Tuz

Tuz, kimyada sodyum klorür (NaCl) ismiyle bilinen beyaz kristal yapılı bir bileşiktir. İnsan dahil tüm canlıların besin kaynaklarından olan tuz, ticari bakımdan da önemli bir maddedir. Dünyanın her yerinde rastlanabilen sofra tuzu tarih boyunca önemli bir ihtiyaç ve ticaret maddesi olmuştur.

Tuz

Tuz kimyada, bir asitle bir bazın tepkimeye girmesi neticesinde meydana gelen madde. Tuz bazdaki artı yüklü iyonla asitteki eksi yüklü iyondan meydana gelir. Asitle baz arasındaki tepkime nötrleşme tepkimesi olup bu esnada tuz ve su ortaya çıkar. Erimiş tuz veya çözelti halindeki tuzların çoğu eksi ile artı yüklü iyonlarına ayrışır ve elektriği iletir. Tuz adı ayrıca sofra tuzu veya sodyum klorür (NaCl) için de kullanılır.

Tuz çeşitleri

Tuzları çeşitli şekilde sınıflandırmak mümkündür. Sınıflandırmanın birisi tuzun bünyesinde OH- veya H+ iyonunun olup olmayışına bağlı olandır. Bu sınıflandırmada tuzlar normal, asidik ve bazik tuzlar şeklinde sınıflandırılır. Normal tuz; tam nötralleşme ürünü olup, meydana getirici asit ve baz kuvvet olarak birbirine denktir. NaCl, NH4Cl, Na2SO4, Na2CO3, Na3 PO4 ve Ca3(PO4)2 birer normal tuzdur.

Asidik tuzlar, tuzun bünyesinde bir veya daha çok proton vardır. Suda çözündükleri zaman bünyelerindeki protonu vererek ortamı asidik yapar. NaH CO3, NaH2PO4, Na2H PO4 ve NaHSO4 birer asidik tuzdur.

Bazik tuzlar, bünyelerinde en az bir OH iyonu bulunduran tuzlardır. Suda çözündükleri zaman ortamı bazik yaparlar. Pb (OH)Cl, Sn(OH)Cl ve Al(OH)2Cl'de olduğu gibi. Diğer sınıflandırma metodunda ise, basit, çift ve kompleks tuzlar şeklinde sınıflandırılır. NaCl, NaHCO3 ve Pb (OH)Cl gibi tuzlar basit tuzlardır.

Çift tuzlar iki basit tuzdan meydana gelen tuzlardır. Bunlar suda çözündükleri zaman kendilerini meydana getiren iyonlara ayrışır. Şaplar da çift tuzlar sınıfına girer. Na Al(SO4)2 ve NH4Cr(SO4)2 birer çift tuzdur. Kompleks tuzlar, asit kökü aynı olan iki basit tuzun kompleks kök vererek meydana getirdiği tuzlardır.

K4Fe(CN)6, K3Fe(CN)6, birer kompleks tuzdur. Bunlar suda çözündükleri zaman kendini meydana getiren tuzların iyonlarına ayrışmazlar.

Tuzlar, önce metalin ismi, sonra asidin kökü söylenerek adlandırılır. Na2SO4= sodyum sülfat, KCl= potasyum klorür, KHCO3= potasyum hidrojen karbonat (potasyum bikarbonat) gibi.

Bazı tuzlar, kuvvetli asit ve zayıf bazdan veya kuvvetli baz ve zayıf asitten meydana gelmiştir. Bu tuzlar suda çözündükleri zaman hidrolize uğrarlar ve çözeltiyi asidik veya bazik yaparlar.

Na2CO3+2HOH ® 2 Na+ + 2OH- + H2CO3

Bu hidroliz olayından dolayı ortam bazik olur.

NH4Cl+HOH NH4OH + H++Cl

Bu hidroliz denklemiyse yukardakinin tersidir. Yani çözelti asidik olur.

Tuzların elde edilişi:

1) Asit ve bazların nötralleşmesinden elde edilirler:

Baz + Asit ® Tuz + Su

2) Metallere asit tesir ettirmekle elde edilirler:

Metal + Asit ® Tuz + H2

3) Elementlerinden elde edilebilirler:

Metal + Halojen ® Tuz

Kaynak: Rehber Ansiklopedisi

Tuz

kokusuz, suda eriyen, yiyecekleri korumada ve tatlandırmada kullanılan billursu madde, sodyum klorür (nacl).
bir asitteki hidrojenin yerini bir bazın almasıyla oluşan bileşim.

Tuz

(Türkçe) Erkek ismi - Güzellik, şirinlik.

Tuz

1. anlamı Kokusuz, suda eriyen, yiyecekleri korumada ve tatlandırmada kullanılan billursu madde (NaCl). Bir asitteki hidrojenin yerini bir bazın almasıyla oluşan birleşim, sodyum klorür.

Tuz

Türkçe Tuz kelimesinin İngilizce karşılığı.
adj. salt
n. salt, Sal

Tuz

Tuz İngilizce anlamı ve tanımı

Tuz anlamları

  1. (noun) A lock or tuft of hair.

Tuz tanım:

Tuz

Türkçe Tuz kelimesinin Fransızca karşılığı.
sel [le]

Tuz

Türkçe Tuz kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Salz

Tuz (Canfeza) sözleri

Canfeza tarafından albümünde söylenen Tuz adlı şarkının sözleri.

Seni ölümle eş zamanlı sevdim ben inan.
Çünkü sevdim eş zamanla ölmüş oldu dimağ.
Beni bıraktığın yerde bir ben bıraktım git al.
Bulacağın ben değilim,yalnızca bir sükût bin ah.

Hatalarıma bakıp beni tanıdığını sananlar.
Hatalarını anlayacaklar mutlaka zamanla.
İş işten geçmiş olacak,bedenim toprak.
Ruhumu taze bir nar ağacından topla.

Çekirdeklerimi tükür devrildiğim kumlara.
Hayat göz yaşlarımla doldurduğum kumbaram.
Umut,acı,keder,hüzün biriktirdim.
Sende de varsa aşk için gereken başka bir şey sun bana.

Ben gölü seven ateş,sen çölü seven yağmur'um.
Sen sufinin neyi,ben bir cariyenin tamburu.
Bastığım her yerde izini aradığımdan kamburum.
Ben kesesinde aşk taşıyan tecrübesiz kanguru.

Şarabı saki taşır,keş cebinde afyonu.
Şarap aşığın afyon da zavallının papyonu.
Hayat bana sevgi bana vuslat bana,acı bana.
Acı bana sana çarpan yağmur yüklü kamyonum.

Yollara saçılırsa yağmurdan yüküm.
Kalbimi katlederim damarlarını büküp.
Beni bağlı olduğum bu okyanustan sökün.
Yahut sende ardım sıra okyanusa dökül.

Bu şehir keşiş dağının eteklerinde yaşar.
Kurban olayım eteklerine topladığın taşa.
Orman insana ve hatta taş yılana yaşam.
Aşk ateşten olur,şiir aşkı tutan maşa.

Terin yakar gözlerimin bebeklerini.
Önemli olan nereye gittiğin değil ne kadar beklediğindir.
Karşılaşırız mutlaka bir ara.
Eski sen değilsin diyorsun,evet değilim.

Hafif bir rüzgar okşuyor varlığımı.
Yüzü aklımda değil artık yalanlarına kandığımın.
Bi can borcum olsun sana,birgün gelirsen al.
Ben herkesin sana aşık senin yalan sandığınım.

Kilitlerimi kır içimden geçmişini topla.
Geçmişimde var olan hiç bir günahtan korkmam.
Her nesne küf tutuyor,unutulur zamanla.
Beni bulduğun o sandıktan rutubetimi kokla.

Yaşamadıkça seni, yazamıyor şu elim.
Yazamadıkça elim, yaşayamıyor seni.
Mesele bizle alakalı ben ve sen değil.
Sayıyorum ölüme doğru senden geri.

Hep bir adım gerindeyim,
Sebeptir adın derindeyim.
Serin değil, kadın gemimdeyim.
Dalgalar derinde gir, biliyorum bu okyanusla bağını ey nehir!
Gökyüzünden seyredin..

Başım dik yürüdükçe, sana takıldım.
Seni sevmek kalbin işi sanat akıldır.
Sanattan önce de vardı sana takıntım.
Beni sevenler seni sevmesinden ötürü sanata kıldır.

Koca sevdam nasıl sanata sığdı? kırdım.
Üstünden ömür geçti aramızdaki son lakırdının.
Kırdım, parçaladım aşkı sanata sığdırdım.
Havaya uçurdum barutla gök bakırdı.

Geri dön, bana doğru geliyorsan.
Ben gelirim, bana yakışmaz seni yormak.
Çık gel, halâ gelmeyi deniyorsan.
Fazla bekledik, adil değil seviyorsak.

İnsanlar bilmeden konuşmakta uzmandır.
Soğuk bakışlarda yürüdüm yollarım buzlandı.
Ayaklarım kaydı düştüm, kalktım yükü omuzlandım.
Göz yaşımın tatlılığı tuzdandır.

Onlar bilmiyorlar her şeyi duydum.
Sarhoş ve deli hakkımda tek söylenen buydu.
Gücenmedim daha da fazla içtim aşkı, şarabı.
Nerede görülmüş avından vazgeçtiği kurdun?

Beni gören sen sanır,sen misin bana tanım?
Dizlerinde yatarım çünkü sensin benim vatanım.
Toprağına daldırırken aklı ziyan kafamı,
Ben beni bir sen uğruna bir deliye satanım.

İlgili konuları ara

Yanıtlar