Abdest

Abdest, Müslümanların, namaz gibi belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma ve temizliktir. Kur'ana göre her namazın yanında bedensel temizlenme amacıyla belli organları yıkamak (gasil) ve meshetmek (mesih مسح)şeklinde anlatılır. ...

ABDEST (türkçe) anlamı
1. Müslümanların
2. bazı ibadetleri yapabilmek için belli bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.
ABDEST (türkçe) ingilizcesi
1. [Wudu]n. ablution
2. ritual cleansing or washing
3. washing of the body,

Abdest hakkında bilgiler

İslam'da bazı ibadetlerin yerine getirilmesi için yapılan ve bizzat kendisi ibadet olan temizlenme. Abdest kelimesi Farsça'da su anlamına gelen "ab" ile el anlamına gelen "dest" kelimelerinden oluşmuş birleşik bir isimdir. Arapça karşılığı olan "vudu" kelimesi hadislerde kullanılmıştır. Kur'an-ı Kerim'de ise temizlik anlamında "taharet" ve "zeka" kelimeleri geçmektedir. Vudu' kelimesi güzellik ve temizlik anlamına gelmektedir. Dolayısıyla ibadete başlanmadan önce insanın iç dünyasını güzelleştirmesi ve dışını da iyice temizlemesi gerekir.

İslam'da abdestin farziyetine "Ey iman edenler, namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi ve dirseklerinizle birlikte ellerinizi yıkayın. Başınıza meshedin. Her iki topuğunuzla birlikte ayaklarınızı da (yıkayın). . . " (el-Maide, 5/6), ayeti delalet etmektedir. Hz. Peygamber (s. a. s. )'in abdest almadan hiç bir iş yapmadığını görüyoruz (Elmalılı, Hak Dini Kur'an Dili, II, 1583). Ancak abdest her amel ve ibadet için değil başta namaz olmak üzere bazı ibadetler için farz kılınmıştır. Fakat müslümanın sürekli abdestli bulunması sünnettir.

Abdest her şeyden önce her türlü pislik ve kirlilikten kurtulmak, yani maddi ve manevi bütün pislik ve mikroplardan uzak kalmak için İslam'ın emrettiği önemli bir ibadettir. Mikrobun en kolay ürediği yer ağızdır. Ağızdan başlayarak el, yüz ve ayakların günde beş defa temizlenmesi İslam'ın temizliğe verdiği önemi gösterir. Böylelikle İslam yüzyıllar önce temizliğin üzerinde durup insanoğlunu maddi-manevi her türlü pislik ve mikroptan korumayı hedeflemiştir. Bunun yanında abdest alan bir insan, kendini manen temiz ve rahat hisseder ve bu güzel his ve temiz duyguyla Allah'a ibadete durur. Bu da ruhun temizliğini sağlamaktadır. İnsanın yaratılış gayesi olan Allah'a kulluk böyle bir temizleme ameliyesi ile başlayınca insanoğluna vereceği zevk ve rahatlığın değeri sonsuzdur.

İnsan abdestle bedenen ve manen temizlendikten sonra Allah'ın huzuruna çıkar. Böyle bir temizlenme ile günlük bütün yorgunlukları ve yükleri geride bırakır.

Abdest almakla, dünyevi ve uhrevi birçok fazilet ve güzellikler elde edilir. Hz. Peygamber (s. a. s. ) abdestle ilgili olarak şöyle buyururlar:

"Bir müslüman abdest alıp yüzünü yıkadığında, yüzündeki azaların işlediği bütün günahları; el ve ayaklarını yıkadığında el ve ayaklarıyla işlediği bütün hata ve günahları, su damlalarıyla beraber akıp gider ve kendisi de tertemiz olur. Hatta kirpik ve tırnak diplerindeki günahlarından eser kalmaz. Âdap ve erkanına uymak suretiyle abdest alıp kıbleye dönerek: "Eşhedü en la ilahe illallahü vahdehu la şerike leh ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve Rasulühü" diyen bu kul için cennetin kapıları açılmıştır; o, cennet kapılarının dilediğinden içeri girer. " (Müslim, Tahare, 32, 33; Tirmizi, Tahare, 2).

Abdestin Farzları

1- Yüzü Yıkamak

Yüzün bir defa yıkanması farzdır. Yüzün sınırları, saçın bittiği yerden sakal veya çene altına, kulakların köklerine kadar olan bölümdür. Gözlerin içine suyun ulaştırılması gerekmez. Ancak abdest alırken gözler sıkılmaz, tamamen açık bırakılmaz. Normal bir şekilde yüz yıkanır. Dudaklar yumulduğu zaman, dışarda kalan kısımlar yüzün sınırlarıdır. Sakal, bıyık ve kaşın altına suyu ulaştırmak gereklidir.

2- Kolları Yıkamak

Parmak uçlarından kol dirseklerine kadar -dirsekler de dahil- olan kısmı bir defa yıkamak farzdır. Eğer iğne ucu kadar kuru bir yer kalırsa veya tırnağının altına suyu geçirmeyecek (hamur, boya, çamur vb. ) bir madde bulunursa, abdest alınmış sayılmaz. Ancak boyacıların tırnaklarındaki boyalardan kaçınmanın mümkün olmamasından dolayı bunlar abdeste zarar vermez. Tırnaklar parmak uçlarından dışarı taşacak kadar uzamış olursa o fazlalığı da yıkamak gerekir. Bir kimse abdest aldıktan sonra bu uzamış tırnağı keserse abdestini yenilemesi gerekmez. Parmakta yüzük var ve bu geniş ise abdest alırken bunu oynatmak sünnet, eğer yüzük dar ve altına su geçirmeyecek kadar parmağa oturmuşsa onu oynatmak farzdır.

3- Başı Meshetmek

Mesh, sözlükte eli bir şeyin üzerinden geçirmek demektir. İbadet hukukunda ise suyun bir vücut organına isabet etmesidir. Başın meshedilmesindeki farz oranı alın miktarıdır. Bu miktar ise başın dörtte biridir. Meshederken üç veya daha fazla parmağı kullanmak gerekir. İki parmakla yapılan mesh caiz değildir.

Başa giyilen sarık veya takke üzerine meshetmek geçerli değildir. Kadınlar da baş örtüleri üzerine meshedemezler.

4- Ayakları Yıkamak

Sağlam ve çıplak ayakları topuklarıyla birlikte bir defa yıkamak farzdır. Yaralı veya mestle örtülü ayakları yıkamaya gerek olmayıp sadece meshetmek yeterlidir. Maide Suresi 6. ayette geçen topuk = ka'b, ayağın iki tarafından inak kemiğine bitişik kemiktir. Rasulullah (s. a. s. ): "Vay ateşten o topukların haline. . . " (Buharı, İlim 30; Vudu', 27, 29; Müslim, Tahare, 25-28, 30; Ebu Davud, Tahare, 46) buyurduğu ve ayakların tamamen yıkanmasını emrettiği bilinmektedir.

Bir kimsenin ayağında yarık varsa ve o yarığa su sızdırmayan bir ilaç sürülmüşse, o kimse ayağını yıkadığı zaman, su yarığın altına geçmezse bu durumda su, ayağa zarar verecekse abdest yerine getirilmiş sayılır ve bu caizdir. Ancak su zarar vermiyorsa abdest tam olarak alınmış sayılmaz. Dolayısıyla zarar vermediği takdirde yarıklara su ulaşacak şekilde yıkamak gereklidir .

Abdestin Sünnetleri

1- Niyetle Başlamak

Niyet, bir şeyi yapmayı kalbinden geçirmektir. Kalpden niyet etmeden, yalnız dil ile niyeti söylemek yeterli değildir. Abdest için niyet müstehap bir sünnettir. Ancak Şafii mezhebine göre niyet, başlı başına bir ibadet olduğundan abdeste niyet de farzdır. Bu sebeple niyetsiz abdest olamaz.

2-Abdeste Besmele ile Başlamak

Abdeste başlarken Allah'u Teala'nın ismiyle yani besmele ile başlamak sünnettir. Rasulullah (s. a. s. ): "Allah'u Teala'nın ismini zikretmeyen kimsenin abdesti yoktur. " (Ebu Davud, Tahare, 48; Tirmizi, Tahare, 20; İbn Mace, Tahare, 41) buyurarak besmelenin faziletini belirtmiş olmaktadır. Besmeleyi abdeste başlarken okumak esastır. Çıplak bir halde iken veya tuvalette besmele okunmaz. Bir kimse abdestin başında "Lailahe illallah" veya "Elhamdülillah" dese besmele yerine geçer (Fetevayı Hinddyye, 1, 7).

3-Önce Bileklere Kadar Elleri Yıkamak

Rasul-i Ekrem (s. a. s. ): "Sizden birisi uykusundan uyandığı zaman, kat'iyyen elini yıkamadıkça su kabına daldırmasın. Çünkü o, eli nerede gecelemiştir bilemez" (Buhari, Vudu', 26; Müslim, Tahare, 87-88; Ebu Davud, Tahare, 49) buyurmuştur. Ayrıca insanın eli, temizleme hususunda bir araçtır. Dolayısıyla ilkin onu temizlemeye başlamak sünnettir. Bilindiği üzere, elleri, dirseklere kadar yıkamak (dirsekler dahil) farzdır. Fakat önce bileklere kadar yıkamak tertip olarak sünnettir.

4-Misvak Kullanmak

Rasulullah (s. a. s. ): "Eğer ümmetime zorluk vereceğinden çekinmeseydim, her namazdan önce onlara misvak kullanmayı mutlaka emrederdim. " (Müslim, Tahare, 15; Ahmed İbn Hanbel, II, 250, 400) buyurmaktadır. Dişleri parmakla yıkamak misvağın yerini tutmaz. Ancak misvak bulunmazsa sağ elin bir parmağı ile dişleri temizlemek misvak yerine geçerli olabilir.

5- Ağzı Yıkamak

Abdest alırken Rasulullah (s. a. s. )'in ağzını üç defa yıkadığı (mazmaza yaptığı) bize ulaşan bilgiler arasındadır. Bunun sınırı, suyun ağzın tamamını kaplamasıdır. Ayrıca her seferinde suyu yenilemek de sünnettir.

6- Burnu Yıkamak

Yine Hz. Peygamber (s. a. s. )'in abdest alırken burnuna da üç defa su çektiği bilinmektedir. Burna su çekerek sol eli ile suyu dışarıya verip yeniden su çekerek burnu sol el ile temizlemek sünnettir.

7- Kulakların Meshedilmesi

Baş meshedilirken kulakların da aynı şekilde sayılarak meshedilmesi sünnettir. Ayrı bir su ile meshedilmesini sünnet olarak kabul edenler de vardır.

8- Yıkanması Gereken Uzuvları Üçer Defa Yıkamak

Yıkanması farz olan yüz, eller ve ayaklar gibi organlarımızı üçer kere yıkamak sünnettir. Bu organlarımızdan her birini yıkamaya başlayınca ilk yıkama farzdır. En sağlam ve geçerli görüşe göre ikinci yıkama ise sünnettir. Abdest alırken, yıkanmakta olan organa su ulaşır ve ondan damla damla dökülüp akarsa, yıkamanın tamam olduğu tam anlamıyla anlaşılır.

9- Parmakların Arasını Yıkamak

"Parmaklarınızın arasını hilalleyiniz ki onların arasına Cehennem ateşi girmesin ve onları hilallemesin" (Ebu Davud, Tahare 56, 59; Tirmizi, Tahare, 30; Savm 68; Nesai, Tahare 91) buyuran Hz. Peygamber (s. a. s. )'in bu buyruklarıyla belirtilen işi yapmak sünnet olmaktadır. Bu aynı zamanda, farz olan yıkamanın da kamil anlamda gerçekleşmesini sağlar.

10- Sakalı Ovmak

Abdest alırken sakalı bulunanların sakallarını, parmaklarını sakalın içine sokarak alt taraftan üst tarafa doğru hareket ettirmesi hilallemek olarak tanımlanmaktadır. Rasulullah (s. a. s. ): "Müşriklere muhalefet edin, bıyıkları kısaltın, sakalı uzatın. " (Müslim, Tahare, 56; Ebu Davud, Tahare, 29; Tirmizi, Edeb, 14; Nesai, Zinet, 1, 56) buyurarak mü'minler için sakalın gerekçe ve önemini belirtmiş olmaktadır. Dolayısıyla mü'minler sakallarını sünnete göre uzatmak ve sakal bırakmak konusunda duyarlı olmak zorundadırlar.

11- Abdest Almaya Sağ Taraftan Başlamak

"Şüphesiz ki Allah'u Teala, her şeye sağdan başlanmasını sever. Hatta ayakkabılar giyilirken ve çıkarılırken dahi" (Buhari, Vudu', 31) buyuran Hz. Peygamber (s. a. s. )'in bu uyarısına göre de abdeste sağdan başlamak sünnettir.

12-Tertibe Uymak

Abdest alırken, Maide Suresinde beyan buyurulan sıraya uymak ve bu sıraya göre abdest almak da sünnettir. Yani önce elleri ve akabinde yüzü yıkamak, ardından da başı meshetmek ve en son olarak da ayakları yıkamaktır. İmam Şafii (rh. a) bu sıraya uymanın farz olduğu kanaatindedir. Şafii'nin bu içtihadı ile alimler abdestin farzının altı olduğunu tesbit etmişlerdir ki bunlar şöylece sıralanmaktadır: Niyet, ellerin yıkanması, yüzün yıkanması, başa meshedilmesi, ayakların yıkanması ve tertibe uymaktır.

13-Başın Tamamını Bir Defada Meshetmek

Abdest alan bir kimse, iki avucunu ve parmaklarını başının ön kısmından başlayarak arka kısmına kadar, başın tamamını kaplayacak bir şekilde arkaya doğru çekerek mesheder. Bu sünnettir. Başın tamamını devamlı olarak meshetmek ve özürsüz bir şekilde terk etmek günah olur.

Muvalat ise, organları ara vermeden birbiri ardında yıkamak demektir. Öyle ki ılıman bir havada ilk yıkanan organ, abdest tamamlanmadan kurumamalıdır.

Abdestin Çeşitleri

1- Farz Olan Abdest

Namaz kılmak, Kur'an-ı Kerim'e el sürmek ve tilavet secdesi yapmak için abdest almak farzdır. Cünüp veya abdestsiz olan kimsenin Kur'an-ı Kerim'i eline almasının helal olamayacağı hususunda İslam bilginleri arasında ittifak vardır.

2-Vacip Olan Abdest

Kabe-i Muazzama'yı tavaf* etmek için abdest almak vaciptir. Bir kimsenin Kabe'yi abdestsiz tavaf etmesi vacibi terk ettiğinden dolayı sorumlu olmakla beraber yaptığı bu tavaf caiz ve geçerlidir. Ancak bu hususta Hz. Peygamber (s. a. s. ) şöyle buyurmaktadır:

"Tavaf, namaz gibidir. Fakat tavaf sırasında konuşmak caizdir. Tavafta konuşan kimse hayırlı söz söylesin. " (Tirmizi, Hacc, 112; Nesai, Menasik, 126) .

Farz olan tavaf abdestsiz olarak yapıldığı takdirde bir küçükbaş hayvan kurban etmek gerekir. Cünüb olan kimsenin ise böyle bir farz tavafı yapması halinde bir büyükbaş hayvan kurban etmesi lazımdır. Ancak bu farz tavaf, abdest alınarak yeniden yapılırsa böyle bir kurbana gerek kalmaz. Fakat farz günler dışında tekrar yapılması halinde geciktirilmiş olduğundan dolayı kurban kesmek gerekmektedir .

Yapılması vacip olan veda tavafını abdestsiz olarak yapan kimse bir miktar sadaka vermelidir. Fakat vacip olan tavafı cünüb olarak yapanın bir küçükbaş hayvan kurban etmesi lazımdır.

3- Mendup Olan Abdest

Uykudan önce veya uykudan kalktıktan sonra, cenaze yıkamak, cenaze taşımak, cenazeyi yıkadıktan sonra, cinsel temastan önce, ezberden Kur'an okumak, hadis okumak, Cenab-ı Allah'ı ta'zim veya tesbih etmek için veya kızgınlık sırasında kızgınlığını gidermek gayesiyle abdest almak ve sürekli abdestli olmak niyetiyle abdest almak menduptur.

Abdestin Mekruhları

1- Abdest alırken gereğinden fazla suyu boş yere tüketmek.

2- Gereği yokken suyu adeta azaları mesheder gibi çok az kullanmak.

3- Suyu abdest azalarına hızlı çarpmak, etrafa su sıçratmak.

4- Abdest alırken gereksiz yere konuşmak.

5- İhtiyacı olmadığı halde abdest almak için başkasından yardım ve su dökmesini istemek.

6- Temiz olmayan pis ve kirli bir yerde abdest almak.

7- Abdestin sünnetlerini bilerek terk etmek.

Abdestsiz Olarak Yapılması Yasak Olan Hususlar

1- Namaz kılmak.

2- Kur'an-ı Kerim'e el sürmek.

3- Tilavet secdesi yapmak.

4- Cenaze namazı kılmak.

5- Kabe'yi tavaf etmektir.

Abdestin Edepleri (Âdabı)

Edeb; nezaket, zarafet, insanlara sözle ve davranışla yardımda bulunmak, gönüllerini okşamak demektir. Abdestin edepleri ise yapılması halinde sahibine sevap kazandıran hususlardır. Yapılmamaları halinde ise kişiye günah yazılmaz. Abdestin edepleri şunlardır:

1- Abdest alırken başkasından yardım istememek.

2- Abdest alırken suyun sıçramaması için dikkatli davranmak.

3- Kıbleye doğru yönelmek.

4- Gereksiz yere konuşmamak.

5- Niyet ederken dil ile niyet etmek.

6- Her uzvu iyice ovmak.

7- Abdest dualarını okumak.

8- Kullanılmış bir su ile abdest almamaya dikkat etmek.

9- Her uzvu yıkarken niyeti korumakla birlikte "Bismillah" demek.

10- Kulağını meshederken serçe parmaklarının uçlarıyla kulak deliklerini meshetmek.

11- Burna ve ağıza suyu alırken sağ eli kullanmak.

12- Sol el ile sümkürmek.

13- Özür sahibi olmayan kimsenin namaz vaktinden önce abdest alması.

14- Abdest bittikten sonra kıbleye karşı ayakta kelime-i şehadet getirmek ve dua yapmak, biraz su içmek.

15- Durgun veya akarak yer değiştiren sular ile birikinti halindeki sulara ve Kıble'ye karşı abdest bozulmaz.

Abdest Namazı

Abdest namazı abdest aldıktan sonra abdest azaları henüz yaş iken iki rek'at nafile namaz kılmaktan ibarettir.

Abdesti Bozan Durumlar

1- İdrar veya dışkı yollarından yani ön ve arkadan herhangi bir şeyin çıkması. Maide suresi 6. ayetinde ". . . sizden birisi abdest bozmaktan geri dönmüşse. . . " ve Hz. Peygamber (s. a. s. )'e "Hades nedir?" diye sorulduğunda; "Her iki yoldan çıkandır" cevabını vermeleri, ön ve arka yollardan birinden çıkan idrar, dışkı, yel, vedi, mezi, meni, kurt ve diğer hususların abdesti bozduğunu ifade eder.

2- Aklın idrak gücünü gideren hususlar; uyumak, bayılmak, delirmek, sarhoş olmak vs. 'dir. Ancak oturduğu yerde kıpırdamadan uyuyan kimsenin abdesti bozulmaz. (Müslim, Vudu', 2; Ahmed b. Hanbel, 1, 256).

3- Vücudun herhangi bir yerinden kan, irin veya sarı su çıkması ve etrafına yayılması. Ağızdan akan kana bakılır, şayet bu kan tükrük kadar veya tükrükten fazla ise abdesti bozulur.

4- Ağız dolusu kusmak. Zira Hz. Peygamber (s. a. s. ) "Kusuntu abdesti bozar" (Tirmizi, Tahare, 64) buyurmaktadır. Kusma ağız dolusu değilse abdest bozulmaz.

5- Cinsi münasebette bulunmak.

6- Tam olarak cinsi ilişki olmasa bile kadın ve erkeğin çıplak veya ince bir elbise ile vücutlarının veya tenasül uzuvlarının birbirine değmesi.

7- Teyemmüm yapan kimsenin su bulması .

8- Namazda sesli olarak gülmek. Zira Hz. Peygamber (s. a. s. ) şöyle buyurmaktadır: "Sizden biriniz namazdayken kahkaha ile gülerse abdesti ve namazı birlikte iade etsin. " Kahkaha namazın dışında olursa abdesti bozmaz.

Bir kimse abdest alırken bazı organlarını yıkayıp yıkamadığı konusunda endişe ederse, şayet bu ilk defa karşılaştığı bir şüphe ise o organını yeniden yıkar, yok eğer sürekli şüpheye düşüp duruyorsa bu şüphesinin önemi yoktur. Abdestini tam almış sayılır. Abdestinin bozulup bozulmadığını tam hatırlayamayan kişi kesin olarak abdest aldığını hatırlıyorsa abdestli demektir. Çünkü kesin olarak bilinen bir husus şüphelerle yok olmaz.

Ayrıca namaz haricinde abdestinden şüpheye düşenin abdest almasının takvaya daha yakın olduğu; fakat namaz içinde bulunan kimsenin ise abdestinden şüpheye düşmesi halinde namazını bozup abdest alması gerekmediği alimler tarafından ifade edilmiştir.

Abdesti Bozmayan Durumlar

1- Kişinin ön veya arka yollarından başka vücudunun herhangi bir yerinden kan çıkıp, bir damla halinde kalması.

2- Kabuk bağlamış bir yaranın kan çıkmadan kabuğunun düşmesi.

3- Yaradan, burundan yahut kulaktan bir vücud kurdunun düşmesi.

4- Tenasül uzvuna (cinsi organına) el sürmek.

5- Kadın vücudunun herhangi bir yerine dokunmak.

6- Ağız dolusu olmayan kusuntu.

7- Ağızdan çıkan balgam.

8- Oturduğu yerde veya namazda uyumak .

9- Ağlamak.

Abdest Nasıl Alınır?

Farz, sünnet ve edeplerini yukarıdaki maddelerde verdiğimiz abdesti tertip ve usulüne göre ancak şöylece alabiliriz:

Abdeste başlarken şu dua yapılmalıdır:

"Bismillahilazim ve'l hamdülillahi ala dini'l İslam" .

"Yüce Allah'ın ismini anarak başlarım. Beni İslam dini ve akidesi üzere yarattığı için hamd ederim. "

Abdest almaya niyetlendikten sonra, euzü besmele çekilerek eller bileklere kadar yıkanır. Parmakta yüzük varsa, kımıldatılır. Altına suyun geçmesi sağlanır.

Uzuvların yıkanması sırasında bizden öncekilerden nakledilen şu duaları okumak abdestin edeplerindendir.

A- Mazmaza=Ağıza su verme sırasında: "Allahümme einni ala tilaveti'l Kur'an ve zikrike ve şükrike ve hüsn-i ibadetike. "

"Allah'ım, Kur'an-ı Kerimi okumada, seni zikretme, sana şükretme ve sana güzel şekilde kulluk etmede yardımını istirham ederim. "

B- İstinşak = Buruna su verme sırasında: "Allahümme, erihni rayihate'l Cenneti verzukni min neimiha. "

"Allah'ım, bana Cennetin kokusunu koklat. Cennet nimetlerinden beni rızıklandır. "

C- Yüzü Yıkama Sırasında

"Allahümme, beyyid vechi binurike yevme tebyaddu vücuhun ve tesveddü vücuh. "

"Allah'ım, bir kısım yüzlerin ağarıp nurlandığı, bir kısım yüzlerin ise karardığı gün, benim yüzümü nurlandır, ağart. "

D- Sağ Eli Yıkama Sırasında

"Allahümme, a'tıni kitabi biyemini ve hasibni hisaben yesira. "

"Allah'ım, kitabımı -amel defterimi- sağ elime ver ve hesabımı kolaylaştır. "

E- Sol Eli Dirseklere Kadar Yıkama Sırasında

"Allahümme, la tu'tini kitabi bişimali vela min verai zahfi. "

"Allah'ım, kitabımı -amel defterimi- sol elimden ve arkamdan verme. "

Sonra sıra başı meshetmeye gelir.

Kaplama mesh için, eller ıslatılır, küçük parmakla üç parmak uc uca getirilir. Önden başlayarak başın üstü sıvazlanıp arka ve yan taraflarda böylece meshedilir.

F- Kulakları Yıkarken

"Allahümmec'alni minellezine yestemiune'l-kavle feyettebiune ahseneh. "

"Allah'ım, beni hak sözü dinleyenlerden ve onun en güzeline uyanlardan eyle. " denilir ve kulaklar yıkanır.

G- Boyuna Mesh Etme Sırasında

"Allahümme a'tik unuki (veya rakabeti) mine'n-nari. "

"Allah'ım, boynumu Cehennem ateşinden azad buyur. "

H- Ayakları Yıkama Sırasında

"Allahümme, sebbit kademeyye ales'sıratı yevme tezulü Fhi'l-akdam. "

"Allah'ım, Sırat köprüsünde ayakların kaydığı günde ayaklarımı kaydırma, sabit eyle. . . "

Abdest alıp bittikten sonra Rasulullah (s. a. s. )'e salavat getirilmeli ve şu dua okunmalıdır:

"Allahümmec'alni minettevvabine vec'alni mine'l-mütetahhirin. "

"Allah'ım, beni, tevbe eden ve günahlarından temizlenen kullarından eyle. . . "

Şamil İA



İlgili Konu Başlıkları Tümü

İlk Abdest Ve Namaz

Peygamberimiz, Hiradan döndügü ve Mekke´nin yukari tarafinda bulundugu sirada Cebrail Aliyhisselam, gelip vadinin bir kösesinde ökcesini yere vurdu.

Kanla Abdest Alanlar

Kanla Abdest Alanlar Ergün Poyraz'ın yazdığı, Fethullah Gülen, Said Nursi ve siyasi liderler ile ilişkileri ile birlikte Nur cemaati ve Fethullah Gülen cemaatinin örgütlenmesinin ve gelişimini (kendisinin ileri sürdüğü iddialarla ve bakış açısıyla) anlattığı kitaptır.

Mest

Mest bir çeşit ayakkabı. Muhtemelen “mesh” kelimesinden bozularak yapılan bu kelimenin, Farsça olan ve sarhoş manasına gelen “mest” ile bir ilgisi yoktur. Mest, ayakları topuklara kadar örten, su geçirmez ayakkabı, demektir. Mestin, bir saat yol yürüyünce ayaktan ...

Adak

Adak, herhangi bir dilek yerine geldiğinde karşılığında yapılacağı veya verileceği söylenen şey ve bunun sonucunda insanın kendisini Tanrıya karşı yükümlü kıldığı durum. Osmanlıca Nezir kelimesinin Türkçe karşılığıdır.

Cem

Cem, Alevilerin, Bektaşilerin cemaatle birlikte yaptığı, son derece ayrıntılı kurallara bağlanmış ibadet. Cem, yalnızca dinsel nitelikli bir toplantı değil, aynı zamanda hem ruhen yenilenme, yıkanma ve hem de toplumsal ve bireysel sorgulanma yeridir.

Cami

Müslümanların ibadet yeri. İbadet yapmak için toplanılan yerlere "mabed" veya "ibadethane" denir. Müslümanların mabedine "mescit" ve "cami"; Yahûdilerinkine "sinagog" ve "havra"; Hıristiyanların mabedine de "kilise" denir. Lügatta cami; toplayan, toplayıcı demektir. Müslümanların ...

Cenabet

Cünüp veya cenâbet, İslam'a göre cinsel ilişkide bulunduğu hâlde veya vücudundan meni çıktığı halde henüz boy abdesti alarak temizlenmemiş olan (kişi).