Enerji elde etme ve onu kullanılabilir hale getirme noktasından, insanlığı ve hayat tarzını, şekillendiren üç önemli yapı veya sistem vardır. Birincisi, hayatın devamı için gerekli olan enerjiyi topraktan sağlayan tarıma dayalı hayat tarzı (Birinci Dalga). İkincisi, gerekli enerjiyi makinalarla temin eden fabrika hayat tarzı veya sanayileşme (İkinci Dalga).

Bilgi toplumu

Enerji elde etme ve onu kullanılabilir hale getirme noktasından, insanlığı ve hayat tarzını, şekillendiren üç önemli yapı veya sistem vardır. Birincisi, hayatın devamı için gerekli olan enerjiyi topraktan sağlayan tarıma dayalı hayat tarzı (Birinci Dalga). İkincisi, gerekli enerjiyi makinalarla temin eden fabrika hayat tarzı veya sanayileşme (İkinci Dalga). Üçüncüsü sanayi ötesi toplum veya bilgi toplumu olmanın getirdiği yeni hayat tarzı (Üçüncül Dalga). Biz içinde yaşadığımız dünyayı anlamak ve buna dayalı olarak kendi geleceğimizi kendimiz oluşturabilmek için bu üç dalganın neler getirip neler götürdüğünü çok iyi analiz etmek durumundayız.

Birinci Dalga uygarlığının tek başına egemen olduğu yıllarda dünyada yaşayan insanlar yerleşik tarım toplumuydular. Tarım nerede başlarsa, uygarlık oraya yerleşiyordu. Ekonominin, kültürün, aile yapısının temelinde toprak vardı. Hayat tarzları toprağa ve köye göre belirleniyordu. Her birinde basit bir iş bölümü ve sınırları gayet iyi belirlenmiş sınıflar vardı. Hepsinde otoriter bir yönetim bulunuyordu. 19. yüzyılın başına kadar Birinci Dalga etkisini sürdürmüştür.

Sanayileşme sadece fabrika ve seri imalat düzeninden ibaret değildi. İnsan hayatının her alnına uzanan, çok boyutlu ve zengin bir toplum düzeniydi. Büyük fabrikaları meydana getirdiği gibi,tarladaki traktörü, bürodaki yazı makinesini, mutfaktaki buzdolabını da meydana getirmiştir. Diğer bir ifadeyle bunların hepsini birbirine bağlamış, sanki bir makine oluşturmuş, İkinci Dalga uygarlığını meydana getirmiştir. İkinci Dalga teknolojisi ve kitle üretimi, bir kitle haberleşmesinin olmasını gerektiriyordu. İkinci Dalga hız kazandıkça,ülkeler posta hizmetlerini geliştirmeye başladılar. İkinci Dalga toplumu bir mesajı hızlı ucuz ve güvenilir bir şekilde, çok sayıda alıcıya gönderecek kitle haberleşme araçları oluşturdular ve böylece Üçüncü Dalganın temellerini atmış bulundular. Yani bilginin önem ve değer kazanmasını sağlayıp bilgi toplumunun oluşmasını sağladılar.

Teknolojik gelişme ve değişimler,o dönem içinde yaşayan toplumların yapılarını ve yaşam tarzlarını etkilemiştir. Bu etkilenme sonucunda toplumlar; içinde bulunduğu zaman diliminin teknolojik yapısına göre hayatlarına şekil vermekte ve yaşam tarzlarını bu doğrultuda değiştirmekteydiler.

Bu sebeple gerek tarım ve sanayi toplumlarının, gerekse bilgi toplumunun temelinde kendi özgü bir teknoloji ve teknolojik düzey yatmaktadır. Bu nedenle günümüz küresel rekabet ortamında başarılı olmak isteyen işletmeler giderek bilişim teknolojilerine yaptıkları yatırımı artırmak zorundadırlar.

Tarım toplumunda toprak, sanayi toplumunda makine o toplumun yaşam biçimini etkilemişti. Bilginin öneminin artmasıyla sanayi toplumu’ndan bilgi toplumu’na geçiş başlamıştı.

Bilgi toplumunun ortaya çıkmasını sağlayan faktörler şöyle sıralanabilir;

1. İkinci Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıkan bilgi patlaması ve buna paralel olarak artan yayın sayısı

2. Toplumlarda bilgiye olan bağımlılığın artması

3. Bilgisayar ve iletişim teknolojilerindeki hızlı gelişme

Bilgi teknolojisine dayalı olarak şekillenmeye başlayan bilgi toplumunda, bilgi temel kaynak olmaktadır. Sanayi toplumunda, ön planda olan maddi ürünler yerine, bilgi toplumunda bilgi teknolojileri sayesinde bilgi üretimi önem kazanmaktadır. Böylece bilginin üretimin temel değişkeni olması sağlanmıştır.

Bilgi toplumu; sosyo-ekonomik faaliyetlerin giderek etkileşimli sayısal iletişim ağlarının katılımıyla veya bu iletişim ağların yoğun kullanımıyla gerçekleştirilmesi yanında bu amaçla kullanılan her türlü teknolojinin ve uygulamanın üretilmesi olarak tanımlamaktadır.

Bilgi toplumunda, bilgi ve iletişim teknolojisinin oluşturduğu ortam içinde gelişen iletişim koşulları, dünyada bir küreselleşme eğilimi oluşturmaktadır. Böylece, evrensel konuma gelen bilgiye erişim olanakları artmakta ve kolaylaşmaktadır. Bunun sonucunda, bilgi paylaşımı ve kullanımı tüm dünyaya yayılarak global bir toplum meydana gelmektedir. Bu toplumun bir üyesi olabilmek; onun oluşum nedeni olan bilgi teknolojisi ve fonksiyonlarını iyi tanımaktan ve etkin bir biçimde kullanmaktan geçer.

İlgili konuları ara

Yanıtlar