Devletin askeri kurumlarına mensup kişi veya kişilerin ani olarak anayasal olmayan yollarla hükümeti devirme ve iktidarı ele geçirme amacıyla yaptıkları hareket;kısaca darbe(coup d`í©tat).Sistemi kökten bir değişime tabi tutmadığı gibi geniş halk kitleleri tarafından da gerçekleştirilmez,bu yönüyle de devrimden ayrılır.Askeri darbeler 20. yüzyılda yaygın biçimde özellikle gelişmekte olan ülkelerde gözlendi:Latin Amerika`da

Askeri Darbe

Askeri darbe, Hükümet darbesi veya Darbe, (coup d'état) devletin emrindeki resmi askeri kurumlara mensup kişi veya kişilerin ani olarak anayasal olmayan yollarla mevcut hükümeti devirmesi ve iktidara el koymasıdır. Yönetim biçimine yöneltilen radikal değişiklikleri önlemek amacıyla her zaman olmasa da çoğunlukla tanımı gereği şiddet içerir. Geniş halk kitlelerinin desteği olmadan yapılması ve köklü bir değişim hareketi olmaması sebebiyle devrimden ayrılır.

Teknik olarak darbeciler genellikle ordunun yapacakları eyleme karşı tarafsız kalmasını fırsat bilerek iktidarı ele geçirir, lideri devirir, radyoların ve televizyonların v.b. iletişim kanallarının işgal edilmesi gibi hükümet daireleri üzerinde bir otorite kurarlar, elektrik santrallerinin ele geçirilmesi gibi temel altyapı tesislerini ele geçirirler. Askeri darbeler 20. yüzyılda yaygın biçimde Latin Amerika'da Arjantin,Şili, Asya'da Birmanya, Afrika'da ve Avrupa'da Yunanistan, Türkiye gibi özellikle gelişmekte olan ülkelerde gözlenmişdir. Hükümetlerin ekonomik ve sosyal sorunları çözmekte başarısız oldukları iddiası, cuntacılar tarafından askeri darbelerin başlıca sebebi olarak gösterilmektedir.

Askeri darbeler aynı zamanda güçlü devletlerin zayıf devletler üzerindeki emellerini gerçekleştirebilmeleri için tercih edilen bir yol olarak da karşımıza çıkar. Örneğin CIA'in Şili darbesine destek vermesi gibi. Ayrıca, NATO'nun askeri kanadından 1974'te çıkan Yunanistan'ın, karşılığında Türkiye'ye hiçbir taviz verilmeden 1981'de veto edilmeden tekrar NATO'ya kabulü de ancak 12 Eylül 1980 darbesinden sonra mümkün olabilmiştir.

Darbeker Tarihi



1799 yılında Fransa'da meydana gelen 18 Brumaire darbesini tasvir eden bir resim
1799 yılında Fransa'da meydana gelen 18 Brumaire darbesini tasvir eden bir resim
Darbeler siyaset tarihinin uzun zamandır bir parçasıdır. Jül Sezar(Julius Caesar) bir darbe kurbanı olmuştur ve bazı Roma imparatorları iktidara darbeyle gelmiştir. 1799'da Napolyon da Fransa'da iktidarı bir darbeyle ele geçirmişti. Antik Yunan ve Hindistan kentlerinde darbeler fazlasıyla yaygındı.

20. asrın sonlarına doğru darbeler başta gelişmekte olan ülkeler olmak üzere dünyada bir hayli yagınlaştı: Latin Amerika'da, Asya'da, Afrika'da, Avrupa'da. 1980'lerden sonra darbeler daha az sıklıkta görülmeye başlandı. Hükümetlerin sosyal ve ekonomik sorunları çözmekte yaşadıkları sorunlar ve dolaysıyla ortaya çıkan yeni sorunlar bu darbelerin başlıca sebeplerini oluşturmaktadır.

Bütün bu görünür sebeplerin yanında darbeler ayrıca güçlü devletler tarafından zayıf ve küçük devletler üzerindeki emellerini gerçekleştirmede etkili bir silah olarak kullanılmaktadır. Bunun en canlı örneği Şili'de Salvador Allende hümetinin devrilmesi ve Allende'nin öldürülmesiyle sonuçlanan darbedeki ABD ve CIA etkisinde görülebilir.

2002'de Venezuela'da oy çokluğu ile seçilmiş olan Hugo Chavez'e karşı ABD destekli bir darbe yapıldı; darbe başarılıydı ama hemen yıkıldı. Darbenin etkisi Chavez yanlısı halk gösterileri, ordunun Chavez yanlısı tutumu sebebiyle kolayca ortadan kalktı. Chavez darbeden 2 gün sonra yeniden iktidarı ele geçirdi, askeri cunta dağıtıldı. Bu gibi durumlarda halk gösterilerinin darbeleri ters çevirebileceği ve istedikleri liderleri geri getirip iktidara oturtabilecekleri anlaşılmış oldu. Hatta bu olaydan sonra Chavez'e yönelik halk desteğinin daha da artması darbeden istenilen sonucun tam aksine bir gelişme oldu.

Askeri Darbe Sonrası Hükümet Şekilleri

Darbe sonrasında ordu kurulacak hükümetin şekli sorunuyla karşı karşıya kalır. Latin Amerika'da darbeden sonra değişik rütbede askerlerden oluşan cunta yönetimi oldukça yaygındır. Afrika'da ve Türkiye'de ise devrimci bir meclis oluşturma ve bu meclis üyelerinin ordu tarafından seçilmesi yöntemi yaygın olarak kullanılır. 27 Mayıs 1960 ve 12 Eylül 1980 darbeleri ile yönetimi ele geçiren TSK, oluşturduğu Milli Birlik Komitesi ya da Milli Güvenlik Kurulu vasıtasıyla ülkeyi mutlak biçimde yönetmiş; aynı zamanda Kurucu Meclis ya da Danışma Meclisi adıyla Ordu tarafından seçilen sivil temsilcilerin olduğu ancak MBK ya da MGK karşısında bir hayli zayıf bir de meclis oluşturulmuştur.

Türkiye'de Darbe Olgusu

Türkiye çok partili hayata geçiş yaptığı dönemden sonra demokratik hayatı neredeyse her on yılda bir askeri müdahalelerle kesintiye uğradı. İlki 27 Mayıs 1960'da olmak üzere; 12 Mart 1971'de (muhtıra), 12 Eylül 1980'de, 28 Şubat 1997'de (postmodern darbe) arka arkaya askeri müdahalelere tanık oldu. Ayrıca 27 Nisan 2007'deki Cumhurbaşkanlığı krizi sonrası yayınlanan 27 Nisan tarihli Genelkurmay Başkanlığı Bildirisi de bazı kaynaklarca muhtıra olarak değerlendirilmiştir.

Darbeyle İşbaşına Gelen Liderler

İsim Ülke Tarih
Cemal Gürsel Türkiye 1960
Georgios Papadopulos Yunanistan 1967
Saddam Hüseyin Irak 1968
Muammer Kaddafi Libya 1969
Kabus bin Seyd El Ebu Seyd Umman 1970
Augusto Pinochet Şili 1973
Ziya ül Hak Pakistan 1978
Teodoro Obiang Nguema Mbasogo Ekvator Ginesi 1979
Kenan Evren Türkiye]] 1980
Lansana Conté Gine 1984
Blaise Compaoré Burkina Faso 1987
Zine el Abidin bin Ali Tunus 1987
Than Shwe Myanmar 1988
Ömer Hasan Ahmet el Beşir Sudan 1989
Yahya Jammeh Gambia 1994
Hamad bin Khalifa Katar 1995
Pervez Müşerref Pakistan 1999
François Bozizé Orta Afrika Cumhuriyeti 2003
Josaia Voreqe Bainimarama Fiji 2006
Mohamed Ould Abdel Aziz Moritanya 2008
Andry Rajoelina Madagaskar 2009
Roberto Micheletti Honduras 2009


Darbeyle İşbaşına Gelen Liderler



Türkiye'de Askeri Darbeler



27 Mayıs 1960 Darbesi

27 Mayıs 1960 Darbesi, 27 Mayıs 1960'ta yapılan ve Türkiye Cumhuriyeti tarihinde gerçekleşmiş ilk askeri darbe. Ayrıca 27 Mayıs Askeri Müdahalesi, 27 Mayıs İhtilali ya da 27 Mayıs Devrimi olarak da anılır. 1950 yılında iktidara gelen Demokrat Parti'nin ülkeyi gitgide bir baskı rejimine ve kardeş kavgasına götürdüğü gerekçelerini ileri sürerek Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde bir grup subay, 27 Mayıs 1960 sabahı ülke yönetimine bütünüyle el koydu. 37 subaydan oluşan Milli Birlik Komitesi bu harekat ile anayasa ve TBMM'yi feshetti, siyasi faaliyetleri askıya aldı, Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan Adnan Menderes başta olmak üzere birçok Demokrat Partiliyi tutuklattı. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Rüştü Erdelhun, İstiklal Savaşı kahramanlarından Ali Fuat Paşa ve Kore gazisi Tahsin Yazıcı da tutuklananlar arasındaydı.

12 Eylül 1980 Darbesi

12 Eylül 1960 Darbesi veya 1980 İhtilali, Türkiye'de, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 12 Eylül 1980 günü emir komuta zinciri içinde gerçekleştirdiği askeri müdahale. 27 Mayıs 1960 darbesi ve 12 Mart 1971 muhtırasının ardından Türkiye Cumhuriyeti tarihinde silahlı kuvvetlerin yönetime üçüncü açık müdahalesi. Bu müdahale ile 6. Demirel hükümeti ve Türkiye Büyük Millet Meclisi feshedildi, sendika ve derneklerin faaliyetleri durduruldu ve genel sıkıyönetim ilan edildi. 1970 sonrasında değiştirilen 1961 Anayasası tamamen rafa kaldırıldı ve Türkiye siyasetinin yeniden tasarlandığı bir askeri dönem başladı. Bu dönem yaklaşık dokuz yıl sürdü. 12 Eylül 1980 ardından partiler lağvedildi, parti liderleri önce askeri üslerde gözetim altında tutuldu, ardından yargılandı. Bu durum, siyasi partilerin sürekliliği konusunda tarihsel sorunlar yaşayan Türkiye'de siyasi temsilin demokratikleşmesi önünde yeni bir engel oluşturdu, siyasi gelenekler geçici de olsa alt-üst edildi.

Kaynaklar

Vikipedi

İlgili konuları ara

Yanıtlar