Mahlas Bir yazarın veya şairin, asıl adı yerine şiirde kullandığı takma isim. Geçmişte olduğu gibi günümüzde de, şahsi, siyasi veya iktisadi sebeplerle takma isim kullanan şair ve yazarlar vardır. Ancak bunlar kendilerini saklamak için müstear isim kullanırlar. Halbuki mahlas bundan ayrıdır.

MAHLAS (türkçe) anlamı
1. Nâm. Lâkab. Bazı muharrirlerde olduğu gibi
2. isme ilâve edilen başka bir isim.
3. Halâs olacak
4. kurtulacak yer.
MAHLAS (türkçe) anlamı
5. bir kimsenin ikinci adı.ozanların yapıtlarında kullandığı takma ad.
MAHLAS (türkçe) ingilizcesi
1. pen name
2. pseudonym
MAHLAS (türkçe) almancası
1. Deckname

Mahlas hakkında bilgiler

Mahlas şairlerin yazdıkları şiirlerde, asıl adlarının yerine kullandıkları takma ada denir. Edebiyatımız en çok saz ve divan şairleri mahlas kullanma yolunu seçmişler ve şiirlerinde kendi adlarının yerine başka adlar kullanmışlardır. Eskiden mahlaslar genellikle genç şairlere üstad bildikleri ve örnek aldıkları şahsiyetler tarafından verilirdi. Şairin edebiyatta kullandığı takma adının geçtiği beyite mahlas beyiti adı verilir. Günümüzde şiir dışında eser veren sanatçıların da asıl adlarının yerine takma adlar kullandıkları görülmektedir.

Divan edebiyatı ile halk edebiyatında mahlas kullanmak, bir adet idi. Mahlas almaya “tehallüs” denir. Mahlas çoğunlukla yeni bir yazara ve şaire üstad tarafından “mahlas-name” adlı bir manzume ile birlikte verilirdi. Mesela: Baki'nin mahlasnamesi Zati tarafından Şeyh Galib ve Müştak Baba gibi şairlerinki de Hoca Neş'et tarafından verilmiştir. Gerçekten Hoca Neş'et'in mahlas verdiği şair sayısı, Divan'ından öğrendiğimize göre yirmiye yakındır. Bunların bazısını Türkçe yazmakla birlikte, Farsça yazdığı mahlasnameler de vardır.

Verilen bu mahlasnamelerde, şairin özellikleri belirtilirdi. Ayrıca, fitneden kaçınmaları, hicve ve bayağılığa düşmemeleri, müstehcen yazmamaları istenirdi. Sonunda dua vardır.

Mahlasları yüzünden bazı yazar ve şairlerin asıl isimleri unutulmuştur. Fuzuli'nin asıl adı Mehmed, Nef'i'ninki Ömer, Nabi'ninki Yusuf, Gevheri'nin Mustafa, Dertli'ninki İbrahim idi.

Şehzadelikleri zamanında, zamanın en büyük alimleri tarafından askeri, siyasi, dini ve her yönden en iyi şekilde yetiştirilen Osmanlı padişahları, edebi sahada da geniş kültüre sahiptirler. Osmanlı padişahlarının ekserisinin, kendilerinin yazmış olduğu şiirlerinin toplandığı bir divanı vardır ve şiirlerinde mahlas kullanmışlardır. Mesela, Fatih “Avni”, Kanuni “Muhibbi”, İkinci Bayezid “Adli”, BirinciAhmed “Bahti”, İkinci Osman “Faris”, Üçüncü Ahmed “Necip”, İkinci Mahmud “Adli” mahlasını kullanmışlardır.

Gazel, kaside gibi divan edebiyatı şiirlerinde ve halk edebiyatının manzum türlerinde, şairin adının geçtiği beyte“mahlas beyti” veya “taç beyit” adı verilir; bu genellikle en son beyittir.

Kaynak: Rehber Ansiklopedisi
İlgili Konu Başlıkları Tümü

Gazel

Divan Edebiyatı nazım şekillerindendir. Kelime olarak kadınlarla aşıkane sohbet etmek, konuşmak anlamına gelir. Terim olarak aşk, şarap, tabiat ve kadın konularını işleyen şiirlere denir. Kendi başına bir nazım şekli olarak, İran ve Türk Edebiyatı'nda ortaya çıkan gazel, ...

Bade

Bâde Özellikle tasavvuf edebiyatında "Aşk" manasında kullanılır, önemli bir yeri vardır.

ıtri

Itri ( .... - 1712) İstanbul'da doğdu, aynı kentte öldü. Çağdaşlarının, ölümüne tarih düşürmek amacıyla kaleme aldığı mısralar ile, bestelediği yapıtlarda güfte olarak kullandığı şiirlerin yazılış tarihlerine göre, yaklaşık 1630 ile 1640 yılları arasında ...

Nabi

Nabi on yedinci ve on sekizinci yüzyıl Osmanlı dîvan şâirlerinden. Asıl adı Yûsuf’tur. 1642’de Urfa’da doğdu ve 1712’de İstanbul’da vefât etti. Hacı Gaffarzâdeler isimli bir ulemâ âilesinden olup, iyi bir tahsil gördü. Arabîyi ve Fârisîyi bu dilde şiir yazacak kadar ...

ömer Hayyam

Gıyaseddin Eb'ul Feth Ömer İbni İbrahim'el Hayyam veya Ömer Hayyam (18 Haziran 1048 - 4 Aralık 1131), Fars şair, filozof, matematikçi ve astronom.

Divan Edebiyatı

Türklerin İslâmiyet’i kabul etmeleriyle on birinci asırda Karahanlılar devrinde Mâverâünnehr’de ve on üçüncü asırda bilhassa Anadolu’da ortak İslâm kültür ve medeniyetinin te’sirinde ortaya koydukları edebiyat. Dîvân edebiyatı, başlangıçta, dîvân kelimesinin ...

Yazma

Yazma Herhangi bir yazı basma aletiyle basılmamış olup, özel mürekkep ve kalemle çoğu defa yine özel işlenmiş kağıtlara yazılarak meydana getirilen, ilmi, fenni, edebi eserler. Deyim “el yazması eser, yazma eser” olarak da kullanılır.

Takma Ad

Rumuz veya takma ad; bir kimsenin bilinçli olarak gerçek ismi yerine kullandığı isim. Anlamlı veya tamamen uydurma olabilir.

Tuğra

pâdişâhın ismi ve lakabı bulunan alâmet, imzâ. Tuğranın Farsçası nişan; Arapçası tevkî’dir. Tuğra, bütün İslâm hükümdârları tarafından kullanıldı ve ferman, berât vesâire ile paralarda, pâdişâhların nişan ve alâmetleri olarak tuğraları çekildi.

MAKTA

Kesme, kesme yeri, orta yerinden kesilen herhangi bir şeyin görünüşüdür. Terim olarak Divan Edebiyatında gazel ve kasidelerin son beyitlerine verilen addır. Bu beyitlere, şairin adını da bünyesinde bulundurduğu için ayni zamanda mahlas beyiti denir. Halk Edebiyatı'mızda şairin ...

Mühür

Mühür Bir şahsın veya makamın alameti olarak üzerinde mektuplara, senetlere ve diğer evraka basılmak üzere kabartma bir işaret yahut da bir yazı bulunan taştan, lastikten veyahut madenlerden yapılmış alet. İmza yerine veya imzanın tevsiki (kime ait olduğunu belirtmek) için ...