sel

Sel, bir bölgede toprağı belirli bir süre için tamamen veya kısmen su altında bırakan; ani, büyük ve düzensiz su akıntılarına verilen isimdir.Bir akarsu veya deniz, göl gibi büyük su kitleleri kimi zaman fazlasıyla suyla yüklenir, bunun sonucunda taşarak yatağından çıkar ve "sel" adı verilen bir doğal felakete neden olur.

SEL (türkçe) anlamı
1. sürekli yağmurlardan ya da eriyen karlardan oluşan
2. geçtiği yerlere zarar veren taşkın su.
3. hareket halindeki büyük kalabalık
4. yığın
etki ve iz bırakan güçlü durum ya da davranış.
SEL (türkçe) anlamı
5. 1 . Sürekli yağmurlardan veya eriyen karlardan oluşan
6. geçtiği yerlere zarar veren taşkın su.
7. 2 . mecaziHareket hâlindeki büyük kalabalık
8. yığın
9. Ellerinde çantalı
10. küçük yiyecek paketleri
11. kadınlı erkekli bir memur seli
12. Ulus Meydanı'na doğru akıyor.- N. Cumalı.
13. 3 . mecaziEtki ve iz bırakan güçlü durum veya davranış.
14. Atasözü
15. deyim ve birleşik fiiller
16. sele gitmek
17. sele kapılmak
18. sel gibi (akmak)
19. sel gider
20. kum kalır
21. (bir yeri) sel götürmek
22. sel ile gelen yel ile gider
23. seli suyu kalmamış
24. sel seli götürmek
SEL (türkçe) ingilizcesi
1. [SEL]n. salt
2. piquancy
3. spice
4. n. flood
5. flooding
6. inundation
7. torrent
8. stream
9. deluge
10. cataract
spate,
sel (fransızca) ingilizcesi
11. (m) n. salt
12. piquancy
13. spice
SEL (türkçe) fransızcası
1. [le] tuz
2. (sözde\yazıda) tat
SEL (türkçe) almancası
1. n. Gießbach
2. Sturzbach
3. Wildbach
4. Wildwasser
sel (fransızca) italyancası
1. 1. (chimie) sale (m)
2. 2. (culinaire) sale (m)
sel (fransızca) ispanyolcası
1. 1. (chimie) sal (f)
2. 2. (culinaire) sal (f)
sel (fransızca) portekizcesi
1. 1. (chimie) sal (m)
2. 2. (culinaire) sal (m)
sel (fransızca) flemenkcesi
1. 1. (chimie) zout (n)
2. 2. (culinaire) zout (n)

Sel hakkında bilgiler

Sel, bir bölgede toprağı belirli bir süre için tamamen veya kısmen su altında bırakan; ani, büyük ve düzensiz su akıntılarına verilen isimdir.Bir akarsu veya deniz, göl gibi büyük su kitleleri kimi zaman fazlasıyla suyla yüklenir, bunun sonucunda taşarak yatağından çıkar ve "sel" adı verilen bir doğal felakete neden olur.

İnsanlar tarih öncesi çağlardan beri yaşamak için hep nehir kıyılarını ve deniz kenarlarını tercih etmiştirler, çünkü suya yakın olmak demek aynı zamanda kolay ulaşım, daha yumuşak bir iklim ve daha verimli topraklar demekti. Zaten eğer insanlar taşabilecek bu sulara yakın olmasalardı sel bir afet olarak sayılmayacaktı.

Olağandışı yağış ve/veya ani kar erimeleri sonucunda, akarsuların su varlıklarını akarsu yatağının taşıma kapasitesi üzerine çıkararak çevreye yayması. Sellerin etkisi bitki örtüsünün niteliği ve yoğunluğu, arazinin eğimi, yağışların şiddeti ve süresi ile hızla eriyen karların miktarına, arazide alınan tedbirlere bağlı olarak değişmektedir.

Türkiye’de, 1945-1998 döneminde, 1500 civarında sel yaşanmış; 1000 civarında kişi yaşamını yitirmiştir. 1910 yılında Tokat’taki Behzat Deresi’nin taşması sonucu, 2000 civarında kişi yaşamını yitirmiştir. Bunun dışında, Türkiye’de yaşanan büyük sellerin başlıcaları şunlardır: 1957’de Ankara’da Hatip Çayı’nın taşmasına ve 185 kişinin ölmesine; 1990’da Trabzon’da; 1991’de Elazığ, Tunceli, Bingöl ve Muş civarlarında 87 kişinin ölmesine yol açan seller; 1992 yılında Marmaris’te; 1995 yılında da ülkenin pek çok yerinde; 1997 yılında İzmir, Giresun, Van ve Hakkari’de; 1998 yılında da Batı Karadeniz Bölgesi’nde yaşanan seller.

İnsanlar tarih öncesi çağlardan beri yaşamak için hep nehir kıyılarını ve deniz kenarlarını tercih etmiştirler, çünkü suya yakın olmak demek aynı zamanda kolay ulaşım, daha yumuşak bir iklim ve daha verimli topraklar demekti. Zaten eğer insanlar taşabilecek bu sulara yakın olmasalardı sel bir afet olarak sayılmayacaktı.

Oluşumu

Selin en sık karşılaşılan şekli, kuvvetli ve uzun süreli yağış sonucu oluşur. Sel, kar erimesinin ardından oluşan kuvvetli akışlar veya drenaj kanallarının tıkanması sebebiyle de meydana gelebilir. Dağlık bölgelerde ise sel, kar erimesi veya yağışla birleşen kar suyundan meydana gelir. Çok nadir de olsa barajların çökmesi ve taşmasından kaynaklanan Sele de rastlanılmaktadır. Engellenemez tabiat olayı sele en çok, nehir yataklarından taşmalar sonucu rastlanır. Nehir yataklarına gelen Suyun sele dönüşmesine, yatakların amacı dışında kullanılması da yol açar. Günümüzde çarpık kentleşme sonucu dere yataklarının gecekondulaşma bölgesi haline gelmesi, ağaçlandırılması, doldurulması veya nehir yataklarının değiştirilmesi sonucu oluşan seller her yıl ülkemizde büyük mal ve can kaybına sebep oluyor.

Şarkı Sözleri

Harsel tarafından söylenen sel adlı şarkının sözleri.

bölüm 1 :

doğan güneş, karaltıyı parlatır
her gün doğdukça parlayacak lanet karanlığım.
karanlıksın, benim için telaffuzsuz adın
tek takıntım karanlık, bir gecemi gör anlarsın.

parmaklarım kadardı o güldüğüm günler
hepsini biriktirdim ama bir avuç bile etmediler.
garibanlıktan öte taktığım gariplik öylesine
her satırda ellerin tütüne gitmesi daha da öte.

ey ahali şimdi bana söyleyin
hanginiz aşk durağında kaçan aracı bekledi.
ya hiç bilemediğiniz ya biz bir yere gidemedik
anı dediklerinizin hiç biri senelere denk değil.

uzak değil, ulaşabilmek hiç güç değil
lakin tık yok içimde hissediyorum eksikliği.
korkarım ki unuttum umudun manasını
fersahlar var arada ama bana çok yakınsın.

dedim ya yakınsın, ama uzaksın
bir adımım bin sıkıntı ondandır cevapsızım.
gerçek uzaklıktan bahsetmiyor yazıtlar
yalnızken insan bir tek kalbinin içine bakar.

susuyorum bitik, git artık başımdan
öldürdün ne sensizliği ne seni yaşatmadan.
özlemler eğer ücrete tabiiyse,
ödeyemezdim hiçbirini haciz gelirdi evime.

hep seni yazmak istedim hep bir yeri eksik kaldı
yapabildiğim tek şey dolaşmak satırları.
imkansız kadar kolay değil yazdıklarımı manasıyla görmek
bu giydiğim gömlek sensiz ateşten çömlek.

bölüm 2 : (şiir bölümü)

sus, bu dünyam kaldı kapkara bir odada
ve bittik hepimiz ayrı kentin emekçileri.
bahsettiğimi bil, uzağa gitmen gerek değil
acaba değerli olmak sence engellenmek midir ?

susmayı ne sandın sen öyle ?
içinde kalanları biriktirince,
gözlerin durmuyorlar yerinde
ve aslında hiç biri de kör değilken.

her seferim herkesin sana benzemesi
inan zor değil zümrüt yeşilin yeterli.
ve o yeşilin bir sefer biriyle el eleydi
ve kalbimin varlığını bir an hissetmedim.

tüylerim diken diken seni gördükçe
gördüğümde yok ama herkeste varsın haylice.
ve gözlerim eğer senden oluşmuşsa
özleminden dolmuştur, kuruluk bilmek ne ?

bir geceler vardı günaydın diyemediğim
sonraları kimse bana iyi geceler dileyemedi.
neden hep karanlıkta buldum seni
kimsesizliğin ilacı gözlerinde ender yetişen bitki.

gözlerin hiç yok yarınlarım kayıp
ondan önce hepsinden önce olmayan huzurum kayıp.
neyi yaşattın neyi gördürdün bana
toplasan kaç kilo kül çıkar bu odamdan.

şu kaç satır kendini anlatır
susup kalmaya benzemez bu, bir buna susamadım.
hep yandım hep bu kibritimi çaktı
her satırda yanıyorum, küllerimi atmayın.
İlgili Konu Başlıkları Tümü

Sel Yatağı

Sel yatağı, Arroyo olarak da bilinir. yarı kurak ya da çöllük alanlarda rastlanan, mevsimlik ya da düzensiz yağışlar sırasında birdenbire dolup taşan kuru akarsu yatağı. Bu biçimde oluşan mevsimlik akarsuların aşındırma, oyma, taşıma ve biriktirme etkisi oldukça ...

Selâmet Ordusu

Selâmet Ordusu, yüz yirmi altı ülkedeki bağış dükkanları ve hayır kuruluşları ile bilinen bir Protestan uluslararası bir yardım organizasyonudur. Organizasyon, 1865 yılında Birleşik Krallık'ta, vaiz William ve Catherine Booth tarafından kurulmuştur.Bu organizasyon, ruhsal bir ...

P-sel Sayılar

Rasyonel sayıların p-sel norma göre tamamlanmasıyla elde edilirler, p-sel sayılar kümesi (aynı zamanda cisimi de) geleneksel olarak \mathbbQ_p işaretiyle gösterilir. Her p-sel sayı z\in\mathbbQ_p, z=\sum_i=k^\infty a_i p^i şeklinde, a_i katsayılarının 0 la p-1 ...

Elviye-i Selâse

Elviye-i Selâse, “Üç Liva” ya da “Üç Sancak” anlamına gelir. Kars, Ardahan ve Batum Sancakları hakkında kullanılan eski bir tabirdir.

Sel (dergi)

Sel, 1984 yılında Kayseri`de neşredilen, edebiyat ağırlıklı sosyo-kültürel aylık dergidir. Millet (gazete)si `nin eki olarak çıkartılan dergi, "döküntüleri silip-süpürmek, iyiyi-güzeli-doğruyu yüceltmek" amacında olduğu gerekçesi ile, ağır dozlu eleştirilerin ...

Hüseyin Selâhattin Köseoğlu

Hüseyin Selâhattin Köseoğlu (1882 İstanbul - 6 Ekim 1949 İstanbul)1882'de İstanbul'da doğdu. Ahmet Vehbi Bey'in oğludur. Nur-u Osmaniye mektebi ve Numune-i Terakki İbtidai Mektebi ve Kuleli Askerî İdadisinde okuduktan sonra Mart 1896'da Harbiye Mektebi'ne girdi.

Phil Selway

Müzisyenler

Sel En çok Nerelerde Görülür

Sel, bir bölgede toprağı belirli bir süre için tamamen veya kısmen su altında bırakan; ani, büyük ve düzensiz su akıntılarına verilen isimdir. Bir akarsu veya deniz, göl gibi büyük su kitleleri kimi zaman fazlasıyla suyla yüklenir, bunun sonucunda taşarak yatağından çıkar ve ...

Niyazi Sel

Niyazi Sel (d. 1908 İstanbul - ö. 1980), Türk eski millî futbolcu.

Selâhattin Kantar

Ömer Selahattin Kantar (1878 - 17 Kasım 1943); Türk müzeci, arkeolog, gazeteci ve yazar. İzmir Arkeoloji Müzesi kurucu müdürü. 1932-1941 yılları arasında Rudolf Naumann ile birlikte Smyrna Agorası kazılarını yürüttü.

Hasan Alâ Zikrihi’s Selâm

Hasan Ali, Ebû’l Hasan, Alâ Zikrihi’s-Selâm, Hasan-ı Sânî Alâ Zikrihi’s-Selâm, ya da (İmâm Hasan Alâ Zikrihi’s-Selâm, ); ( Doğum: H. 539 / M. 1145 veya H. 536 / M. 1142 - Ölüm: H. 561/ M. 1166 ), II. Hasan veya bazen Hând Hasan olarak ta anılmaktadır. ( H. 557-561/ M. ...

Çarşambayı Sel Aldı

''Çarşamba'yı Sel Aldı'', Çarşamba'da öyküsünün geçtiği düşünülen söz, beste ve müziği Nejat Buhara'ya ait türkü. Şarkı birçok sanatçı tarafından seslendirilmiştir.