Gemi

Gemi Alm. Sehiff, Fr. Navire, bateau, İng. Ship, vessel. Deniz, nehir ve göllerde yük ve yolcu taşımak maksadıyla kullanılan araçlar.Suda yüzebilen teknelerin, ilk defa ne zaman yapıldığına dair tarihi araştırmalar kesin bir bilgi vermemekle beraber M.Ö. 3000 yıllarında yapıldığı sanılmaktadır. Gemi ve gemi yapımından Kur’an-ı kerimde de bahsedilmektedir. Mü’minun suresi 27’nci ayetinde: “Biz ona (hazret-i Nuh’a) şöyle vahy ettik: Bizim nezaretimiz a

Gemi Alm. Sehiff, Fr. Navire, bateau, İng. Ship, vessel. Deniz,
Deniz, bir okyanus ile bağı olan ve büyük bir alanı kaplayan ve genellikle tuzlu olan su birikintisidir. Terim genellikle okyanus terimi yerine de kullanılır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
nehir ve göllerde yük ve yolcu taşımak maksadıyla kullanılan araçlar.

Suda yüzebilen teknelerin, ilk defa ne zaman yapıldığına dair tarihi araştırmalar kesin bir bilgi vermemekle beraber M.Ö. 3000 yıllarında yapıldığı sanılmaktadır.

İlk yelkenlinin,
Irmak, deniz ve göl gibi su kütlelerine dökülen büyük akarsu. Irmak suları eğimli bir yatak içinde akar. Irmaklar dağ ve tepe gibi yüksek alanlardan doğar. Yamaçlardan inen yağmur ve erimiş kar suları küçük akıntılar oluşturur. Bunların bir araya gelmesiyle çay ve dere gibi küçük akarsular ortaya çıkar. Küçük akarsular da birleşir ve çoğalan sularıyla geniş bir yatak oyarak ırmak biçimini alır. Kar ve yağmur suları kesilirse ırmaklar da kurur.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Nil Nehrinde kullanıldığı söylenmektedir. Uzun zaman ticaret gemilerinde esas hareket sistemi yelken, yardımcı hareket sistemi olarak da kürek kullanılmıştır. Savaş maksatlı gemilerde bu durum tersine idi. Akdeniz’de ticaret maksatlı ilk büyük yelkenli gemiler (üç direkli) 18. yüzyılda görülmeye başlanmıştır.
Kuzeydoğu Afrika’da büyük bir nehir. 6640 kilometrelik uzunluğu ile dünyânın en uzun, 3.200.000 km2 su alma alanı ile dünyânın üçüncü büyük nehridir. Nil’in su alma havzasında bir grup göl bulunur. Bunlardan biri olan Victoria, dünyânın ikinci büyük gölüdür. Nil, başlangıçta Beyaz Nil (esas kol) ve Mavi Nil olarak iki ana kol hâlinde doğar ve bu kollar Hartum’da birleşir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Amerika’nın keşfiyle, büyük gemilerin yapılması önem kazanmış, devletler gemi inşasını desteklemiştir. İspanyollar büyük ve gösterişli gemiler yaparken, İngilizler küçük gemiler inşa etmişlerdir.
Amerika kıtası 1492 yılında Kristof Kolomb tarafından keşfedilmiş olarak kabul edilir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Akdeniz’de denizci milletlerden bazıları hem yük, hem de yolcu taşıyan gemiler yapmışlardır. Bu tip gemilere o zamanlar “gali” adı veriliyordu. On sekizinci yüzyılın ortalarına kadar kadırga denilen harp gemileri varlıklarını sürdürdü.
Akdeniz dünyanın en büyük iç denizidir. Kuzeyinde Avrupa, güneyinde Afrika, doğusunda Asya'nın yer alır. Çanakkale Boğazı ile Marmara Denizine buradan İstanbul Boğazı ile Karadeniz'e, Cebelitarık Boğazı ile Atlas Okyanusuna, Süveyş Kanalı ile Kızıldeniz'e, dolayısıyla Hind Okyanusuna bağlanır. Yüzölçümü 2.971.000 kilometrekaredir. Batıdan doğuya uzunluğu 3755 km, kuzeyden güneye genişliği 741 kilometredir. Düzgün bir derinliğe sahip olup, ortalama derinliği 1400 metredir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Yelkenli gemiler 19. yüzyılın ortalarında en mükemmel şekline ulaştı. Bu arada,
Yelkenli Rüzgar gücünden faydalanıp yol almak üzere direklerine kalın bez gerilen su aracı, gemi. Gerilen beze yelken adı verilir. İnsanlar binlerce yıldır çeşitli vasıtalar yaparak denizlerden, göllerden akarsulardan istifade etmişlerdir. Nuh aleyhisselamın tufanda, kendisine inananlarla gemiye binerek kurtulduğu ve bu geminin buharla işlediği Kur'an-ı kerimde zikredilmektedir.

İnsan kuvvetiyle yürüyen deniz araçlarına daha fazla sürat kazandırabilmek için rüzgardan istifade çareleri
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Osmanlı Devletinin de önemli ticari ve askeri gemi filosuna sahib olduğunu belirtmek gerekir. Bu hal, Osmanlının cihanşümul bir devlet olma idealine bağlanır.

On sekizinci yüzyılın sonlarına doğru
Osmanlı Devleti, 13. yüzyıl sonlarından 20. yüzyılın ilk çeyreğine değin varlığını sürdüren Türk devleti. Anadolu'da kurulmuş, sınırları tarihi boyunca çok değişmekle birlikte en geniş döneminde bugünkü Arnavutluk, Yunanistan, Bulgaristan, Yugoslavya, Romanya ye Akdeniz'in doğusundaki adaları, Macaristan ve Rusya'nın bazı kesimlerini, Kafkasya, Irak, Suriye, Filistin ve Mısır'ı, Cezayir'e kadar tüm Kuzey Afrika'yı ve Arabistan'ın bir bölümünü kapsamıştır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
James Watt tarafından buhar makinalarının geliştirilmesiyle, tecrübe için buharlı gemiler yapılmıştır. İlk olarak İskoçya kanallarında ve ABD’deki
James Watt 18. yüzyılda, Büyük Britanya'da görülen olağanüstü teknolojik gelişmeler, özellikle dokumacılık alanında odaklaştı. Watt'ın ilk patentini aldığı 1769'dan sonra ise, teknolojik ilerleme, fabrikaların yeni dokuma makinelerini çalıştırabilecek güçte buhar makinelerinin geliştirilmesi alanında toplandı.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
New Jersey nehirlerinde bu tip gemiler çalıştırılmıştır. Ancak on dokuzuncu yüzyılın başlarında ticari tatbikata geçilebilmiştir. Düzenli seferlere çıkan ilk buharlı geminin 1819 yılında Napoli donanmasından I. Ferdinando olduğu bilinmektedir (Akdeniz’de). 1819’da odun yakan buharlı Savannah gemisi
Platosu ve Atlantik Sahili Ovası. Eyaletin kuzeybatı köşesinde yer alan Appalachian Vadisi Bölümü New York'tan Alabama'ya kadar...
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Amerika’dan
Amerika ile ilgili bilgi başlıkları.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Avrupa’ya 25 günde gelmiştir. Ancak bu gemide buhar gücü yanında yelkenler de mevcud olup, yelken kullanılmadığı durumlarda buhar gücünden faydalanılmaktaydı. Yakıttan tasarruf sağlamak için bu şekilde hareket ediliyordu.

Gemi yapımında uzun zaman ağaç kullanıldı. İlk sac gemi 1822’de inşa edilen Aaron Manby’dir.

1838’de “Great Wester” gemisi tarifeli Avrupa-Amerika seferleri yaparak, bu yolculuğu 15 günde tamamlamıştır. 1845’de aynı firma “Great Britain” isimli zamanının en büyük gemisini inşa etmiştir. İngilizler
Avrasya olarak bilinen eski dünya kıtasının batısındaki büyük yarımada olan Avrupa, Sami dillerde Erep (yahut Irib) Güneşin Battığı taraf anlamına gelir. Fenikelilerden Yunanlılara geçen bu ad, Yunanca'da Europa olmuş ve Ege Denizi'ne göre batıda bulunan ülkelere bu ad verilmiştir. Avrupa, Afrika'nın kuzeyinde, Asya'nın batısında ve Atlas Okyanusu'nun doğusundadır ve bir yarımadadır.


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

Hindistan sömürgeleri için daha büyük gemilerin gerektiğine inanarak 1851’de 240 m boyundaki demirden yapılmış “Great Eastern”i denize indirmişlerdir. Bu gemi ihtiyacından fazla kömür taşıyabilmiş ve rastladığı gemilere de kömür verebilmiştir. Fakat ekonomik olmaması sebebiyle daha sonra Kuzey Atlantik hattına alınmıştır. Ayrıca 1867’de Atlantik’i aşan telefon kablosunun döşenmesinde kullanılmıştır.

Motor, ilk olarak 1912’de Seelandia isimli bir Danimarka gemisinde denenmiştir. Birinci ve İkinci Dünya savaşlarında taraflar çok sayıda gemi kaybetmiş, bu yüzden de savaşlar sonunda seri halde gemi inşa etmişlerdir.

Türklerde Gemi ve Gemicilik

Türklerde ilk gemi ve gemicilik faaliyetleri,
Hindistan, ya da resmî adıyla Hindistan Cumhuriyeti (Hintçe: Bhārat Gaṇarājya; İngilizce: Republic of India), Güney Asya'da bulunan bir ülkedir. Yüzölçümü açısından dünyada en büyük yedinci ülkesidir. Nüfusu en kalabalık ikinci ülkedir, ve dünyanın en büyük demokrasisidir. Güneyinde Hint Okyanusu, batısında Umman Denizi ve doğusunda Bengal Körfezi olan ülkenin deniz kıyısı 7.517 kilometre uzunluktadır. Başkenti Yeni Delhi'dir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Anadolu’yu fetih ve yurt edinmeleriyle başlar.
Anadolu kelimesi Yunanca güneşin doğduğu yer anlamına gelen “Anatoli”dan doğmuştur. Romalılar, kendi topraklarına göre doğuda kaldığından buraya doğu toprağı anlamında Thema Anadolia demişlerdir. Anadolu isminin bir bölge adı olması ise Selçukluların Anadoluya gelmesiyle başladı.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Anadolu Selçukluları zamanında Akdeniz, Ege ve
Anadolu Selçuklu Devleti, Selçukluların Anadolu’da kurduğu devlettir. Türklerin Anadolu’ya yerleşmesi 1071’deki Malazgirt Savaşı’ndan sonra hızlandı. Selçuklu komutanı Kutalmışoğlu Süleyman Şah (I. Süleyman Şah), Anadolu’daki fetihleri batıya yayarak 1075'te İznik’i Bizans’tan aldı ve burayı başkent yaparak bağımsızlığını ilan etti.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Karadeniz sahillerine ulaşan devlet sınırları, gerek bunların muhafazası ve gerekse ticaret maksadıyla denizcilik, gemi ve gemicilik faaliyetlerini de beraberinde getirmiştir. Bu devirde sahib olunan gemiler hakkında teferruatlı bilgiler yoktur. Bunların çağlarına uygun yelkenli ve kürekli küçük tekneler olduğu sanılmaktadır.

Anadolu’da muhtelif beyliklerin hükümran olduğu devirlerde, ilk defa Osmanlılara tabi olan
Karadeniz (Bulgarca: Черно море Çerno more; Rumence: Marea Neagră; Rusça: Чёрное море Çyornoye more; Ukraynaca: Чорне море Çorne more), güneydoğu Avrupa ile Anadolu yarımadası arasında yeralan kuzeyinde Ukrayna, kuzeydoğusunda Rusya, doğuda Abhazya ve Gürcistan; güneyde Türkiye
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Saruhan Beyliği ve müşterek hudutları havi Karesi Beyliği, daha sonraları Aydın, Menteşe beylikleriyle, Karadeniz kıyılarındaki

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Candaroğullarına ait ufak teknelerden müteşekkil bazı deniz kuvvetlerinin mevcudiyetini, tarihi kaynaklar yazmaktadır. İsmi geçen beyliklerin, Osmanlıların Anadolu’da birliği sağlamalarından sonra; Karadeniz,
Candaroğulları 13. yüzyılda Kastamonu, Sinop ve çevresinde kurulan bir beylik. Aslen Türkmen bir âiledendirler. Beyliğin kurucusu ise Şemseddin Yaman Candar’dır.


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Marmara, Ege ve Akdeniz sahillerine erişip uzayan devletin hudutlarını,

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Hıristiyan
Alm. Christentum (n), Fr. Christianisme (m), İng. Christianity. Îsâ aleyhisselâma gönderilen hak din Îsevîliğin bozulmuş hâline verilen ad. Aslı bozulmuş semâvî dinlerdendir. Semâvî din, değeri üstün ve yüce olan, ilâhî bir kaynağa dayanan ve tek Allah'a inanmayı kabul eden "hak din" demektir. Hıristiyanlığın aslı, ilâhî vahye dayanır. Bizzat Allahü teâlâ tarafından hazret-i Îsâ'ya gönderilmiştir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
korsanların saldırılarından korumak için büyükçe bir donanmaya sahib olmasının önemi ortaya çıkmıştır.

Bu sebeple,
  • Korsan: Düşman veya kendi ulusunun gemilerine saldıran deniz haydudu demektir.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
  • Osmanlılar o memleketlerdeki mevcut tersane ve gemilerden istifade etmişlerdir.

    Gazi Orhan Bey zamanından başlayarak Osmanlı donanması yavaş yavaş artmıştır. Özellikle Rumeli fütühatından itibaren Karesi Beyliğinin deniz kuvvetlerinden istifade edilmiştir.

    Osmanlılar ile ilgili olarak aşağıdaki başlıkları kullanarak bilgi alabilirsiniz.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Orta Asya’dan göç edip Anadolu’nun üç tarafını çeviren sahillerine inip yayılan “Müslüman Türk boyları”, Osmanoğullarına tabi olarak, Anadolu’nun batı kıyılarına da yerleştikten sonra, burada yaşayan derya işlerine vakıf yerli halktan zamanla denizcilik mesleğini de öğrenip benimsediler. Daha sonraları Latin korsanlarının ve
    Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Tacikistan, Afganistan, Çin'in bir kısmı (Doğu Türkistan), Rusya ve Pakistan'ın bir kısmından oluşan bölge ve bölgeyi tanımlamak için kullanılan coğrafi terim.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Venediklilerin talanlarına karşı koymak için, içlerinden bazıları Adalar Denizinde ve Akdeniz’de deryaya açılarak, onlara karşı koymaya başladılar (Aydınoğlu Umur Bey, Menteşe reisleri gibi).

    Venedikliler Venedik ahalisi. İtalya'nın Venedik şehrinde oturup, daha çok gemicilikle meşgul olurlardı. Ortaçağın en Ünlü kolonicisi ve korsanları olup, Haçlılarla birlikte İslam devletleri, Türkler ve Osmanlıları tarih boyunca çok meşgul etmişlerdir.

    Venedikliler, Roma İmparatorluğu zamanında şehre geldiler. Avrupa Hunlarının Roma İmparatorluğunu tazyik etmesiyle, asıl yurtları olan Adriyatik kıyılarından Venedik'e sığındılar. Pia ve Adiye nehirlerinin ağızlarında bulunan bu adacıkla
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Osmanlı Beyliğinin hudutlarının genişlediği ilk zamanlarda Edincik’te ve Bizanslılardan alınan İzmit ile Körfez başlangıcındaki Karamürsel’de (1328 yıllarında) şimdikiGölcük civarında, küçük de olsa birer tersanenin mevcud olduğu ve yeni gemilerin inşa edildiği, kat’i olarak anlaşılmış bulunuyor. Ayrıca Anadolu’nun batı ve güney-batı kıyılarında dahi tersane veyahut kalafat ve tamir için çekek yerlerinin de olduğu biliniyor. İzmir, Çeşme, Alanya ve Antalya bunların en önemlileridir.

    Osmanlı Devleti daha sonraki deniz faaliyetlerinde “Garp Ocaklı” denizcilerden yetişme, yani
    Kösedağ Savaşı'ndan sonra (1243) Anadolu, giderek artan ölçülerle Moğol egemenliğine girmeye başladı. 13.yy. sonlarında Anadolu Selçuklu Devleti tümüyle tarih sahnesinden silindi; Anadolu'nun doğu ve orta kesimleri doğrudan İlhanlı İmparatorluğu'na bağlanırken, Anadolu Selçuklu Devleti'nin, uç beyi olarak Bizans sınırına yerleştirdikleri Türkmenler de yer yer, biçim bakımından İlhanlılar'a bağlı, ama gerçekte bağımsız beylikler kurmaya başladılar.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Cezayir’de bulunan leventlerden, Özellikle dirayetli, şöhretli, üstün deniz bilgisi olan reislerden istifade etmiştir. Bunlardan, bütün dünyanın tanıdığı “Barbaros” kardeşleri paşalık, kaptan-ı deryalık rütbeleriyle taltif ederek hil’at giydirmişlerdir.

    Osmanlılar Rumeliye devamlı olarak yerleştikten ve bu yerleşim istikrar bulduktan sonra boğazları ve Marmara kıyılarını Venediklilerden muhafaza etmek için, münasip bir yer olan Gelibolu’da büyük bir tersane meydana getirmişlerdi (1390).

    Beşinci
    Cezayir (Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti), Kuzey Afrika'da bulunan, Afrika'nın coğrafi açıdan en büyük ülkesidir. Cezayir'in komşuları kuzeydoğuda Tunus, doğuda Libya, güneydoğuda Nijer, güneybatıda Moritanya veMali, batıda Fas ve Batı Sahra'dır. Etnik açıdan bir İslami, Arap ve Berberi ülkesidir. Ülke ismi Arapçada (El Jazair) adalar anlamındadır.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    padişah
    Padişah: İslam devlet hükümdarlarına verilen en yaygın unvanlardan. Bu unvan daha ziyade çok geniş topraklara sahip hükümdarlar için, Osmanlı Devleti'nde ise, hükümdarın örfî sıfatlarını ifade eden başlıca tabir olarak kullanılmıştır.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    (Çelebi) zamanında Osmanlı donanmasında bir canlılık başlamıştır. Altıncı padişah İkinci Sultan Murad zamanında Karadeniz’deki Osmanlı donanmasının Trabzon İmparatorluğunu tehdid eylediği ve vergiye bağladığı bilinmektedir. İstanbul’un muhasarasında Gelibolu Sancakbeyi, aynı zamanda donanma kumandanı Baltaoğlu Süleyman Bey emrinde nakliye ve hizmet tekneleriyle 350 parçalık bir donanmanın olduğunu tarihçi Kritovulas nakletmektedir. İstanbul’un fethi sıralarında 12 çektiri, 80 parça iki güverteli, 55 adet de küçük teknelerden olmak üzere toplam 147 parça tekne vardı. Venediklilerle yaptığımız uzun süren harpler neticesi gerek (Veli) ve gerek Yavuz Sultan Selim Han zamanında donanmaya daha ziyade önem verilmiş, faaliyet hızla devam ettirilmiştir.

    Osmanlı denizciliğinin kudret ve azamet devri 16. asır ortalarında Barbaros Hayreddin Paşanın Cezayir Beylerbeyliği ve kaptan-ı deryalığı sırasında olup, o devrin nevigasyon (denizcilik) bilgileriyle kendi kendini yetiştiren Kılıç Ali Paşa’nın (1587) vefatı tarihine kadar devam ve muhafaza edilmiştir. On yedinci asır başlarından itibaren eski ehemmiyetini kaybeden yelkenli ve kürekli Osmanlı donanması, Venediklilere karşı üstünlüğünü koruyamamıştır. Denizcilerimizin iki yüzyıldan beri galebe çaldıkları Akdeniz devletlerinin filo ve donanmalarına karşı üstünlüklerinin azalmasında karşılarına çıkan düşman kalyonlarının uzun menzilli topları, yüksek bordalarının da tesiri olsa gerektir. Fakat o yüzyılın sonlarından itibaren bizde de kalyonların inşasına, bazı tip yelkenli teknelerin toplarının yivli yapılmasına, Mezomorta Hüseyin Paşanın gayreti ve ileri görüşüyle ehemmiyet verilmiştir. On yedinci yüzyılın ortalarına kadar her sene 40 pare kadırga yapılması kanun idi. Sonraki tarihlerde bu kanun terk edilmiş, yerine kalyon inşasına önem verilmiştir. 7 Ekim 1571 Lepanto ve İnebahtı mağlubiyetlerinde Osmanlı donanmasının mahvolması üzerine, Osmanlı Devleti bir kışta, yani beş ay içerisinde, İstanbul ve Gelibolu tersaneleri de dahil olmak üzere önceki donanma kadar, belki de daha muazzam ve bütün donanım ve levazımatıyla mücehhez bir donanma yapmaya muktedir olduğunu göstermişti. Bu donanmanın ikmali ve yapılmasında ayrıca, Varna, Burgaz, İnada, Vize, Ahyolu, Süzebolu, Midye, Kefken, Silistre, Semendre, Samsun, Sinop, Biga, İzmit, Gemlik, Yalova, Rodos, Antalya tersaneleri de devreye sokulup programlanmış, lazım olan yelken kürek, halat, lenger, zift, katran, kıtık, yağ, çivi, kereste gibi malzemeler zamanında temin edilmiştir.

    Modern Gemiler



    On dokuzuncu yüzyılda gemilerin çelik malzemeden yapılmaya başlanmasıyla gemi inşa sanayiinde büyük ilerlemeler olmuştur. Sevk vasıtası olarak buhar makinaları, türbinler kullanılarak gemiler güçlü hale getirilmiştir. Bu sayede çok büyük tonajlara gidilmiş ve yüksek hızlara ulaşılmıştır.

    Yine 19. yüzyılda kaynak tekniğinin gelişmesi ile gemi inşası çok kolaylaşmış ve çok hızlı bir şekilde gemi yapmak mümkün olabilmiştir. Dünya ticaretinin süratli bir şekilde gelişmesi ile çok sayıda gemiye ihtiyaç duyulmuş ve değişik maksatlara göre değişik gemiler dizayn edilmiştir. Dizel motorlarının gemilerde kullanılmaya başlanılmasıyla bugünün modern gemilerine gelinmiştir. Yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren petrol taşımacılığı fevkalade boyutlara erişmiş ve süper tankerlerin yapımına ihtiyaç duyulmuştur. Tonajlar 100.000 tonlardan 500.000 tonlara çıkmış, hatta Japonya’da bazı tersaneler 1.000.000 tonluk tankerlerin dizaynını yapmış ve imalat hazırlıklarına girmiştir. Ancak petrol krizinin doğması sonucu bu büyük projelerden vazgeçildiği gibi tonajlar da 100.000 ton civarına düşmüştür.

    Yirminci yüzyılın başlarında yolcu uçakları henüz tam anlamıyla gelişmemişken, Avrupa-Amerika arasında yolcu naklini gerçekleştirmek üzere çok büyük ve konforlu, yüksek hızlı transatlantikler yapılmıştır. Bir şehir görünümü arz eden ve her türlü lüksün bulunduğu bu gemiler, çok yüksek hızlara ulaşılmasına rağmen uçakların devreye girmesiyle karakter değiştirerek yolcu nakli yerine turistik maksatlı gezinti gemileri haline gelmiştir. Böylece seyir hatları değişmiş, bunun yanısıra boyutları küçülerek hızları da düşmüştür.

    Değişik yüklerin taşınması için özel gemi tipleri geliştirilmiştir. Bunlardan bazılarının isimleri ve maksatları aşağıda verilmiştir:

    Tankerler: Petrol taşımak maksadıyla geliştirilmiş gemilerdir. Bunlar ham petrol, benzin, mazot, gazyağı, fuel oil (ağır yakıt) taşımalarına göre değişiklik arz ederler.

    Su tankerleri: Su taşımacılığında kullanılmak üzere yapılmışlardır.

    LPG ve LNG tankerleri: Bunlar sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) ile sıvılaştırılmış tabii gaz (LNG) tankerleridir. Bu gazlar gemi içerisine yerleştirilmiş, çok büyük, basınca dayanıklı silindirik veya küresel tanklarda muhafaza edilir. Yükleme, boşaltma için özel pompaları mevcuttur.

    Konteyner gemileri: Limanlarda yükleme ve boşaltmada harcanan zamanlar gemi ömrünün büyük bir bölümünü almaktadır. Bu zamanı kısaltmak maksadı ile yükler 2-3 çeşit standart ebatta dikdörtgenler prizması şeklinde çelikten imal edilmiş özel kutular (container) içine konur. Bu kutuların ağırlıkları yükleri ile birlikte 5-40 ton arasında değişir. Bu kutuları taşıyacak tarzda dizayn edilmiş gemilere konteyner gemisi denir.

    Cevher gemisi: Yük yoğunluğu yüksek olan maden cevherlerini taşımak maksadıyla yapılan gemilerdir.

    LASH tipi gemiler: Bu gemiler limanlarda zaman kaybını asgariye indirmek için yapılmıştır. Yükler yüzer kutulara konarak gemi bünyesine yerleştirilir, limanlara girince vinç vasıtasıyla bu kutular suya bırakılır. Romarkörler bu kutuları sahile çeker, bu arada gemi yoluna devam edebilir. Dönüşte de bıraktığı kutuları toplayarak ilk limanına döner.

    Kurtarma gemileri: Bu gemiler kazaya uğramış gemilere yardım için dizayn edilmiştir. Yetişmiş personeli ve özel cihazları vasıtasıyla karaya oturan, yanan, çarpışan gemileri ve personelini kurtarmada kullanılır.

    Buzkıran gemileri: Bu gemiler Kuzey Denizinde ve soğuk denizlerde buzullara sıkışmış gemileri kurtarmak veya onlara yol açmak maksadıyla yapılmış, sıkıştırmaya karşı fevkalade mukavemetli bir çeşit kurtarma gemisidir.

    Fabrika gemisi: 1) Hareket halindeki bir donanmaya bağlı gemilerde meydana gelen arızaları onarmak gayesiyle donatılmış özel donanma gemisi. 2) Küçük balıkçı gemilerinin avladıkları deniz ürünlerini işleyerek mamul hale getiren gemi.

    Frigorifik gemi: Et, meyve, balık, yağ, yumurta vb. yükleri taşımak üzere özel olarak yapılmış, bütün ambarlarında soğutma te’sisi olan gemilerdir.

    Gemi inşası asırlardır ağır sanayinin en önemli dalıdır. Japonya 9000 gemi ile dünyanın en büyük ticaret filosuna sahiptir.

    Harp Gemileri

    Ticari olan yük ve yolcu gemilerinin yanında diğer bir gemi türü de askeri amaçlı olan harp gemileridir. Osmanlılar zamanında genellikle harp gemileri Akdeniz’de faaliyet göstermiştir. Hız ve manevra kabiliyetinin daha önemli olduğu bu gemiler nisbeten daha uzundu. Rüzgar ve hava şartları tesirlerinden kurtulmak için kürekli olarak da yapılan bu gemiler daha hafif araçlardır.

    Uzun yolculuklar yapabilecek düzene sahip değildirler. Ancak 16. yüzyılda topların gelişmesiyle uzaktan savaş imkanı ortaya çıktığından ve ağır harp araçları taşınması gerektiğinden, gemiler daha büyük ve ağır oldular. Artık savaş her gemide bulunan toplarla birkaç yüz metre uzaklıkta vuku bulmaktaydı. Ağır gemiler yanında haber taşıyan hafif deniz araçları da bir filonun elemanlarından sayılmaktadır.

    Osmanlılarda ise Özellikle donanma gemileri inşasına 17. asır ortalarına kadar devam edilmiştir. Akdeniz ve Karadeniz’in Osmanlı gölü haline gelmesi o zaman için çok mükemmel olan donanma gemileri ile olmuştur. Osmanlı harp gemileri Gelibolu veİstanbul tersanelerinden başka Karadeniz, Marmara ve Akdeniz sahillerindeki birçok iskelede yapılırdı. On yedinci yüzyılın ortalarına kadar her yıl kırk kadırga yapmak mecburiyeti vardı. Bu, kanun ile tesbit edilmişti.

    On altıncı yüzyılın son yarısındaİnebahtı mağlubiyetinde Osmanlı donanması tamamen mahvolmuştu. Fakat bir kış esnasında, yani beş ay gibi kısa bir zamanda evvelki donanmadan daha fazla bütün techizatı ile donanma yaptırılmıştı. Osmanlı gemileri harpteki ihtiyaçlara göre yapılmış sağlam, hareketli, büyüklü, küçüklü tiplerden meydana gelirdi. Osmanlıların kullandıkları donanma gemileri: Firkate, kalite, kadırga, mavura yani çektiri cinsinden kürekli ve yelkenli ve yalnız yelkenli olarak iki cinsti. Kürekle yürüyen gemilere genel olarak çektiri denilirdi. Bunlar da oturak adedine göre çeşitli sınıflara ayrılırlardı. Çektirilerin en küçüğü Karamürsel ve en büyüğü ise Baştarda idi. Kürekle yürüyen gemiler; Uçurma, Varna, Beş Çifteleri, Karamürsel,Aktarma, Üstüaçık, Çete Kayığı, Brelik, Celiyye, Çamlıca, Kütak, At Kayığı, Koncabaş, Şayka, Firkate, Kalite, Birgende, Mavna, Gırab, Kadırga, Baştarda gibi çeşitlere ayrılırdı.

    Yelkenlerle yürüyen gemilerin; Ateş Gemisi Şolope, Birik, Uskuna, Şekleye, Ağribar, Korvet, Barça, Kalyon, Firkateyn çeşitleri vardı.

    Harp gemilerinin gelişmesi: On dokuzuncu yüzyılda buhar kuvvetiyle çalışan gemiler harplerde büyük bir hareket kabiliyeti sağlayarak, yelkenli ve kürekli gemilerin yerini almaya başladı. Ancak yakıt ihtiyacı bu taktik avantajını kısıtlamaktaydı.

    Buhar kuvvetinin kullanımı pervaneli türden gemilerin ortaya çıkmasıyla yaygınlaşmıştır. Daha sonra gemilerin, top mermilerine karşı korunmak maksadıyla, zırhla kaplanması yoluna gidilmiştir. Bunun yanında çok çeşitli büyüklükte ve değişik amaçlı harp gemilerinin inşasına başlanılmıştır. On dokuzuncu yüzyılın sonlarına doğru inşa edilen torpito ve destroyerler küçültülerek daha avantajlı duruma getirilmişlerdir. Yirminci yüzyılın başında da denizaltıların geliştiği görülmüştür. Birinci Dünya Savaşı’nda Almanya, önceleri denizaltılarıyla bir üstünlük sağlamışsa da, karşı tedbirlerin alınması, derinlik bombalarının geliştirilmesi bunu azaltmıştır.

    İkinci Dünya Savaşında harp gemilerinin önemli yaralar alması, gemilerin harpte ikinci dereceye düşmesini beraberinde getirmiştir. Savaştan sonra gemiler hurdacının yolunu tutmuş veya aktif görevden ayrılmıştır. Yenileri, daha modernleri büyük bir sür’atle yapılmıştır.

    Pasifik Okyanusunun büyüklüğü uçak gemilerinin gelişmesini doğurmuştur. ABD’nin “Essex” türündeki uçak gemileri 100 pervaneli uçağa sahipti. Japonya ile olan savaşta önemli bir rol oynamıştır. 12,7 milimetrelik bir uçaksavar zırhına sahib olup, tam dolu halde 38.000 tondu. 1945’te 51.000 tonluk “Midway” uçak gemisinin hizmete girmesiyle, daha büyük bomba kapasiteli ve daha uzun menzilli uçakların kullanılması imkanı doğmuştur. İkinci Dünya Savaşında en önemli deniz harp aracı denizaltı olmuştur. Ancak Almanya 753 denizaltı kaybederken 2700 çeşitli türdeki gemiyi batırmışlardır.

    Yavuz Sultan Selim Osmanlı sultanlarının dokuzuncusu, İslam halifelerinin yetmiş dördüncüsü. Sultan İkinci Bayezid'in oğlu olup, annesi Dulkadirli ailesinden Aişe Hatundur. 1470 yılında Amasya'da doğdu. Şehzadeliğinde, devrin alimlerinden mükemmel bir tahsil ve terbiye gördü. Arap, Fars dilleriyle yüksek din ve fen ilimlerini öğrendi. Askeri sevk ve idare ile devlet yöneticiliğini öğrenmesi için, şehzadeliğinde Trabzon Valiliğine gönderildi.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    İkinci Dünya Savaşı sonunda
    II. Dünya Savaşı, 1939-45 arasında hemen hemen dünyanın her yanını kapsayan uluslararası savaş. I. Dünya Savaşının çözümsüz bıraktığı anlaşmazlıklarla belirlenen yirmi yıllık gergin bir dönemin ardından patlak veren savaşta Almanya, İtalya, ve Japonya’nın oluşturduğu Mihver devletleriyle Fransa, İngiltere, ABD, SSCB ve daha sınırlı bir konumla Çin’in oluşturduğu Müttefik devletler karşı karşıya geldi.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Almanya ve Japonya deniz kuvvetleri tamamen yok olmuştu. Bunlarda ancak 1950 yıllarının sonuna doğru bir canlanma ortaya çıkmıştır.

    Böylece deniz kuvvetleri sıralaması yeni bir düzen almıştı. Sıra ile ABD ve İngiltere’den sonra kuvveti esas olarak denizaltılarına dayanan Sovyetler Birliği geliyordu. İkinci Dünya Savaşından sonra ABD nükleer güç teknolojisini harp gemilerine tatbik etti. Ancak başlangıçta Sovyetler bunu kendi amaçlarına uygun görmemişlerse de, daha sonra bu konuda çalışmalara başlamışlardır. Nükleer gücün, balistik füzelerle beraber kullanılması deniz altılarının değil, aynı zamanda uçak gemilerinin de önemini azaltmıştır. 1960 yılı başından itibaren nükleer güce sahip denizaltıların en önemli harp kuvveti olacağına inanılmış bulunmaktaydı.

    Nükleer enerji kullanan denizüstü ve denizaltı gemiler; uzun zaman deniz altında kalmak, uzun mesafelere ulaşmak ve yüksek hız elde etme gibi üstünlüklere sahiptir. Ancak ticari gemilerde ekonomi daha önemli olduğu için hemen nükleer teknolojinin kullanımına geçilmiştir. Nükleer gücün dikkat çekici bir yönü, çok büyük bir enerjinin az bir yakıttan çıkarılabilmesidir. Mesela yarım kilo uranyum U-235’ten çıkarılacak enerji 1000 tonluk fuel-oil yakıtının enerjisine eşdeğerdir. Bir nükleer güçle tahrikli gemi üç-dört yıl aldığı tek bir yakıtla dolaşabilir. Böylece fuel-oil yakıtının ölü ağırlını taşımaktan kurtulur, zamandan, ikmal zorluklarından azami istifade sağlanmış olur.

    Kaynak: Rehber Ansiklopedisi
    Almanya Orta Avrupa'da Kuzey Denizi ile Alpler arasında uzanan bir devlet. Doğusunda Çekoslovakya ve Polonya; güneyinde Avusturya, İsviçre; batısında Fransa, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg; kuzeyinde Danimarka ve Kuzey Denizi yer alır. Almanya, birisi Baltık Denizinde, diğeri Kuzey Denizinde iki adaya sahiptir. Baltık Denizindeki Fehmarn Adası 185 km2, kuzeyinde bulunan Sylt Adası ise 99 kilometrekaredir.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.



    Yorumlar - Lütfen konu (Gemi) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.