Omega 3

Omega-3 (ω−3 yağ asitleri), n-3 pozisyonunda (omega-3) çift bağ içeren doymamış yağ asitleri. Vücut için gerekli olup insan vücudunda üretilemediğinden gıdalardan elde edilir. İnsan beslenmesinde yer alan önemli omega-3 bağı ihtiva eden yağ asitleri olarak α-linolenik asit, eikosapentaenoik asit (EPA), ve dokosaheksaenoik asit (DHA) sayılabilir.

Omega 3Gerekli bir omega-3 yağ asidi (18:3Δ9c,12c,15c) olan alfa-linolenik asit (ALA)'nın kimyasal yapısı. Kimyacılar karbonil grubundan saymalarına karşın (mavi sayılar), fizyologlar omega (ω) karbonundan sayarlar) kırmızı sayılar). Şeklin sağında olan omega ucundan itibaren ilk çift bağ, üçüncü karbon-karbon bağıdır, "omega-3" adı burdan kaynaklanır.

<p>Çokça Omega 3 içeren besinler

Çokça Omega 3 içeren besinler
Omega-3 yağ asitleri çoklu doymamış yağ asitleridir. Birden fazla çift bağ içerirler ve bu bağlar hidrojenlerle sature edilmemişlerdir. N-3 ve n-6 yağ asitleri birden fazla çift bağ içerirler. İnsan vücudu sature ve monounsature yağ asitlerinin sentezini yaptığı halde, n-6 ve n-3 yağ asitlerinin sentezini yapamamaktadır ve bu yağ asitleri dışardan alınmalıdır.
Kimya ve biyokimyada, yağ asidi, genelde uzun, alifatik kuyruklu bir karboksilik asittir. Uzun karboksilik yağ asitlerinden 4 karbonlu (butirik asit)ve daha uzun zincirlileri yağ asidi olarak sayılır; doğal yağları (trigliseritleri) oluşturan yağ asitlerinden söz ederken ise bunların en az 8 karbonlu olduğu (kaprilik asit gibi) varsayılabilir. Çoğu doğal yağ asitlerinin çift sayılı karbon atomu vardır, çünkü bunların biyolojik sentezlerinde iki karbon atomlu asetat kullanılır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Omega-3 ve
Doymamış yağ asitlerinden olan omega-3 yağ asitleri, vücut için gerekli (esansiyel) olup gıdalardan elde edilmek zorundadır. İnsan beslenmesinde yer alan önemli omega-3 yağ asitleri olarak α-linolenik asit, eikosapentaenoik asit (EPA), ve dokosaheksaenoik asit (DHA) sayılabilir.


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

Omega-6 yağ asitleri hücre membranında fosfolipid yapısında ve çok sayıda enzimin substratı olarak görev almaktadırlar. Bu yüzden bunlara esansiyel yağ asitleri denir ve dışarıdan destek olarak alınırlar.

Vücudun omega-3 yağ asidine ihtiyacı daha anne karnında başlar, çocukluk, ergenlik, yetişkinlik ve yaşlılık boyunca bu ihtiyaç devam eder.

Kimya

</p><p>Gerekli bir omega-3 yağ asidi (18:3Δ9c,12c,15c) olan alfa-linolenik asit (ALA)'nın kimyasal yapısı.  Kimyacılar karbonil grubundan saymalarına karşın (mavi sayılar), fizyologlar omega (ω) karbonundan sayarlar) kırmızı sayılar).  Şeklin sağında olan omega ucundan itibaren ilk çift bağ, üçüncü karbon-karbon bağıdır,
Resmi büyült

Gerekli bir omega-3 yağ asidi (18:3Δ9c,12c,15c) olan alfa-linolenik asit (ALA)'nın kimyasal yapısı. Kimyacılar karbonil grubundan saymalarına karşın (mavi sayılar), fizyologlar omega (ω) karbonundan sayarlar) kırmızı sayılar). Şeklin sağında olan omega ucundan itibaren ilk çift bağ, üçüncü karbon-karbon bağıdır, "omega-3" adı burdan kaynaklanır.

Omega-3 terimi ("n-3", "ω-3" olarak da kullanılır) ilk çift bağın, karbon zincirin ucundaki (ω) metil grubundan itibaren sayılınca 3. karbon-karbon bağı olduğu anlamına gelir.

İnsan beslenmesinde önemli olan omega-3 yağ asitleri şunlardır: alfa-linolenik asit (18:3, ALA), eikosapentaenoik asit (20:5, EPA) ve dokosaheksaenoik asit (22:6, DHA). Bu üç doymamış yağda, sırasıyla 18, 20 veya 22 karbonlu bir zincirde 3,5, veya 6 çift bağ vardır. Çift bağların hepsi cis-biçimindedir, yani hidrojen atomları çift bağın aynı tarafındadır.

Omega-3 yağ asitlerindeki çift bağlar onların esnekliğini azaltır.


...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Hücre zarında omega-3 yağ asitlerini içeren fosfolipitler doymuş yağ asitli fosfolipitlere kıyasla daha gevşek bir şekilde istiflenirler ve bu yüzden bunlardan oluşan membranlar (
Hücre Zarı ya da Hücre Membranı, hücrenin dış kısmında bulunan, molekülleri özelliklerine göre hücre içine alan veya dışarı bırakan katmandır. Bütün bitki ve hayvan hücrelerinde bulunan canlı, saydam, esnek ve seçici geçirgen bir zardır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
zarlar) daha akışkan olurlar. Sıvı fazda olan membranlarda
Anatomide makroskopik ya da mikroskopik boyutlu, az ya da çok farklılaşmış ya da karmaşık yapıda, geniş ve yassı katman biçimli oluşumların genel adıdır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
proteinler birbiriyle daha serbestçe etkileşebilir,
Albüminli madde; organizmanın en önemli yapı taşı. Amino asitlerin birleşmesinden meydana gelmiş karmaşık yapılı organik moleküllerdir. Kelime olarak “en önemli” mânâsına gelen protein, gerçekten de canlının en önemli maddesini teşkil eder. Bütün canlıların hücreleri protein ihtivâ eder. Proteinler hücre stoplazmasında çözünmüş hâlde bulunur. Kas, karaciğer gibi organ ve dokuların % 80-90’ı proteindir. Kemik sistemi ve yağ dokusunda ise protein daha azdır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
sinir hücrelerinde ise membranların yalıtkanlığını arttırdığı öne sürülmüştür.

Omega-3'ün faydaları


  • ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Trigliseritler ve
    Yağ asitlerinin bir triol olan gliserolla yaptıkları esterlerin ortak adı. Trigliseritler bileşimlerindeki yağ asitlerine göre adlandırılırlar. Meselâ tristearinde üç molekül stearik asit, oleodistearinde bir molekül oleik asit iki molekül stearik asit bulunur. Hayvan ve bitkilerin yapısında bulunan trigliseritlerin yapısı farklı türler gösterir.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    kolesterol düşer, böylece
    Hayvansal ve bitkisel yağların içerisinde bulunan, karaciğer tarafından da sentez edilen bir maddedir. Kanda normalden fazla bulunması halinde, damarlarda birikerek sertliğine neden olur, ve bazende safra pigmentleri ile birleşerek safra taşlarının oluşumunda rol oynar.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    ateroskleroz ve buna bağlı kalp hastalıkları, kalp krizi ve
    Ateroskleroz, atardamarları (arterleri) etkileyen bir hastalıktır. Yaygın olarak "damar sertleşmesi" olarak adlandırılan arteriosklerozun bir türüdür. Orta boy ve büyük arterlerde görülen "aterom" veya "plak" olarak adlandırılan yapısal bozukluklardan (lezyonlardan) oluşur. Aterom, hangi safhada olduğuna bağlı olarak çeşitli yapılar barındırabilir:
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    akut inme riski azalır.


  • ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Bağışıklık sistemi güçlenir

  • Bağışıklık sistemi, vücudu dışarıdan gelen biyolojik etkilere karşı koruyan, özelleşmiş hücreler ve organlardan oluşmuş bir sistemdir. Normal şartlar altında, bağışıklık sistemi vücudu bakterilere ve viral enfeksiyonlara karşı korur, kanser hücreleri ve yabancı maddeleri yok eder.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Kansere karşı koruma sağlanır

  • Kanser vücut hücrelerinin kontrolsüz bir şekilde üremeleri ile meydana gelen bir hastalıktır. Hücreler henüz tam bilinmeyen bir nedenle, kontrolsüz olarak bölünmeye başlarlar. Bu yüzden bedende hızlı hücre çoğalmasından oluşan kötü urlar oluşur ve bunlara kanser denir. Organizmada meydana gelen ve hücreleri kontrolsüz büyüyen kötü huylu tümörlere verilen genel addır.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Beyin,
    Alm. Gehirn (n), Fr. Cerveau (m), İng. Brain. Kafa içi boşluğunu dolduran, üç kat beyin zarı ile örtülü, beyaza yakın gri renkli, yumuşak sinir sisteminin en önemli kısmı ve merkezi olan organ. Beyin, kendisini koruyan kafatası boşluğu içerisinde yer alır. Biçimi, büyüklüğü ve ağırlığı; kafatasının biçimine, ayrıca canlının vücut büyüklüğüne ve gelişmiş olmasına bağlıdır. İnsan beyninin ağırlığı 1300-1800 gr arasında değişir. Bir filin beyni ise 5000 gr civarındadır. Görüldüğü gibi beynin ağırlı
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    retina,
    Gözün en iç tabakası, ağ tabaka.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    sperm,
    Sperm, erkeğin üreme hücresidir. Testislerde oluşan bu hücrelerin üretimi ergenlik döneminde başlar. Baş kısmında döllenme sırasında yumurtaya aktaracağı kalıtsal bilgi taşır.Kuyruğu vardır ve haraketlidr. Bir çiftleşme sırasında 300 milyon sperm salınır. Ancak yumurtaya yalnızca tek bir sperm dölleyebilir.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    cilt hücreleri güçlenir

  • Arapça "Cild"'den gelen bir sözcüktür.


    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

    İnsülin kullanımını artar (diyabet için faydalı)

  • İnsülin (Latincesi insula, "ada", pankreasın Langerhans adacıklarında üretildiği için bu ismi almıştır) vücuttaki karbonhidrat metabolizmasını kontrol eden bir hormondur. Karbonhidrat metabolizması kontrolü dışında, tansiyon kontrolü, yağ depolama kontrolü ve hücre içine alınacak olan amino asit ve elektrolitlerin de kontrolünü yapmaktadır.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Kanı inceltir ve akışını kolaylaştırır, kanın
    Kan, atardamar ve toplardamardan oluşan damar ağının içinde dolaşan; akıcı plazma ve hücrelerden (alyuvar,akyuvar ve plaket) meydana gelmiş kırmızı renkli bir sıvıdır. Kan ile ilgili tıbbi terimler genellikle hemo- ve hemoto- sözcükleri ile başlar. Bu sözcükler eski Yunanca'da kan sözcüğünü karşılayan "haima" dan türetilmiştir.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    pıhtılaşmasını önler

  • Kandaki çok küçük ve çekirdeksiz bir hücre olan kan pulcukları sayesinde,kanın havayla temas sonrası tortu haline gelmesine pıhtılaşma denir. Kanın dışarıda pıhtılaşmaması hemofili hastalığını meydana getirir.Bu hastalık kötü sonuçlar doğurabilir.Hemofili genetik görülür. Fakat kan damarda pıhtılaşırsa,ölümle sonuçlanır.


    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

    Yangı önleyici etkisiyle

    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    romatizmal hastalıklara karşı koruma sağlar

    Anne-bebek sağlığında rolü

    Omega-3 yağ asitleri, anne karnındaki bebeğin sağlıklı gelişimine aşağıdaki şekillerde yardımcı olabilir:

  • Bebeğin beyin ve retina gelişiminin desteklenmesi

  • Genellikle eklem, kas ve sinir sistemini etkileyen hastalıklara romatizma denir. Romatizma ağrıları, vücudun her tarafında görülebilir. Halk arasında, romatizma ağrılarına yel denir.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Erken doğum riskinni azaltılması


  • ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Hamilelik süresinin ve bebeğin doğum ağırlığının artırılması

  • Sadece bilimi değil; kültürü, sanatı, felsefeyi ve dinleri de derinden etkileyen mucizevi bir olaya yakından bakmaya çalışalım: Gebelik ve Doğum... Erkek ve kadının birlikte yarattıkları bu en anlamlı ürünün, ilk tohumunun atılışından, filizlenip gelişmesine ve yeryüzüne çıkışına kadar yaşadığı serüveni adım adım izleyelim.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Doğum sonrası depresyonundan korunulması

  • Omega-3 yağ asitleri ayrıca çocuğun matematik zekasının geliştirilmesine, okuma, telaffuz ve yazma beceresini artırılmasına yardımcı olabilir.

    Gebelikte Omega 3 Kullanımı

    Doğuma giden bir yolculuğun öyküsü...

    Nihayet 9 ay boyunca özlemle beklediğiniz o muhteşem ana yaklaşıyorsunuz. Ve, doğum yaklaşırken her anne adayı gibi sizin de içinizi bir telaş sarıyor. Doğumdan korkan ve bir türlü rahatlayamayan anne adaylarına...

    Tahmini doğum tarihi

    Normal gebelik süresi 280 gün, 40 hafta, 9 ay 10 gündür. Tahmini doğum tarihinde, son adet tarihinin ilk gününe yedi gün eklenir ve 3 ay geri gidilir. Adından da anlaşılacağı üzere bu tahmini bir tarih olup, 15 gün e
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Gebelik döneminde annenin beslenme alışkanlıkları, tükettiği besinlerin çeşitliliği bebek sağlığını etkilemektedir. Bu dönemde alınan omega 3’ün anne ve bebek sağlığını olumlu yönde etkilediği bildirilmektedir. Yapılan çalışmalarda gebelik süresince düzenli olarak omega 3 kullanmanın gebelik süresini uzattığı gözlenmiştir. Ayrıca omega 3 kullanımına bağlı olarak bebek ağırlığının arttığı da saptanmıştır.

    The Expert Committe of the United Nations and World Health Organization’s joint Food and Agriculture Organization’a göre düzenli olarak omega 3 ve omega 6 alan annelerin bebeklerinde beyin, sinir sistemi ve görme yeteneklerinin gelişiminin bu dengeyle beslenmeyen annelerin bebeklerine oranla daha iyi olduğu kanıtlanmıştır. Omega 3 ve omega 6 doğum öncesinde kan yoluyla doğumdan sonra da anne sütüyle beynin ve retinanın gelişiminde kullanılmak üzere bebeğe aktarılır.

    Gebelik, erkekten gelen sperm ile kadının yumurtalıklarından atılmış olan yumurtanın döllenmesinden doğuma kadar geçen 40 haftalık (280 gün) döneme verilen isimdir. Döllenmenin oluştuğu andan 8. haftanın sonuna kadar geçen döneme embriyotik dönem denirken bundan sonrasına ve doğuma kadar olan döneme de fetal dönem denmektedir.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Embriyonun beyin gelişimi ve beyin zarının yapılanması gebeliğin ilk birkaç haftası içinde gerçekleşir. Bu dönemde bebeğin büyümesi için harcanan enerjinin %70’lik gibi çok önemli bir kısmı sadece beyin gelişimi için harcanır. Bu oran doğumdan sonra %60’a düşer.

    Beynin %60’ı doymamış yağlardan oluşur. Ve beyin gelişmek için Omega 6 ailesinden arachidonic acid (AA), Omega 3 ailesinden ise Docosahexaenoic Acid (DHA)’e ihtiyaç duyar. Araştırmalar gebelik başından itibaren elzem yağ asitleri açısından yetersiz beslenmenin fetusun beyin gelişimini olumsuz yönde etkilediğini göstermiştir.

    Emzirme ve Omega 3

    Bu dönemde omega 3 kullanımı anne sütü yoluyla doğrudan bebeğe aktarılmaktadır. DHA bakımından zengin omega 3 beynin motor gelişimine katkı sağlamaktadır. Ayı şekilde omega 3 göz gelişimini de desteklemektedir.

    Bir başka deyişle emzirme döneminde annenin omega 3 kullanımı (Çocukta);

    • Merkezi sinir sitemi gelişimi

    • Erken dil gelişimi

    • Psikomotor gelişimi

    • Bağışıklık sistem gelişimi

    • Zeka gelişimi üzerinde olumlu etkileri mevcuttur.

    Zihin sağlığında rolü

    Omega-3 yağ asidinin beyin ve sinir sisteminin sağlıklı şekilde çalışmasındaki etkileri yapılan pek çok araştırmada ortaya konmuştur. Omega-3, beyin ve sinir sisteminde başlıca aşağıdaki şekillerde yardımcı olabilir:

  • Embriyo, (Yunanca: έμβρυο'tohum) çok hücreli diploid ökaryotlarda gelişimin ilk basamaklarından biri. Yumurta ve sperm hücrelerinin birleşmesiyle oluşan zigot, çift sarmallı DNA moleküllerini içerir. Bitkiler, hayvanlar, ve bazı protistlerde zigot mitozla bölünerek çok hücreli canlıyı oluşturur. Embriyo terimi, bu gelişimin zigotun bölündüğü zamanla, gelişim basamağının başka basamağa geçmesine kadar olan ilk zamanlarını anlatmak için kullanılır.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Depresyon tedavisini desteklemesi

  • Depresyonun tarifini, kendini ele veren, genel verilerinden yola çıkarak yapabiliriz. Bunları, maddeler halinde sıralayalım.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Bunama ve
    BUNAMA (Dementia-Demans);

    Alm. Altersschwaeche, Fr. demence, İng. dotage. Bilhassa yaşlılıkta tedrîcen (yavaş yavaş) meydana gelen ve aklî gerilemeyle orantılı bir hâfıza kaybı. İhtiyârlık bunaması (dementia senilis); 65-70 yaşlarında, evvelâ zekâ melekelerinde durgunluk, bencillik, korkular, kavgacılık, huzursuzluk, cinsî arzularda artma ile başlar. Yeni öğrenilen hâdiselerin unutulması ile başlayan hâfıza kusuru, gittikçe artar. Hiç tanımadığı kim
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Alzheimer hastalığı riskinin azaltmasına yardımcı olması

  • Ruh hali, konsantrasyon, bellek, dikkat ve davranış bozukluklarına karşı yardımcı olması

  • Saldırganlık azaltmaya ve sakinleştirmeye yardımcı olması

  • Mizaç, tepkisellik ve kişilik üzerinde olumlu etkisi olması

    Alzheimer ve Omega 3

    Demans ya da halk arasındaki söylenişiyle bunama, günlük yaşam işlevlerinin sürdürülmesini engelleyen ilerleyici bir beyin hastalığıdır. Bellek kaybı, günlük yaşamın gereksinmeleriyle başa çıkabilme yeteneğinde azalma, algılamada, toplumsal davranışların düzenlenmesinde ve duygusal tepkilerin kontrolünde bozulma ve yanlış inançlar sık karşılaşılan belirtilerdir.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Alzheimer üzerinde Omega 3, antioksidan ve B vitamini gibi 7–8 farklı besin öğesi içeren süt ile yapılan bir araştırmanın olumlu sonuçlar içerdiği belirtilmektedir. ABD'nin Chicago şehrinde düzenlenen Dünya Alzheimer Kongresi'nde açıklanan bir çalışmada 212 hasta üzerinde denenen Omega 3, antioksidan ve B vitamini gibi 7–8 farklı besin öğesi içeren süt ile yapılan araştırmanın beyin hücreleri arasındaki bağlantıyı güçlendirdiği anlaşılmıştır.

    Alzheimer ile ilgili uzun zamandır yapılan araştırmalar, ilaçların veya balık yağının; hastalığı geciktirdiği veya önleyebildiğini ortaya çıkardı. UCLA’da çalışmakta olan bilim adamları, gerçekten de balık yağının, Alzheimer' i önleyen güçlü bir silah olduğunu doğruladılar ve sebeplerini de izah ettiler.

    UCLA Alzheimer Araştırma Merkezi yöneticisi Greg Cole ve arkadaşları; balık yağında bulunan Omega 3 yağ asidi; docosahekzaenoik asidinin (DHA), LR11 proteininin üretimini artırdığını kaydettiler. Bu protein, Alzheimer olanlarda, düşük seviyede bulunur. LR11 proteini, Alzheimer' da ortaya çıkan plakların oluşumunu sağlayan proteini, tahrip eder.

    Beta amyloid isimli bir proteinin çökeltisi olan bu plakların, beyindeki nöronlara toksik etki oluşturarak; Alzheimer' a sebep olduğu düşünülüyor.

    DHA benzeri yağ asitleri, temel yağ asidi olarak bilinir. Vücut bu yağ asitlerini sentezleyemediği için, besin kaynaklarından almak zorundadır. Bilim adamları yıllardır süren yağ asidi araştırmaları neticesinde DHA' nın beyinde bulunan, en bol temel yağ asidi olduğunu belirtmektedirler.

    Çalışmalar, beyindeki düşük seviyede olan DHA' nın idrakin azalmasına neden olduğunu kanıtlamaktadır.
    Alzheimer Hastalığı (AH) en sık görülen demans (bunama) tipidir. Bunama ya da demans, günlük yaşam aktivitelerinin sürdürülmesini engelleyen ilerleyici, kronik bir beyin hastalığıdır. Bellek kaybı, günlük yaşamın gereksinimleriyle başa çıkabilme yeteneğinde azalma, algılamada, toplumsal davranışların düzenlenmesinde ve duygusal tepkilerin kontrolünde bozulma sık karşılaşılan belirtilerdir.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Massachusetts Institute of Technology'de (MIT) görevli bilim adamları, Omega 3 yağ asitleriyle hazırladıkları özel beslenme diyeti ile besledikleri kobay farelerde hafızanın güçlendiğini ve öğrenmenin hızlandığını tespit etti. Son yapılan bilimsel çalışmalar balık yiyenlerde ya da daha yüksek miktarlarda Omega 3 yağ asitleri, özellikle DHA taşıyan formülasyonları (kapsül veya tablet) kullananlarda Alzheimer hastalığı riskinin önemli ölçüde düşürülebildiği ortaya çıkardı.

    Göz sağlığında rolü

    Yüksek doz omega-3 alımı


    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    gözde yaşa bağlı olarak gelişen
    Göz Işığı geçirmeye ve kırmaya elverişli üç tabakanın birleşmesinden oluşmuştur. En dıştaki birinci tabakaya, "sert tabaka" ya da "gözakı" denir; bu tabaka önde tümsekleşerek, saydam tabakayı oluşturur. Beyaz ve telsel yapıda olan sert tabaka, gözü koruyan gerçek bir zardır. Çok damarlı bir bağ dokusu olan damar tabaka, iki yüzündeki boyalı hücre örtüsüyle, gözyuvarını tam bir karanlık oda haline getirir.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    hasarları riskini önleyebilmektedir. Omega-3 yağ asitleri eksikliğinde, retinada görme fonksiyonunun azaldığı tesbit edilmiştir.

    Kemik-eklem sağlığında rolü

    EPA ve DHA’nın antienflamatuar etkisi vardır, ayrıca kas-iskelet sistemi ve bağışıklık sistemi üzerinde faydalı etkileri bulunmaktadır. Omega-3 kemik ve eklem sağlığında başlıca aşağıdaki şekillerde yardımcı olabilir:

  • Kemiklerde kalsiyum toplanmasına destek olarak güçlenmelerinin sağlanması

  • Eklem iltihabı ve kıkırdağa zarar veren enzim aktivitesinin azaltılması

  • Eklemlerde hassasiyet ve sabah sertliğinin azaltılması

  • Romatoid artritli hastada ilaç ihtiyacının azaltılması

    Kalp-damar sağlığında rolü

    Yapılan araştırmalarda, omega-3 yağ asitlerinin dengeli alımının özellikle kalp ve damar hastalıkları açısından yararlı olduğu vurgulanmaktadır. Omega-3 tüketenlerde koroner kalp hastalığına bağlı ölümler daha düşük bulunmuştur. Omega-3, kalp ve damar sağlığında başlıca aşağıdaki şekillerde yardımcı olabilir:

  • Kalp damar hastalığı riski olanların ya da bu hastalığa yakalanmış olanların kalp sağlığını korumaya yardımcı olması.

  • Damar sertliği oluşumunun yavaşlatılması

  • Trigliseritlerin kan düzeyini düşürülmesi

  • Kalp hastalıklarında "kötü kolesterol"ün ( LDL) düşürülüp, "iyi kolesterol"ün ( HDL) artırılması.

  • Kalp krizi sonrası felç, ikinci bir kalp krizi ya da ölüm riskinin azaltılması

    Kalp Sağlığı ve Omega 3

    Yapılan araştırmalarda, Omega 3 yağ asitlerinin dengeli alımının özellikle kalp ve damar hastalıkları açısından yararlı olduğu vurgulanmaktadır. Omega 3 tüketenlerde koroner kalp hastalığına bağlı ölümler daha düşük bulunmuştur. Omega 3 kalp ve damar sağlığında başlıca aşağıdaki şekillerde yardımcı olabilir.

    • Kalp damar hastalığı riski olanların ya da bu hastalığa yakalanmış olanların kalp sağlığını korumaya yardımcı olması,

    • Damar sertliği oluşumunun yavaşlatılması,

    • Trigliseritlerin kan düzeyinin düşürülmesi,

    • Kalp hastalıklarında “kötü kolesterol” ün (LDL) düşürülüp, “iyi kolesterol” ün (HDL) artırılması,

    • Kalp krizi sonrası felç, ikinci bir kalp krizi ya da ölüm riskinin azaltılması

    Kalp krizi riskini azaltmak için bol miktarda Omega 3 tüketiminin yanı sıra bazı öneriler; sigara içmemek, varsa yüksek tansiyonu kontrol altında tutmak, yağ, tuz ve kolesterolden uzak kalmak, genellikle sebze ve meyve yemek, düzenli egzersiz yapmak, kiloyu normal sınırlarda tutmak, diyabet varsa diyete uygun kalmak ve ailede kalp hastalığı hikâyesi varsa düzenli kontrol altında bulunmaktır.

    Bulunduğu besinler

    </p><p>Balık Omega 3 içerir
    Resmi büyült

    Balık Omega 3 içerir

    Omega-3 : Soğuk sularda yaşayan yağlı balıklar ( somon balığı), Orkinos tipi ton balığı, uskumru, sardalya, hamsi, Ada çayı (%64), (%62), Perilla(%58), Semizotu(%35) daha az oranlarda ceviz, badem, fındık, , kuru fasulye, soya fasulyesi, nohut, mısır, mısır unu, keten tohumu yağı, kanola yağı, soya yağı, tatlı patates, marul, lahana, brokoli ve diğer yeşil yapraklı sebzelerde bulunur.

    Omega-3 çoklu-doymamış yağ asitleri grubundan bir temel yağ asididir. Omega-3 hayvansal olarak balık (ringa, uskumru, sardalye, alabalık ve somon ve az miktarda yumurtada, bitkisel olarak da keten tohumu yağı, kanola yağı, soya fasulyesi yağı, ceviz, balkabağı çekirdeği, kenevir tohumu yağı ve semizotunda, Omega-3’ün kısa zincirli tipi olarak bilinen ALA (Alfa-Linolenik Asit) şeklinde bulunur. Omega-3’ün ilk başlangıç şekli kısa zincirli tip olarak bilinen ALA (Alfa-Linolenik Asit)’dir.

    ALA bitkilerden gelen temel bir yağ asididir. Bir temel besin olarak dikkate alınır ve vücut tarafından enerji kaynağı olarak kullanılır. ALA bir “ana” yağ asidi olarak görev yapar; çünkü vücut tarafından balık yağında bulunan diğer iki temel yağ asidine (EPA ve DHA) dönüştürülür. İnsan vücuduna faydalı olabilmesi için bu kısa zincirli Omega-3 yağ asitlerinin (ALA) uzun zincirli yağ asidi tipine dönüştürülmesi EPA ve DHA gerekmektedir. Vücut bu dönüşümü kendisi yapabilmektedir. Fakat bazı hastalıklar bu dönüşümü azaltabilmekte veya engellemektedir. EPA ve DHA gibi daha faydalı asit türlerine dönüşüm yaş, beslenme ve hormonal durum gibi faktörlerle azalmaktadır. EPA’nın kaynağı olan balık yağlarının çok faydalı olmalarının nedeni de budur. Doymuş yağlar, kolesterol ve karışık yağ asitleri bakımından zengin bir beslenme alışkanlığı, vücudun bu doymamış yağ asitlerini üretme yeteneğini azaltır.

    Omega 3 Balık Yağı Nasıl Elde Edilir ?

    </p><p>Omega 3 Balık Yağı
    Resmi büyült

    Omega 3 Balık Yağı

    Piyasada iki farklı balık yağı bulunmaktadır. Balığın bedeninden elde edilen türü Fish Oil, balığın kara ciğerinden elde edilen türü de Codliver Oil olarak adlandırılır. Fish Oil Omega 3 yağ asidi EPA ve DHA içerir. Codliver Oil ise doğal yapısında EPA ve DHA yanında A ve D vitamini de barındırır.

    Linkler

  • http://www.omega3.com.tr/

  • http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/467703.asp Omega-3 için haftada iki öğün balık tüketin

  • http://www.sizinti.com.tr/konular.php?KONUID=846 Omega-3 Yağ Asitleri

    Omega 3 Resimleri


    • Gerekli bir omega-3 yağ asidi (18:3Δ9c,12c,15c) olan alfa-linolenik asit (ALA)'nın kimyasal yapısı. Kimyacılar karbonil grubundan saymalarına karşın (mavi sayılar), fizyologlar omega (ω) karbonundan sayarlar) kırmızı sayılar). Şeklin sağında olan omega ucundan itibaren ilk çift bağ, üçüncü karbon-karbon bağıdır, "omega-3" adı burdan kaynaklanır.



    Yorumlar - Lütfen konu (Omega 3) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.