk tahribatlarına aileden başlarlar.

    Alkol, uyuşturucu, kumar ve fuhuşun en büyük tahribatı (yıkımı) aile ve nesiller üzerindedir. Toplumun temeli aile, ailenin temeli ise sadakat, iffet, haya, karşılıklı sevgi ve anlayış gibi manevi değerlerdir. Ailenin zayıfladığı, zedelendiği, vazifelerini yapamadığı zamanlarda gayri meşru serbest münasebetler artmakda, beden ve ruh sağlığı bozuk nesiller toplumu işgal etmektedir. Bu sebeple, TC Anayasası, ailenin, annenin ve çocuğun korunmasında devleti vazifeli kılmıştır.

    Aile konusunda Anayasa’mızın 41. maddesinde aşağıdaki düzenlemeye yer verilmiştir:

    "Devlet ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile plânlamasının öğretimi ve uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır teşkilâtdı kurar."

    Aile ve evlilik

    Birçok toplumda ailenin temelini evlilik oluşturur. Hemen bütün ülkelerde ailenin kurulması ve aile birliğinin bozulması yasalarla düzenlenmiştir. Bugün birçok ülkede evlilikler tekeşlidir. Bu, evlilik bağının yalnızca bir erkek ile bir kadın arasında kurulabileceği anlamına gelir (bak. Evlilik). Bu tür evliliklere monogami denir. Oysa bazı ülkelerde bir erkek birden çok kadınla, bir kadın birden çok erkekle evlenebilir. Çokeşli bu tür evliliklere poligami denir. Bir erkeğin birden çok kadınla evliliğine poligini adı verilir. Bu tür evlilikte aynı evin içinde her kadının kendi çocuklarıyla birlikte oturduğu ayrı birimler oluşur. Bu geleneğe bazı Asya ve Afrika ülkelerinde, özellikle zenginler arasında yaygın olarak rastlanır. Buna karşılık bazı toplumlarda, örneğin Hindistan'daki Toda'lar ve Nayar'lar arasında kadınların birden çok erkekle evlenmesi olağandır. Buna da poliandri denir.

    Eski Türk toplumlarında aile büyük önem taşırdı. Tekeşli evlilik temeline dayanan ailelerde kadın ile erkek arasında eşitlik vardı. Türklerin İslam dinini benimsemesinden sonra, ailenin yapısı bu dinin etkisiyle değişti. Bu ailede erkek, mutlak egemenlik ve dört kadınla evlenebilme hakkı kazandı. Bu gelenek Cumhuriyet dönemine kadar sürdü. 1926'da kabul edilen Türk Medeni Kanunu, çokeşliliğe son verip tekeşli evliliğe dayanan aile yapısını yasalaştırdı. Türkiye'nin kırsal kesimlerinde geleneksel geniş aile tipi yaygındır. Bununla birlikte, özellikle içgöçler ve kentleşme nedeniyle geniş aileler parçalanarak yerlerini çekirdek ailelere bırakmaktadır.

    Aile ve boşanma

    Çağdaş toplumun getirdiği sorunlar çoğu kez aile yaşamında gerilimlere yol açar. Bu gerilimler ana babaları boşanmaya kadar götürebilir. Gelişmiş ülkelerde boşanma oranının giderek artması, çağdaş ailenin başarılı olmadığı görüşünü yaygınlaştırmaktadır. Dünyanın birçok yerinde, ana babalarının ayrılmasından etkilenen çocukların sayısı sürekli artmaktadır. Boşanma sonucunda çocukların bakımı anneye ya da babaya kalmaktadır. Bunun sonucunda son yıllarda anne-çocuk ya da baba-çocuktan oluşan yeni bir aile tipi ortaya çıkmıştır. Bu beraberlik, boşanma anından başlayıp çocuğa bakan annenin ya da babanın yeniden evlenmesine kadar süren bir ilişkidir. Boşanmanın insanları evlenmekten caydırmadığı da bir gerçektir. Boşananların çoğu, genellikle kendileri gibi boşanmış kişilerle yeniden evlenmektedirler. Ne var ki kadının ve erkeğin ilk evliliklerinden olan çocuklarına, ikinci evlilikten "yeni" çocukların katılmasıyla aile içi ilişkiler daha sorunlu hale gelmektedir.

    Aile sevgisi

    Aile binasının harcını sevgi ve inançla karınız. Harcı sevgi ve inançla karılan aileler, değil bu dünyada, öte dünyada da çözülmezler. Ailede sevgi şartsız olmalıdır. Şartsız sevginin illeti yine sevgidir. Aileyi içerisinde barındıran ev, ya cennet köşelerinden bir köşe, ya da cehennem çukurlarından bir çukurdur. Evi cennetten bir köşe yapan şey sevgi, cehennemden bir çukur yapan şey ise sevgisizliktir.

    Aile'nin görevleri (roller)

  • 1.Gelir dağılımının iyileştirilmesinde

  • 2.Görece yoksulluğun giderilmesinde

  • 3.Toplumsal değerlerin benimsetilmesinde

  • 4.Demokratik değerlerin benimsetilmesinde

  • 5.Ortak yaşama kültürünün oluşmasında

  • 6.Eğitim güçlüklerinin aşılmasında

  • 7.Sağlık hizmetlerinin planlanmasında

  • 8.Cinsiyete bağlı ayrımcılığın ve eşitsizliğin giderilmesinde

  • 9.Çocukların ve gençlerin hayata hazırlanmasında

  • 10.Yaşlı nüfusun yaşam düzeyinin yükseltilmesinde

  • 11.Özürlü ve bağımlı nüfusun bakımı ve rehabilitasyonunda

  • 12.Toplumda dayanışma ve yardımlaşma mekanizmalarının işlemesinde

  • 13.Bireyler arasında fırsat eşitliğinin sağlanmasında

  • 14.Suç ve kötü alışkanlıklarla mücadelede

  • 15.İnsani birikimin paylaşılmasında
    Arapça "selem" kökünden alınmış olan İslam (Arapçası الإسلام,), sözlükte, "itaat etmek, boyun eğmek, teslim olmak, kötülüklerden salim bulunmak, selamete ulaşmak" vb. anlamlara gelen bir mastardır. İslam Hz. Muhammed (s.a.v)'e Allah tarafından vahiyle bildirilen son ve kâmil dinin adıdır. Bu dine uyanlara Müslüman denir.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

    Aile Resimleri


    • 1931 yılından bir çekirdek aile fotoğrafı.

    • 1585 yılından bir aile çizimi.



    Yorumlar - Lütfen konu (Aile) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.

    kaan: çekirdek aile: çekirdek aile anne, baba , abi(belki)abla kardeş olabilir buna çekirdek aile denir Geniş aile: geniş aile anne baba büyük anne ve büyük baba ( dede ve anneanne) olabilir. - 3 yıl, 6 ay önce yazıldı.