Limit kelime Latince Limes ya da Limites 'den gelmekte olup sınır, uç nokta anlamdadır. Öklid ve Arşimet tarafından eğrisel kenarlara sahip şekillerle ilgili olan teoremlerde kullanılmıştır.

Limit

Matematik analizde kullanılan temel bir kavram. Euclid ve Archimedes tarafından eğrisel kenarlara sahip şekillerle ilgili olan teoremlerde kullanılmıştır. Mesela, daireye, içine çizilecek çokgenlerle yaklaşmak, limit kullanarak mümkündür. Önce bir kare ve daha sonra sekizgen çizilerek devam edilir. Her bir şekil bir öncekinden iki kat fazla kenara sahib olur. Böylece daireye, alan ve çevre bakımından yaklaşmak mümkün olur. Eğer p1, ilk çizilen karenin çevresi ise ve karenin bir kenarının daire merkezine dik uzaklığa a1 ile gösterilirse, karenin alanı; (P1/2) a1 olur. İkinci şekil olan düzgün sekizgende ise benzer şekilde çevre P2 ve merkezin bir kenara olan dik uzaklığı a2 ile gösterilirse, alanı (P2/2) a2 olur. Bu böyle devam edilirse n, çokgen için (Pn/2) an yazılır. Yani an dairenin r yarıçapına yaklaştıkça, Pn çevresi de 2 p r’ye yaklaşır. Böylece dairenin alanı olan (Pn/2) an, giderek (2pr/2)r= pr2’ye yaklaşır.

Limit kavramı, çok önceleri kullanılmasına rağmen sonra unutulmuş ve daha sonra Newton ile Leibniz’in eserlerinde görülmüştür. Mesela, diferansiyel hesapta bir eğri (daire gibi) sonsuz küçük uzunlukta sonsuz kenara sahip bir çokgen olarak kabul edilir. Limit kavramından ortaya çıkan diferansiyel hesap, pekçok fizik probleminin kolayca ele alınmasına sebep olmuştur. Tabii bu arada bir takım yanıltıcı problem çözümlerine de rastlanmıştır. Bunların çözümü daha sonra gelen matematikçiler tarafından yapılmıştır.

Mesela, bu problemlere bir misal için, bir eşkenar üçgen düşünelim. Bu üçgenin kenarlarının orta noktalarından yan kenarlara paralel çizelim. Böylece ortaya çıkan iki eşkenar üçgende benzer işlemi tekrarlayalım. Her devrede (durumda) eşkenar üçgenlerin yan kenarların toplamı, ilk eşkenar üçgenin yan kenarları toplamına eşit olacaktır. Ancak, bu işleme devam edilirse, eşkenar üçgenlerle taban kenar arasında kalan alan sıfıra yaklaşır. Böylece şu iddia edilebilir ki, taban kenarın boyu yan kenarların toplamına eşittir. Ancak, bunun yanlış olduğu meydandadır. Burada yanıltıcı unsur, limit şekil ile buna yaklaşan şeklin özelliklerinin aynı olmamasındadır. Örnekte, taban kenar düz doğru olduğu halde buna yaklaşan şekil sonsuz sayıda köşelere sahip bir kırık çizgidir.

Limit

f. kısıtlamak, limitlerini belirlemek, sınır koymak, sınırlamak, limit koymak, sınırlama getirmek, belirlemek, sınırlandırmak
i. limit, sınır, had

Limit

Almanca Limit kelimesinin Türkçe karşılığı.
i. limit (n), sınır (n), sınırlandırma (n)

Limit

1. anlamı Bir şeyin nicelik bakımından inebileceği veya erişebileceği en alt ve en üst sınır, yer. Değişken bir büyüklüğün istenildiği kadar yaklaşabildiği durağan büyüklük.
2. anlamı f. hudut tayin etmek, kısıtlamak, tahdit etmek, sınırlandırmak; kuşatmak; hasretmek, munhasır kılmak. limitable s. sınırlanabilir.
3. anlamı limit. uç. sınır. had. (to ile) kısıtlamak. sınırlandırmak.
4. i. tahdit, sınırlama; mahdut olma; sınırlanmış olma; tahdit edici şey; takyit, bağlı kılma, kayıtlama; huk. hudut tayin etme; sınırlanmış sorumluluk. statute of limitations zaman aşımı tayin eden kanun. He has his limitations. Yetenekleri sınır.

Limit

Almanca Limit kelimesinin İngilizce karşılığı.
n. ceiling, limit

Limit

Türkçe Limit kelimesinin İngilizce karşılığı.
n. point at which something ends; edge, border, boundary; restriction, restraint
v. create boundaries; restrict; reduce; function as a border
n. limit, border; (Finance) ceiling

Limit

n. point at which something ends; edge, border, boundary; restriction, restraint
v. create boundaries; restrict; reduce; function as a border
n. limit, border; (Finance) ceiling

Limit

Limit İngilizce anlamı ve tanımı

Limit anlamları

  1. (v. t.) A determining feature; a distinguishing characteristic; a differentia.
  2. (v. t.) A determinate quantity, to which a variable one continually approaches, and may differ from it by less than any given difference, but to which, under the law of variation, the variable can never become exactly equivalent.
  3. (v. i.) To beg, or to exercise functions, within a certain limited region; as, a limiting friar.
  4. (v. t.) The space or thing defined by limits.
  5. (v. t.) That which terminates a period of time; hence, the period itself; the full time or extent.
  6. (v. t.) To apply a limit to, or set a limit for; to terminate, circumscribe, or restrict, by a limit or limits; as, to limit the acreage of a crop; to limit the issue of paper money; to limit one's ambitions or aspirations; to limit the meaning of a word.
  7. (v. t.) A restriction; a check; a curb; a hindrance.
  8. (v. t.) That which terminates, circumscribes, restrains, or confines; the bound, border, or edge; the utmost extent; as, the limit of a walk, of a town, of a country; the limits of human knowledge or endeavor.

Limit tanım:

Kelime: lim·it
Söyleniş: 'li-m&t
İşlev: noun
Kökeni: Middle English, from Middle French limite, from Latin limit-, limes boundary
1 a : something that bounds, restrains, or confines b : the utmost extent
2 a : a geographical or political boundary b plural : the place enclosed within a boundary : BOUNDS
3 : LIMITATION
4 : a determining feature or differentia in logic
5 : a prescribed maximum or minimum amount, quantity, or number: as a : the maximum quantity of game or fish that may be taken legally in a specified period b : a maximum established for a gambling bet, raise, or payoff
6 a : a number whose numerical difference from a mathematical function is arbitrarily small for all values of the independent variables that are sufficiently close to but not equal to given prescribed numbers or that are sufficiently large positively or negatively b : a number that for an infinite sequence of numbers is such that ultimately each of the remaining terms of the sequence differs from this number by less than any given positive amount
7 : something that is exasperating or intolerable
- lim·it·less /-l&s/ adjective
- lim·it·less·ly adverb
- lim·it·less·ness noun

Limit ile eşanlamlı (synonym) kelimeler

Bound, Boundary, Circumscribe, Confine, Demarcation, Determine, Fix, Limitation, Restrain, Restrict, Set, Specify, Throttle, Trammel,

Limit

İngilizce Limit kelimesinin İspanyolca karşılığı.
s. límite, acabóse, confín, extremo, línea, tope
v. delimitar; coartar, confinar, ser limitante

Limit

İngilizce Limit kelimesinin Fransızca karşılığı.
n. limite, frontière; extrémité; bord; réserve; limitation
v. limiter, restreindre; réduire; être la limite

Limit

İngilizce Limit kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Grenze; Begrenzung; Beschränkung
v. begrenzen; beschränken; einschränken

Limit

İngilizce Limit kelimesinin İtalyanca karşılığı.
s. limite; confine; grado estremo; limitazione; (fam) colmo
v. limitare; contenere, ridurre, restringere

Limit

İngilizce Limit kelimesinin Portekizce karşılığı.
s. limite; fim, termo; impedimento; fronteira; extremidade, ponta
v. limitar; determinar; obstar; impedir; restringir

Limit

İngilizce Limit kelimesinin Flemenkçe karşılığı.
zn. limiet; grens; beperking
ww. begrenzen; limiteren; beperken

Limit

Almanca Limit kelimesinin Fransızca karşılığı.
n. limite (f), plafond (m)

Limit

Almanca Limit kelimesinin İtalyanca karşılığı.
n. limite (m), prezzo limite (m), tempo limite (m)

Limit

Almanca Limit kelimesinin İspanyolca karşılığı.
n. límite (m)

Limit

Türkçe Limit kelimesinin Fransızca karşılığı.
limite [la]

Limit

Türkçe Limit kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Limes, Limit

İlgili konuları ara

Yanıtlar