sadrazam

Sadrazam, VEZİR-İ AZAM da denir. Osmanlı Devleti'nde bugünkü başbakan durumunda olan vezir-i azama verilen isim, padişahın vekili olarak görev yapar ve onun altın mührünü taşırdı. Divana başkanlık eder, padişah sefere katılmıyorsa ordunun başına geçer, bu görevi sırasında Serdar-ı Ekrem sıfatıyla padişahın bütün yetkilerini kullanırdı.

SADRAZAM (türkçe) anlamı
1. Osmanlı İmparatorluğu'nda başbakan
2. veziriazam
3. sadır
4. Eski sadrazamlardan birinin kızı olan karısı
5. iyi bir kadındır.- R. N. Güntekin.
SADRAZAM (türkçe) anlamı
6. sadrazam
7. >isim
8. tarih (sadra:zam) Arapça sadr + a'zam 
9. Osmanlı İmparatorluğu'nda başbakan
10. veziriazam
11. sadır:
12. >Eski sadrazamlardan birinin kızı olan karısı
13. iyi bir kadındır.- R. N. Güntekin.
14. vezir
15. >isim
16. tarih (vezi:ri) Arapça vezir
17. 1. Osmanlılarda devletin bakanlık
18. valilik gibi yüksek görevlerinde bulunan ve paşa unvanını taşıyan kimse.
19. 2. Satrançta
20. her yöne gidebilen
21. önemce ikinci sırada gelen taş
22. ferz:
23. >Çok güzel. Şimdi ben veziri iki tane ilerletiyorum. Ne yaparsınız.- S. F. Abasıyanık.
SADRAZAM (türkçe) ingilizcesi
1. n. grand vizier,
SADRAZAM (türkçe) fransızcası
1. grand vizir
SADRAZAM (türkçe) almancası
1. n. Großwesir

Sadrazam hakkında detaylı bilgi

Sadrazam, VEZİR-İ AZAM da denir. Osmanlı Devleti'nde bugünkü başbakan durumunda olan vezir-i azama verilen isim, padişahın vekili olarak görev yapar ve onun altın mührünü taşırdı. Divana başkanlık eder, padişah sefere katılmıyorsa ordunun başına geçer, bu görevi sırasında Serdar-ı Ekrem sıfatıyla padişahın bütün yetkilerini kullanırdı.

Osmanlı Devleti'nin kuruluş döneminde sadece vezir tanımı kullanılmaktaydı. Orhan Gazi saltanatındaki dört vezir ilmiye sınıfından vezirliğe yükselmiştir. I. Murad saltanatında Çandarlılar kazaskerlikten vezir olmuşlar, aynı dönemde vezir sayısının artmasıyla, önce "birinci vezir", "ikinci vezir" tanımları, daha sonra da "vezir-i azam" ve nihayet "sadrazam" ünvanı verilmeye başlanmıştır. 15. yüzyıl sonlarına kadar vezir adedi üçü geçmemiştir. Vezirler Divan-ı Hümayun'da, Kubbealtı'nda toplandıkları için, kendilerine "kubbe veziri" veya "kubbenişin" ismi de verilmiştir.

Sadrazam hükümdarın mutlak vekili sıfatıyla onun tuğralı mührünü taşırdı. Bu nedenle sadrazamın sözü ve yazısı padişahın iradesi ve fermanı demekti. Nitekim Fatih Kanunnamesi’nde sadrazamın devlet içindeki yeri şu şekilde yazılıdır:

"Bilgil ki vüzera (vezirler) ve ümeranın (emirler), vezir-i azam, başıdır, cümlenin ulusudur, cümle umurun vekil-i mutlakıdır ve malımun vekil-i defterdarıdır ve ol vezir-i azam nazırıdır ve oturmada ve durmada ve mertebede vezir-i azam cümleden mukaddemdir (önce gelir)."

Güçlü hükümdarlar tarafından tayin edilmiş dirayetli sadrazamlar devlete büyük hizmetlerde bulunmuşlardır. Ancak 16. yüzyıl sonlarından itibaren devletin duraklama dönemine girmesinin sonucu ve/veya amili olarak siyasal erk boşluğunu Valide Sultanların, saray personelinin (hanımağası gibi) veya başına buyruk davranabilen Yeniçerilerin doldurması sadrazamların konumunu ve vasıflarını zayıflaştırmıştır. Yine de, duraklama ve gerileme dönemlerinde de çok değerli sadrazamların göreve geldiği olmuştur.

Tanzimat'tan itibaren sadrazamlar daha ziyade Batılı anlamda "kabine şefi" görevini yürütmüşler, bir yandan da padişaha muhalif bir güç olabildikleri gibi, muhalif mihraklara dayanan bir çizgi de izleyebilmişlerdir. Son dönemde sadrazamlar daha sık değişmişlerdir.

İlgili başlıklar

  • Liste - Sadrazamlar
  • Bu sayfa, online kullanıcı topluluğu tarafından oluşturulan ve düzenlenen özgür ansiklopedi projesi Wikipedia'nın Türkçe versiyonu Vikipedi'deki sadrazam maddesinden faydalanılarak veya ilgili madde birebir kopyalanarak hazırlanmıştır. Bu makale, GNU Özgür Belgeleme Lisansı ilkeleri kapsamında, Vikipedi sitesi kaynak gösterilerek özgürce kullanılabilir.
    İlgili Konu Başlıkları Tümü

    Sadrazam (İskambil Oyunu)

    Sadrazam , [http://en.wikipedia.org/wiki/Dai_Hin_Min Dai Hin Min] isimli İskambil Oyununun türkleştirilmiş versiyonudur. Amaç üç veya daha fazla oyuncunun elindeki kartlardan kurtulmasıdır. Böylelikle ilk elindeki kağıtlardan kurtulan oyuncu ''Sadrazam'' olur.

    Sadrazam Semiz Ali Paşa Çeşmesi

    Sadrazam Semiz Ali Paşa Çeşmesi; İstanbul'un Eyüp semtinde Çölekçiler caddesi ile Baba Haydar caddesi köşesinde bulunur. Sadrazam Semiz Ali Paşa tarafından hicri tarihle 966, miladi tarihle 1558 yılında yaptırılmıştır. Çeşmenin iki yüzü vardır. Çömlekçiler caddesindeki ...

    Sadrazam Kamil Paşa

    Kıbrıslı Mehmet Kâmil Paşa (1833, Lefkoşa - 14 Kasım 1913, Lefkoşa), Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde 4 kez sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır. II.

    Sadrazam Mehmed Paşa

    Türk tarihinde birden fazla Mehmed Paşa vardır.

    İran

    İran (Farsça: ایران ), resmî adı İran İslam Cumhuriyeti (Farsça: جمهوری اسلامی ایران ) / Jomhuri-ye Eslāmi-ye Irān, Güneybatı Asya'da ülke. Güneyde Fars Körfezi ve Umman Körfezi, kuzeyde ise Hazar Denizi ile çevrilidir.

    Name

    Name Mektup, risale, kitap manasına Farsça bir kelime. Osmanlı padişahlarının beylerine, vezirlerine ve yabancı devlet başkanlarına gönderdikleri resmi mektuplara, “name-i hümayun” denirdi. Name-i hümayun, süslü özel kağıtlara, “name-nüvis” denilen yazıcılar tarafından ...

    Sultan

    İslâm devletlerinde hükümdara verilen ünvan. “Pâdişâh, hâkan, han, hükümdar” mânâlarındadır. Sultan tâbiri, Müslüman hükümdarlarının bilhassa Sünnî kısmına âit bir ünvandır. Kelime, Süryâniceden alınmış olup, iktidar sâhibi demektir. Daha sonraları ...

    Bayram Alayı

    Osmanlı Devletinde Ramazan ve Kurban bayramlarında yapılan merasim. Padişah bayram sabahı bazan Hırka-i Şerif dairesinde ve bazan da saray mescidinde sabah namazını cemaatle kılar ve sonra has odaya gelirdi. Bundan sonra Bayram namazına gidiş hazırlıkları başlardı. Padişah ...

    Adliye

    ADLİYE (Adli Teşkilat-Adalet Teşkilatı);Alm. Justiz (f), Fr. Justice, İng.

    Bâb-ı âli

    Bâb-ı Âli ya da basitleştirilmiş şekli ile Babıali, Osmanlı Devleti döneminde sadrazam sarayına verilen isimdir. 18. yüzyıl sonlarına yakın bir zamana kadar Paşa sarayı, Paşa kapısı, Bab-ı asafi gibi adlarda denilen sadrazam sarayına I.

    Basın

    BASIN Alm. Presse, Fr. Presse, İng. Press. Günlük, haftalık, aylık, yıllık gibi belirli veya belirsiz aralıklarla yayınlanan her türlü ceride (gazete), mecmua (dergi), salname (yıllık), broşür ve benzeri yayınların hepsi, matbuat. Bu tür yayınların muhtevasını, haber ve fikir ...