Dil

Dil, insanlar arasında iletişimi sağlayan sesli ya da yazılı simgeler sistemi. Dil simgelerine "gösterge" adı verilir. Bu göstergeler, saymaca bir nitelik taşır; anlamlan doğal bir bağlantıdan kaynaklanmayıp toplumsal bir anlaşmadan, bireyler arasında üstü kapalı bir uzlaşmadan doğar. Bu tanıma göre dil, yalnızca insan toplumlarında bulunan bir yetenektir. Hayvan türleri de sesler ve beden hareketlerinin yardımıyla birbirleriyle

DIL (türkçe) anlamı

1.
2. >dil (I)
3. >isim
4. 1. Ağız boşluğunda
5. tatmaya
6. yutkunmaya
7. sesleri boğumlamaya yarayan etli
8. uzun
9. hareketli organ
10. tat alma organı: Ağzımı dolduran kocaman dil
11. kelimelere yer bırakmıyor ki...- Y. Z. Ortaç.
12. 2. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma
13. lisan
14. zeban: Dilinden Anadolulu olduğu ancak belli oluyordu.- S. F. Abasıyanık.
15. 3. Bir çağa
16. bir gruba
17. bir yazara özgü söz dağarcığı ve söz dizimi: Halk dilinin günebakan ismini verdiği bu çiçek
18. güneşe âşıktır.- H. S. Tanrıöver.
19. 4. Belli durumlara
20. mesleklere
21. konulara özgü dil.
22. 5. Birçok aletin uzun
23. yassı ve çoğu hareketli bölümleri. 6. Büyükbaş hayvanların haşlanıp pişirildikten sonra yenebilen dili: Birkaç dilim ekmek
24. ince bir iki dilim peynir veya dil
25. bazen de haşlanmış bir sebze yemeği.- S. F. Abasıyanık.
26. 7. Ayakkabı bağlarının ayağı rahatsız etmemesini sağlayan ve bağ altına rastlayan saya parçası.
27. 8. mecaz Düşünce ve duyguları bildirmeye yarayan herhangi bir anlatım aracı.
28. 9. coğrafya Kıstak.
29. 10. denizcilik Makaraların ve bastikaların içine yerleştirilmiş olan
30. üzerinden geçirilen halatı istenilen yöne çevirmeye yarayan
31. çevresi oluklu
32. küçük döner tekerlek.
33. 11. müzik Bazı üflemeli çalgılarda titreşerek ses çıkaran ince metal yaprak.
34. 12. tarih Sorguya çekilmek için yakalanan tutsak.
35. 13. halk ağzında Anahtar.
36.
37. > dil (II)
38. >isim
39. eskimiş Farsça dil Gönül
40. yürek.

Atasözü

41. deyim ve birleşik fiillerdil ağız vermemek (birinde) dil bir karış (birine) dil çıkarmak dilden düşmez olmak dilden düşürmemek dilden gelen elden gelse her fukara padişah olur dile dolamak dile gelen ele gelir dile gelmek dile getirilmek dile getirmek dile vermek dile veya dillere) düşmek dili açılmak dili ağırlaşmak dili alışmak dili başka bir dile) çalmak dili bir karış dışarı çıkmak veya sarkmak) dili bir karış olmak) dili boğazına akmak dili çözülmek dili damağına yapışmak veya dili damağı kurumak) dili dolaşmak dili dönmemek dili durmak dili durmamak dili ensesinden çekilsin! dili kılıçtan keskin dili kurusun! dilim seni dilim dilim dileyim
42. başıma geleni senden bileyim dilinden anlamak dilinden düşürmemek dilinden kurtulamamak dilinde tüy bitmek diline biber sürmek diline dolamak veya takmak) (birinin) diline düşmek diline kira istemek diline pelesenk etmek diline sağlam olmak diline sağlık diline virt etmek (birinin) dilini bağlamak dilini değdirmemek dilini eşek arısı soksun dilini kedi veya fare) mi yedi? dilini kesmek veya kesip oturmak) dilinin altında bir şey olmak dilinin altındaki baklayı çıkarmak dilinin cezasını veya belasını) çekmek veya bulmak) dilinin ucuna gelmek dilinin ucunda dilinin ucuyla dilini tutamamak dilini tutmak dilini yutmak dilin kemiği yok dili olsa da söylese veya anlatsa) dili pabuç kadar dili sürçmek dili tutulmak dili uzamak dili varmak dili veya dilinin) döndüğü kadar dili yanmak diliyle sokmak diliyle tutulmak veya yakalanmak) dillerde dolaşmak veya gezmek) dillere destan olmak dil otu yemek dil tutmak dil uzatmak dil veya diller) dökmek

Birleşik Sözler

dil adası dil akrabalığı dilaltı dil altı bezleri dil atlası dil avcısı dil balığı dilbasar dil bilgisi dil bilimi dil birliği dil cambazı dil coğrafyası dil dalaşı dil ebesi dil felsefesi dil kavgası dil laboratuvarı dil oğlanı dil öğrenimi dil öğretimi dil pelesengi dil peyniri dilsever dil sürçmesi dil şakası dil tutukluğu dil yarası dilden dile dile kolay dili bozuk dili tutuk dili uzun dili yatkın dili zifir ana dil Ari dil bitişken dil bükünlü dil diplomatik dil gizli dil Güneş Dil Teorisi iltisaki dil küçük dil ortak dil ölçünlü dil ölü dil özel dil resmî dil sivri dil standart dil tatlı dil tek heceli dil yabancı dil yapay dil yapısal dil bilimi yapma dil ana dili beden dili çevirici dili çeviri dili çocuk dili danadili geyikdili hâl dili halk dili kayış dili kaynanadili kedidili kıyı dili kilit dili konuşma dili kuşdili kuş dili öküzdili sığırdili vücut dili yazı dili yazın dili yılandili akraba diller Baltık dilleri Cermen dilleri İskandinav dilleri Latin dilleri Roman dilleri Ural dilleri

DIL (türkçe) ingilizcesi

1. v. slice
2. 1. [Dil]n. tongue
3. language
4. speech
5. clapper
6. lingo
7. 2. language. neck. spit. tongue.
8. 3. tongue
9. language
10. speech
11. clapper
12. lingo. parlance. tongue
13. language
14. spit. poet. heart. dil yarasy wounded feelings caused by harsh words. language. language.
15. 4. language. tongue. promontory. point. spit. bolt of a lock. index of a balance. prominence. speech.,

DIL (türkçe) almancası

1. n. Lasche
2. Sprache
3. Zunge - yabancı bir dilde
Anlan Ayırımı; Aynı zamanda bir organ olan Dil hakkında bilgiye ulaşmak için buraya tıklayınız.

Dil, insanlar arasında iletişimi sağlayan sesli ya da yazılı simgeler sistemi. Dil simgelerine "gösterge" adı verilir. Bu göstergeler, saymaca bir nitelik taşır; anlamlan doğal bir bağlantıdan kaynaklanmayıp toplumsal bir anlaşmadan, bireyler arasında üstü kapalı bir uzlaşmadan doğar. Bu tanıma göre dil, yalnızca insan toplumlarında bulunan bir yetenektir. Hayvan türleri de sesler ve beden hareketlerinin yardımıyla birbirleriyle iletişim kurar, hatta birçokları bir noktaya kadar insan dilini anlamayı da öğrenebilir. Ama insanın dışında hiçbir tür, çıkardığı sesleri, insan dilinde olduğu gibi açık ve iç tutarlılığı olan, saymaca bir sistem durumuna getirememiştir.

Tanımı

Dilin birçok tanımı yapılmıştır. Dil, bir yaklaşıma göre, düşüncelerin, sözcük haline getirilmiş sesler aracılığıyla anlatılmasıdır. Ama bu tanım düşünce öğesine fazla ağırlık vermektedir. Dil, düşünce dışında kalan, bilinçsiz varlık alanlarını, duyguları, düşleri de kapsar.

Kesin bir tanımdan önce, dilin bazı özelliklerinin belirtilmesi gerekir.

Dil'in özellikleri

1. Fizyolojik ve zihinsel özürleri olmayan bütün insanlar, çocukluklarında, gırtlak ve ağızlarında bazı organların hareketlerinden doğan sesleri bir sesli iletişim sistemi haline getirmeyi ve öbür insanlarla iletişimlerinde bu sistemden hem işitici, hem de konuşucu olarak yararlanmayı öğrenirler.

2. Farklı sesli iletişim sistemleri yeryüzündeki farklı dilleri oluşturur. Farklı bir dilin ortaya çıkması için gerekli farklılık derecesini çok kesinlikle saptamak olanaklı değildir. Ama bu, örneğin iki Almanın farklı diller konuşması anlamına da gelmez. Eğer bir insan bir başka insanın dilini özel bir öğrenim görmeksizin anlayamıyorsa, bu iki insan farklı diller konuşuyorlardır. Buna karşılık, belirli bir dil içinde anlaşmayı güçleştiren, ama kesin olarak engellemeyen farklılıklara lehçe farklılığı denir.

3. Çoğunlukla insanlar önce bir tek dil öğrenirler. Çocuğun ailesinin ya da doğup büyüdüğü ortamdaki insanların konuştuğu bu dile anadili adı verilir. Bir çocuğun iki dili birden öğrenerek büyüdüğü durumlar enderdir.

4. Bu özellikleriyle dil, insana özgü bir yetenektir. Öteki türlerin de seslerle ya da başka araçlarla birbirleriyle iletişim kurabildikleri ilinmektedir, ama insan dilinin en önemli özellikleri olan çift eklemliliğe, tutumluluğa, sınırsız üretkenliğe ve yaratıcılığa hiçbir hayvan türünün iletişiminde rastlanmaz. İnsanların konuşma konuları sınırsızdır. Dilin kapsayamayacağı hiçbir alan yoktur. Oysa hayvanların iletişim konuları, üreme ve sağ kalma gibi en temel gereksinimlerle sınırlıdır. Papağan gibi insanların yanında uzun süre bulunan kuşların çıkardığı, sözcüklere benzeyen seslerin de iletişim amacı taşımadığı bilinmektedir. Bu tür sesler, canlılardaki öykünme dürtüsününürünüdür.

Dilin önemi ve gücü ilk çağlardan beri vurgulanmıştır. Adlandırma, nesnelere ad yerme, dilin yalnızca bir yönü olsa da, ilk insanlar için büyüleyici bir değer taşımıştır. Birçok kültürde adlandırma yeteneği, nesneler üzerinde denetim kurmanın, onlara sahip olmanın en kesin yolu olarak görülmüştür. İlkel kültürlerde insanların adlarını yabancılara açıklamaktan kaçınmaları da buna bağlanabilir.

Geçmişte, dilin tanrısal bir kökeni olduğuna inanılırdı. Eski Sami inançlarını yansıtan Eski Ahit'te, Adem'in dünyadaki yaratıkları Tanrı'nın yardımıyla adlandırdığı anlatılır. Hindu dinine göre de dili, tanrı İndra yaratmıştır. İskandinav mikolojisinde rünik alfabeyi yaratan tanrı Odin'dir. Gene Eski Ahit'in Tekvin bölümünde, başlangıçta bütün dünyanın "dilinin bir, sözünün bir" olduğu belirtilir. Ama insanlar gökyüzüne ulaşacak bir kule (Babil Kulesi) yapmaya kalkışınca, Tanrı onların dillerini böler ve böylece birbirlerini anlamalarını önleyen birçok dil ortaya çıkar. Arap inançlarında da yazıyı ve dili Adem'e veren Tanrı'dır.

18. yüzyılda, özellikle Alman romantizm felsefesinde "kökenler" kavramının önem kazanmasıyla dilin doğuş ve gelişme koşullan konusu bir kez daha gündeme gelmiştir. Ancak dilin hangi koşullar altında ortaya çıktığı ve ilk dillerin neye benzediği soruları bugün henüz tam anlamıyla açıklığa kavuşturulamamıştır; çünkü şu ya da bu biçimde dilin doğuşu, Homo sapiens'in ortaya çıkışıyla eşzamanlıdır. Oysa bugün var olan ilk yazılı belgeler en çok 5 bin yıl öncesine gitmektedir.

İnsanlar dil üzerine düşünmeye başlayınca, dilin düşünceyle ilişkisi de kaçınılmaz olarak gündeme gelir. Aristoteles'e göre "Konuşma, zihnin yaşantılarının temsil edilmesidir". Aristoteles'in bu tanımı, yakın zamanlara değin bütün bir Batı düşünce geleneği üzerinde etkili olmuştur. 17. yüzyılın usçu felsefesi de dil konusunda benzer bir görüş öne sürer. Konuşma, düşüncenin bu amaç için yaratılmış göstergelerle ifade edilmesidir ve düşüncenin farklı yönlerini ifade etmek için de farklı sözcük türleri ortaya çıkmıştır.

Düşünce öğesine ağırlık tanıyan bu usçu yaklaşımın sakıncası şudur: Düşünce kavramının kapsamını ya fazla geniş tutmakta ve böylece içeriğini de bulanıklaştırmakta ya da fazla daraltarak dilin birçok işlevini dışanda bırakmaktadır. Oysa günlük yaşamda dilin dar anlamıyla düşünceleri açıklamaktan başka işlevleri de vardır.

Bu yaklaşım, bir başka açıdan, Condillac ve Herder gibi 18. yüzyıl düşünürlerince de eleştirilmiştir. Usçu felsefe, dilin daha önce var olan düşünceleri anlatan bir araç olduğunu savunur. Oysa Herder'e göre dilden önce, dilden bağımsız bir düşünce olamaz. Düşünce de dille birlikte ortaya çıkmıştır. Bu açıdan, farklı dillerin farklı düşünce yapılarına denk düştüğünü söylemek yanlış olmaz. İnsanlar ve kültürler arasındaki farklılık, bir bakıma diller arasındaki farklılıktır.

İlgili konu başlıkları

  • Dil (organ)
dil dil
2011-10-02T13:11:39+03:00
Mesaj: 1-Yaşanılan yerin coğrafi şartları ile iklim arasındaki ilişki:

Her iklim bölgesinin kendine özgü coğrafi şartları vardır.

İklim şartları bir yerin su, toprakyapısı ve bitki örtüsünü doğrudan belirlediği için bir bölgedeki

coğrafi görünüm ve yaşam şartları da iklime göre şekillenir.

Fotoğraflardaki farklı ülkelere ait kılık-kıyafetlerdeki farklılığın


sebebi olarak; bu bölgelerde yaşayan insanların yaşam tarzlarında etkili olan maddi ve


manevi kültür unsurları etkilidir.İklim ,örf ve adetler ,dini inanış,geçim tarzları ve doğal


ortam biraz daha ön plana çıkabilir.

2-Kültürü oluşturan unsurlar

Maddi(somut )unsurlar

· Coğrafi konum,

· Simgeler,

· Doğal ortam
özellikleri,

· İklim özellikleri,

· Su özellikleri,

· Arazi yapısı

· Toprak özellikleridir.

Kültürü oluşturan manevi unsurlar

· Dil,

· Din ve inançlar,

· Ahlak kuralları,

· Örf ve adetler,

· Komşu kültürler,

· Dünya görüşü,

· Yasalar ve hukuk kurallarıdır.

3-Türk kültür kıyafetleri diğer ülkelerden farklıdır. Bunun sebepleri;

İklim şartları, gelenek ve görenekler, dini inanış, geçim tarzları, doğal ortam özellikleri.





DÜNYA KÜLTÜRÜNDE TÜRK İZLERİ

Kültür

Bir milleti millet yapan,onu diğer milletlerden ayıran özelliklerin bütünüdür.

Her milletin kendine has milli değerleridir.



Kültürel Coğrafya

Kültürel coğrafya, dünya kültürlerinin coğrafi yaklaşımlarla incelenmesini ifade eder.

Ülkelerin ve bölgelerin, alışkanlık ve
geleneklerinin, yeme içme, giyim kuşam, müzik, mimari, din ve dil gibi özelliklerinin incelenmesini içine alır.

Yeryüzüyle ilişkisi bağlamında, toplumsal yaşamın her yönü kültürel coğrafyanın ilgi alanı içine girebilir, hatta insanla ilgili olarak beşeri coğrafyanın tüm konuları, bir bakıma kültürel coğrafya konusu olarak da kabul edilebilir.


Kültür ocağı

Kültürün doğduğu yer o kültürün kültür ocağı olarak ifade edilir.

Bir kültürü oluşturan unsurlar bu ocaktan çıkar ve yayılır.


KÜLTÜRÜN ÖZELLİKLERİ

Öğrenilebilir olması,

Toplumsal olması,

Aktarılabilir olması,

Değişebilir olması,

Sürekli olması,

Bütünleştirici olması,

İhtiyaçları giderici olması

Belli kurallarının olması
0 Yorum Yap
dil dil
2005-09-28T16:24:43+03:00
vallaaa bence dil ırkayrımından başka bir şey değil
0 Yorum Yap
dil dil
2005-09-18T11:07:29+03:00
milli kulturun temel unsuru ve tasıyıcısıdır maddı ve manevı kulturel degerlerın olusmasında ve aktarılmasında dılın ınkar edılemes bı rolu wardır
0 Yorum Yap
Önceki Paylaşımlar