Devrim

Devrim

Genel olarak, yer­leşik toplum düzenini, devlet ve toplum ya­pısını tümüyle değiştiren, köklü, hızlı ve kapsamlı dönüşüm.

DEVRIM (türkçe) anlamı

1. 1 . Belli bir alanda hızlı
2. köklü ve nitelikli değişiklik.
3. 2 . İhtilal:
4. Fransız devrimi.-
5. 3 . eskimişİnkılap.
6. 4 . eskimişÇevrilme
7katlanma
8bükülme

DEVRIM (türkçe) anlamı

9. (Türkçe) Erkek ismi 1. Hareket halinde bir şeyin bir eğri çizerek dönmesi
10. devretmesi. 2. Köklü değişiklik
inkılap. 3. Eski olduğu fark edileni yıkıp yerine yeni olduğu farz edileni koymak. 4. İhtilal.

DEVRIM (türkçe) anlamı

11. yerleşik toplumsal düzeni köklü
12. hızlı ve geniş kapsamlı olarak niteliksel değiştirme ve yeniden biçimlendirme eylemi
13inkılap
14. dünya görüşünde
15felsefede
16bilimde
17. sanatta vb.de birdenbire olan değişmeler.

DEVRIM (türkçe) ingilizcesi

1. [Devrim]n. age
2period
3epoch
4era
5circulation
6cycle
7revolution
8rotation
9turnover
10alienation
11assignation
12assignment
13cession
14circle
15circumvolution
16currency
17disposal
18Eyre
19grant
20gyration
21release
22rev
23rounder
24spin
25. take over
26transfer
27. adj. revolutionary
28. n. revolution
29reform
30reformation
31upheaval

DEVRIM (türkçe) fransızcası

1. révolution [la]

DEVRIM (türkçe) almancası

1. n. Revolution
2. Umbruch
3. Umsturz
Genel olarak, yer­leşik toplum düzenini, devlet ve toplum ya­pısını tümüyle değiştiren, köklü, hızlı ve kapsamlı dönüşüm.

Devrim, İlkçağda, Yunanlı ve Romalı düşünürlerde, bir yönetim biçimi ya da bir dizi yöneticinin belli bir ardışıklık ilişkisi içinde diğerinin yerini aldığı siyasi değiş­meyi ifade etmiştir. Bu dönemde siyasi yaşam, döndükçe bazılarına otorite ve yö­netme hakkı verirken, bazılarının mahvına sebep olan bir talih çarkı olarak düşünül­mekteydi. İnsanın durumu ve yetenekleriyle ilgili olarak kötümser bir bakış açısı benim­seyen İlk ve Ortaçağ düşüncesine göre, in­sanı bu dünyada ve gelecekte bekleyen bir Altın Çağ yoktur. Dolayısıyla, siyasi alanda gerçekleşen değişim ve dönüşüm olarak devrimin hiçbir değeri yoktur. Bu türden siyasi değişiklikler kaçınılmaz olmakla bir­likte, geçmişte kalmış bir Altın Çağdan, in­sanın yitirilmiş yetkinliğinden her seferinde biraz daha uzaklaşmayı ifade eder.

Modern devrim düşüncesi, işte siyasi ya­şamı aynı sabit düzen içinde dönen bir talih çarkı olarak gören bu anlayışın yıkılmasın­dan sonra ortaya çıkar. Artık devrim, aynı sabit düzen içinde dönen çarkın yörüngesi­nin dışına sıçramayı, önceden belirlenmiş bir yörüngeden kaçışı ifade etmeye başlar. Nitekim, modern dönemde talih çarkının yerini, bir tepeye doğru büyük bir güçle itil­dikten sonra, tekrar gerisin geriye düşmek yerine, ileriye doğru yuvarlanan dev bir taş alır. Zira bu dönemde, tarih artık sürekli bir süreç olarak değil de, süreksiz olan bir şey olarak algılanır, enerjisi yüksek, iradesi iyi olan insanın sınırsızca ilerleyebileceği­ne, onun gelişip yetkinleşebilmesinin müm­kün olduğuna inanılır.

1- İşte bu çerçeve içinde, devrim, kalıcı ve çok temelli bir değişimi gündeme geti­ren, toplumsal düzeni temelden değiştirdiği için, siyasi alanın dışında da büyük etkileri olan siyasi bir eylem olarak anlaşılmak du­rumundadır. Yavaş yavaş gerçekleşen bir süreç olan evrimden farklı olarak, toplum yapısı ve siyasi düzende aniden gerçekleşti­rilen, temelli değişim ve dönüşüm, toplum­sal yapıda gerçekleşen topyekün değişme olarak devrim, yönetimdeki siyasi değişik­liklerin kendisinin yalnızca bir tezahürü ya da yansıması olduğu temelli değişimi ifade eder. Söz konusu temelli, topyekün ve yapı­sal değişmeden dolayı devrim, başkaldırı ya da isyandan da ayırt edilmelidir, çünkü baş­kaldırıda, örneğin belli bir krala bir birey olarak meydana okuyup, onu değiştirmeye çalışma söz konusuyken, devrimde kişisel otoriteye meydan okumaya ek olarak, kral­lık kurumunun bizzat kendisini ortadan kal­dırma söz konusudur. Bir isyan ya da baş­kaldırı bir kralı tahttan indirebilir, ama bir devrim toplumsal düzeni toptan ve temelli bir biçimde dönüşüme uğratır.

2- Öte yandan, devrim, diyalektik ve ta­rihsel materyalist görüşte özel bir anlam ka­zanmıştır. Buna göre, a) Devrim, diyalek­tik süreçte, antitezden senteze doğru giden hareket, yani olumsuzlamanın olumsuzlan­ması anlamına gelir, çünkü sentez, şimdi ni­teliksel olarak yeni bir temel üzerinde oluş­turulan yeni bir tezdir.

Yine aynı Marksist terminoloji içinde, fakat bu kez b) Toplumsal anlamı içinde devrim, üretimi belirleyen ilişkilerdeki nite­liksel bir değişmeyi, örneğin feodalizmden kapitalizme doğru olan değişmeyi ifade eder. Marx’a göre, antiteze karşılık gelen üretim güçleri, giderek eskiyen üretim iliş­kileri (tez) bağlamında gelişir. Toplumsal bir devrime, bu çerçeve içinde, üretim ilişki­lerini üretim güçleriyle uyumlu hale getir­mek için ihtiyaç duyulur.

Başka bir deyişle, devrime ilişkin açıkla­ma siyasi, ekonomik ve sosyolojik etkenlere dayanabilmekle birlikte, devrim konusunda­ki Marksist yaklaşım, feodalizmden kapita­lizme geçişte olduğu gibi, bir üretim tarzının başka bir üretim tarzıyla değiştirilmesi durumuna ifade eder. Buna göre, Marksist yaklaşım, devrimde, toplumsal sınıflar ara­sındaki çatışmaların önemiyle, üretim tarzı içinde, üretim güçleriyle ilişkileri arasındaki çelişkiyi vurgular.

3- Devrim, nihayet, daha özel bir anlam içinde, entellektüel disiplinlerde, bilimde, felsefede, sanat ve ideolojide, yerleşmiş ve gelenekselleşmiş olanın yerine yenisini koyma eylem ya da hareketini ifade eder.

Önceki Paylaşımlar