el

el

Alm. Hand (m), Fr. Main (f), İng. Hand. Kolun bilekten sonraki, parmak uçlarına kadar olan, tutmaya, kavramaya, iş görmeye yarayan kısmı.

El

Alm. Hand (m), Fr. Main (f), İng. Hand. Kolun bilekten sonraki, parmak uçlarına kadar olan, tutmaya, kavramaya, iş görmeye yarayan kısmı.

Başparmağın, diğer parmaklarla karşılıklı iş görüp, ufak nesneleri ele alabilmesi yeteneği Allahü tealanın yalnız insana bahşettiği bir özelliktir. Bu özellik sayesinde el, gayet hassas ve karışık bir alet görevini görmektedir. İnsan beynindeki eli temsil eden alan, hayvanlardakinden çok daha geniştir. Bu yüzden beyindeki bir bozukluğun ilk belirtilerinden biri de el parmak hareketlerinin eskisi kadar kolay olmamasıdır.

Her türlü hareketi rahatlıkla yapabilmek için, elde irili ufaklı 27 tane kemik vardır. Bilekte, dörder kemiğin düzensiz gibi görülen bir şekilde iki sıra teşkil etmesiyle 8 kemik bulunur ki, bunlara el bilek kemikleri denir. Avuçta da 5 tane metakarpal denen el tarak kemikleri vardır. Parmaklarda ise 14 tane falanks kemiği denen el parmak kemikleri bulunup, başparmakta 2 falanks, diğer parmaklarda ise üçer falanks bulunur. Önkol (dirsek ile bilek arasındaki kısım) kaslarından uzanan 12 kiriş (tendon) bileğin ön yüzündeki bir bağın (ligamentin) altından geçip, bir kılıf içinde parmaklara varır ve parmaklarda içe doğru bükülmeyi (flexion) sağlar. Bileğin arkasında ise dışa doğru bükülmeyi (extension) sağlar. Avucun aşağı dönmesine pranosyan, yukarı dönmesine supinasyon denir ki, supinasyon hareketi en fazla insanda gelişmiştir.

Başparmak ve beşinci parmak köklerinin altında bulunan iki kabartıyı teşkil eden ve el tarak kemikleri arasındaki boşlukları dolduran kaslar, parmakların birbirlerine yaklaşıp, uzaklaşmalarını ve el içi oynaklarındaki hareketleri sağlar.

Ele kan, iki atardamarla (arter) gelir. Bunlara ulnar ve radial arterler denir. Ulnar arter kolun iç tarafından, radial ise başparmağın bulunduğu taraftan ilerler. Bu atardamarlar avuç dokuları içersinde birleşerek bir derin, bir de sathi olmak üzere iki kemer yapar ve bunlardan ayrılan dallar, her parmağın iç ve dış yanlarına uzanır. Ulnar sinir, ufak parmağın ve dördüncü parmağın iç yarısının ön yüzlerinde deri hissini sağlar ve ayrıca beşinciyle dördüncü parmağın ve ortaparmağın yarısının arka yüzünün hissi siniridir. Median sinir ise, ön yüzde diğer parmaklara gider ve bütün arkadaki uçlarını sinirlendirir. Radial sinir de elin, arka yüzünde geri kalan bölgelere dallar verir.

El, insan vücudunun ve kişinin özelliklerini yansıtan en önemli organlardan bir tanesidir. Kişinin vücut sağlığına dikkat edip etmediği, mesleği, genel hassasiyet durumu gibi pekçok şey ellerinden anlaşılabilir.

Tıp açısından, elin ve parmakların şekli, büyüklüğü çok önemlidir. Birçok hastalığın belirtilerini elde görmek mümkündür. Mesela akromegali (ve jigantizm) denilen devlik hastalığında, hastanın elleri fazla büyüktür. Ulnar sinirin felcinde “pençe eli”, tetanide, “paralysis agitans” ve diğer sinir sistemi hastalıklarında “ebe eli” (başparmakla diğer parmakların bir arada bir koni teşkil etmesi), müzmin kalp ve akciğer hastalıklarında parmak uçlarının şişkinliği, nekris hastalığında el yumrular, romatoit artrit denen bir çeşit romatizmada şişmiş eklemler tipiktir. Bunlardan başka alkoliklerdeki tipik tremor (elin ince ince titremesi) ki bunlarda bazan bilek düşüklüğü de vardır. Organik hastalıklar veya basit sinirlenmelerde görülen tremor, karaciğer sirozunda avucun (kızarması), bazı dolaşım hastalıklarında görülen beyaz veya mor parmaklar, syringomyelia denen sinir sistemi hastalığında ağrı hissinin yok olması da tıp yönünden önemli belirtilerdir. Ancak bütün saydığımız bu belirtiler, hastalığın diğer bulgularının da iştirak etmesiyle teşhisi koydurur. Yani, sadece eldeki belirtilere bakılarak kesin teşhis konulamaz.

el

1 . Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümü:
"El var, titrer durur, el var yumuk yumuk / El var pençe olmuş, el var yumruk."- Z. O. Saba.
2 . Sahiplik, mülkiyet:
"Elden çıkarmak. Elimdeki bütün parayı bu eve yatırdım."-
3 . Kez, defa.
4 . İskambil oyunlarında oynama sırası.
5 . İskambil oyunlarında her bir tur.
6 . Yönetim, baskı, etki:
"Bu topraklar düşman elinden kurtarıldı."-
7 . Bazı nesne ve araçların tutmaya yarayan bölümü:
"Kapı eli."-
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
el açmak , el almak , (bir işe) el atmak , el ayak (veya el etek) çekilmek , el bağlamak , el basmak , el bebek gül bebek , el bende! , el çekmek , el çektirmek (veya çektirilmek) , el çırpmak , elde avuçta (bir şey) kalmamak , elde avuçta (ne varsa) , elde bulunan , elde etmek , (bir şey) el değiştirmek , elde kalmak , eldeki , elden ağza yaşamak , elden ayaktan düşmek (veya kesilmek) , elden bırakmamak (veya düşürmemek) , elden çıkarmak , elden çıkmak , elden geçirmek , elden gel! , elden geldiği kadar , elden gelmemek , (bir şey) elden gitmek , elden kaçırmak , elden kaçmak , elden ne gelir? , elde olmamak , elde tutmak , el dokunulmak (veya dokunulmamak) , ele alınır , ele alınmaz , ele almak , ele avuca sığmamak , ele bakmak , ele geçirmek , ele geçmek , ele gelmek , el elde baş başta , el elden üstündür (ta arşa kadar) , el ele vermek , el el üstünde oturmak , el ense çekmek (veya etmek) , el ermez, güç yetmez , el etek öpmek , el etek tutmak , el etmek , ele vermek , eli alışmak , (bir şey) eli altında olmak , eli armut devşirmek , eli ayağı buz kesilmek (veya tutmamak) , eli ayağı dolaşmak , (birinin) eli ayağı (olmak) , eli ayağı titremek , eli ayağı tutmak (veya tutmamak) , eli ayağı (veya eli kolu) bağlı , eli aza varmamak , eli boş çıkmak , eli boş dönmek (veya çevrilmek veya geri gelmek)

el

[el (elevated railroad) ] i. yol üzerindeki köprüden geçen demiryolu

el

kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümü; aracı, ºvasıta.
kimi nesne ve araçların tutmaya, iş yaptırmaya yarayan bölümü; (ıyelik ekleriyle ya da kimi deyimlerde) ıyelik, ºmülkiyet.
elde taşınabilen ya da elle çalıştırılabilen; kez, defa.

el

İspanyolca el kelimesinin İngilizce karşılığı.
pron. the

el

Türkçe el kelimesinin İngilizce karşılığı.
[el (elevated railroad) ] n. train that runs on elevated tracks
pron. the
pron. he; it; one

el

Flemenkçe el kelimesinin İngilizce karşılığı.
n. ell, former unit of measure (used for measuring cloth)

el

[el (elevated railroad) ] n. train that runs on elevated tracks
pron. the
pron. he; it; one

el

Argoca el kelimesinin karşılığı.
EL, El or el may refer to: El (god), a Semitic word for "god" El (Cyrillic), a letter of the Cyrillic alphabet El (letter), the letter L El (hentai), an h game by ELF Corporation El (film), a 1953 film by Luis Buñuel El (album), an album by Lucero Acura EL, an automobile Electroluminescence (EL) Electrum (El) Eastern League (U.S. baseball), a Class AA League in Minor League Baseball Enciclopedia Libre, a spin-off project of the Spanish Wikipedia Equilibrium level, the height in the atmosphere where unstable air becomes stable Expression Language, a feature of the JavaServer Pages software technology Greek language's ISO 639 language code Air Nippon's IATA code Erie Lackawanna Railway's AAR reporting markEl rune, a rune in Diablo II: Lord of Destruction.el, a computer file extension used for  Emacs Lisp Source CodeEl, the main character of Robert Rodriguiez's  Mariachi Trilogy See more at Wikipedia.org...

el

Argoca el kelimesinin karşılığı.
pron.the


İlgili konuları ara

Yanıtlar