Altay dil ailesi

Altay dilleri, Avrupa'dan, Orta Doğu'ya ve Orta Asya'dan Uzak Doğu'ya kadar uzanan büyük bir coğrafyada konuşulan dilleri kapsayan bir dil ailesidir. Altay kolunda...

Altay Dil Ailesi hakkında detaylı bilgi

Altay dilleri (Alm. Altaische Sprachen (n), Fr. Langues Altaiques, İng. Altaic Languages), Ural-Altay dil ailesinin Altay koluna verilen isimdir. Altay dilleri, Avrupa'dan, Orta Doğu'ya ve Orta Asya'dan Uzak Doğu'ya kadar uzanan büyük bir coğrafyada konuşulan dilleri kapsayan bir dil ailesidir. Bu dillerin bir aile meydana getirdiği teorisi ilk defa Fin bilgini Strahlanberg tarafından ortaya atılmış; Castren, Ramsted, Poppe gibi bilginlerin çalışmaları neticesinde kesinleşmiştir.

Altay dilleri ailesi; Hind - Avrupa, Çin - Tibet dil ailelerinden sonra dünyanın üçüncü büyük dil ailesidir. Altay dillerini konuşanların % 17’si Birleşik Devletler Topluluğu'nda, % 6.50’si Çin Halk Cumhuriyeti’nde, % 3.55’i başka ülkelerde, % 72, 65’i ise kendi topraklarında yaşarlar. Altay kolu dillerini konuşan insanların sayısı 300 milyonu bulur ve Ural dağlarının güneyinden Japon denizine kadar ki bölgede konuşulur.

Altay dilleri, 19.878.368 kilometrekarelik bir sahada konuşulmaktadır. Bu alanın doğu-batı arasındaki mesafesi 9360 kilometreyi bulur.

Altay dillerine ait ilk yazılı belgeler sekizinci yüzyıldan itibaren görülmeye başlar.

Türk dili

Bilinen ilk yazılı belgeleri; Bilge Tonyukuk (M.S. 725), Kül-İç-Çor (719-723), Kültigin (732), Bilge Kağan (735) adlarına dikilmiş olup, Göktürk veya Orhun Abideleri adı ile anılırlar. Bunlardan önce Yenisey Mezartaşları gelir. Ancak bunlarda bir alfabe değil 158 civarında işaret bulunduran resim-yazı görülür.

Moğol dili

En eski yazılı belgesi M.S. 1225 yılına aittir ve Yesunke Taşı olarak tanınır.

Tonguz dili

Eski yazılı belgeleri ölü olan Çuçen diline aittir. Bunlar M.S. 1413 ve 1433 yıllarından kalmadır.

Kore dili

En eski yazılı belgeleri 1443 yıllarından kalma ufak parçalardır. Bu dil Altay dilleri arasında üzerinde en az çalışma yapılandır.

Japon dili

İlk yazılı belgeleri hemen hemen Türkçe ile aynıdır. Bunlardan 712 yılında yazılan Nihon Şoki küçük bir belgedir. Bundan sonra en önemli belge olarak Man’yoşu gelir.

Altay dillerinin yaşı, teori olarak, 8972 civarında olup, bu rakam Ana Altaycaya aittir. Bundan ayrılışlar başlayınca; Türkçenin 8352, Moğolcanın 7112, Tonguzca’nın 5872 sene önce ayrılmaya başladığı iddia edilmektedir. Altay ailesine mensup diller, sahib oldukları hususiyetler bakımından az çok şekil, yapı, sentaks ve ses özelliği itibariyle bugün de yakınlık gösterirler.

Asıl Altay toprakları küçük olmasına rağmen bu dilleri konuşan topluluklar, doğuya, daha geniş olarak da batıya yayılmıştır. Akın eden ordularla birlikte Altay dilleri, başta Türkçe olmak üzere, Balkanlara, Anadolu’ya, Doğu Avrupa’ya, Kuzey Afrika’ya, İran’a, Hindistan’a yerleşmiştir. Bugün 300 milyondan fazla insan bu dilleri konuşmaktadır.

Altay dil ailesinin ortak özellikleri

  • 1. Bu gruptaki dillerin hepsi yapı yönüyle eklemeli dildir.
  • 2. Ön ekler (artikeller) yoktur.
  • 3. Kelime türetme ve çekim son eklerle yapılırken köklerde değişme olmaz. Eklerdeki zenginlik ve çeşitlilik dikkat çekicidir.
  • 5. Bu dillerde gramatik cinsiyet yoktur. Bu sebeple cümlelerde cinsiyet farkından kaynaklanan değişiklik yapılmaz: Müdür – müdire, memur – memure, Halit – Halide; he – she gibi.
  • 6. Soru eki vardır.
  • 7. Aynı şekilden kaynaklandığı saptanan ortak ekler vardır. Türkçe ile Moğolca arasında bu ortaklık daha belirgindir.


Altay Dil Ailesi'ne ait diller

Altay Dil Ailesi üç ana gruba ayrılır. Türk dilleri, Moğol dilleri ve Tunguz dilleri. Tartışmalı olmakla birlikte Japonca ve Korece'de bu kola dahil edilir.

İlgili Konu Başlıkları Tümü

Ural-Altay Dil Ailesi

Ural-Altay dil ailesi bir dil ailesi`dir. Bu ailenin Altay kolu Türkçe, Moğolca, Tunguzca'dır. Macarca ve Fince ise bu ailenin Ural kolundandır. Bazı dilbilimciler Korece ve Japonca'yı da bu aileye dahil etmişlerdir. Bu dil ailesinde konuşucu sayısı en fazla olan Türkçe'dir. ...

Ural Altay Dil Ailesi

Ural Altay Dil Ailesi, eskiden birtakım dilbilimcilerinin varlığını savunduğu, fakat üzerinde genel olarak anlaşmaya varılmamış olan kuramsal bir dil öbeğidir. Günümüzde Altay Ailesi ve Ural Ailesi olarak ele alınan bu dil aileleri

Ural Altay Dil Grubu

Ural Altay Dil Ailesi, eskiden birtakım dilbilimcilerinin varlığını savunduğu; fakat üzerinde genel olarak anlaşmaya varılmamış olan kuramsal bir dil öbeğidir. Günümüzde Altay dilleri ve Ural dilleri olarak ele alınan bu dil aileleri, eskiden aralarında var olduğu düşünülen ...

Türk Dil Ailesi

Türk dil ailesi, Doğu Avrupa'dan Sibirya ve Batı Çin'e kadar uzanan bir alanda anadili olarak 155 milyon kişi tarafından, ikinci dil olarak konuşanlar da sayılırsa 180 milyon kişi tarafından konuşulan, 40 dilden oluşan bir dil ailesidir. Türk dilleri Altay dilleri ailesine aittir. En ...

Dil Değişimleri

Diller zaman içinde değişime uğrarlar. Sözcük yazılışlarında, okunuşlarında yada imlâ kurallarında oluşan yavaş ve küçük yenilikler birikerek ve büyüyerek bu değişimleri oluşturur. Bir dili kullanan insanlar yeterince uzun bir süre fiziksel yada kültürel olarak ayrı ...

Dil Aileleri

Dünyadaki dil ailelerinin dağılımı şu coğrafi bölgelere bağlı olarak ele alınabilir, Avrupa, Güney Asya, Kuzey Asya, Asya, Güneydoğu Asya, Güneybatı Asy&l Afrika, Kuzey Amerika ve Güney Amerika.

Altay Dilleri

Altay dilleri, Avrupa'dan, Orta Doğu'ya ve Orta Asya'dan Uzak Doğu'ya kadar uzanan büyük bir coğrafyada konuşulan dilleri kapsayan bir dil ailesidir. Altay kolunda

Dil (lisan)

Dil veya lisân, insanlar arasında anlaşmayı sağlayan doğal bir araç, kendisine özgü kuralları olan ve ancak bu kurallar içerisinde gelişen canlı bir varlık, temeli tarihin bilinmeyen dönemlerinde atılmış bir gizli anlaşmalar düzeni, seslerden örülmüş toplumsal bir kurumdur.

Altay Dili

Altayca veya Altay Türkçesi, çağdaş Türk yazı dillerinin Sibirya grubunda yer alan kollardan biridir. Rusya Federasyonu içindeki Altay Cumhuriyeti’nin resmî dilidir.

Dil (filoloji)

Dil veya lîsan, insanlar arasında anlaşmayı sağlayan doğal bir araç, kendisine özgü kuralları olan ve ancak bu kurallar içerisinde gelişen canlı bir varlık, temeli tarihin bilinmeyen dönemlerinde atılmış bir gizli anlaşmalar düzeni, seslerden örülmüş toplumsal bir kurumdur.