Anadolu tarihi

Tarih Öncesi ÇağlarPaleolitik Çağ (M.Ö. 600.

Anadolu tarihi

Tarih Öncesi Çağlar

Paleolitik Çağ (M.Ö. 600.000-8000)

İnsanın yavaş yavaş gelişmeye başladığı bu ilk uygarlık çağı Buzul Devri'ne rastladı. Yarım milyon yılı aşan bu uzun devre boyunca insan henüz üretime geçmemiş olup, doğada buldukları ile geçinen mağara ve ağaç kavuklarında barınan doğadaki taşlardan avlanma aletleri yapan ilkel bir durumdadır.Buzul Dönemi'nin izlerini Anadolu'da da bulmak mümkündür. Antalya çevresindeki Karain, Beldibi ve Belbaşı Mağaraları bu dönemin sonlarında (M.Ö 20.000-8000) kullanılmışlardır. Karain, Beldibi ve Belbaşı'nda bulunan eserlerin bir kısmı Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi ile Karain Müzesi'nde sergilenmektedir.

Neolitik Çağ (M.Ö. 8000-5000)

İnsanoğlu bundan 40 bin yıl önce, bugünkü fizik yeteneklerine ulaşmaya başladığı ve ateş yakmasını da öğrendiği halde uygar denebilecek duruma ancak on iki bin yıl önce yerleşik hayat şekline geçmesiyle ulaşabilmiştir. Yerleşik olmak insana mal ve zahire biriktirme imkanları sağladı. Dünyanın bir çok yerinde bu çağdan kalma küçük yerleşmeler gün ışığına çıkarılmıştır. Bunlardan en ileri düzeyde olan ikisi Orta Anadolu'da Konya dolaylarındaki Çatalhöyük yerleşmeleridir. Çatalhöyük'te insanoğlu daha M.Ö. 7. ve 6. binlerde duvarları renkli resim ve renkli kabartmalarla kaplı kerpiçten evlerde oturuyor, odalarını pişmiş topraktan renkli vazolar ve heykelciklerle süslüyordu. Heykelciklerin büyük bir bölümü çıplak bir tanrı kadını, toprak anayı, tasvir etmektedir. Duvarcılar ve çeşitli meslek erbabı obsidyandan yapılmış aletleri kullanıyorlardı, çiftçiler öküzlerle sürdükleri tarlalarda buğday, arpa ve mercimek yetiştiriyorlardı. İş adamlarının pişmiş topraktan mühürleri, kadınların cilalanmış obsidienden aynaları vardı. Çatalhöyüklüler'in sofralarında ekmek, sebze ve meyveden başka keçi ve koyun eti de yer alıyordu. Evlerini, evcil hale getirdikleri köpekler koruyordu. Bu evlerden birinin duvarında patlama halinde bir yanardağın, muhtemelen Hasan Dağı'nın tasviri bulunuyordu. Bu eser, sanat tarihinin bu güne kadar bilinen en eski manzara (paysage) resmi olup, sözü edilen öteki buluntularla Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde sergilenmektedir. Müzede ayrıca evlerden birisinin 'kült odası' orjinal şekline yakın hali ile yer almaktadır.

Kalkolitik Çağ (M.Ö. 5000-3000)

Kalkolitik Çağ'da, yani Maden - Taş çağında, Anadolu bir duraklama dönemi geçirir. Bu iki bin yıl içinde de güzel keramik örneklerine rastlanırsa da Mısır ve Mezopotamya yanında Anadolu artık geri kalmış bir ülkedir.

Tunç Çağı (M.Ö.3000-2000)

Bakır, çinko ve kalayın karışımı ile elde edilen tunçtan eserlerin ortaya çıktığı çağda Anadolu bir ölçüde olsun canlanmaya başlar. Troia II yerleşmesi erken Tunç Çağı'nın (M.Ö. 3000-2500) Anadolu'daki en parlak merkezidir; ancak Mısır'da ve Mezopotamya'da yazının kullanıldığı bir dönemde Anadolu hâlâ geri kalmış durumdadır.

Anadolu 2500 yılı bulan bir duraklamadan sonra ilk önce Orta Tunç Çağı'nda (M.Ö. 2500-2000) yeniden gelişmeye başlar. Her ne denli yazı kullanmıyorlarsa da Orta ve Güneydoğu Anadolu'daki Hatti Uygarlığı ile kuzeybatı Anadolu'daki Troia II yerleşmesi dünya medeniyetinde müstesna bir yer alırlar.

HATTİ UYGARLlĞl (M.Ö. 2500 - 2000)

Hitit metinlerinde kalıntılarına rastladığımız Hatti dili kendine öz bir yapıya sahip olup, kendisi ile çağdaş olan dillerden hiç biriyle benzerlik göstermez. Hattiler Mezopotamya etkileri taşımakla birlikte sanat ve genellikle maddi kültür yönünden güçlü bir özgünlük gösterirler. Din, töre, mitoloji ve sanat bakımından büyük bir varlık sergileyen Hattilerin etkileri Anadolu'da iki bin yıla yakın bir süre boyunca yaşamıştır. Nitekim Anadolu M.Ö. 2500 - 700 tarihleri arasında bütün komşuları tarafından hep Hatti ülkesi adı ile anılmıştır. Yine bu nedenle Indo-Avrupa kökenli Hititler de bütün tarihleri boyunca yazılı kaynaklarında Anadolu'yu Hatti Ülkesi olarak anmışlardır. Eski Testament'deki Cheta (Kheta) ile de Anadolu'da oturan halkın kastedildiği sonradan, bu yüzyılın basında Boğazköy tabletlerinin keşfinden ve okunmasından sonra anlaşıldı.

Hatti ülkesi küçük beyliklerden oluşmakta idi. Aynı zamanda en yüksek rahip sıfatını da taşıyan bu kralcıklar çok özgün sanat eserlerinin meydana gelmesini sağlamışlardır. Alacahöyük, Horoztepe ve Mahmatlar gibi Kızılırmak kavsi içindeki bölgelerde bulunmuş olan bu eserler hayvan şeklindeki tanrıları; boğalar fırtına tanrısını; geyikler onun karısı olan tanrı kadın Vuruşemu'yu; kral standartları ise evreni (Universium'u) tasvir etmektedirler. Çoğunlukla bir çift öküz boynuzu üstünde duran bu evren sembolü, Türkiye'de hâlâ yaşayan bir masalın 'Dünya bir öküzün boynuzları üzerinde durur ve öküz başını salladığında deprem olur' biçimindeki inancın kaynağı olmak gerektir.

TROİA II YERLEŞMESİ (M.Ö. 2500- 2000)

Orta tunç çağının Anadolu'daki ikinci büyük kültür merkezini yukarıda da Söylediğimiz gibi Çanakkale'deki

Hatti (<sup>URU</sup>Ha-at-ti), Anadolu'da M.Ö. 3000 - 2000 yılları arasında Tunç Çağı'nda Hattiler tarafından, daha sonra M.Ö. yaklaşık 1400-1200'lerde güçlerinin zirvesinde olan Hititler tarafından yurt edinilmiş bir bölgenin adıdır. Anadolu'daki ilk siyasi birlik olan Hitit Uygarlığı'nın başkenti bugün Türkiye'nin kuzey İç Anadolu Bölgesi'nde bulunan Hattuşaş kentidir. M.Ö. 1000'li yılarda Hitit toprakları'nın Fırat'ın batısında kalan bölü
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Troya 2 yerleşmesi oluşturmaktadır. Troia'yı ilk kazan Schliemann'ın burada bulduğu ve yanlışlıkla Priamos'un hazinesi adını verdiği altından kaplar ve çeşitli ziynet eşyasından oluşup, Berlin Müzesi'ne götürülmüş olan eşsiz eserler ne yazık ki II. Dünya Savaşı'nda ortadan yok olmuşlardır. Bugün bu ünlü hazineden sadece İstanbul Müzesinde küçük fakat çok önemli bir bölüm kalmıştır. Ancak yitirilen altın kapların çok güzel galvanize kopyaları mevcuttur.

H. Schliemann yaptığı kazılar sırasında Troia II 'yi büyük ölçüde tahrip etmiş olmakla birlikte bugün kazı yerinde bu yerleşmenin giriş rampası ve kent duvarı ile büyük megaronların bir bölümü ayakta durmaktadır.

HATTİ - HİTİT BEYLİKLER DÖNEMİ (M.Ö 2000 - 1750)

M.Ö. üçüncü binin sonlarında Kuzey Avrupa'dan sıcak ülkelere doğru olagelen Indoavrupalı kavimlerin büyük göçü sırasında aynı kökten olan Hititler, Kafkasya üzerinden Anadolu'ya geldiler. Ancak Hitit kabilelerinin bu göçü, istiladan çok sızma yolu ile gelişti. O dönemlerde Hatti beyliklerinin egemenliğinde olan Anadolu'da M.Ö. 2. binin ilk çeyreğinde Indoavrupalı kökenli beyliklerin de birdenbire yer aldığını görüyoruz. Giderek Hitit beylikleri çoğalmış ve böylece 1750 sıralarında Anadolu dışardan gelen Hititlerin eline geçerek Hitit Devleti kurulmuştur.

HİTİT DEVLETİ (M.Ö 1750-1200)

Yukarıda anlatıldığı üzere Anadolu'ya M.Ö 2000 tarihlerinde gelen Hint Avrupalı

Çanakkale iline bağlı Tevfikiye köyü yakınlarında bulunan ve günümüzde “Hisarlık” adıyla anılan Truva, Homeros’un İ.Ö. 9. yüzyıla ait ünlü İIyada ve Odysseia destanına konu olan önemli bir yerleşim merkezi olarak bilim aleminde yerini almıştır. Bu bağlamda Truva kazıları da, arkeolojik alandaki çalışmaların önde gelenlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Avrupa ile Asya arasındaki başlıca ticaret yollarından biri üzerinde yer alan Truva, H. Schliemann tarafın
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Hititler 1750 tarihlerinde ilk krallıklarını 2. bin ortalarında ise Hitit Büyük Krallığı'nı (Hitit İmparatorluğunu) kurdular.

Hititler M.Ö 15 ve 14. yüzyıllarda yakın doğunun en büyük devletlerinden birini oluşturuyorlardı 13. yüzyılda ise dünya egemenliğini Mısır İle paylaşıyorlardı.

M.Ö 1875'te Hititlerle Mısırlılar arasında Kadeş'te yapılan büyük savaşta Hitit kralı Muvattalli o çağın en güçlü vurucu silahı olan atlı savaş arabalarından 3500 tane kullanarak rakip orduyu bozguna uğrattı. Hattuşili 4 ile Ramses 2 arasında imzalanan muahedenin Hititce metni İstanbul arkeoleji müzesinde sergilenmektedir. Bu belge Dünya tarihinin iki büyük devlet arasında aktedilmiş ilk politik antlaşmasıdır.

Hititlerin ilk merkezlerinden biri olan Kaneş'te (Kayseri yakınındaki Kültepe'de) M.Ö 18. yy da çivi yazısı kullanılmakta idi. Ayrıca halkın anlaması için kendi icatları olan hieroglifleri, yani resimli yazıları da vardı. Böylece Anadolu'da tarihi çağ Mısır ve Mezopotamya'dan 1000 yıl sonra, ilk önce Hititlilerle başlamış bulunuyordu.

Yukarıda Hatti bölümünde Hititlerin Mezopotamyalılar gibi Anadolu'yu 'Hatti ülkesi' adı ile andıklarını ve eski Testamente de zikredilen Khetaların da bu Hatti adında geldiğini söylemiştik. Hitit dilinin çözülmesi sırasında filologlar hep Hatti adına rastladıkları için Hint-Avrupa kökenli olan ve aslında Nesi'ler denmesi gereken bu kavme, eski Testamenteki deyişten de esinlenerek yanlışlıkla Hitit adını taktılar. Hititlere İngilizce 'The Hitites' Almancada 'die Hethister', Fransızcada 'Les Hitites', İtalyancada ' Gli ititi ' denmektedir. Türkçede önceleri 'Eti' sözcüğü kullanılıyordu. Şimdi ise Hitit tabiri yerleşmiş bulunmaktadır.

Hititler, din, mitoloji, töre, örf ve adet ile kültür ve sanatın bütün alanlarında Hattilerin etkisi altında kalmışlar; birçok tanrı adı ile ırmak ve kent adlarını da Hattilerden almışlardır. Örneğin Hitit başkenti Hattuşa'nın aslı Hattice olup Hattuş'tan gelmektedir. 4 büyük Hitit kralının adı olan Hattuşili de aynı kökten kaynaklanmaktadır.

Büyük oranda Hatti ve Mezopotamya etkileri taşıdığı halde Hitit kültürü kendine has ilginç bir karakter sergiler. Tapınakları, özgün bir nitelikte olup, 'kent duvarları ise düşmana saldırı imkanına sahip bir savunma sistemi oluşturmaları bakımından Dünya'da eşsizdirler. Hitit figüratif sanatı da İkonografi bakımından Mezopotamya etkileri göstermekle birlikte orijinal ve ilginç bir sitil yaratmıştır.

Hitit ülkesi yakın şarkta kadını önemli sosyal haklara sahip olduğu ve insan haklarının büyük ölçüde yasa güvencesi altında bulunduğu tek memleketti.

HURRİ UYGARLIĞI

Aşağı yukarı Hititlerle çağdaş olarak Doğu Anadolu'da egemen olan ve Hintli bir krallık ailesi tarafından idare edilen Mitanniler Hurrice konuşuyorlardı. Kendi başına bir tür oluşturan bu dil daha sonra adlarına 13. Yüzyılın ilk yarısından beri rastlanan Urartular (M.Ö 900-600) tarafından da kullanılmıştır. Hititler 13. yüzyılda da büyük ölçüde Hurri etkisinde kalmıştır.

Troia 6 Uygarlığı (M.Ö. 1800 - 1275)

Hitit büyük krallığı ile çağdaş ve üstün düzeyde bir krallık da Çanakkale'de Troia 6 uygarlığını geliştirmiştir. Myken'lerle akraba olan bu kavmin meydana getirdiği yerleşme Homeros'un Ilias destanına sahne olan Ilion kentdir. Troia 6'nın kent duvarı ve megaronları çok iyi korunmuş olup, Türkiye'nin en değerli ziyaret yerlerinden birini oluştururlar. Troia kazılarında bulunan önemli keramik eserler İstanbul Arkeoloji Müzelesi'nde sergilenmektedir.

'Ege Göçü' ve Balkan halklarının Anadolu'yu istilası (MÖ 1200)

MÖ 1200 tarihlerinde olagelen büyük 'Ege Göçü' sonu Balkanlardan gelen Indoavrupalı kavimler önce Troia 6'yı sonra Hattuşa'yı tahrib ederek bu iki özgün kültürlü devletin ortadan kalkmalarına neden olmuşlardır. M.Ö. 1200 den sonra yazı da kullanılmaktan çıkmış, Anadolu bölge bölge 300-400 yıl boyunca kültürden yoksun fakir bir seviyeye düşmüştür. Troia 7b1 bölümde de bulunan elle yapılmış kaba keramikle Troia 7b2'de ele geçen Buckelkeramik söz konusu Balkan kavimlerine ait olup İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmektedir.

O. birinci binin ilk yarısında küçük Anadolu Devletleri M.Ö. 2. Binin ilk çeyreğinde olduğu gibi demir çağında da (M.Ö. 1200-700) Anadolu yarımadası çeşitli topluluklara ait büyüklü küçüklü beyliklerin idaresinde idi. Güneydoğu Anadolu'da kısmen Suriye'de olmak üzere Geç Hititler, Doğu Anadolu'da Hurrilerin devamı olan Urartular, Orta Anadolu'da ise Frygler, Lydialılar ve Güneybatı Anadolu'da Kanalılar, ve Lykialılar üstün değerde uygarlıklar kurmuşlardır.

Geç Hitit Beylikleri (M.Ö. 1200 - 700)

Güneydoğu Anadolu'da ve bugünkü kuzey Suriye'de yerleşik olan Geç Hititler büyük oranda Anadolu Hitit kültürünü sürdürmüşlerdir. Giderek Babil, Asur, Aram ve Fenike etkisine girmiş olan Geç Hititler özellikle 8. ve 7. Yüzyıllarda henüz gelişme yolundaki Hellen sanatına büyük ölçüde etkili olmuşlardır.

Urartu Uygarlığı (M.Ö. 900-600)

Doğu Anadolu'da Van bölgesinde ve İran'la bugünkü Rusya'da yerleşik olan

Anadolu’nun tarihsel çağları, Çorum'un Sungurlu ilçesine 5 km. uzaklıkta bulunan ve yapılan kazılarda Hitit İmparatorluğu’nun başkenti Hattuşa olduğu anlaşılan Boğazköy'de, Yozgat’ın güneydoğusuna düşen Alişarhöyük'te ve kayserinin kuzeyindeki Kültepede bulunan, çivi yazısı ile yazılmış tablet denilen kil levhacıklar ile başlar. Sayıca, Alişar ve Boğazköy de az Kültepede ise on binleri aş
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Urartular Sami, Hint avrupa ve Hatti dilinden de başka bir dil olan Hurrice'nin bir lehçesini konuşuyorlardı. Krallıkları 8. yüzyılın ortalarında kısa bir süre için Suriye kıyılarına dayanan Urartular özellikle maden işçiliğinde ileri bir düzeyde idiler. Urartu tunç eserleri Frygia ile Etrüsk kentlerinde bulunmuştur.

FRİGYA UYGARLIĞI (M.Ö 750 - 300)

Urartu Devleti Doğu Anadolu'da yaşamış ilkçağ ulusudur, en parlak döneminde (M.Ö. IX. yy.) Hazar Denizi'nden Malatya'ya kadar uzanan alanda egemenlik sürüyordu. Başkenti Tuşpa (Van) idi. Devletin kuzey sınırları Erzurum ve Erzincan'a, güney sınırlarıysa Musul ve Halep'e kadar uzanıyordu. O yıllarda Ön Asya'nın büyük devleti olan Asur Devleti, Urartuların bağımsızlığını tanımak zorunda kaldı.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Frigler Troya 6'nın tahribinden sonra Anadolu'ya gelen Balkan kökenli kavimlerden biridir. Ancak siyasal bir topluluk olarak ilk defa M.Ö 750'den sonra ortaya çıkmışlar, Midas döneminde ise (M.Ö 725 - 675) bütün Orta ve Güneydoğu Anadolu'ya egemen güçlü bir Krallık seviyesine ulaşmışlardır. Frigyalılar kısa bir süre içinde Anadolulaşmışlar ve büyük oranda Geç Hitit ve Hellen etkileri altında kalmış olmakla birlikte özgün bir kültür oluşturmuşlardır. Friglerin maden ve ağaç işçiliğinde, dokumacılıkta yarattıkları eserler Helen dünyasına örneklik yapmıştır. Frigler Helenlere ayrıca müzik alanında esinlenme kaynağı olmuşlardır.

LİDYA UYGARLIĞI (M.Ö 700 - 300)

Güçlü bir uygarlık kuran Friglerin tarihi ve sosyal yaşamı ile ilgili bilgilerimiz ne yazık ki yeterli değildir. Bu konudaki ilk bilgileri antik yazarlardan öğreniyoruz. Tarihçi Herodot ile coğrafyacı Strabon'a göre Frigler, Avrupalı bir kavimdi ve Anadolu'ya gelmelerinden önce “Brigler” olarak anılıyorlardı. Friglerle ilgili bu yazılı kaynakları ve bölgedeki kazı sonuçlarını değerlendiren bilim adamları Friglerin, büyük olasılıkla MÖ 1200'lerde Trakya ve Boğazlar üstünden Anadolu'ya geld
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Lidyalıların dili Hint Avrupa kökenli olmakla birlikte M.Ö 2. binden önceki yerli Anadolu dillerinin unsurlarımda taşır M.Ö 7. yüzyılda İon kentlerine zaman zaman egemen olmuşlarsa da büyük ölçüde Helen kültürünün etkisi altında kalmışlardır. Böyle olmakla birlikte yapı işçiliğinde ise onlara örnek olmuşlardır.

KARYA & LİKYA UYGARLIKLARI (M.Ö 700 - 300)

Lidyalılar gibi

Lidyalılar Batı Anadolu'da devlet kurmuş eski bir kavim. Asıl merkezleri, Menderes ve Gediz nehirleri vadileriydi. Ülke güneyinde Karya, doğusunda Frigya, batısında Eolya, kuzeyinde Temnos Dağları ile çevrilidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Karya ve
Karyalılar antik çağda, Klasik Dönem (Greko-Romen uygarlığı) öncesinde, güneybatı Anadolu'da kabaca günümüzdeki Muğla ili üst kısımlarına ve içerisindeki bölgeye denk gelen alanda (Karya) yerleşik bulunan ve belli bir uygarlık seviyesi kurmuş bir halktır. Herodot'a göre, Karyalıların ismi efsanevi kurucu kralları Kar'dan türemiştir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Likyalılar da büyük ölçüde eski Anadolu dillerinden unsurlar taşıyan ancak Hint Avrupalı olan bir lehçe konuşuyorlardı. Karyalılar hakkındaki bilgimiz çok azdır. Buna karşılık Likyalıların Güney Batı Anadolu'da sağlam olarak ayakta duran fevkalade güzellikteki kaya mezarları, Türkiye'nin en göz alıcı anıtları arasında yer alırlar.

İON UYGARLIĞI (M.Ö 1050 - 300)

Eski İzmir kazılarının ortaya koyduğuna göre


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
İon kentleri 1050 sıralarında kurulmuşlardır. 300 yıl boyunca ilkel bir düzeyde tarımcı topluluklar olarak yaşayan İonlar, 8. yüzyılın ikinci yarısında Mısır, Fenike, Asur ve Hitit merkezlerinin etkileri ile gelişmeye başlamışlar, ancak parlak dönemlerinin M.Ö 650 - 545 yıllarında idrak etmişlerdir.

İonların Dünya tarihindeki önemleri özgür düşünce ile özgür bilimsel araştırmanın ilk önce onların kurdukları kentlerde doğmuş olmasından ileri gelmektedir. Özellikle Miletos kentinde doğan filozofları, doğayı ve doğa olaylarını dinsel kurallardan ve boş (batıl) inançlardan sıyrılmış bir davranışla araştırmaya başladılar. Annesi Helen, babası Karyalı Hexamyes olan doğa filozofu Thales başta olmak üzere Anaximondros ve Anaximenes gibi düşünürler. Mısır ve Mezopotamyadan öğrendikleri bilgilere dayanarak bu yeni özgür davranışla, felsefe, matematik, geometri ve astronomi gibi müspet ilimlerin İlk temellerini attılar. Mısır'ı ve Mezopotamya'yı gezmiş olan Thales, o ülkelerde elde ettiği bilgilerle dünya'da ilk defa bir doğa olayını, M.Ö. 28 Mayıs 585 tarihinde olagelen güneş tutulmasını, önceden hesap etti. Bu bilimsel tespit ilk adım oldu: İslâm dünyasında Arap, İran ve Türklerin M.S 9. ve 12. yüzyıllarda geliştirdikleri ilk Rönesans hareketiyle gelişti. Daha sonra Avrupa'da Rönesans çağında ve özellikle l9. ve 20. yüzyıllarda oluşturulan, nihayet Ay'a insan gönderme başarısına kadar uzanan bilimsel araştırmaların ilk adımı oldu.

Bu çağda İonia, şiir ve sanat alanında da Dünya'nın bir numaralı merkezi idi. Gerçekten Efesos'daki 55 x 110 metre boyutlarındaki Artemis tapınağı Dünya'da ilk defa olmak üzere tamamıyla mermerden inşa edili, İon mimarlık düzeni Atina'ya da geçmiş ve sonraları Avrupa'nın ve Amerika'nın çeşitli dönemlerde tekrar etmekten zevk aldığı bir mimarlık düzeni olarak 20. yüzyıl başlarına kadar yaşamıştır.

İon mimarlığının güzel ve iyi korunmuş kalıntıları bugün, Bergama, Sardis, Efes, Priene, Miletos, Didyma, Afhrodisias ve Aizanoi gibi eski kentlerde bütün güzellikleri ile ayakta durmaktadır. İon sanatının heykelleri de Türk müzelerinde korunmaktadır. İon vazoculuğu, Yunanistan'daki yaratıların yanında ikinci plânda kalırsa da taşıdıkları cana yakın mizah üslubu bakımından eşsizdirler.

PERS EGEMENLİĞİ (M.Ö 545 - 383)

Anadolu 6. yy'ın ortasından

İzmir ile Büyük Menderes ırmaklarının bulunduğu bölgeye yerleşmişlerdir. Polis adı verilen şehir devletleri şeklinde yaşamışlardır. En önemlileri İzmir, Foça, Efes, Milet’dir. Bu şehir devletleri; aralarında ticari rekabet bulunması ve hürriyetlerine düşkün olmaları nedeniyle siyasi birlik oluşturamamışlar ancak dini inanışlarının ortak olması sebebiyle kültür birliği sağlamışlardır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Büyük İskender'in Anadolu'ya gelişi ve Dara'yı 333 tarihinde İssos da yenmesine değin, İran egemenliği altında kalmıştır. İranlıların bütün Anadolu'yu ele geçirmeleri sonunda İon uygarlığının dünyadaki öncülüğü son bulmuştur. Ancak bazı İran satraplarının bağımsız krallar gibi hareket etmeleri nedeniyle M.Ö 5. yy Sonunda ve 4. yy da özellikle 'aryada, Likya'da ve Propontis de dünya çapında eserler meydana gelmiştir. Bunların en önemlileri Xanthos'daki Nereidler anıtı ile Bodrum'daki Maussoleum idi. Her iki anıtın mimarlık ve heykel eserleri şimdi büyük ölçüde British Museum da olmakla birlikte Bodrum'da da bazı buluntular mevcuttur.

HELLENİSTİK ÇAĞ (M.Ö 333 - 30)

Büyük İskender'in

İskender veya III. Aleksander (Yunanca: Μέγας Ἀλέξανδρος Megas Aleksandros) 20 Temmuz M.Ö. 356, Pella, Makedonya - 10 Haziran M.Ö. 323, Babil), M.Ö. 336 - M.Ö. 323 yılları arasında Makedonya kralı ve tarihteki en büyük imparatoru. Makedonya kralı II. Filip'in oğlu. Ayrıca Büyük İskender, İskender Rumi, İskender Yunani ve Makedonyalı İskender olarak da bilinir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Anadolu'yu İranlıların alinden alıp Hellen kentlerine bağımsızlıklarını kazandırması ile Yarımada yeniden dünya sanatında ön sırada yer aldı. Gerçekten, Assos, Bergama, Magnesia, Efes, Tralleis (Aydın) Miletos ve Didyma gibi kentler yine ön plana geçti ve burada yaratılan mimarlık eserleri büyük ölçüde Roma sanatına da etkili oldu.

ROMA ÇAĞI (M.Ö 30-M.S 395)

Anadolu kelimesi Yunanca güneşin doğduğu yer anlamına gelen “Anatoli”dan doğmuştur. Romalılar, kendi topraklarına göre doğuda kaldığından buraya doğu toprağı anlamında Thema Anadolia demişlerdir. Anadolu isminin bir bölge adı olması ise Selçukluların Anadoluya gelmesiyle başladı.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Romalılar tuğlaları harçla birbirlerine bağlama (perçinleme) yöntemini geliştirerek inşa ettikleri kemerler, tonozlar ve kubbeler sayesinde geniş hacimli yapılar ortaya koymuşlar ve böylece tarihin ilk büyük mühendislik eserlerini yaratmışlardır. İlk önemli eserler Roma da geliştirilmiş olmakla birlikte, Anadolu da kısa sürede yeni inşa yönteminin büyük bir başarı ile uygulandığı ülke oldu. Batı ve Güney Anadolu'da olduğu gibi Yarımadanın içlerindeki birçok yerde de bayındır kentler gelişti. Bu kentlerin hepsinde Agora, Belediye binası, Gymnasium, Stadium, Tiyatro, Hamamlar ve Çeşmeler gibi birçoğu mermerden yapılmış olan anıtsal yapılar yer alıyordu. Yollar da mermer plakalarla döşeliydi ve iki yanlarında sütunlu revaklar bulunuyordu. Böylece kentliler yazın güneşten ve tozdan, kışın soğuktan ve çamurdan korunuyorlardı. Yarımadanın bütün bölgeleri sağlam ve iyi bakımlı yollar taş köprülerle birbirine bağlanmıştı. Tarihte ilk kez olmak üzere yollarda mesafeleri gösteren mil taşları da vardı. Özellikle M.S 2. yüzyıl süresince Anadolu dünyanın en bayındır ülkelerinden biri idi ve kentlerinin konforu ve güzelliği yönünden Roma ile boy ölçüşecek seviyeye ulaşmıştı. Batı ve Güney Anadolu'da bugün düzinelerce ören yeri Roma çağındaki durumları ile korunmuş olup, ziyaretçilerin hayranlıklarını çekmektedirler.

Kronoloji

Batı Asya yarım adası Anadolu etrafında yerleşen devletler ve uygarlıkları kapsar. Ayrıca Latince adı olan "Asia Minor" Ön Asya olarak da isimlendirilir.

Neolitik Çağ

Asya ve Avrupa'nın stratejik kesişme bölgesinde olmasından dolayı Anadolu, tarih öncesi çağlardan beri pek çok uygarlığın için beşiği olmuştur.

Neolitik yerleşim olarak Taşhöyük Pottery Neolithic, Çayönü Pre-Potttery Neolithic A to Pottery Neolithic, Nevali Cori Pre-Pottery Neolithic B,Hacılar Pottery Neolithic (Türkiye'de şimdiki Burdur ilinin 25 km güney batısında, Göbeklitepe Pre-Pottery Neolithic A ve Mersin ile. Truva yerleşimi Neolithic çağ ile başlar ve Demir çağı içinde devam ederek ilerler.

Bronz Çağı

  • Troya

  • Hattiler

  • Kaşkalar

  • İyonyalılar

    Demir Çağı

  • Hititler

  • Urartular

  • Akamenid İmparatorluğu

  • Romalılar, MÖ 9 yy'de Italyan yarımadasında bulunan Roma adındaki şehir-devlette başlayan medeniyeti ve o medeniyetin mensuplarını belirler. Dilimizde anlamı aynı zamanda günümüzün Roma şehirinde yaşayan insanları da kapsar.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Frigyalılar

  • Lidyalılar

  • M.Ö. 12-7. yüzyıllar arasında Anadolu’nun batısında hakimiyet kuran topluluk. Frigler M.Ö. 1200 yılından sonra Trakya’dan Anadolu’ya dalgalar halinde gelmişlerdir. Bunların yerleştikleri bölgeye Frigya denmektedir. Bu bölge Tuz Gölünün kuzeybatısında kalan mıntıka ile bunun kuzeybatısında kalan yerlerdir. Hitit İmparatorluğunun parçalanması üzerine Orta Anadolu yaylalarına yayılarak başkent Gordion’u ve önemli bir dini merkez olan Midas (Yazılıkaya) şehirlerini kurdular.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

  • Kimmerler

  • Kimmerler, M.Ö. 15 ve M.Ö.14'üncü yüzyıllardan M.Ö. 8'inci yüzyılın ilk yarısına kadar İdil Nehri’inden Karadeniz’in kuzeyine doğru uzanan geniş bir alanda Kimmerya’da yaşamış göçebe bir kavimdir. Korkusuz ve cesur savaşçılar olarak ün salmışlardır. İskitlerin baskısıyla Kafkas dağlarını aşarak Doğu Anadolu'ya saldırdılar. Asur kralı II. Sargon, bunları bozguna uğrattı. Fakat savaşta ölünce Kimmerler, bir süre daha bu bölgede kaldılar. Sonra batıya doğru ilerlediler.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Ermeniler

  • Ermeniler, çoğunluğu Ermenistan'da olmak üzere başta Rusya ve ABD'de ve dünyanın çeşitli ülkelerinde yaşayan halka verilen ad. Yeryüzünde çeşitli ülkelere dağılmış 7 milyon civarında Ermeni bulunduğu sanılmaktadır. Ermenistan'daki Ermeni nüfusu resmi rakamlara göre 3 milyon civarındadır. Türkiye'deki Ermeni nüfusu çeşitli kaynaklara göre 35.000 ila 50.000 olup hemen hemen hepsi İstanbul ilinde yaşamaktadır.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Persler

  • Persler İran’a hakim olan eski bir kavim. Ari ırkına mensup, Hint-Avrupa kavmidir. M.Ö. 2000 yılında, kuzeyden gelip, Orta İran’a yerleştiler. Eski Ortadoğu’ya hakim Elamlılar ve Medlerin hakimiyetinde yaşadılar. M.Ö. 6. yüzyıl ortalarında, Pers Prensi
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

  • Antik Yunanistan

  • Likyalılar

  • İon Uygarlığı

  • Kapadokya

  • Asurlular

  • Akalar tarafından M.Ö.1200'de Batı Anadolu'da oluşturulan bir medeniyettir.


    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

  • Karyalılar

  • Karyalılar Batı Anadolu’da eski bir kavim, devlet ve yer adlarından. Büyük Menderes Nehri ile Dalaman Çayı arasındaki bölgeye eskiden, Karia, Laria, Karisa denilirdi. Fenikeliler devrinde; başları sorguçlu, ellerinde iki kulplu kalkanları bulunan muharip bir topluluğa da Karya denirdi. Karyalıların adı, başkanları Kar’dan gelmektedir. Hakim oldukları bölge ve devletin adı da Karya olup, tarihleri M.Ö. 3400’lere dayanır. 500 ile 320 yılları arasında on bir kral hüküm sürmüştür. Lidyalılar,
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Finikeliler


  • ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Yahudiler

  • Roma İmparatorluğu

    Helenistik dönem

  • Yahudi halkının tarihi çok eskidir. Bu insanların M.Ö. 2000 senesine doğru, Canaan (Kenani ülkesi) ve daha sonra Filistin adı verilen ülkeye gelmeleri ile başlar. Asırlar boyunca, kabileler halinde yaşadılar. M.Ö. 11. yüzyılın ikinci yarısında, Saul zamanında bir krallık haline geldiler. Davut zamanında ise, Kudüs'ü merkez yaparak kuvvetlendiler. En parlak devrini Süleyman zamanında yaşadıktan sonra ikiye bölündüler: Juda ve İsrail.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Selevkos İmparatorluğu

  • çeviri


    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

  • Roma Yunanistanı

  • Galatya


  • ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Ermeni Krallığı

  • Ermeni Krallığı, MÖ 190 ile 387 yılları arasında bağımsız krallık, sonra 428 yılına kadar Roma ve Pers İmparatorlukları'na bağlı devlet olarak hüküm sürmüştür. Hazar Denizi'nden Akdeniz'e yayılmıştır.Başkent'i şu an Türkiye topraklarında olan Diyarbakır iline bağlı Silvan (Tigranakert)dı.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Bitinya

    Orta çağ


  • ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Doğu Roma İmparatorluğu

  • Bizans İmparatorluğu'nun diğer adıdır. Bizans İmparatorluğu, Roma İmparatorluğu'nun 395'te Doğu ve Batı olarak ikiye ayrılmasıyla ortaya çıktı. Başkenti Roma olan Batı Roma İmparatorluğu 5. yüzyılda Germen kabilelerince yıkıldı. Merkezi Konstantinopolis (bugünkü İstanbul) olan ve Doğu Roma İmparatorluğu da denen Bizans İmparatorluğu ise, bin yılı aşkın süre varlığını sürdürdü. Bizans'ın ortaya çıkışı, Roma İmparatoru I. Constantinus'un başkenti, Roma'dan bugünkü İstanbul'a taşımasıyla da yakında
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Kilikya Ermeni Krallığı

  • Kilikya, (Doğu Roma İmparatorluğu zamanında Kilikya, 1199-1375, Roma İmparatorluğu döneminde Caesarea ad Anabarsum), Adana ili Kozan ilçesinin 28 km güneyindedir. Antik şehir duvarlarının hemen dışına kurulmuş küçük köyün ismi Dilekkaya'dır.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Sasani İmparatorluğu

  • Sasani Devleti, Sasani İmparatorluğu veya Sasaniler (ساسانیان) dördüncü İran Hanedanlığı ve ikinci Fars İmparatorluğunun adıdır (226 - 651). Sasani hanedanlığı son Arşaklı kralı Artabanus IV'ü yenmesinin ardından Ardashir I tarafindan kurulmuş, son Sasani hükümdarı Şahinşah (Krallar krali) Yazdegerd III'ün (632-651), erken Halifelik'le yani ilk İslam Devleti ile girdiği 14 senelik mücadeleyi kaybetmesiye sona ermiştir.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Bizans-Arap Savaşları


  • ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Selçuklular

  • Selçuklular, Türk-İslam devletlerinin en büyüklerindendir. Oğuzların Üçoklar kolunun, Kınık boyuna mensupturlar. 10. yüzyılın sonu ile 11. yüzyılın başlarında İslamı kabul ettiler. Selçuklular; Çin'den, Batı Anadolu dahil bütün Ortadoğu ülkeleri, Akdeniz sahilleri, Kuzeybatı Afrika, Hicaz ve Yemen'den Rusya içlerine kadar yayılan hakimiyetin, muazzam bir kültür ve medeniyetin temsilcisidir.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Anadolu Beylikleri

  • Anadolu Beylikleri, Türklerin 1071’deki Malazgirt Savaşı’ndan sonra Anadolu’da kurdukları devletlerdir. Bu savaşın hemen ardından, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da kurulan devletlere Birinci Dönem Anadolu Beylikleri denir. Aynı dönemde kurulan Anadolu Selçuklu Devleti’nin zayıflaması ve yıkılmasından sonra kurulan devletler ise İkinci Dönem Anadolu Beylikleri olarak anılır.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Moğollar

  • Moğolistan'ın yerli halkı. Doğu Asya kavimlerinden. Asıl yurtları Moğolistan’dır. Kısa zamanda Asya kıtasının büyük bir kısmına sâhip olup, yayıldılar.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    İlhanlılar

    Haçlı seferleri

    Haçlı seferleri

    Anadolu Beylikleri, Osmanlı ve Türkiye

  • Ahlatşahlar Beyliği

  • Alaiye

  • Artuklu Beyliği

  • Aydınoğlu Beyliği

  • Candaroğulları Beyliği

  • Çaka Bey

  • Çobanoğulları Beyliği

  • Danişmendliler

  • Dulkadiroğulları Beyliği

  • Eretna Beyliği

  • Eşrefoğulları Beyliği

  • Germiyanoğulları Beyliği

  • Hamidoğulları Beyliği

  • Kadı Burhaneddin

  • Karamanoğlu Beyliği

  • Karesi Beyliği

  • İnançoğulları

  • Mengüçlü Beyliği

  • Menteşe Beyliği

  • Pervaneoğulları

  • Ramazanoğulları Beyliği

  • Sahipataoğulları Beyliği

  • Saltuklu Beyliği

  • Saruhanoğulları Beyliği

  • Osmanlı İmparatorluğu

  • Türkiye

    Anadolu tarihinin kronolojisiTruvaHititlerÇoktanrıcılıkUrartularermenistanSasanilerSelçuklularMedesHellenizmFriglerLidyalılarKaryalılarLikyalılarKadeş SavaşıKimmer İstilasıRomalılarBizanslılarAnadolu Selçuklularıİstanbul'un FethiİstanbulMalazgirt SavaşıOsmanlı İmparatorluğuIssus SavaşıİyonyaBronz çağıDemir çağıBabillilerBizansHellenistik DönemRomalılarAraplarHAçlı SeferleriAvrupa'nın tarihiMilliyetçilk AkımıModern TürkiyeOrtaçağArzava KrallığıZerdüştlükHristiyanlıkİslamiyet

    Kronoloji resminin üzerindeki linklere tıklayarak ilgili başlıklar hakkında bilgi alabilirsiniz.

    Anadolu tarihi Resimleri


    • Selevkos İmparatorluğu M.Ö 323

    • Yaşadığı dönemde yapılan bir mozaik, Onun en gerçekçi yüz resmi olarak bilinir

    • Bir aslan ve boğanın tasvir edildiği elektrum Lidya sikkesi.

    • En güçlü olduğu dönemde Frigya M.Ö 9.-7.YY.

    • Bir Hitit Töreni Betimlemeli Çivi Yazısı Tableti , Boğazkale, Türkiye.




    Yorumlar - Lütfen konu (Anadolu tarihi) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.