Tsunami

Tsunami

Tsunami (okunuşu: "Sunami". Japonca'da liman dalgası anlamına gelen 津波 (つなみ) sözcüğünden) okyanus ya da denizlerin tabanında oluşan deprem, volkan patlaması ve bunlara bağlı taban çökmesi, zemin kaymaları gibi tektonik olaylar sonucu denize geçen enerji nedeniyle oluşan uzun periyotlu deniz dalgasını temsil eder.

TSUNAMI (türkçe) anlamı

1. Dev dalga


26 Aralık 2004 Tsunami Tayland kıyılarında
26 Aralık 2004 Tsunami Tayland kıyılarında
Tsunami merkezi deniz dibinde olan derin depremlerden sonra zemin çökmesi ve taban kaymasıyla oluşan dev dalgara Japonlar tarafından verilen isim, şiddetli sarsıntılardan sonra kıyı bölgeleri için büyük tehlike oluşturur.
Okyanus kütlesinde oluşan sismik bir şoktan doğan tsunami dalgaları, onlarca metre yüksekliğe ulaşabiliyor ve deniz kıyısındaki topraklarda yıkıcı etki yapıyor.
Japonca’da “liman dalgası” anlamına gelen tsunami sözcüğü, 15 Haziran 1896’da 21 bin kişinin hayatını kaybettiği “Büyük Meiji Tsunamisi’nden” sonra Japonlar’ın yaptığı yardım çağrılarıyla dünya dillerine yerleşti.
Tsunamiden sonra oluşan dalganın diğer deniz dalgalarından farkı, su zerreciklerinin sürüklenmesi sonucu hareket kazanmasıdır. Derin denizde varlığı hissedilmezken, sığ sulara geldiğinde dik yamaçlı kıyılarda ya da V tipi daralan körfez ve koylarda bazen 30 metreye kadar tırmanarak çok şiddetli akıntılar yaratabilen bu dalga; insanlar için deprem, tayfun, çığ, yangın ya da sel gibi bir doğal afet haline gelebilmektedir.
Tsunami ilk oluştuğunda tek bir dalgadır ancak kısa bir süre içerisinde üç ya da beş dalgaya dönüşerek çevreye yayılmaya başlar. Bu dalgaların birincisi ve sonuncusu çok zayıftır ancak diğer dalgalar etkilerini kıyılarda şiddetli biçimde hissettirebilecek bir enerjiyle ilerlerler. Bu nedenle depremlerden kısa bir süre sonra kıyılarda görülen yavaş ama anormal su düzeyi değişimi ilk dalganın geldiğini gösterir. Bu değişim, arkadan gelecek olan çok kuvvetli dalgaların ilk habercisi de olabilir.

Alınabilecek Önlemler


  • Deniz kıyısında yerleşim yeri seçerken; tsunami riskini de diğer doğal afetler gibi değerlendirmek alınabilecek ilk önlemdir.
  • Yüksek yerlere doğru hızla gitmek.
  • Deniz yanında dağ biçiminde yüksek bir yamaç varsa hemen yüksek yerlere doğru gidin.
  • Tsunami'nin ilk dalgası geldikten sonra tehlikenin geçtiğini sanmayın bazen ikinci dalga ilk dalgadan daha büyük olabilir.
  • Tsunami’nin deniz kıyısına ilk gelişi su düzeyinin anormal biçimde yükselmesi ya da çökmesiyle kendini belli eder. Tsunami’nin bu öncü zayıf ilk dalgası, arkasından gelecek olan iki ya da üç kuvvetli dalganın habercisidir. Bu durumda yapılacak tek şey; kıyıdan uzaklaşmaktır. Deniz içerisinde seyir halinde bulunanlar ise kıyıdan uzaklara, derin sulara giderek dalganın kendilerine ve deniz taşıtına vereceği zararı azaltabilir hatta önleyebilir. Deniz kıyısında olanlar içinse, denizden uzaklara ve yükseklere gitmek zorunludur.Türkiye'de ise Tsunami'nin en şiddetli ve tehlikeli olabileceği yerler, Muğla-Gökova Körfezi,İnce Burun ve Kara Burun, İzmir-İzmir Körfezi, Aliağa ve Dikili arası, İstanbul-Kartal, Küçük Çekmece, Şile, Antalya-Antalya Körfezi, Adana-Yumurtalık, Antakya(Hatay)-Dörtyol, Adapazarı(Sakarya)-Karasu- Zonguldak-Ereğli, Samsun-19 Mayıs ve Tekkeköy.

Depremlerden sonra oluşan tsunamiler, diğer deniz dalgalarından farklı. Derin denizde varlığı hissedilmezken, sığ sulara geldiğinde bazen 30 metreye kadar yükselerek çok şiddetli akıntılar yaratabiliyor.
Tsunami ilk oluştuğunda tek bir dalga, ama kısa bir süre içerisinde üç ya da beş dalgaya dönüşerek çevreye yayılmaya başlıyor. Bu dalgaların birincisi ve sonuncusu genelde çok zayıf oluyor. Fakat diğer dalgalar, etkilerini kıyılarda şiddetli biçimde hissettirebilecek bir enerjiyle ilerliyor.
Bu nedenle, depremlerden kısa bir süre sonra kıyılarda görülen yavaş ama anormal su düzeyi değişimi ilk dalganın geldiğini gösteriyor. Bu değişim, arkadan gelecek olan çok kuvvetli dalgaların ilk habercisi de olabiliyor.

Kuzey Sumatra Depremi (Endonezya Depremi) ve Tsunami

26 Aralık 2004 günü Kuzey Sumatra'da biribirlerine doğru hareket eden Burma Levhası ile Hindistan Levhası arasındaki ters fay boyunca meydana gelen deprem deniz tabanının şeklini değiştirmiş, yaklaşık 1200-1300 kilometrelik kesiminin kırıldığı tahmin edilen fay üzerindeki ters atım 15-20 metreye ulaşmıştır. Derin bir hendeğin bulunduğu bölgede meydana gelen bu şekil değiştirmeye bağlı olarak oluşan kabarma tsunaminin oluşmasına neden olmuştur. Derin sularda çok hızlı olarak hareket eden tsunami kıyıya yanaştığında yükselmiş, suyun geriye doğru çekilmesine neden olmuş ve daha sonra karanın iç kesimlerine doğru su baskını şeklinde ilerlemiştir. Tsunami, Kuzey Sumatra kıyılarında hemenetkisini gösterirken 2 saat sonra Sri-Lanka ve Hindistan kıyılarına ulaşmıştır. Ancak Güney Asya Ülkelerinin çoğunda erken uyarı sisteminin bulunmaması, olanlarda ise gerekli uyarıların zamanında yapılamaması ya da uyarıların dikkate alınmaması can kaybının bu derece büyük olmasına neden olmuştur.

Kaynak

  • (tübitak)
Önceki Paylaşımlar