Vesâyet altındaki küçüğün ve mahcurun hukûkî muâmelelerde işlerini görmek, onları temsil etmek üzere mahkemece vazifelendirilmiş kişi. Medenî hakları kısıtlanmış olan kimselerin (mahcur) ve kânûnî velilerinin ölmesi sebebiyle velisiz kalan küçüklerin mallarını idâre etmek ve hukûkî muâmelelerinde onları temsil etmek üzere mahkemece vazifelendirilmiş olan şahıstır.

VASI (türkçe) anlamı
1. (Vesâyet. den) Bir ölünün vasiyetini yerine getirmeye me'mur edilen kimse. Bir yetimin veya akılca zayıf
2. hasta olan bir kimsenin malını idare eden kimse.
VASI (türkçe) anlamı
3. bir yetimin ya da akılca zayıf
4. hasta birinin malını yöneten kimse.
ölen bir kimsenin vasiyetini yerine getirmekle yükümlü olan kimse.
VASI (türkçe) anlamı
5. (Arapça) Erkek ismi 1. Vasiyeti yerine getiren
6. vesayeti yüklenen kimse
7. henüz reşid olmamış çocuğun işlerine bakmakla mükellef kimse. 2. Geniş
8. açık
9. enli
10. bol
11. kapsayıcı. 3. Her şeyi ihata edici. Bilgisinin boyutları sınırsız. 4. Allah'ın isimlerinden (bkz. Abdü
VASI (türkçe) ingilizcesi
1. [Visual Approach Slope Indicator]n. vase
2. pot
3. jar
4. vessel
5. urn
6. bowl
7. duct
8. gallipot
9. pipkin
10. adj. tutelar
11. tutelary
12. n. administrator
13. conservator
14. custodian
15. guardian
16. tutor
VASI (türkçe) fransızcası
1. tuteur/trice [le][la]
2. curateur/trice [le][la]
VASI (türkçe) almancası
1. n. Vormund
2. Kurator

Vasi hakkında bilgiler

Vesayet altındaki küçüğün ve mahcurun hukuki muamelelerde işlerini görmek, onları temsil etmek üzere mahkemece vazifelendirilmiş kişi. Medeni hakları kısıtlanmış olan kimselerin (mahcur) ve kanuni velilerinin ölmesi sebebiyle velisiz kalan küçüklerin mallarını idare etmek ve hukuki muamelelerinde onları temsil etmek üzere mahkemece vazifelendirilmiş olan şahıstır.

VASI, iniş için yaklaşma esnasında pilotlara emniyetli süzülüş hattını muhafaza etmelerinde yardımcı olan ışıklı, görsel bir sistem. İngilizce Visual Approach Slope Indicator (Görerek Yaklaşma Eğim Göstergesi) kavramının akronimidir. Genellikle kırmızı ve beyaz renkli lambalardan meydana gelir. Bazı türlerinde beyaz, yeşil ve kırmızı olmak üzere 3 bar (set) ışık bulunur. Pist orta hattının 10° sağında ve 10° solunda olmak üzere 20° koni aralığında pist başından yaklaşık 4 deniz mili mesafeye kadar manialardan emniyetli ayrım sağlayacak şekilde süzülüş bilgisi verir. Hem gece hem de gündüz kullanılan VASI gündüzleri yaklaşık 3-5 nm'den, geceleri yaklaşık 20 nm'den seçilebilir.

Çalışma prensibi

Her bir sette kırmızı ve beyaz renkli lambalar bulunur. Pilot süzülüş hattından yükseldikçe beyaz lambaları daha fazla, alçaldıkça kırmızı lambaları daha fazla görmeye başlar. Tüm ışıklar kırmızıya döndüğünde çok alçak, beyaza döndüğünde çok yüksek yaklaşmaktadır. Beyaz ve kırmızı arasındaki geçiş esnasında kırmızının çeşitli açık tonları görülür. Her bir setteki lamba sayısı 1, 2 veya 3 adettir. VASI ışıkları bazı pistlerde tek (sol) tarafta, bazı pistlerde pistin her iki yanında bulunur. Genellikle 3°lik bir süzülüş açısı verecek şekilde ayarlanırlar. Ancak bazı meydanlarda manialardan emniyetli ayrım sağlamak için daha yüksek açılı şekilde kullanılır. Özellikel 3,5°den fazla açılı meydanlarda yüksek performanslı uçakların iniş mesafesi artacağı için, pilotların daha dikkatli olmaları gerekir.

Tayini: Vasiyi sulh mahkemesi tayin eder. Sulh mahkemesi bir veya birkaç kişiyi vasi tayin edebilir. Fakat vesayet altına girecek kişilerin cezası olmadıkça birden fazla kişi vasi olarak tayin edilemez (M.K. md.363). Mahkeme, herhangi bir mani yoksa prensip olarak vasiliğe kasırın yani vesayet altına alınanın yakın kan veya sıhri hısımlarından birini tayin eder. Tercihen karısını veya kocasını tayin eder. Bunlar içinde kasıra en yakın akraba olan ve ona yakın bir yerde oturan vasi olarak tayin edebilir (M.K. md.364). Sulh mahkemesi vasiyi tayin ederken küçüğün rızasını da alır (M.K. md. 365). Küçüğün veya mahcurun erkek hısımları, kocası ve vesayet mıntıkasında oturan ve medeni-siyasi haklara sahip olan diğer erkekler vesayet vazifelerini kabul ile mükelleftir (M.K. md.366). Fakat, 60 yaşını bitirmiş olanlar, maluliyetten dolayı vesayeti güçlükle yapacak olanlar, dörtten fazla çocuğun velisi bulunanlar, uhdesinde ikiden fazla, vesayet bulunanlar veya işi aşkın bir vesayeti olanlar, mebuslar, vekiller ve temyiz mahkemesi reisi ve azaları vasi olmayı reddedebilirler (M.K. md.367). Vesayet altında bulunanları, medeni ve siyasi haklardan mahrum olanlar, menfaatleri kasrın (vesayet altına alınacak kişi) menfaatleriyle zıt olan veya onunla düşmanlığı olanlar ve ilgili vesayet daireleri hakimleri vasi olamazlar (M.K. md.368). Vasi tayin edildikten sonra durum yazılı olarak vasi tayin edilen kişiye bildirilir. Durum hem doğduğu yerde, hem de ikametgahının bulunduğu yerde ilan edilir (M.K. md.371). Vasi tayin edilen kişi tebliğ edildiği andan itibaren 10 gün içinde mahkemeye mazeret bildirerek itiraz edebilir. Bu itirazı mahkeme karar verene kadar vasi olarak vazifesini yapmaya mecburdur (M.K. md.372-374).

Vazifeleri: Vasi, vazifesine başlarken sulh mahkemesinin bir temsilcinin huzurunda, vesayet altındaki kimsenin mallarının bir defterini yapar. Vesayet altındaki kimse temyiz kudretini, haiz ve imkan da mevcut ise defter yapılırken hazır bulundurulur (M.K. md.382). Senetleri, kıymetli eşyaları ve mühim vesikaları sulh mahkemesinin murakabesi altında emin bir yere konur (M.K. md.383). Şayet vesayet altındaki kişinin menfaati gerektiriyorsa menkul eşyaları açık artırmayla veya iki tarafın anlaşmasıyla satılır. Kıymetli eşyaları, mecburiyet olmadıkça satılmaz (M.K. md.384). Vesayet altındaki kişinin alacakları yeteri ölçüde teminattan mahrumsa, daha teminatlı hale getirilir (M.K. md.386). Sınai, ticari ve sair teşebbüsleri varsa sulh mahkemesi bunların tasfiyesi veya idamesi için gerekli tedbiri alır (M.K. md. 387). Gayrimenkul mallar, sulh mahkemesinin izniyle satılabilir. Satış açık artırmayla yapılır. Asliye mahkemesi karar verirse satış iki tarafın karşılıklı anlaşması yoluyla da yapılabilir. (M.K. md. 388).

Vasi, küçüğün terbiyesi için itina gösterir. İstisnalar dışında çocuğun terbiyesi konusunda vasi anne ve babanın yetkilerini kullanır (M.K. md.389). Vasi, bütün tasarruflarında küçüğü temsil eder, fakat onun mallarını bağışlayamaz, vakfedemez, onun hesabına kefalet yapamaz (M.K. md.391-392). Vesayet altındaki küçük temyiz kudretine sahipse ve 16 yaşından küçük değilse işlerini yaparken vasi onun da rızasını alır, fakat bu rıza vasiyi sorumluluktan kurtaramaz. (M.K. md. 393). Vesayet altında bulunan kişi vasinin rızasını almak şartıyla borca girebilir, bir haktan feragat edebilir. (M.K. md. 394). Vesayet altında bulunan kişiye sulh mahkemesi bir sanatta veya işte çalışma izni vermişse, o sanat ve iş dolayısıyle yaptığı tasarruflardan sorumludur (M.K. md.396).

Vasi, sulh mahkemesinin tayin eylediği zamanlarda ve hiç olmazsa senede bir defa mahkemeye arzetmek üzere hesap tutmaya mecburdur. Hesap incelenirken temyiz kudretini haiz ve on altı yaşında bulunan vesayet altındaki kişi de bulunur (M.K. md.397). Vasi, vesayeti altındaki kimsenin malından ücret alabilir. Bu ücret, her bir hesap müddeti için vasinin sarfettiği emeğe ve vesayeti altındaki kimsenin gelirine göre sulh mahkemesi tarafından takdir olunur (M.K. md.400).

Vasinin vazifesinin sona ermesi: Vesayet kural olarak dört yıl için verilir. Dört yıl sona erince, vasi vesayetten çekilebilir (M.K. md.399). Vasilik sıfatı, vasinin vefatı veya medeni haklarını kullanmaktan mahrum kalırsa sona erer (M.K. md. 423). Vasi, vasilikle bağdaşmayan bir harekette bulunursa istifa etmeye mecburdur. Fakat, müddeti dolmadıkça kendi isteğiyle istifa edemez (M.K. md. 425). Vasinin, vasilikle bağdaşmayan fahiş bir ihmali görülürse, asliye mahkemesi onu vasilikten azleder. Borcunu ödemekten aciz kalan vasi hakkında da hüküm böyledir. Sulh hakimi, vesayet altındaki kimsenin menfaatlerini tehlikede gördüğü anda, vazifesini gereği gibi ifa edemeyen vasinin başka bir kusuru olmasa bile, vazifesine nihayet verebilir (M.K. md.427).

Temyiz kudretini haiz vesayet altındaki kimse ve ilgililerden herbiri, vasinin azlini talep edebilirler (M.K. md.428). Gecikmede tehlike varsa sulh mahkemesi, vasiye geçici olarak işten el çektirebilir; icabında tevkif ve mallarını haciz ettirebilir (M.K. md.430).

Vasiliğin sonunda yapılacak işlemler: Vesayeti sona eren vasi, idaresi döneminde tutmuş olduğu raporu ve hesabı sulh mahkemesine vermeye ve malları vesayet altındaki kimselerin veya mirasçılarının yahut yeni vasinin emrine teslim etmeğe mecburdur (M.K. md.433). Bu raporlar ve hesap sulh mahkemesince incelenir. Tasdik edilen rapor ve hesaplar yeni vasiye ve vesayet altındaki kişinin mirasçılarına bildirilir. (M.K.md. 435). Vasinin mesuliyetine ait davalar kesin hesabını verdiği andan itibaren 1 yıllık zaman aşımı süresine tabidir (M.K. md.436). Vesayet altındaki kimsenin, vasi veya vesayet daireleri azası zimmetindeki alacağı, imtiyazlı olacaktır (M.K. md.438).
İlgili Konu Başlıkları Tümü

Fedai

Koruma veya fedai, bir kimseyi herhangi bir tehdide karşı, yakın mesafeden korumakla görevlendirilmiş özel eğitimli kişi. Korumalar, korunacak kişi tarafından kiralanmış sivil kişiler olabileceği gibi; polis, asker gibi güvenlik güçleri mensubu da olabilirler.

Ilköğretim

Öğretim, belli bir amaç için gereken bilgiyi verme işidir. Öğretimin çeşitli basamakları vardır: İlköğretim, ...

Ağır Ceza Mahkemesi

Ceza dâvalarına bakan asliye mahkemelerinin en yükseği. Eskiden bunlara cinayet mahkemeleri de denerdi. Bu mahkemeler asliye...

1961 Anayasası Maddeleri - üçüncü Kısım

ÜÇÜNCÜ KISIMCUMHURİYETİN TEMEL KURULUŞUBirinci BölümYASAMAA)Türkiye Büyük Millet MeclisiI. TBMM’nin KuruluşuMadde 63- Türkiye Büyük Millet Meclisi, Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosundan kuruludur.Meclisler, Anayasada gösterilen hallerde birlikte toplanır.

1961 Anayasası Maddeleri - Beşinci Kısım

BEŞİNCİ KISIMGEÇİCİ HÜKÜMLERI. T.B.

Yassıada Davaları

27 Mayıs 1960 günü, Türk Silâhlı Kuvvetleri tarafından yapılan hareketten sonra, Demokrat Parti iktidarı sorumlularını yargılamak ve suçluları cezalandırmak amacı ile Yassıada'da görülen dâvalara, genel olarak, verilen ad. Yassıada dâvaları, 14 Ekim 1960 günü başlamış ve ...

Türkiye'deki Ağır Ceza Mahkemeleri

Ağır ceza mahkemeleri, ceza dâvalarına bakan asliye mahkemelerinin en yükseğidir. Ağır ceza mahkemeleri, kanunların ayrıca görevli kıldığı haller saklı kalmak üzere, türk ceza kanununda yer alan yağma(tck m.148), irtikap (tck m.250/1 ve 2), resmi belgede sahtecilik (tck m.204/2), ...