Hiung-Nu

Hiung-Nu

Bu madde Orta Asya'da yaşamış kırsal göçebe kabileler federasyonu Hun Medeniyeti(Hiung-nu)'lar hakkındadır. Hun imparatorluğu orta Asya'dan dağılarak bölünmüşlerdir, bunlardan biri olan Avrupa Hunları için Avrupa Hun Devleti maddesine ve "Hunlar" kavramı için Hunlar maddesine bakabilirsiniz.

thumb|300px|Hiung-nu halkından kalma altın kemer kilidi. thumb|300px|M.Ö. 500-221 arasında farklı Çin hakanları birbirleri ile iç savaşlar sürdürürken, kuzeydeki Hiung-nu toprakları genişlemeye devam ediyordu. Hiung-nu (çince 匈奴 ``Xiong-nu``) ya da Doğu Hunlar, m.ö. 4`ncü yüzyıldan m.s. 4. yüzyıla kadar Orta Asya`nın önemli bir bölümünü ele geçirip bir imparatorluk kurmuş olan Türk topluluğuna verilmiş olan çince isimdir. Asya- ya da doğu Hunlarını, Avrupa`ya hucum etmiş olan batı Hunlarından ayırt edebilmek için bu bu çince isimleri ile tanımlanırlar.
Çoğu batılı bilimciler Hiung-nu halkını, Avrupa`ya kadar gelmiş olan Hunların asıl çekirdeği olarak görürler. Bir başka deyişle, batıya hareketleri ile başka milletlerle karışmış olmadan önceki halleriyle gerçek Proto-Hun halkı olarak kabul ederler. Günümüzde varlığını sürdüren Türk halkları, Hiung-nu`ları en eski ataları olarak görürler; ama bugüne kadar ne Avrupa`ya gelen Hunların ne de Türk halklarının atası oldukları kesin olarak kanıtlanamamışdır. Hiung-nu`ların bir sürü küçük göçebe kavimden oluşmuş bir topluluk oldukları ve siyasi duruma göre sık sık dağılıp tekrar yeniden şekillenmiş oldukları düşünülür.

Hunların kökleri


Farklı isimlendirmeler


Bugün bilinenlere göre Turuklar, Hiung-nu`lar ve Hunlar, bugün Moğolistan`a ait olan Altay ve Sayan Dağları arasındaki bölgeden gelmişlerdir. Bu üç halk birbirleriyle en azından akraba olduğu ve ya hatta aynı halk oldukları düşünülür, ama farklı kaynaklarda farklı isimlerle tanımlanmalarından ötürü günümüzün tarih bilimcileri tarafından bu isimler farklı tarihi dönemleri için kullanılır.
  • Çin kaynaklarının aktardığı isimle söylemek gerekirse; "Hiung-nu" Mao-Tun`un (Mete Han/Oğuz Han) kurduğu devletin de ismidir. Modern tarihçiler tarafındansa Hunların doğudaki çekik gözlü, tipik Türk-Moğol kökleri için kullanılır.

  • Hunlar, Hiung-nu`ların batıya giderek Hint-Avrupa halkları ile karışan kolu için kullanılır. "Hunlar" isimi, çoğunlukla sırf Atilla ve Avrupa`ya getirdiği halklar topluluğu ile bağlantıya getirilsede, bazı tarihçiler Hiung-nu ismini Avrupa Hunları için de kullanırlar.

Hiung-nu halkı farklı kaynaklarda farklı isimlerle adlandırılmaktadırlar. En yaygın isimler şunlardır:
  • Hun
  • Huna
  • Hunlar
  • Khuni
  • Chuni
  • Suni
  • Sunni
  • Hiung-nu
  • Hsiung-nu
  • Xun-nu
  • Xiong-nu
  • Xiyon

Tarihleri


Hiung-nu halkının, kendileri ile bağlantılı olan Hunlar gibi Altay ve Sayan boylarının birleşmesinden oluşmuş olduğu kabul edilmektedir. Ayrıca bu topluluğa yüzyıllar boyunca Saklar ve Sarmatlar gibi birçok Hint-Avrupa kavimleri, Moğol kavimleri ve Çin`den sürülmüş olan bazı çoban halklarının karışmış olması gerektiği düşünülür. Mesela m.ö. 349 yılından kalma bazı Çin yazılarında Hiung-nu halk birikiminin 19 boyundan biri olduğu belirtilen, Çiğ kavmi (Asya Türkleri için tipik olmayan) uzun burunları ve uzun sakalları ile Çinlerin dikkatini çekmişlerdir.
Hiung-nu halkı hakkındaki bilgiler, özellikle atların üzerinde savaşan bir halk olarak olduğu konusundadır, ancak M.Ö. 8. yüzyıldan kalan bazı Çin yazılarında Altay bölgesinde yaşayan ve at koşturmayı bilmeyen halklardan da bahsedilir. Çinliler bunlara farklı zamanlarda farklı adlar verirler; ``Yung``, ``Ti``, ``Huy`` veya ``Hiy-yun``. Çinliler mesela ``Ti``-halkı hakkında m.ö. 714 ve m.ö. 541 yıllarından kalma yazılarda, onları mağlup ettiklerini ve bu halkın yaya olarak savaştığını kayıt etmişlerdir. Bu üstte sayılan halklarında Hiung-nu`larla mutlaka bağlantıları olmuş olması gerektiği düşünülür.
M.ö. 1800 yılından kalan kanıtlarda Hiung-nu`ların en büyük ataları olarak hükümdar Çungvi`nin adı geçer. m.ö. 1766`da, Çinlilerin Şia-döneminde yazılmış olan yazılarda, Çungvi`nin soyundan olan Kiya adındaki 17. hükümdarın tahttan indirildiği yazmaktadır. Ayrıca bu kaynakta, Kiya`nın oğlu olan Sunni`nin kendi boyundan 500 kişi ile birlikte ``Huyi``-boyunu kurduğu yazmaktadır. Türk tarihçilerine göre bu Huyi-halkı, Hiung-nu halkının ve sonraki Hunların başlangıcıdır. Sunni ``Tukyu``-boyunu da kurmuş olabilir. Ondan sonraki Hiung-nu hükümdarları soylarının Tukyu-boyundan kaynaklandığını vurgulamışlardır. Tukyu-boyu, Asena boyu ile çok yakın akrabadır ve onlardan sonra gelen Göktürk hükümdarları soylarının Asena-boyundan kaynaklandığını daima belirtmişlerdir. thumb|300px| M.ö. 350 ve m.ö. 290 yılları arasında Çin topraklarının kuzeyinde, Çin Seddi`nin ilk başlangıcı olarak Çin`in kuzey sınırını sağlamlaştırmak ve korumak amacıyla ilk savunma yapıları inşa edilmiştir. Hiung-nu halkının saldırılarına karşı daha etkili olabilmek için, Çin`in Zu-dönemi`nin m.ö. 325-m.ö. 298 yılları arasında hükümdarı olan Wu-ling ordularına ata binmeyi ve ok atmayı öğretmiştir. Ve hatta onları Hiung-nu`lar gibi giyindirmiştir. Bu tedbirler sayesinde hükümdarlığının 26. yılında Orman-hiung-nu`larını yenilgiye uğratmıştır.
M.ö. 318 yılında Hiung-nu`ların ve Çinlerin arasında sınırların kabul edilmesi ile ilgili antlaşması imzalanmıştir.

Hiung-nu`lar


Ülkelerinin kuruluşu


M.ö. 300 yıllarında Hiung-nu topluluğunu oluşturan Bozkır göçebeleri "Hun" ismini benimsemeye başlamışlardır ve bu isimden daha eski olan isimleri "Turuk" artık sadece hükümdarın soyunun ismi olarak kullanılmaya devam etmiştir. Çinliler Hunların o zamandaki dönemden dört boyun adını vermişlerdir: Doğu Hunlarının hükümdarı olan Tanhu`nun, ``Xu-la, Lan, Hiu-bu ve Siu-lin`` boylarının üzerinde hüküm sürdüğü aktarılmıştır.
M.ö. 3. yüzyılda Tu-men (Teoman) ve oğlu Mao-tun (Mete) (m.ö. 209 - m.ö. 174) Çinlilerin Han-döneminde bulunan ülkelerini çok kez korku icinde bırakan bir ülke kurmuştur. Bu "Büyük Hun İmparatorluğu" ve diğer isimlerle tanımlanan ülkenin yüz ölçümü 18 milyon km²`yi bulmuştur. Ülkenin yönetimi bugünkü Moğolistan`ın batısında, yani Altay bölgesinin Moğolistan`da kalan Gool Mod adlı bölümünde ve Moğolistan`ın merkezinde kalan Ötüken bölgesinin Noyol-Uul (bugün ``Noin Ula``) adlı kısımında bulunmuştur.
Bu zamanlarda Hiung-nu`ların baş düşmanları, aynı kendileri gibi göçebe bir yaşam sürdüren ve bugünkü Kansu bölgesinde yaşamış olan Yü-Çi halkıdır. Bu halk çok kez Çinliler için para karşılığında savaşmışlardır. m.ö. 176 yılında Hiung-nu`lar Mao-tun (Mete Han) emiri altındaki Yü-Çi`leri ve onların etrafında yaşayan diğer halkları mağlub etmiştir ve Mao-tun bunu Çinlilerin Han-Hükümdarına saygılı bir şekilde bildirmiştir:
``Tengri`nin (Göktanrının) taht`a oturtduğu Hiung-nu`ların büyük Şan-yü`sü, Çin Hükümdarının herhangi bir sıkıntısı var mı, bilmek ister.. [1] sonra Lö-lan, U-sun ve Ho-k`ut halklarını ve bunların etraflarında bulunan diğer 25 ülkeyi mağlub edip hepsini Hiung-nu yapmıştır. Böylece bütün yay gerip ok atan halklar birleşip büyük bir aile olmuştur.``

Mete döneminde Hiung-nu`ların, kırmızı ya da altın renkli ve ortasında bir ejderha kafası resmi bulunan bayraklarını Çinlilerden aldıkları düşünülür. Henüz devlet kurmadan önce Hiung-nu kavimlerinin, beyaz renkli ve ortasında altın renkli bir kurt kafası bulunan ortak bir bayrak kullandıkları bilinmektedir.
Erken zamanlarında iyi gelişmiş devlet yapıları ile dikkat çeken Hiung-nu`ların çoğu konuda genel yasaları ve cezaları vardır. Mete`nin devamlı olarak kısa süre içinde harekete geçmeye hazır büyük bir ordusu, devletin ve ordunun sorumluluğunu farklı rütbelere sahip farklı kişiler arasında paylaştırılmış bir düzeni olmuştur. Bu düzen özellike Mete`nin oğlu Ki-ok döneminde (Laosheng, m.ö. 174 - m.ö. 161) geliştirilmiştir. Ayrıca Ki-ok halkından vergi toplamaya başlamıştır.
Hiung-nu hükümdarları Tükyu kavmine bağlı "Süylyanti" kavminden gelmektedirler ve kendilerinden sonra gelecek olan tüm bozkır imparatorluklarının da devam ettirecek ve geliştirecekleri eski Türk devlet yapısı geleneğinin temelini atmışlardır. Bu şekilde yapılanmış bozkır imparatorluğu geleneği 13. yüzyıla kadar var olmuş, ama sonra Cengiz Han tarafından sona erdirilmişdir.
Hiung-nu`nun Tükyu ve Aşina hükümdarları, mağlup ettikleri kavimlerin üzerinde sadece simgesel olarak hüküm sürmüşlerdir ve bu kavimlerin başındaki aileyi sadece başka bir aileyle değiştirmekle yetinmişlerdir. Çin yazılarına göre Hiung-nu topluluğu 4 milletten ve toplam 24 kavimden oluşuyordu. Bunlardan en önemlileri Süylyanti Kuyan, Lan, Suybü, Tsülin, Tayçi, Uytı ve Tsetszuy kavmileridir.

En güçlü dönemleri


Han dönemindeki Çinliler, Hiung-nu halkını "güçlü, savaşmayı seven ama zayıf bir kültüre sahib olan bir halk" olarak tarif etmişlerdir, ama çok yüksek gelişmis olan savaşma sanaatlarını özellikle ok atıp ata binme yeteneklerini met etmişlerdir.
Mao-tun (Mete) m.ö.174 yılında vefat etmiş ve böylece devletin yönetimi oğlu Ki-ok`a (ya da Laoşeng`e) kalmışdır. Ki-ok`un döneminde Hiung-nu`lar m.ö.166 yılında Çinlerin o zamanlardaki başkentlerini Çang-an`a saldırmışlardır. Ayrıca m.ö.160 yılında en büyük düşmanları olan Yü-Çi`lere saldırıp onları mağlub etmişlerdir. Bu savaşta ama Ki-ok hayatını kaybetmişdir. Hiung-nu`lar, Yü-Çi`leri topraklarından (bugün Çin`in Gansu il`i) kovmaları ile, büyük bir kavimler göçü harekete geçirmişlerdir. m.ö.141 - m.ö.128 yılları arasında Yü-Çi`ler ve onların peşinden gelen Saka`lar (Iskitlerin bir bölümü) göç edip Baktriya bölgesine yerleşmişlerdir.
Çinlerin Han hanedanlığından Han Wu-ti (Vudi) adlı Çin kralı, Hiung-nu`ları tekrar eski topraklarının sınırlarına içine itmeyi başarmışdır: m.ö.119 yılında Hiung-nu`lar Mete`nin torunu Yizhixie (taht dönemi:m.ö.126-m.ö.124) döneminde Örgöö`de (bugün Moğolistan`in başkenti Ulaanbaatar) Çinlere karşı büyük bir yenilgiye uğramışlardır. Ama bu büyük çatışmada Çinlerin tüm at yetiştiriciliğide hasara uğrayıp tükenmiş olduğu için, bozkırlardaki hakimiyet yinede Hiung-nu`lara kalmış ve m.ö.105 yılında tekrar büyük bir başarı elde etmişlerdir.
Bu çatışmalarda Hiung-nu`lar için Ipek yolunun kontrölü önem kazanmışdır. Bu yüzden Çinler Ipek yolunu m.ö.102/m.ö.101 ve 73-94 yılları arasında ele geçirip Ipek yoluna hakim olmuşlardır.

Hsiung-nu`ların bölünmesi

M.ö.60 yılında Hiung-nu`ların hükümdarlar kardeşleri arasında Çinlerin desteklediği iç karmaşalar yasanmış ve sonunda Hiung-nu hükümdarlığı 5`e bölünmüştür. Kardeşlerden birisi Hu-han-yeh (taht dönemi:m.ö.58-m.ö.35) Çinlerin kralına gidip Çinlerin egemenliğini kabul etmiş, ve böylece kendi kardeşlerine karşı destek bulmuşdur. Çi-çi adında diğer bir kardeşleri (Çiçi hunları) Çu nehrinin kıyısında Alanlara komşu olarak bir bölgeye yerleşmişlerdir. Ancak m.ö.35 yılında Çi-çi, Çinler tarafından öldürülmüşdür.
Hu-han-yeh`nin oğlu Hudur-şi-dagao (taht dönemi:18-45/46) hükümdarlığı altında Hiung-nu devleti yeniden doğmuşdur. Hudur-şi-dagao Çinlerin Han-hanedanlığını desteklemiş ve onlara düşmanları olan diğer Çin hanedanlığı Vang`a karşı yardımcı olmuşdur.
48 yılında ama "güney Hiung-nu`lar" Kukhenye (ya da "Pi") adlı öncüleri altında Hudur`un oğlu Panu-yabgu han`a (P`u-nu) karşı ayaklanmışlardır. Panu yabgu han (taht dönemi 46-83) hükümdarlık zamanında Çin hakimiyetini kabul etmişdir. Bu amcaoğullarını arasındaki çatışmanın sonucu olarak Hiung-nu`lar ikiye bölünmüşdür. Bir kuzey (ya da batı) bölümü, birde güney (ya da doğu) bölümü oluşmusdur.
Han çinleri derhal "güney Hiung-nu"ları, Sien-pi, Vu-huan, Vu-sun ve Ting-ling kavimlerini "kuzey Hiung-nu"lara karşı kışkırtıp onlarla birlikte kuzey Hiung-nuları mağlub etmişlerdir. 87 yılında bir protomoğol halki olan Sien-pi`ler, Yu-liu halkının Şan-yü`sünü öldürmüşlerdir. 89 ve 91 yıllarında da 2 çin generali Çi-la dağlarında ve Altay bölgesinde büyük başarılar elde etmiş ve bu yenilgiye uğramış Şan-yü`yü I-li ovasına kadar sürmüşlerdir. Bu hükümdarı kovduktan sonra onun yerine kardeşi Yu-çu-kien`i koymuşlardır, ama kardeşide 93 yılında Sien-pi`ler tarafından öldürülmüş, ve böylece bozkırlar üzerindeki hakimiyet Sien-pi`lere kalmıştır.
Tan-şi-huai 156-181 yıllarında Sien-pi`leri en güçlü dönemlerine varmalarını sağlarken, "kuzey Hiung-nu"lar doğu Türkistan üzerine hakimiyet özleminden vazgeçmis bir şekilde 158 yılında Aral gölünün kuzeyine yerleşmişlerdir.
Güney Hiung-nu`lar uzun süre Çin settinin bitişiğinde tutsak gibi yaşamış, Hu-çu-ç`üan döneminde (195-216) hala Han çinleri ile birlik olarak giddikçe daha çok güneye doğru hareket etmişlerdir. 300 yıllarında Han-Zao adlı hükümdarları ile tekrar Çin`e saldırmış ve Çinlerin Jin-hanedanlığına ait başkentleri tekrar ele geçirmeyi başarmışlardır. 352 yılında ama peşlerinden gelen Sien-pi`ler tarafından tekrar yenilgiye uğratılmışlardır.
Hiung-nu`lar tarihlerinde çok kez Hint-Avrupa halklarla karışmış ve zamanla onların kültürlerinden etkilenmişlerdir. Böylece kentler inşa edip, yabancı ülkelerle ticaret yapmaya başlamışlardır. Hiung-nu`lar tarafından kurulmuş olduğu bilinen bazı kentler; Ordu Balık, Kara Balagasum, Kuz Ordu`dur. Ipek yolunun üzerinde bulunan bazıları Kara Hoço, Kaşgar ve Yarkand`dır.

Kazılar

1957 yılında Gool Mod`da tesadüfen hun kökenli Hiung-nu`ların büyük bir yerleşim yerlerine ve mezarlarına rastlanılmışdır. Mezarların arasında 37 yılında vafat ettiği bilinen 20`nci Şan-yü`lerinin mezarıda bulunmuşdur. Bu mezar 2001 ve 2002 yıllarında fransız ve moğol bilimcilerinden oluşan bir heyet tarafından açılmışdır. Bu kazının neticesi olarak Hiung-nu`ların o zamana kadar inanıldığı gibi kültürsüz olmadıkları, ve gelişmiş bir kültüre sahib oldukları kabul edilmişdir. Bu mezarların yapılmalarından kısa süre sonra Avarlar tarafından açılıp soyulmuş olmalarına rağmen 250 civarında eşyalar gün ışığına çıkarılmışdır; Ince işlenmiş altından, hayvanlı motifli süs eşyaları.
Hiung-nu`lara ait diğer bir mezarlık kısa süre evvel "Noin ula" (ya da Noyon Uul) da bulunmuşdur.

Hiung-nu ve Hunların etnik kategorileri hakkında tartışma


Hiung-nu`ların ve Avrupaya göç etmiş olan Hunların aynı halk olduklarında şüpheler vardır. Aynı halk olduklarının kanıtı olarak görülebilecek özellikleri şunlardır:
  • Iki halk`da Eski Türkçe konuşuluyordu. (Ayrıca bakınız: Hunca)
  • Iki halk da düşmancıl komşuları tarafından aynı hakaretler ile tanımlanmışlardır. (``Köpekkafalılar, Iki ayakla yürüyen köpekler`` vs.)
  • 180 yıl haricinde, doğudan batıya göçleri kanıtlarla belgelenebilmektedir.
  • Alman tarihçi Altheim`ın yazdıklarına göre, 4`ncü yüzyıldan bulunan Soğdlara ait mektuplarda "Hiung-nu" ve "Hunlar" kelimeleri aynı halkı tarif etmek için kullanılmıştır.

Bu kanıtlara rağmen başka açıklamaların aranması devam etmektedir; örneğin eski çin yazıların birisinde "Hun" halkı Sien-pi halkına bağlı olan bir kavim olarak tarif edilmektedir. Buna göre avrupaya hucum eden Hunlar bu Sien-pi adlı Türk-moğol topluluğundan türemiş olabilirler. Önbulgarlardan kalma kral listelerinde Atilla`nın mensubu oldugu açıklanan Tul-ok ve On-ok kavimlerinin de Mao-tun (Mete) ve Hiung-nu halkı ile herhangi bir bağlantısı olduğu kanıtlanılamamışdır.

Hun dili ile akrabalığı


Dillerinin dikkate alındığında günümüzde yaygın olan görüşlere göre Turuklar, Hiung-nu`lar ve Hunlar Altay bölgesi, Sayan bölgesi ve Moğolistan civarından gelmişlerdir. Bu yüzden Ruslar Türk-, Moğol- ve Tunguz halklarını günümüze kadar hala "Hun halklar" diye bir ortak ad ile tanımlarlar. Ama bilinen Hun kelimeleri arasında Tunguzcadan kaynaklanmış olanları bulunmadığı için daha çok Türklerin ve Moğolların eski Hunların torunları olarak görülmesi gerektiği düşünülür.
+Dil benzerliklerini karşılaştıran tabela...
``Turuk-Huncası`` ``Göktürkçe`` ``Türkçe`` ``Moğolca``
|hun || halk ||hün
|ulus, ölös ||ulus ||uls, öls
|tengri, tangrı, tanrı ||tanrı ||tengir (ayrıca eski Türkçeden alınmış Tengri)
|kök, qök ||kök, gök ||höh (ayrıca eski Türkçeden alınmış: gök)
|tengis ||deniz ||tengis
|han, kaan ||han, kağan, hakan ||haan, kaan
|kağan, hagan ||kağan, hakan, kaan ||haan, xaan (eski moğolca: ``hagan``; ve eski Türkçeden alınmış: ``kağan``)
| hanum, kanum, hatun ||kadın, hanım || hatun
|ordu/orda ||ordu ||ördö
|orta ||orta ||örtö
|altun, altın ||altın ||altan
|su ||su ||us (ayrıca eski türkçe: ``sub``)
|ak, aq ||ak ||aq
|kara, qara ||kara ||har (ayrıca eski türkçe: ``qara``)

Bu tabelanin gösterdigi gibi Turuk-Huncası (Hiung-nu`ların dili) dil mirasını Eski Türkçeye teslim etmişdir.
Günümüzün en büyük Türk dilleri Islam`a geçişlerinde (9`ncu-10`ncu yüzyıl) Arabçadan ve Farsçadan etkilenmişlerdir, ama bu dillerden daha az etkilenmiş olan Tatarca, Kazakça ve Kırgızca, ve neredeyse hiç etkilenmemiş olan Altayca ve Sibirya Türkçesi incelendiğinde Hiung-nu halkının dili ile net bir akrabalık tespit etmek mümkündür.
Hunların önemli kollarını oluşturmuş olan ama sonradan Avrupada zamanla eriyip kaybolmus olan antik Türk halkları On-oklar ve Ön bulgarların dilleri neredeyse tamamen kaybolmuş, sadece Balkan halklarının dillerinde az sayıda izler bırakmıştır. Modern Bulgarcadan (Slav dili) bazı örnekler:
  • Tangra (Тангра) - Tanrı (Ön bulgarların ve diğer eski Türklerin tanrısı Tengri)
  • Khan, Han, Kgahan (xaн, хаган) - Bulgarların hristiyanlığı kabul etmelerinden önce kullandıkları hükümdar ünvani.
  • Orda (орда) - Ordu
  • Ortak (ортак) - Arkadaş
  • Altan (алтън) - büyük altın bir para

Ayrıca bakınız


Kitaplar


  • Rene Grousset: ``Die Steppenvölker.`` Essen 1975
  • Denis Sinor: ``The Cambridge History of Early Inner Asia.`` Cambridge 1990
  • Parker, Edward: ``A thousand years of the Tartars.`` London 1996
  • Elcin Kürsat-Ahlers: ``Zur frühen Staatenbildung von Steppenvölkern.`` Berlin 1994
  • Altheim, Franz: ``Attila und die Hunnen.`` Baden-Baden 1951
  • Altheim, Franz: ``Geschichte der Hunnen.`` Band 1, Berlin [2]
  • Burchard Brentjes: ``Die Ahnen Dschingis-Chans.`` Berlin 1988
  • Denis Twitchett: ``The Cambridge History of China.`` Cambridge [3]
  • Autorenkollektiv: ``Fischer Weltgeschichte Zentralasien.`` Frankfurt/M. 1991
  • Maenchen-Helfen, Otto: ``Die Welt der Hunnen.`` Wiesbaden 1997
  • Wirth, Gerhard: ``Attila.`` Stuttgart u.a. 1999


Dis baglantilar




Kaynak

Bu sayfa, online kullanıcı topluluğu tarafından oluşturulan ve düzenlenen özgür ansiklopedi projesi Wikipedia'nın Türkçe versiyonu Vikipedi'deki Hiung-Nu maddesinden faydalanılarak veya ilgili madde birebir kopyalanarak hazırlanmıştır. Bu makale, GNU Özgür Belgeleme Lisansı ilkeleri kapsamında, Vikipedi sitesi kaynak gösterilerek özgürce kullanılabilir.

Önceki Paylaşımlar