Sigara

Sigara

Tütün içeren ve genellikle 85-100 mm uzunluk ve 4-8 mm genişliklerinde üretilen keyif verici madde. Öfori etkisi ile içilen sigara bir süre sonra fiziksel bağımlılık ortaya çıkarır.

SIGARA (türkçe) anlamı

1. İnce kâğıda
2. kıyılmış tütün sarılarak hazırlanan
3. silindir biçiminde
4. ağızdan dumanı çekilen nesne:
5. İhtiyar diplomat sigara üstüne sigara yakıyordu.- Ö. Seyfettin.
6. Atasözü
7. deyim ve birleşik fiiller
8. sigara içmek
9. sigara kâğıdı gibi
10. sigara sarmak
sigarayı tellendirmek (veya tüttürmek)

SIGARA (türkçe) anlamı

11. ince kâğıda
12. kıyılmış tütün sarılarak hazırlanan
13. silindir biçiminde
14. ağızdan dumanı çekilen nesne.

SIGARA (türkçe) ingilizcesi

1. n. cigarette
2. cigaret
3. smoke
4. fag

SIGARA (türkçe) fransızcası

1. cigarette [la]
2. sèche [la]

SIGARA (türkçe) almancası

1. n. Giftnudel
2. Glimmstengel
3. Stäbchen
4. Zigarette


Sigara
Sigara
Sigara kağıda yuvarlak şekilde sarılmak suretiyle hazırlanmış, taşınması ve kullanılması kolay, ince kıyımlı ve yumuşak içimli tütün. Sigaranın ortaya çıkması tütünün çeşitli şekillerde içilmesinden sonra olmuştur. Önceleri tütünün sebze yapraklarına sarılmasıyla yapılan sigara, Fransa’da Seville dilencilerinin izmaritlerin tütününü kağıtlara sararak içmesiyle yeni bir şekil almıştır. İnce özel kağıtlar imal edildikten sonra, tütün elle bu kağıtlara sarılmaya başlandı. Sigarayı elle sarmak zor olduğu için zamanla sigara makinası üzerinde çalışmalar olmuş, 1861 ve 1875 yıllarında sigara îmal eden makinalar yapılmıştır. Daha sonra fabrikalar kurulmuştur. Sigaranın kalitesini arttırmak yönünden paketleme ve filitreleme usullerinde yenilikler getirilmiştir.

Sigara içindeki nikotin'in bağlandığı doğuştan vücutta olan nikotinik reseptörler sigara içildikçe artar ve zamanla bunları rahatlatmak için içilen miktarda artmaya başlar. Sigara bırakılınca bu reseptörler rahatsız olur ve bir süre yoksunluk sendromu belirtileri görülür. Ancak zaman ile bu reseptörlerin sayısı azalmaya başlar ve yoksunluk sendromu belirtileri azalır.

Sigara dumanı ağız yoluyla akciğere çekilirken nikotin az da olsa ağızdan ve dilden kana karışmaya başlar. Büyük bir kısmı akcigerde bronşlardan ve broncuklardan kana karışır. Aksondan aksona elektirik yoluyla geçen uyartı, aksondan dentrite kimyasal paketcikler yoluyla geçer. Beyne kadar gelen nikotin bu geçişte bir kimyasal paket olarak geçer ve dentritte uyartıya sebep olur. Bu uyartı sayesinde beyin keyif verici hormonlar üretme emrini verir. Bu sayede sigara keyif vermeye başlar. Aynı keyfi bir daha tatmak isteyen beyin "sigara iç" emrini verir. İnsan emri her yerine getirişinde bağımlılık artar. Artık bir tiryaki olmuşsunuzdur.

Sigara'nın kullanan kişiye ve çevresine verdiği zarar bir çok kanıtla sabittir. Ancak fiziksel bağımlılık bırakmayı zorlaştırır. Yardımcı yöntemler olsa da en etkili bırakma yöntemi kişinin birden bire iradesi ile sigarayı terk etmesidir.

Üretimi

Toplandıktan sonra kurutulan tütünler, üç sene kadar depolarda kendi haline bırakılır. Sonra sigara fabrikalarında tütün tozundan arıtılarak özel nemlendirme odalarında işleme tabi tutulur. Seri halde nemlendirme ve kurutma devam eder. Daha sonra tamburlar içinde döndürülerek yapılacak sigaranın türüne göre, çeşitli kalitedeki tütünler harmanlanır. Bu karışık tütün tekrar özel nemlendirme odalarında bekletilir. Bu tütün döner bıçaklarla çok ince bir şekilde kıyılır. Kıyıldıktan birkaç gün sonra, silindir tüp haline getirilmiş kağıtlar içine otomatik olarak doldurulur. İki sigara önce filitreye tutturulur, sonra ikiye bölünür. Standard bir sigara makinası dakikada ortalama 1200 sigara hazırlayabilir. Bu makinalarda sigaraların yirmişerli paketli selofanlı hale gelmesi çok kısa sürede olur. Her sigarada tütünün gevşekliği ışınla kontrol edilerek, bütün sigaraların eşit olması sağlanır.

Sigaranın asıl kısmı tütün olduğu için, dumanı nikotin ve katran ihtiva eder. Sigaranın katranını azaltmak için evvela kaliteli tütün seçilir. İmalat esnasında ise uzun ince ve filitreli olarak yapılır. Sigaranın yanan ucu ile ağız arasındaki mesafe ne kadar çoksa vücuda o kadar az nikotin gider. Kuru tütünler yaşlardan fazla; hızlı çekenler yavaş çekenlerden fazla; ciğere çekenler dudak tiryakilerinden fazla nikotin alırlar.

Türkiye’de sigara üretimi Tekel idaresi ve özel şirketler tarafından sürdürülmektedir. Tütün cinsine göre muhtelif isimler altında sigaralar vardır. Maltepe, Samsun, Silahlı Kuvvetler, Meltem, Bafra, Tokat, Bitlis, Yeni Harman, Tekel 2000 en çok satılan sigara türleridir.

Sigara içilip içilmemesi Avrupa, Amerika ve bütün ülkelerde, çeşitli açılardan ele alınarak incelenmektedir. Amerika’da sigara içenlerin çoğunluğunun orta tabaka altındaki kişiler olduğu istatistik kayıtlarla tespit edilmiştir. Amerika ve Avrupa şehirlerinde otobüs, tren ve uçaklarda sigara içenlerle içmeyenler ayrı yerlerde oturmakta, bunu sağlamak için kolay görülebilecek yerlere ikaz yazıları ve resimleri konulmaktadır. Sigara sarfiyatını azaltmak için ekonomik, eğitim ve sınırlama şeklinde tedbirler alınmaktadır.

Osmanlılarda içilmeye başlandığı 17. yüzyıl başlarından günümüze kadar, tıbbi zararları yanında dînî hükmünün ne olduğu hakkında pekçok şeyler söylenmiştir.

Dini açıdan sigara için, İslam alimlerinden haram, mekruh, mübah diyenler olmuştur.

Sigaranın içerisindeki zehirli maddeler



Pasif içicilik ile başkalarını da etkiler.
Pasif içicilik ile başkalarını da etkiler.
Bunlar kanserojen maddelerdir ve en tehlikelileri arsenik, benzin, kadmiyum, hidrojen siyanid, toluen, amonyak ve propilen glikoldur. Örneğin; siyanid kesinlikle öldürücü bir zehirdir. Genel olarak bilinen maddelerden birkaçı;



Sigaranın vücuda zararları

Sigara kullanımı ölümle sonuçlanabilir, ayrıca birçok organ üzerinde ve genel olarak tüm insan vücudunda sistemli zararlara yol açar.

  • Diş ve dişeti hastalıkları
  • Kulak-burun-boğaz rahatsızlıkları, bu bölgelerde kanser riskinde artış
  • Kalp ve damar hastalıkları, yüksek kan basıncı, damar tıkanıklıkları
  • Beyin hücrelerinde tahribat
  • Katarakt riski
  • Solunum rahatsızlıkları
  • Mide rahatsızlıkları
  • Hamilelerde erken ve yetersiz gelişmiş doğum
  • Cinsel rahatsızlıklar, iktidarsızlık
  • İnsanlarda sakatlık
  • Kalp kanseri
  • Cildi tahriş ederek hastalıklara sebep olur.


Pasif içicilik

Sigara kullanan kişilerin bulunduğu ortamlarda bulunan kişiler edilgen (pasif) içici olarak adlandırılır ve sigaranın zararlarından bazen içen kişiden daha çok etkilenirler. Bu durumu biraz olsun engellemek için toplu olarak bulunulan yerlerde içen ve içmeyen kişileri ayrı ortamlarda tutmaya yönelik çalışmalar vardır. Örneğin birçok restoranda sigara içilen ve içilmeyen bölümler ayrılır. Toplu taşım araçları ve bazı kapalı mekanlarda hiç içilmez. Ancak bu önlemlere rağmen sigara açık havada bile içmeyenlere zarar vermekte ve rahatsız etmektedir.

Dinler açısından sigara

İslam dini ve sigara

Sigara 19. yüzyıldan itibaren yeni dünyadan İslam dünyasına da sirayet etmiş, sigara alışkanlığının toplumda yayılmaya başlamasıyla birlikte sigara içmenin dinî hükmü, dinen sakıncalı olup olmadığı da tartışılır olmuştur.

Sigara, on dört asırlık fıkıh tarihi içinde nisbeten yeni bir mesele olduğundan ilk devir müctehidlerinin konuyla alâkalı görüşünün bulunmayacağı açıktır. Çağdaş sayılabilecek son dönem İslâm bilginleri de sigaranın dinî hükmü konusunda üç gruba ayrılmışlardır.

    • Sigaranın zararlarını bilmeyen veya önemsemeyen bir grup bilgin, tütün kullanma (pipo, nargile vb. de dahil), sigara içme hakkında dinde açık bir hüküm bulunmadığını, şâri‘ tarafından açık bir yasak gelmediğini ileri sürerek sigara içmenin mubah olduğu görüşünü ileri sürmüştür.


    • Diğer bir grup İslâm bilgini ise, sigara içmeyi doğru bulmamakla birlikte, “haram” da diyemedikleri için “mekruh” olarak nitelendirmişlerdir.


    • Üçüncü bir grup ise, sigara içmeyi, özellikle tiryakilik derecesinde sigara alışkanlığını sağlık açısından zarara ve ekonomik yönden israfa yol açtığı, nafaka yükümlülüğünü ihlâl ettiği gerekçesiyle “haram” saymışlardır.


Bu itibarla sigara hakkında muhtemel fıkhî hükmü, belli açılardan ele alıp tartışmak ve çıkan sonuca paralel bir değerlendirmeye gitmek gerekmektedir.

  • Zarar: Sigaranın zararsız olduğunu söylemek, artık bugün ilmen ve tıbben imkânsız olduğuna göre, konunun dinî yasaklar çerçevesinin tamamen dışında düşünülemeyeceği şüphesizdir. Bilim adamları sigaranın ihtiva ettiği nikotinin ve sigara dumanının bünyede kanserden, sinir sistemlerinde bozukluğa kadar bir dizi zarar ve hastalığa yol açtığından söz etmektedir. Kur’an’da, “Kendinizi elinizle tehlikeye atmayın...” (el-Bakara 2/195) buyurulmuş, Peygamber de, “Ne doğrudan zarar verme ne de zarara zararla karşılık verme vardır” (İbn Mâce, “Ahkâm”, 17; el-Muvatta’, “Akzıye”, 31) diyerek bir kimsenin kendine ve başkalarına zarar vermemesinin temel bir dinî ilke olduğunu vurgulamıştır. Sigaranın hem içene hem de çevresinde bulunan kimselere zarar verdiği göz önüne alınınca hem Allah hakkının hem de kul hakkının birlikte ihlâl edildiği söylenebilir.


  • İsraf: İsraf malı boş yere harcamaktır. Kur’an’da, “Yiyiniz, içiniz, fakat israf etmeyiniz” (el-A‘râf 7/31) buyurulmuş, Resûl-i Ekrem de daima mutedil, ölçülü davranmayı emretmiş, malın boşa harcanmasını yasaklamıştır. Sigara için yapılan harcamanın, sigara bağımlısı şahsın bu bağımlılığı göz önünde bulundurulursa israf olmayacağı, hatta önemli bir bünyesel ihtiyacının karşılanması sayılabileceği görüşü -harcama boşa olmanın ötesinde zararlı da olduğu için- tutarlı değildir. Harcama yapan kişinin zengin olması da bu harcamanın israf olmasını önlemez.


  • Nafaka Yükümlülüğü: Aile reisi erkekler eşinin, çocuklarının ve aile fertlerinin, muhtaç yakınlarına bakan erkekler de onların nafakalarını karşılamakla yükümlüdür. Böyle bir malî yükümlülük altında bulunan kimselerin nafaka yükümlülüğünü aksatacak şekilde sigaraya para vermesi de dinî olduğu kadar insanî ve ahlâkî açıdan da kabul edilemez bir durumdur.


Sigara içmenin fıkhî hükmü başta zarar, israf ve nafaka yükümlülüğü olmak üzere çeşitli açılardan ele alınabilir. Böyle olunca sigara içmenin hükmü hakkında kesin ve genel bir hüküm vererek “haram” demek yerine, bu konuda bu açılardan bazı ayırımlar yaparak farklı durumlarda farklı hükümler vermek, her bir durumu kendi şartları içerisinde değerlendirmek daha doğru görünmektedir.

Hem içene hem de o ortamda bulunan şahıslara ve çevreye verdiği zararlar, israf ve hakların ihlâline yol açabileceğinin kuvvetle muhtemel olması dikkate alınarak, sigara içmenin kural olarak dinen “harama yakın mekruh” sayılması gerekir. Ancak bedene verdiği zarar ilmen ve tıbben açıklık ve kesinlik kazanmışsa, açık bir israfa ve kişinin nafaka yükümlülüğünü etkileyip aile fertlerinin ve bakmakla yükümlü bulunduğu kimselerin nafakasını kısmasına yol açıyorsa, zorunlu harcamalardan ve aslî ihtiyaçlarından bile fedakârlık yapmaya zorluyorsa, o takdirde sigara içmenin dinen de “haram” olduğu söylenebilir.

Hristiyanlık dini ve sigara

Hıristiyanlıkta ancak bazı ayetlere göre sigara içmenin doğru olmadığı anlaşılmaktadır.

  • Stres atmak için sigara içmeye gerek yoktur anlamı çıkan ayette size barışı ve huzuru veriyorum;o halde kalbiniz sıkışmasın ve korku dolmasın benzeri ifade yer alır.}


  • Sigara içmenin doğru olmadığını gösteren ayette İsa Peygamber'in ağzından yaklaşık olarak şu ifadeler anlatılır İnsanın boyun eğdiği herşey onu köle eder; ben hiçbirşeyin kölesi olmayacağım.


Ayrıca sigara kullanmayan tek dinsel toplum Yehova'nın Şahitleridir. Sayısı 7 milyonu bulan bu Hıristiyan toplumun hiç bir bireyi sigara ve benzeri zararlı maddeleri kullanmazlar.

Ekonomi ve sigara

Hollandada yapılan bir araştırmaya göre obezler ve sigara içenlerin sağlık sistemi açısından daha ekonomik olduğu idda edilmektedir. Sigara içenler ve obezler daha az yaşadığı için kısa dönemde sağlık maliyetleri yüksek olsada uzun dönemde sağlıklı insanlara göre daha az sağlık maliyeti olduğu sonucu çıkmaktadır. Sigara kullanımı ve obezitenin yol açtığı akciğer kanseri gibi hastalıkların tedavilerinin ileri yaşlarda ortaya çıkan alzheimer gibi hastalıklara oranla çok düşük maliyetinin olması sebep olarak gösterilmektedir. Araştırmaya göre Hollanda sağlık sistemi her sigara içen kişi başına 50.000 USD (2007) tasarruf etmektedir.

Sigara içme yasağı

65 ülke sigara içimine çeşitli sınırlamalar getirmiştir.

Dünya üzerinde bilinen ilk uygulama 1993 yılında ABD'nin Kaliforniya eyaletinde başlamıştır. Hollanda ve İrlanda'da 1 Ocak 2004, Fransa'da 1 Şubat 2007, İngiltere'de 1 Mayıs 2007, Almanya'da 1 Ocak 2008, İspanya'da 1 Ocak 2006, Norveç'te 1 Haziran 2004, İsveç'te 1 Mayıs 2005 tarihinde kapalı yerlerde sigara içilmesi yasaklanmıştır.Ve son olarak Türkiye'de 3/1/2008 tarihinde kabul edilen "TÜTÜN MAMULLERİNİN ZARARLARININ ÖNLENMESİNE DAİR KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN" 19 Ocak 2008 Cumartesi günü Resmi gazetenin 26761.sayısında yayınlanarak 19 Mayıs 2008 tarihinde yürürlülüğe girmiştir.

Linkler

Önceki Paylaşımlar