Tarım

Tarım, bitkisel ve hayvansal ürünler elde etmek amacıyla toprağı işlemeyi ve hayvan yetiştirmeyi içeren etkinliklerin tümü. Tarımla ilgili işler dünyanın bazı bölgelerinde binlerce yıl öncesinden pek farklı olmayan yöntemlerle yürütülürken, bazılarında ileri teknoloji içeren, makineleşmiş tekniklere dayandırılır. Sosyoekonomik koşullardaki çok yönlü gelişmelere karşın dünyada tarım sektöründe çalışanlann sayısı ekonominin öbür dallarındaki toplam işgücünden hâlâ daha yüksektir.

TarımTarımda kullanılan bir traktör.
Tarım, bitkisel ve hayvansal ürünler elde etmek amacıyla toprağı işlemeyi ve hayvan yetiştirmeyi içeren etkinliklerin tümü. Tarımla ilgili işler dünyanın bazı bölgelerinde binlerce yıl öncesinden pek farklı olmayan yöntemlerle yürütülürken, bazılarında ileri teknoloji içeren, makineleşmiş tekniklere dayandırılır. Sosyoekonomik koşullardaki çok yönlü gelişmelere karşın dünyada tarım sektöründe çalışanlann sayısı ekonominin öbür dallarındaki toplam işgücünden hâlâ daha yüksektir.

Tarımın kökenleri

Tarımın tek, yalın bir kökeni yoktur; değişik çağlarda ve yerlerde çok çeşitli bitki ve hayvanların yetiştirildiği belirlenmiştir. Tarihöncesinde yetiştirilen ama sonradan ortadan kalkan türlerin sayısı da kesin olarak bilinmemektedir. Örneğin, Amerika'da cindannın ekilmesine ve İskandinavya'da geyiğin, Ortadoğu'da ceylanın evcilleştirilmesine çok eski tarihlerde son verilmiştir. Son Buzul Çağını izleyen elverişli iklim koşullarında
Buzul Çağı, (tr.: Pleistosen Çağ) M.Ö. 1.8 milyon yıl - 10.000 yıl arası dönem.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
pirinç,

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
buğday,
Buğday (Triticum), buğdaygiller (Poaceae) ailesinden bütün dünyada ıshahı yapılmış tek yıllık otsu bir bitkidir. Karasal iklimi tercih eder. Mısır ile birlikte dünya çapında ikinci en fazla ekimi yapılan tahıldır. Bunları pirinç takip eder. Buğday; un, yem üretilmesinde kullanılan temel bir besin maddesidir. Kabuğu ayrılabileceği gibi kabuğu ile de öğütülebilir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
arpa,
ARPA ARPA (Hordeum sativum); Alm. Gerste (f), Fr. Orge, İng. Barley. Familyası: Buğdaygiller (Gramineae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Anadolu’nun her yeri.

En önemli hububatlardan birisi. Arpanın tarihçesi çok eskilere dayanmaktadır. Eski Mısır hiyerogliflerinde ve piramitlerinde arpa resimlerine rastlanmaktadır. Genellikle ılıman ve sıcak iklimleri seven arpanın anavatanı Önasya’dır. Buğday kadar verimli olmamakla birlikte kıraç ve verimsi
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
patates ve mısır üretiminde önemli başarı sağlanırken, bu iklim değişikliklerine uyum gösteremeyen Ren geyiği besiciliği önemini yitirmiştir.

Yakın dönemlere değin tarımın İÖ y. 4000'lerde
Patates (Solanum tuberosum), patlıcangiller (Solanaceae) familyasından yumruları yenen otsu bitki türleri. Boyu 60-80 cm’ye varan, beyazımsı-pembemsi çiçekler açan, yumruları hariç zehirli otsu bir bitkidir. Bitkinin toprak altında kalan yumruları “patates” olarak bilinir. Bu yumrular nişasta bakımından zengin olduğundan önemli bir besin maddesidir. Patateste nişastadan başka belli bir oranda protein de bulunur; nişasta %20, protein %12'dir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Ortadoğu'da başladığı sanılırdı. Ama modern araştırmalar insanlığın gelişmesinde avcılık ve toplayıcılık aşamasından, tarımsal etkinliğe geçişin çok daha önce başladığını ve tarımın tek bir merkezden yayılmayıp birçok bölgede yaklaşık aynı dönemlerde geliştiğini ortaya koymuştur. Ortadoğu'da tarıma geçişin IÖ y. 9000-7000 arasında gerçekleştiği sanılmaktadır. Bu dönemde, sığır ve koyun evcilleştirilmiş,
Orta Doğu İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra bilimsel çalışmalarda ve uluslararası siyasette giderek kullanımı yaygınlaşan "Ortadoğu" (Middle East; Moyen Orient; eş-Şarku'l-Evsat) kavramını ilk defa 1902 yılında Amerikan deniz tarihçisi ve stratejisti Alfred Thayer Mahan, National Review'de yayınlanan Basra Körfezi'nin önemini ele aldığı "The Persian Gulf and International Relations" başlıklı yazısında Arabistan ile Hindistan arasındaki bölgeyi ifade etmek için kullanmıştır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Filistin'de Natuf kültüründe orak kullanımı başlamıştır. İÖ y. 7000'de
Filistin, güneyde, Akabe Körfezi'nden başlamak üzere Akdeniz ile Şeria Nehri'nin batısı arasında kalan Ortadoğu'daki bölgeye verilen çeşitli adlardan biridir. Gazze Şeridi ve Batı Şeria şeklinde özerk yönetim olarak yönetilmektedir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Irak ile
Irak Orta Doğu ülkelerinden biri. Kuzeyinde Türkiye, batısında Suriye ve Ürdün, doğusunda İran, güneyinde Kuveyt, Suudi Arabistan ve Basra Körfezi yer alır. Başkenti Bağdat olan ülkenin nüfusu 26 milyondur. (46. sırada) Osmanlı İmparatorluğunun çöküşünün ardından Ortadoğu’da kurulmuş olan devletlerden birisidir. Tarih içinde hiçbir zaman yaşamış olan bir Irak devleti ve Irak halkı olmamıştır. Irak adı da Osmanlı İmparatorluğu döneminde merkeze olan uzaklığından dolayı “Irak “ kelimesiyle
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
İran sınırındaki Ali Koş'ta kaplıca buğdayı, İngiliz buğdayı ve yabani arpanın yetiştirildiği sanılmaktadır. Bunların kendi türlerinin ilk örnekleri olup olmadığı ise bilinmemektedir.
İran İslam Cumhuriyeti Asya’nın batısında yer alan bir devlet. Kuzeyinde Ermenistan, Azerbaycan, Türkmenistan ve Hazar Denizi, doğusunda Afganistan ve Pakistan, batısında Türkiye ve Irak, güneyinde Basra ve Umman körfezleri bulunur.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Tayland'ın kuzeyindeki Ruh Mağarasında büyük olasılıkla İÖ y. 9000'de bezelye, sukabağı ve sukestanesi yetiştirilmiştir.
Tayland Krallığı Güneydoğu Asya’da, 5° 32’ -20° 28’ kuzey enlemleri ve 97° 21’-105° 38’ Doğu boylamları arasında yer alan, kuzeyden Burma ve Laos, doğudan Laos, Kamboçya ve Siyam Körfezi, güneyden Malezya ve batıdan Burma ve Andaman Deniziyle çevrili, eski adı Siyam olan ülke.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Meksika'nın kuzeydoğu kesiminde bazı kabak çeşitlerinin IÖ y. 7000'de evcilleştirilmiş biçimde var olduğu bilinmektedir. Tarımın gelişmesi nüfus artışına yol açmış, ayrıca toplu ve yerleşik yaşama geçişi özendirmiştir. Bu süreçte dayanıklı evler yapılmaya, dibek eli, dibek, değirmentaşı gibi aletler kullanılmaya başlamıştır.
Meksika batısında Pasifik Okyanusu, doğusunda Karayip Denizi ve kuzey doğusunda Meksika Körfezi bulunan Orta Amerika ülkesi. Meksika, kuzeyde Amerika Birleşik Devletleri sınırında geniş olup, Guatemala ve Belize ile komşu olduğu güneydoğuya doğru daralarak, bir üçgeni andırır. Yucatan Yarımadası ve kuzeybatıdan Pasifik Okyanusuna sokulan Baja (Aşağı) Kaliforniya bu görüntüyü bozar.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Paleolitik Çağa tarihlenen avcı köylerinin varlığı bilinmektedir. Bunlardan özellikle Mallaha (
Tarihöncesi uygarlığının gelişme sürecinde, kültürel evrelerin en uzunu ve buzul çağlarının kültürel karşılığı olan; insanlığın ilk ortaya çıkışından, MÖ yaklaşık 10.000 yıl öncesine kadar süren arkeolojik çağ. Bu çağda çaytaşı, çakmaktaşı, hayvan kemikleri ve ağaç gibi doğal maddelerden yapılan ilk aletlerin kullanılmaya başlandığı ve insanların mağara, kaya sığınağı gibi yerlerde "büyük gruplar"/"kalabalık aileler" biçiminde yaşadıkları bilinmektedir.

Paleolitik insan, besinini avcılık ve t
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
İsrail) ile
İsrail resmi olarak İsrail Devleti (İbranice: מדינת ישראל) (Medīnat Yisra'el), (Arapça: دولة إسرائيل) (Dawlat Isrā'īl) Asya ve Afrika kıtalarının kesiştiği yerde bulunmaktadır. Coğrafi olarak, Asya kıtasında bulunmaktadır; batısında Akdeniz, kuzeyinde Lübnan ve Suriye, doğusunda Ürdün, güneyinde ise Mısır ve Kızıldeniz ile çevrilidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Türkiye ve Suberde'dekiler sayılabilr... Tarımdaki gelişmeler Ortadoğu'da İÖ 7000 den sonra köylerin sayısında artışa yol açmıştır. ÎÖ y. 6750'ye ait olan, kaplıca buğdayıyla bağlantılı ilk evcil domuza ilişkin kayıtlar Irak'taki Cermo köyünün bulunduğu yerde elde edilmiştir. İlk bilinen evcil sığırın tarihi ise
Türkiye Cumhuriyeti, Kuzey yarımkürede, Avrupa ve Asya kıtalarının kesişme noktasında bulunan bir ülke. Ülke topraklarının büyük bir bölümü Anadolu yarımadasında, kalanı ise Balkan Yarımadası'nın uzantısı olan Trakya'da bulunur. Ülkenin üç yanı Akdeniz, Karadeniz ve bu iki denizi birbirine bağlayan Boğazlar ile Marmara Denizi ve Ege Denizi ile çevrilidir. Komşuları Yunanistan, Bulgaristan, Gürcistan, Ermenistan, Nahçıvan (Azerbaycan), KKTC, İran, Irak ve Suriye'dir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Yunanistan'da Argissa ve Nea Nikomedia'da İÖ y. 6000'e değin iner. Çapanın yanı sıra gene yaklaşık bu dönemde ilk kez ayakla basarak tohumlama yöntemi kullanılmaya başlamış, kurak alanlarda ise sulama teknikleri geliştirilmiştir, Amerika'da
Yunanistan Cumhuriyeti Balkan Yarımadasının güneyinde, kuzeyden Arnavutluk, Makedonya ve Bulgaristan, Doğudan Türkiye, güneydoğudan Ege Denizi, güneyden Akdeniz ve batıdan Adriyatik Denizi ile çevrili ülke. Başkenti Atina olan ülkenin nüfusu 10.665.989 kişidir. Resmi dili Yunanca, dini Hıristiyanlık (İslamiyet, Batı Trakya) ve para birimi Euro'dur.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
biber,
Alm. Pfeffer, Fr. Capsicum Cihillie, İng. Paprika Redpepper. Familyası: Patlıcangiller (Solanaceae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Erzurum-Kars gibi soğuk ve yüksek yaylalar haricinde, hemen hemen her tarafta yetiştirilmektedir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
avokado,
Avokado (Lat.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
gibi evcil bitkilerin yetiştirilmesi İÖ y. 7000-5000 döneminde gerçekleşmiştir. Cindannın evcilleştirilmesi İÖ y. 4000'de Meksika'daki Tamaulipas'ta başlamış, ama bu ürün sonradan yerini mısıra bırakarak ortadan kalkmıştır. Çin'de İÖ y. 5000'de dan, İÖ y. 4000'de de pirinç ekimi başlamıştır; buğday üretimi ise İÖ 1300'den önce başlamakla birlikte yüksek düzlüklerin kıraç toprakları bu bitkinin gelişmesini yavaşlatmıştır.

Avrupa'ya gelince, İngiltere'de Yorkshire'daki Star Çan'da evcil köpek (İÖ 7500), Yunanistan'da sığır (İÖ y. 6000) ve
Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı, İngiltere Avrupa’nın kuzeybatı kıyısında yer alan Britanya Adalar Topluluğu üzerinde, dört ülkeden müteşekkil bir devlet. Bu adalar topluluğu Büyük Britanya ve İrlanda Adalarıyla birlikte, 5000 küçük adadan meydana gelmiştir. Batısında İrlanda Denizi, doğusunda Kuzey Denizi, kuzeyi, güneybatısı ve kuzeybatısı Atlas Okyanusu ile çevrilidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Kırım'da evcil domuza ilişkin bilgiler bulunmuştur. Ama Avrupa'da tarımın gelişmesi büyük ölçüde Doğu'dan kaynaklanan yayılma sonucunda gerçekleşmiştir. Yaklaşık 3 bin yıl sürdüğü sanılan bu yayılma sürecinde alet ve tekniklerin yanı sura bitki ve hayvan türlerinde de yeni ortamlara uygun önemli uyarlamalar ortaya çıkmıştır.

İlk tarım toplumları

Tarıma dayalı ilk uygarlıklar
Karadeniz'ın kuzeyinde yarımada. Kırım Tatarlarının anavatanı.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Dicle,
Dicle ulu ırmak anlamına gelir
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Fırat ve
Fırat Türkiye’nin en verimli ve su potansiyeli en yüksek ırmağıdır. Siverek ilçesi, Dağbaşı Bucağı yakınındaki Maktalan civarında Şanlıurfa topraklarına giren Fırat nehri Adıyaman ve Gaziantep il sınırını belirledikten sonra Suriye topraklarına girer, Basra Körfezi’ne dökülür.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Nil ırmaklarının suladığı
Kuzeydoğu Afrika’da büyük bir nehir. 6640 kilometrelik uzunluğu ile dünyânın en uzun, 3.200.000 km2 su alma alanı ile dünyânın üçüncü büyük nehridir. Nil’in su alma havzasında bir grup göl bulunur. Bunlardan biri olan Victoria, dünyânın ikinci büyük gölüdür. Nil, başlangıçta Beyaz Nil (esas kol) ve Mavi Nil olarak iki ana kol hâlinde doğar ve bu kollar Hartum’da birleşir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
larda İÖ 5. binyılın ikinci yansında gelişmiştir. Bunlardan biri olan Sümer uygarlığının belirgin niteliği, tarımsal tekniğe ilişkin yenilikler geliştirmesinden çok önemli miktarda tarımsal artı ürün yaratmasıdır. Sümerler ana ürünleri olan arpanın yanı sıra buğday, keten,
Sümerler, aşağı mezopotamya'da yaşamış bir kavim
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
hurma,
Alm. Dattelpalme (f), Fr. Dattier(m), İng. Date palm. Familyası: Palmiyegiller (Palmae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Yerli bitkimiz değildir. Batı, Güney Anadolu ve Akdeniz bölgesinde yetişir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
elma,
Sonbahar başından ilkbahar başlarına değin elma adı verilen, bedene çok yararlı ve lezzetli taze meyvelerini severek yediğimiz Elma ağaçları, Gülgiller'dendir. Dünyada en çok tüketilen meyve türü olan elmanın 25 türü ve 6.000 kadar çeşidi vardır. Anayurdu, ülkemizi de içermek üzere Asya olan elma, Türkiye'de iklimi uygun olan pek çok yörede üretilmektedir.

Boyu 7-8 m'ye kadar çıkan elma ağaçlarının, türe göre, koyu griden çok pembe renge kadar değişen silindirik muntazam gövdesi vardır. Dalla
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
erik ve
Alm. Pflavme (f), Fr. Prunier (m), İng. Plum. Familyası: Gülgiller (Rosaceae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Doğu Anadolu’nun yüksek yayla mıntıkası ile, Güneydoğu Anadolu’nun kurak ve çok sıcak bir kısım yerleri hâriç, memleketin her tarafından yetişir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
üzüm de yetiştirmişlerdir. Sığıra oranla daha çok
Üzüm (Vitis) yeryüzünde kültürü yapılan en eski meyve türlerinden birisidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
koyun ve
Yaşadığı yerler: Dünyanın hemen hemen her yerinde evcil ve yabani olarak. Özellikleri: Ağırlığı 36-180 kg arasında değişen, geviş getiren memeliler. Üst çenelerinin ön dişleri yoktur. Eti, sütü, yünü ve derisi için beslenirler. Ömrü: 12-15 yıl. Çeşitleri: Evcil koyun, yeleli koyun, muflon, Argadi, bozkır koyunu, Tanrıdağı koyunu, Kanada koyunu ünlülarıdır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
keçi beslemiş, koyunun et ve sütünden yararlanmanın yanı sıra yağ ve
Keçi Yaşadığı yerler: Dağlık ve kayalık yerlerde yabani veya evcil olarak. Özellikleri: Sarp yamaçlara rahatça tırmanan çevik, zarif bir hayvan. Boyuzları geriye doğru kıvrıktır. Çenesi sakallıdır. Bitki filizlerini kemirdiğinden zararlara sebep olur. Ömrü: 12-15 yıl. Çeşitleri: Evcil keçi, Alpdağı keçisi, yılan yiyen keçi, dağ keçisi Ünlülarıdır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
peynir yapmışlardır. Yaklaşık 20 hektarlık bir alan kaplayan Ur'da 10 bin kadar hayvan besleniyor, her yıl bunlardan 3 bini kesiliyordu. Ur'un yaklaşık 6 bini bulan nüfusundan 2.500'ü tarımsal etkinlikte bulunuyordu. Her yıl 1.200 hektar toprak işleniyor, aynı miktarda toprak ise
Peynir en önemli süt mamüllerinden olan, sütün maya vasıtası ile pıhtılaştırılmasından elde edilen çökeleğin olgunlaşmış hali. Pekçok peynir çeşidi vardır. Bunlar yumuşak, sert veya yarı sert olabildikleri gibi, peynir imalinde kullanılan sütün cinsine, yağının azlığına çokluğuna, ayrıca kaymak ilave edilip edilmediğine, çiğ veya pişmiş sütten yapılışına bağlı olarak çeşitlenir. Peynir denilince akla önce beyaz peynir gelir. Fakat yapılışına, görünüşüne ve lezzetine bağlı olarak da çok çe
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
nadasa bırakılıyordu. Toprağın sürülmesinde öküzlerin çektiği hafif, tekerleksiz
Nadas (İngilizce: Follow) Türkçedeki karşılığı, "toprağın havalandırılması" dır. Tarımla ilgili bir terimdir. Ekinlerin verimli bir şekilde yetişmesi için iyi bir toprak gerekir. Nadas, toprağı alt-üst yaparak ve birbirne karıştırarak havalandırmaktır. Böylece toprak bir anlamda "kabuk değiştirir, yenilenir". Nadaslı toprağı üzerine yağmur da yağınca verim iyice artar. Özellikle tarım yapılan ülkelerde sıkça görülür.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
sabanlar kullanılıyordu. Ürünler ilkbaharda orakla biçiliyor, ürünün taşınmasında öküz ya da eşeğin koşulduğu tekerlekli araçlar kullanılıyordu.

Büyük olasılıkla
Saban, tarımda kullanılan tarlayı ekme öncesi toprağı kaldırma için kullanılan bir alettir. Sabanlar ayrıca yer altına kablo döşemek gibi endüstri amaçlı olarak da kullanılmaktadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Ukrayna'daki göçebe toplulukların İÖ 2700 dolayında evcilleştırdiği atın bir yük hayvanı olarak Mezopotamya'ya girişi IÖ 23Ö0'den sonraya rastlar. Bundan kısa bir süre sonra atların soyu, tımarı ve bakımına ilişkin yazılı kayıt ve kurallar ortaya çıktı.

Mısır'da tarımsal etkinlikler kuzeyden evcil hayvanların girişiyle gelişmeye başladı. El-Feyyum'da İÖ 5. binyılın ilk çeyreğinde koyun, keçi ve domuz besleyen, buğday, arpa, pamuk ve keten yetiştiren köyler bulunuyordu. Evcil hayvanların bezlere sarılarak köylerin yakınına gömülmeleri tarımın bazı dinsel inançlarla yakından bağlantılı olduğunu gösterir. İÖ y. 3600'de Nil'in alüvyonlu vadisinde yoğunlaşan tarımsal çalışmalar, İÖ y. 3100'de ekonomik zenginlik düzeyi yüksek, bütünleşmiş bir toplumsal sistemin biçimlenmesine yol açtı. Mezarlardaki tasvirler ve sülaleler döneminden kalan başka sanat ürünleri, günümüzdeki evcil hayvanların yanı sıra, geyik, ceylan, sırtlan ve Berberi koyunu gibi başka hayvanların da belli bir denetim altında beslendiğini ortaya koymaktadır. Halkın daha çok kentsel yerleşmelerde yaşadığı ve tarlalara yalnızca çalışmak üzere gittiği Mezopotamya'nın tersine, Mısır'da kentler, temel yerleşim birimleri olan köylerin pazaryeri olarak gelişti. Kamu yönetiminde de tarım büyük önem kazandı; çeşitli tarımsal etkinlikleri denetleyen, firavuna bağlı bir dizi görev kademesi oluştu. İÖ 3100 dolaylarında ırmak üzerinde büyük bir baraj inşa ettirdi. Ana ürünler altı sıralı arpayla ingiliz buğdayıydı. Hayvanlara çiğnetilerek gerçekleştirilen harmanın ardından rüzgârda savrularak samanından ayrılan arpa ve buğday büyük sepetlerin içinde toplanırdı. Öbür önemli ürünler ise mercimek, soğan, fasulye ve ketendi.

Amerika'da bazı bitkilere erken bir dönemde rastlanmakla birlikte hayvanların evcilleştirilmesi oldukça geç başladı. Köy yaşamı da ancak mısırın evcilleştirilmesiyle birlikte İÖ 3500'den sonra ortaya çıktı. tarımsal etkinlikler göreli olarak dağınık merkezlerde, düşük verimlilik koşullarında ve yavaş bir süreç içinde gelişti. Başlıca ürünler kakao, avokado ve domatesti. Peru'da patates üretimi İÖ y. 2500'de başladı. Mısır üretimi ise İÖ 9. yüzyılda önem kazandı. İnka uygarlığının yeşermesinden önce lama ile alpakanın atası olan guanako, İÖ y. 2000'de de lama yetiştirilmeye başladı. Evcil kobay da eti için besleniyordu.

Eski Asya'da tarım

Çin

Çin'in orta ve batı kesimlerindeki dağlık bölgelerle bitişiğindeki alçak düzlükler dünya tarımının en eski ve geniş merkezlerinden biridir. Halkın geleneksel inancına göre tarımı, bir tahta parçasından ilkel bir saban yapan efsanevi imparator Şhen Nong başlatmıştır. San Irmak Vadisinin orta kesimindeki Kuzey Çin Ovası, temel ürünü olan dan ile Çin'de tarıma dayalı uygarlığın doğum yeri sayılır. Çin Seddi'nin güneyde tarıma, kuzeyde de göçebeliğe dayalı iki yaşam türü arasındaki sının oluşturduğu söylenebilir. Sulama uygulamasının Çin'e Babil'den geldiği sanılmaktadır. İS 4. yüzyılın sonunda temel tahıl bölgesi Kuzey Çin Ovasındaki buğday ve dan alanından, Aşağı Yangtze Vadisinin çeltik tarlalanna kaymaya başladı. Çin tarım teknolojisindeki ilk önemli devrimi, demirden yapılmış tarım aletlerinin kullanılması sağladı. İlk demir saban Henan'ın kuzeyinde Savaşan Devletler döneminde (İÖ 475-221) geliştirildi. Öbür önemli yenilikler arasında sürme-ekme aleti (loulî) ile tırmık sayılabilir. Bu eski tekniklerden bazdan günümüzde hâlâ kullanılmaktadır.

İS 1012'de Aşağı Yangtze ve Huai Irmağı bölgelerindeki kuraklık sırasında Çinhindi' nin orta kesimindeki Çampa'dan göreli olarak kuraklığa dayanıklı, erken olgunlaşan pirinç çeşidi getirilerek Fujian bölgesinde yetiştirilmeye başladı. Çampa pirincinin başansı yerel koşullara uygun birçok yeni çeşidin geliştirilmesine yol açtı; 16. yüzyıl sonlanna gelindiğinde Çampa pirinci sayesinde iki, hatta üç ürün sistemi yaygınlaşmış bulunuyordu. Toprak kullanımında ikinci bir devrim 16. yüzyılda Yenidünya'dan kurak, kumlu topraklarda yetiştirilebilen mısır, tathpatates, patates ve yerfıstığı gibi bitkilerin getirilip uyarlanmasıyla başladı.

Hindistan Yarımadası

Hindistan'ın dünya tarımına en önemli katkısı pirinçtir. Şekerkamışı, çeşitli baklagil türleri ve mango ile kavun gibi çeşitli tropik meyve türleri de Hindistan'ın yerel bitkileridir. Arkeolojik bulgular İÖ 3. binyılın sonlanna doğru Pakistan'daki İndus Irmağının alüvyonlu ovalannda örgütlü, gelişkin bir kent kültürünün hızla yeşerdiğini göstermektedir. İndus Vadisi (Harappa) uygarlığı olarak bilinen ve İÖ y. 1750'ye değin gelişmesini sürdüren bu tarım toplumunun etkili olduğu dönemde önemli miktarda tarımsal artı ürün elde edildiği sanılmaktadır. Temel ürünler olan arpa ve buğdayın yam sıra hurma, susam, bezelye ve mercimek yetiştiriliyordu. Sığır, keçi, koyun, kümes hayvanları ve fil evcilleştirilmişti. Sonraki Tamu kültürünün merkezini oluşturan Güney Hindistan ikinci bir özgün, bağımsız tarım bölgesini oluşturuyordu. Burada 2. binyılın ilk yansında iki baklagil türü ile ragidansı yetiştiriliyordu. Dekkan Platosunun kuzey ve batısında üçüncü bir ara bölge yer alıyordu. Bütün bu bölgelerde IÖ 2. binyılda biçimlenen temel ekim örüntüsü, pirinç dışında, 20. yüzyıla değin pek değişmeden sürmüştür. İÖ 1. binyılda Ganj Vadisinde dördüncü bir tarım bölgesi gelişti. kabilelerinin akınlan Harappa kentlerini yıkarken, yöreye atı, parayı, Brahmi yazısını ve Veda edebiyatım getirdi. Sonraki Veda metinlerinde (İÖ y. 1000-500) nadas ve ürün dönüşümüne ilişkin öğütler, ayrıca çeşitli tahıl, sebze ve meyvelerin yetiştirilmesiyle ilgili betimlemeler yer almaktadır.

Hint-Türk egemenliği (y. 1600) döneminde Batı'mn etkisiyle ticari bir ekonomi gelişmeye başlamakla birlikte, Upanishaa" lar döneminden (İÖ y. 600-300) sonra geliştirilen tarım alet ve tekniklerinde dikkate değer bir devrim gerçekleşmedi. Üretim genelde pirinç bölgeleriyle buğday ve dan bölgelerine aynlmıştı. Ticari ürünler ise pamuk, şekerkamışı, indigo ve afyondu. Baharat üretiminin merkezi Malabar Kıyışıydı. Sonradan önemli bir ihraç ürünü durumuna gelen çay ise çok eski dönemlerden beri Assam tepelerinde yabani biçimde yetişiyordu. Hindistan Yarımadasında saban, orak, kalbur ve yaba gibi tarım aletleri 2 bin yılı aşkın bir süre pek değişmeksizin kullanılmaya devam etti.

Batıda tarım

(İÖ y. 200-İS 1600). Roma dönemi

Roma'nın yönetimi sırasında Batı Avrupa'da toprağın işlenmesi ve hayvanla-nn evcilleştirilmesiyle ilgili yöntemler oldukça gelişmişti. Kullanılan yöntemlerde Akdeniz ikliminin ve doğal ortamın belirgin bir etkisi vardı. Ortalama çiftlik büyüklüğü yaklaşık 5,5 dönümdü. Marcus Porcius Cato'nun (IÖ 234-149) hazırladığı ve günümüze ulaşan elkitabında tarımla ilgili deneyimler, bu arada çeşitli işletmelerde gerekli aletler ve işgücü konusunda ayrıntılı bilgiler verilmektedir. Roma döneminin el aletleri, biçim olarak, günümüzde kullanılan uzantılarına benziyordu. Belirli ürünler iki yıl art arda ekilmez, nadasa bırakılan topraklar iki ya da üç kez sürülerek yabani otlardan temizlenirdi. Bugün olduğu gibi buğday çoğunlukla sonbaharda ekilir ve üç ayda olgunlaşırdı; hayvanlara çiğnetilerek gerçekleştirilen harmanın ardından, iç içe geçen iki taşın oluşturduğu bir el aletiyle öğütme yapılırdı. Su değirmenleriyle ilgili tasarımlara rastlanmakla birlikte bunlar henüz yaygınlaşmamıştı.

Ortaçağ

Bu dönemde en önemli tarımsal ilerlemeler Alpler'in kuzeyindeki bölgelerde gerçekleşmiştir. Toprakların işlenmesinde en yaygın örgütlenme biçimi olan açık tarla sisteminin ilk örneklerine ise yaklaşık 800'lerde rastlanır. Bu sistemde her çiftçi yaklaşık 4,4 dönüm büyüklüğündeki tarlalardan birkaç tanesini işlerdi. Yeni toprakların işletmeye açılmasıyla genişleyen bu sistem, birkaç yüzyıl boyunca yaygın biçimde uygulandı. Her ailenin işletmesi önceleri, dağınık tarlalardan oluşan yaklaşık 130 dönüm büyüklüğündeki birimlerden oluşurdu. Ama zamanla işletmeler önemli ölçüde küçüldü. Hayvanların çekim gücünü büyük oranda azaltan eski koşum takımının yerini Çinlilerin bulduğu at tasmasımn alması tarımın tarihindeki önemli buluşlardan biri oldu. Gene de, Roma'da birçok çiftçi atların hem pahalı, hem de bakımının daha zor olmasından dolayı öküz kullanmayı sürdürdü. Ayrıca el aletlerinin tasarımında küçük, ama önemli değişiklikler ortaya çıktı. Geliştirilen daha etkili baltalar sayesinde ormanların ekime açılması kolaylaşmıştı. Tokacın yerini harman döveni aldı. Tahılın öğütülmesi için yel değirmenleri geliştirildi. Müslümanlar İspanya'ya pirinç, pamuk, turunçgiller gibi yeni ürün çeşitlerini, bu arada merinos koyununu getirdiler. Bu koyun türü sayesinde İspanyol yünü bütün Avrupa'da ünlendi.

13. yüzyılın sonlanna doğru önemli bir tarımsal gerileme ortaya çıktı. Bunu 14. yüzyılda kıtlık, taşkın, salgın hastalık gibi felaketler izledi. 1347'de patlak veren Büyük Veba Salgını'nın Avrupa nüfusunun üçte birini yok ettiği sanılmaktadır. Yüz Yıl Savaşları ( 1337- 1453) ise Fransa'nın büyük bölümünü yıkıma uğrattı. Sonuçta işlenebilir toprakların önemli bölümü boş kaldı.

Bu felaketler zincirinden göreli olarak az etkilenen Felemenk'te taşkınları önlemeye yönelik sistemler gerçekleştirilerek 15. yüzyılda baklagiller ve kökünden ürün olarak yararlanılan başka bitkiler yetiştirilmeye başladı. Ayrıca sürekli ve dönüşümlü ürün sistemine geçildi. Hayvan gübresine kentsel dışkı eklendi. Bu dönemde Felemenk sığın büyüklüğü ve süt verimiyle ünlendi. tarımsal canlanmanın 15. yüzyılda başladığı İngiltere'de ise nitelikli yün sağlayan koyunlar yaygınlaştı. Yünün ve ardından da yünlü dokumalann ticaretinden sağlanan kârlar, toprak sahiplerini koyun sürülerini artırmaya ve daha önce açık tarla olarak kullanılan arazileri çitlerle çevirmeye yöneltti. Çitleme uygulaması yoğun tepkilere karşın 16. ve 17. yüzyıllar boyunca sürdü. İtalya'nın kent devletlerinde ise ticaret ön planda olduğundan çiftçilik önemli bir etkinlik durumuna gelmedi.

Batı Avrupa'da çiftçilik alanınındaki değişiklikler

( 1600- 1800)

Bu dönemde tarımda gerçekleştirilen en önemli değişik Norfolk dörtlü ekim sisteminin uygulanması ve yem bitkilerinin önemli oranda geliştirilmesi sayılabilir. Ayrıca yeni çiftlik makineleri yapıldı, tarım aletlerinde iyileştirmeler sağlandı, bitki ve hayvan varlığı konusunda bilimsel araştırmalar başladı. İngiltere'nin Norfolk ilinde başlatılan dörtlü ekim sisteminde birinci yıl buğday, ikinci yıl hayvan yemi olarak yararlanılan şalgam, üçüncü yıl arpa yetiştiriliyor, ayrıca dana derine tirfil ve çavdar ekiliyordu. Dördüncü yıl ise tirfil ve çavdar hayvan yemi olarak kullanılıyordu. Hayvan gübresinde de önemli artışlar sağlayan bu sistem, Avrupa'nın büyük bölümüne yayıldı. Ana tasannu değişmeden günümüze ulaşan Rotherham pulluğu 18. yüzyılın ilk yansında Felemenk, İngiltere ve Iskoçya'da kullanılmaya başladı. İlk pulluk fabrikası da 1783'te ingiltere'de kuruldu. 1800'den önce bazı basit harman makineleri geliştirilmiş olmakla birlikte hasadın makineleşmesi büyük ölçüde 19. yüzyılda gerçekleşti.

15. yüzyıl ortalarında başlayan keşif çağı, daha önce Avrupalılarca bilinmeyen besin bitkilerinin ve evcil hayvanlann öğrenilmesini sağladı. Kuzey Amerika'dan mısır, tütün ve hindi, Güney Amerika'dan patates', kakao, kinin ve bazı sebzeler, Doğu' dan ise kahve, çay ve çivi t getirildi.

Özellikle 18. yüzyılda çiftçilikle ilgili yayın ve kitapların sayısında da önemli artışlar oldu. 1645'te İngiliz Sir Richard Weston bütün Avrupa'da örnek alınan Brabant ve Flandr'daki ekim nöbeti sistemini betimlediği yapıtını yayımladı. Fransa'da 1762'de, Danimarka'da 1773'te ve İngiltere'de de 1791'de ilk veteriner okullan açıldı. 1793'te İngiltere'de kurulan ve yan resmi bir kuruluş olan tarım Dairesi her ilde en başarılı tarım yöntemlerini ortaya çıkararak bunları yaygınlaştırmaya çalıştı. Almanya'da Halle'de 1727'de bir tarım okulu açıldı; ilk tarım lisesi de 1806'da Berlin yakınlarındaki Möglin'de kuruldu.

Çiftçilikte 19. yüzyıl enerji devrimi

Makineleşme

Batı Avrupa'da ve Kuzey Amerika'da makineleşme 1850'den sonra yaygınlaştı. Daha 1790'larda oldukça etkili bir tohum ekme makinesi geliştirilmişti; ama bunun çiftçilerce benimsenmesi ancak 1830'lardan sonra gerçekleşti. 1800'den önce seyrek biçimde kullanılan harman makinesi de gittikçe yaygınlaştı; İngiliz tarım işçileri bu makinelerin kullanılması yüzünden işsiz kaldıkları gerekçesiyle ayaklanmalara giriştiler. Hasat döneminde yerel işgücünün yetersiz kalması ise orak makinelerinin icadında önemli rol oynadı. İlk orak makinelerinin tasannu İskoçya'da ve ABD'de Cyrus Hail McCormick tarafından gerçekleştirildi. 1851'de Londra'da düzenlenen 1. Dünya Sergisi'nin ardından orak makinelerinin kullanımı daha da yaygınlaştı. Yaklaşık aynı yıllarda geliştirilen biçerdöver ilk kez Güney Avustralya' da başanyla kullanıldı. Illinois'lı demirci John Deere 1830'larda, ana bölümü çelikten yapılmış yeni bir pulluk türü geliştirdi. Toprağın sürülmesinde buhar gücünden yararlanmaya yönelik girişimler 1830'larda başladı. 1860'larda buhar gücüyle çalışan ilk başarılı pulluğun geliştirilmesinin ardından, özellikle büyük çiftliklerde buhar gücü yaygın kullanım alanı buldu. Süt sağma makinelerinin kullanılması ise yüzyılın sonunda gerçekleşti. Bilimin çiftçiliğe uygulanması. 18. yüzyılda başlayan bitki fizyolojisi ve beslenme alanındaki araştırmalar, daha sonra yoğunlaşarak sürdü. Öncü, girişken çiftçiler yeni geliştirilen yapay gübreleri tarlada denemeye başladılar. Günerçilenin (potasyum nitmekteydi. Şili'den ithal edilen soda nitratı ile Peru'dan getirilen guano da yaygın biçimde kullanılıyordu. Kimya sanayisinin gelişmesiyle birlikte 19. yüzyıl boyunca fosfatın yanı sıra birçok mineral gübre çeşidi de üretilmeye başladı. Yaklaşık 1837'de İngiliz tarım uzmanı Sir John Ben-net Lawes doğal gübrenin bitkiler üzerindeki etkisiyle ilgili deneylere başladı; 1842'de de fosfat taşından süperfosfat elde ederek yapay gübre sanayisinin temelini atb. tarım iktisadı alanında ilk kürsüler Oxford (1790) ve Edinburgh'da (1797) kuruldu. ABD Kongresi 1862'de tarım Bakanlığı'nın, ayna her eyalette tarım alanında öğretim yapacak yüksekokulların kurulmasını kararlaştırdı. Günümüzde ise üniversitelerde biyokimya, tarımsal meteoroloji, toprakbilim, tarım mühendisliği, botanik, ürün fizyolojisi, hayvan fizyolojisi ve besicilik, genetik, entomoloji, insan beslenmesi gibi tarımla ilgili çok çeşitli dallarda eğitim sağlayan bölümler bulunmaktadır.Tarım teknolojisi 20. yüzyılda önceki tarihsel dönemlerin hepsinden daha hızlı bir gelişme gösterdi. Benzinle çalışan ilk traktör ABD'de 1892'de yapıldı. Bu ülkede 1907'de 600 traktör kullanılırken, bu sayı 1950'de 3-4 milyona çıktı. Günümüzde her tekerleğinde çift lastik bulunan, sürücü bölümü kapalı ve klimalı, çok sayıda pulluk çekebilen güçlü traktörler geliştirilmiştir. II. Dünya Savaşından sonra itici gücü ve donanımıyla bağımsız birimler oluşturan tarım makinelerinin yapımında büyük artış oldu. Bunların arasında en önemlisi biçerdöverler olmakla birlikte, tohum serpme, pamuk toplama, mısır toplama ve çeşitli ürünlerin hasadı için kullanılan çok sayıda makine bulunmaktadır. Bilimsel ve teknolojik ilerlemeler sonucunda çok çeşidi ürünlerin yetiştirilme sürecindeki hemen her aşama için donanım geliştirilmiştir.

Günümüzde geliştirilen yeni ürün ve tekniklerin çoğu, büyük ölçüde eskilerinin değişikliğe uğratılmış biçimleridir. Örneğin soya, şeker pancarı ve kocadan gibi ürünler günümüzde daha çok üretilmeleri ve eskisinden farklı alanlarda kullanılmaları bakımından yeni sayılırlar. Teraslama, kuru tarım ye sulama gibi teknikler de tarımın kendisi kadar eski olmakla birlikte günümüzde çok daha yaygınlaşmıştır.

Yeni bitki ve hayvan türlerinin geliştirilmesinde genetiğin kullanılması 1920'lerden başlayarak tarımda önemli değişikliklere yol açb. Gerek pratik deneyimlere, gerekse bilimsel bulgulara dayanarak geliştirilen yeni ürün soyları sayesinde büyük verimlilik artışları sağlandı. Örneğin, ABD'de mısır verimi 1933'te hektar başına 2 bin litreden, 1980'de 7.220 litreye çıktı. Buğday ıslahında sağlanan basanlar Rockefeller ve Ford vakıflarının 1962'de Filipinler'de Uluslararası Pirinç Araştırma Enstitüsü'nü kurmalarına yol açb. Bu enstitü dünyanın her yanından 20 bin pirinç çeşidi toplayarak yeni, verimliliği yüksek soylar geliştirmeye girişti. Gelişmekte olan ülkelere yeni buğday ve pirinç soylarının getirilmesi Yeşil Devrim denen uygulamaların en önemli yönünü oluşturur.

Genetiğin bulgularından yararlanarak yeni hayvan soylarının geliştirilmesine yönelik çalışmalar da yürütülmekle birlikte, hayvan besiciliğinde gelişmeler daha çok özenli seçim ve çapraz dölleme yoluyla sağlanmıştır. Moskova'daki Merkezî Deneysel Üretme Merkezi'nde yapay dölleme alanında sağlanan başarıların ardından birçok ülke de bu alanda yoğun deneylere girişmiştir.

Tarım Resimleri


  • 2005 yılı tarım verileri

  • Yonca tarlasını süren bir traktör

  • Bir ineği sağan çiftçi

  • Tarım üretiminde artış sağlayan tarlalar

  • Endonezya'da hayvan gücünden yararlanılan tarımsal üretim.

  • Brezilya'da bir kahve tarlasından bir görüntü.

  • Arpa ekimi yapılan bir tarla.

  • Amerika Birleşik Devletleri'ndeki Kansas'ta 2001 yılında çekilen bir uydu görüntüsü. Resimde parsellenmiş tarım alanları gözlenmektedir.

  • Bir ziraat mühendisi mısır bitkisinin büyümesini not ederken.

  • Tarımda kullanılan bir traktör.



Yorumlar - Lütfen konu (Tarım) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.

ilke keser: Tarım, bitkisel ve hayvansal ürünler elde etmek amacıyla toprağı işlemeyi ve hayvan yetiştirmeyi içeren etkinliklerin tümü. - 8 yıl, 6 ay önce yazıldı.