Element

Element Alm. Element (n), Urstoff (m), Fr. Elément (m), İng. Element. Kimyasal metodlarla daha basit maddelere ayrışması mümkün olmayan basit madde. Su bir element değildir. Fakat suyun elektrolizinden elde edilen hidrojen ve oksijen birer elementtir. Saf şeker bir element değildir. Çünkü şekerden karbon, hidrojen ve oksijen çıkarılabilir.Element, aynı cins ve kimya tepkimelerinde bölünmeyen en küçük parçaların yığınıdır. Bu parçalara atom denir. Far

Element Kimyasal metodlarla daha basit maddelere ayrışması mümkün olmayan basit
Kimya doğada mevcut olan bütün maddeleri inceleyen bir bilim dalı. Özellikle maddelerin yapılarını ve birbirleriyle olan etkileşimlerini inceler. Periyodik cetvelle gösterilen elementlerin ve oluşturdukları bileşiklerin yapılarının ve aralarındaki reaksiyonların incelenmesi kimyanın konusudur. Kimya bilgi ve etkinlikleri sistemli hale getirmek amacıyla birbiriyle ilgili bileşikleri, sistemleri, yöntemleri ve amaçlarını gruplayan birçok alt dala ayrılır
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
madde. Örneğin
Boşlukta yer kaplayan, kütlesi ve eylemsizliği olan her şey maddedir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
su bir element değildir. Fakat suyun elektrolizinden elde edilen
Su, bilinen tüm yaşam biçimleri için gerekli ve vazgeçilmez olan tatsız ve kokusuz bir maddedir. Su, canlıların yaşaması için hayati bir öneme sahiptir. Canlılık için gereken tüm fiziksel olaylar hep suyun özellikleri ile gerçekleşebilmektedir, bu nedenle biyologlar suya "yaşam sıvısı" adını vermişlerdir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
hidrojen ve
Hidrojen, (Yunanca: ὑδρογόνο = su yapan) element sembolü H olan, 1 atom sayılı kimyasal elementtir. Standart sıcaklık ve basınç altında renksiz, kokusuz, metalik olmayan, tatsız, oldukça yanıcı ve H2 olarak bulunan bir biatomik gazdır. 1.00794 g/mollük atomik kütlesi ile tüm elementler arasında en hafif elementtir.Periyodik cetvelde sol üst köşede yer alır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
oksijen birer elementtir. Saf
Elementler içinde çok bol bulunanı olduğu hâlde, eski kimyâcıların gözünden kaçan renksiz, kokusuz ve tatsız bir gaz. İlk defâ 1774 yılında J.Priestley tarafından, cıva oksidin ısıtılması ile elde edildi. 1781’de Lavoisier, oksijenin, havada bulunan ve yanmayı hâsıl eden bir madde olduğunu bildirdi. Bu maddeye, asit yapısı anlamına gelen oxygenıum ismini verdi. Çünkü Lavoisier, bütün asitlerin oksijen ihtivâ ettiğini sanıyordu.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
şeker bir element değildir. Çünkü şekerden
Şekerpancarı ve şekerkamışından elde edilen tatlandırıcı bir gıdâ maddesi. Şeker kimyâda C12 H22 O11 formülüyle gösterilen ve sakkaroz adıyla anılan bir korbonhidrattır. Birçok bitkide bulunmasına rağmen endüstride şekerkamışı ve şekerpancarından elde edilir. Bu bakımdan şekerpancarı ve şekerkamışından başka bitkilerde bulunan sakkarozun teknik bir önemi yoktur.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
karbon,
Atom numarası: 6

Simge: C

Kütle numarası: 12.0112

Kaynama Noktası (C): 4830

Erime Noktası (C): 3727

Yoğunluk: 2.26

Buharlaşma Isısı: 171.7

Kaynaşma (Füzyon) Isısı: --

Elektriksel iletkenlik: 0.0007

Isıl iletkenlik: 0.057

Özgül Isı Kapasitesi: .165
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

hidrojen ve
Hidrojen, (Yunanca: ὑδρογόνο = su yapan) element sembolü H olan, 1 atom sayılı kimyasal elementtir. Standart sıcaklık ve basınç altında renksiz, kokusuz, metalik olmayan, tatsız, oldukça yanıcı ve H2 olarak bulunan bir biatomik gazdır. 1.00794 g/mollük atomik kütlesi ile tüm elementler arasında en hafif elementtir.Periyodik cetvelde sol üst köşede yer alır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
oksijen çıkarılabilir.

Element, aynı cins ve kimya tepkimelerinde bölünmeyen en küçük parçaların yığınıdır. Bu parçalara
Elementler içinde çok bol bulunanı olduğu hâlde, eski kimyâcıların gözünden kaçan renksiz, kokusuz ve tatsız bir gaz. İlk defâ 1774 yılında J.Priestley tarafından, cıva oksidin ısıtılması ile elde edildi. 1781’de Lavoisier, oksijenin, havada bulunan ve yanmayı hâsıl eden bir madde olduğunu bildirdi. Bu maddeye, asit yapısı anlamına gelen oxygenıum ismini verdi. Çünkü Lavoisier, bütün asitlerin oksijen ihtivâ ettiğini sanıyordu.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
atom denir. Farklı atomların birleşmesinden yeni bir madde olan
Antik çağda yetişen pek çok düşünürle birlikte, maddenin yapısı sorgulanmaya başlamıştır. İlk kez Thales evreni anlamanın yolunun maddeyi anlamaktan geçtiğini ifade ederek, materyalist felsefeye ilk adımı atmıştır. Daha sonra Anaximander, evreni oluşturan apeiron denen bitmez, değişmez, görünmez bir maddeden bahsetmiştir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
bileşik elde edilir. Su, oksijen ve hidrojenden elde edilir. Bir element, herhangi bir enerji kullanılarak (
BİLEŞİK Alm. Verbindung (f), Fr. Composé, İng. Compound. İki veya daha fazla farklı elementin iyon veya atomlarından meydana gelen herhangi bir madde. Bileşiğin bileşimi belirlidir. Yani bileşikteki elementlerin bir birine oranı sabittir. Mesela su; her zaman iki atom hidrojen, bir atom oksijen bulundurur.

Sabit kimyasal bileşime ilaveten, belirli şartlar altında bileşiğin fiziksel özellikleri tecrübe edilen her hangi bir numune için aynıdır. Bu özell
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
ısı,
Sıcaklık farkı sonucunda bir cisimden başka bir cisme aktarılan enerji. Sıcak bir cisme soğuk bir cismin yaklaştırılmasıyla sıcak olan soğurken, soğuk olan ısınır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
ışık,
Işık insanların nasıl görüyoruz konusunu araştırmalarıyla ortaya çıkmıştır. Önceleri, antik çağda, Yunanlılar zamanında gözün bakılan cisme doğru ışınlar yaydığı düşünülürdü. Epikür görüntünün gözden kaynaklanan resimlerden oluştuğunu iddia etmiş, Platon, ışığın bakılan cisimlerden göze geldiğini ileri sürmüştü. Daha garip düşünceler de mevcuttu; bunlar arasında, gözden fırlayan parçacıklar ile görme sağlandığı düşüncesi de mevcuttu. Bu düşünceler antik çağdan 17. yy'a kadar uzanmıştır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
elektrik gibi) daha basit maddelere ayrıştırılamaz. Elementin diğer bir özelliği de bir bileşik vermek üzere
Elektrik elektriksel yükün varlığı ve akışından meydana gelen çeşitli olguları tanımlayan sözcüktür. Mıknatıslık (manyetizma) ile birlikte doğadaki temel etkileşimlerden biri olan elektromıknatıslığı oluşturur. Yıldırım, elektrik akımı ve alanı gibi yaygın olarak bilinen birçok olguyu bünyesinde barındırmanın yanı sıra, en önemli endüstriyel uygulamaları arasında elektronik ve elektrik gücü sayılabilir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
kimyasal reaksiyona girdiği zaman ağırlığının değişmemesidir.

1960 yılına kadar bilinen elementlerin sayısı 103’tü. Bugün ise bilinen element sayısı 107’dir. Fakat bütün özellikleri bilinen element sayısı sadece 95’tir. Diğerlerinin sadece atom ve kütle numaraları bilinmektedir. Doğada mevcut olan element sayısı da yaklaşık 93’tür. Diğerleri

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
laboratuvarlarda sentetik olarak elde edilmiştir. Tabiatta olan elementlerin 30 kadarı serbest halde, yani diğer elementlerden herhangi biriyle birleşmemiş halde bulunabilir. Bunlar aktif olmayan, yani normal şartlarda reaksiyon verme kabiliyeti çok az olan maddelerdir.
Laboratuvar Çeşitli maddeler, alet, cihaz ve tertibatlar kullanılarak deney, araştırma ve incelemelerin yapıldığı yer. Modern teknolojinin icabı olarak doğmuş olan kimya, fizik, biyoloji ve malzeme laboratuvarları önce yeni tecrübe ve araştırma yapılması, sonra da üretimin kontrolünü sağlamak maksadıyla kurulmuştur.

Geçen yüzyılda laboratuvarlar gittikçe artan bir hızla çoğalmış olup, aynı zamanda her bilim dalına girme imkanını da sağlamıştır. Bugün laboratuvarlarda çalışanlar, karmal
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Platin,
Platin yumuşak, işlenebilir, gümüş renkli (gümüş beyazı) metalik bir element. Platin, 1735’te Kolombiya’daki altın madeni yataklarında İspanyol ilim adamı Antonio de Ulloa tarafından keşfedildi. On sekizinci asrın ortalarında Avrupalı ilim adamlarının dikkatini çekti ve 1803’te İngiliz kimyacı William Wollaston tarafından ilk olarak saf platin elde edildi.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
altın,
Alm. Gold (n), Fr. Or (n), İng. Gold. Kimyada Au sembolü ile gösterilen yumuşak, parlak sarı renkte metalik bir element. Atom numarası 79, atom ağırlığı 196,967, erime noktası 1063°C, kaynama noktası 2966°C ve 20°C’de özgül ağırlığı 19,3 g/cm3tür.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
gümüş,
Gümüş, elementlerin periyodik tablosunda simgesi Ag olan, beyaz, parlak, kıymetli bir metalik element. Atom numarası 47, atom ağırlığı 107,87 gramdır. Ergime noktası 961,9°C, kaynama noktası 1950°C ve özgül ağırlığı da 10,5 gr/cm3'tür. Çoğu bileşiklerinde +1 değerliklidir. Ag sembolü Latince argentum kelimesinden gelir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
bakır, moleküler
Alm. Kupfer, Fr. Cuivre, İng. Copper. Sembolü Cu olan bir metal. Kırmızı renklidir. Takriben M.Ö. 8000 yıllarında kullanıldığı bilinmektedir.

Özellikleri: Periyodik cetvelde 1B grubundadır. Hakiki metal olup, eksi değerleri yoktur. Gümüş ve altın ile aynı gruptandır. Atom numarası 29, Atom ağırlığı 63,546’dır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
azot vs. bunlara örnekdir. Oksijen çok aktif olduğu halde, O2 şeklinde
Alm. Stickstoff, Fr. Azote, İng. Nitrogen. Dünya etrafındaki atmosferde oksijen ile karışım halinde bulunan renksiz gaz. Atmosferin hacim olarak % 78.09’u azot, % 20.95'i oksijendir. Kimyada (N) sembolü ile gösterilir. Serbest halde bulunan azot, iki atomlu moleküller halinde bulunur. Bu yüzden kimya reaksiyon denklemlerinde azot, N2 halinde yazılır. Kabul edilen atom ağırlığı 14.008 olup, iki tane kararlı izotopu vardır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
atmosferde bol miktarda bulunur. Fakat bileşik halinde suda, kayalarda ve deniz içindeki minerallerde de bol miktarda bulunur. Yer küresinde % 46,6 oksijen, % 27,72
Yerçekimi sayesinde tutulan atmosfer, büyük ölçüde gezegenin iç katmanlarından kaynaklanan gazların yanardağ etkinliği ile yüzeye çıkması sonucu oluşmakla birlikte, gezegenin tarihi boyunca dünya dışı kaynaklardan da beslenmiş ve etkilenmiştir. Basınç ve yoğunluk açısından diğer
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
silisyum, % 8,13
Silisyum Si sembolüyle gösterilen, ametal karakterli kimyâsal bir element. Yıldız ve meteorlarda da çok bulunan silisyum, dünyâ kabuğunun yüzde 27,6 sı gibi büyük bir kısmını meydana getirir. Dünyâda bulunan elementler içinde oksijenden sonra ikinci sırayı alır. Hayvan iskeletlerinde, bitki dokularında, denizlerde yaşayan diatomların hücrelerinin duvar yapılarında da bulunur. Normal olarak tabiatta serbest halde bulunmaz. Fakat hemen hemen bütün kayaçlarda, kum, kil ve topraklarda ya sili
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
alüminyum, % 5
Alüminyum gümüş renkte sünek bir metaldir. Atom numarası 13 tür. Doğada genellikle boksit cevheri halinde bulunur ve oksidasyona karşı üstün direnci ile tanınır. Bu direncin temelinde pasivasyon özelliği yatar. Endüstrinin pek çok kolunda milyonlarca farklı ürünün yapımında kullanılmakta olup dünya ekonomisi içinde çok önemli bir yeri vardır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
demir, % 3,63
Demir, atom numarası 26 olan kimyasal element. Simgesi Fe dir (Lat. Ferrum dan). Demir, yerkabuğunda en çok bulunan metaldir. Bu gerçekten çok safrifik bir durum olmakla birlikte, demir birçok alanda kullanılmaktadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
kalsiyum, % 2,83
Atom numarası: 20

Simge: Ca

Kütle numarası: 40.08

Kaynama Noktası (C): 1440

Erime Noktası (C): 838

Yoğunluk: 1.55

Buharlaşma Isısı: 36.74

Kaynaşma (Füzyon) Isısı: 2.1

Elektriksel iletkenlik: .218

Isıl iletkenlik: .3

Özgül Isı Kapasitesi: .149
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

sodyum, % 2,59
Sodyum sembolü Na olan ve yer kabuğunda, çokluk bakımından altıncı sırada bulunan metalik bir element. Sodyum, denizlerde çözünmüş hâlde bulunan elementler içinde miktar olarak ikinci sırayı alır. Sembolü Lâtince “natrium” veya “soda metali” kelimesinden alınmıştır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
potasyum ve % 2,09
Potasyum ilk olarak 1807 yılında Humphrey Davy tarafından potasyum hidroksitten elektroliz yolu ile izole edilmiştir. Potasyum metali eritilmiş NaCl tuzunun elektrolizi ile saf olarak elde edilir. K Latince Kalium kelimesinden gelmektedir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
magnezyum bulunmaktadır. Bunların toplamı % 98,5 kadardır. Diğer elementlerin tamamı da yer küresinin % 1,5 kadarını teşkil eder. Oda sıcaklığında on bir element gaz, altı element de sıvı haldedir.

Özellikleri

Elementlerin özellikleri, büyük ölçüde atomunun büyüklüğü ve elektronik yapısına bağlıdır. Bu yüzden her bir elementin özelliği diğerinden çok farklı olabilir. Mesela;
Doğada serbest halde bulunmayan, yerkabuğunda sekizinci çoklukta olan gümüş beyazlığında, çok parlak bir metal.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
helyumun
Atom numarası: 2

Simge: He

Kütle numarası: 4.0026

Kaynama Noktası (C): -268.9

Erime Noktası (C): -269.7

Yoğunluk: .126

Buharlaşma Isısı: 0.02

Kaynaşma (Füzyon) Isısı: 0.005

Elektriksel iletkenlik: --

Isıl iletkenlik: 0.0003

Özgül Isı Kapasitesi: 1.25

Asal gazlar grubundan kimyasal element.

1868'de Lockyer ve Frankland, güneş tayfında, bilinen elementlerin verdiği çizgilerden daha parlak bir çizginin bulunduğunu gördü; bu çizginin, yalnız Güneş'te
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

erime noktası -271,4°C(29,6 atm’de),
Ergime noktası, homojen bir katı maddenin katı durumdan sıvı duruma geçmeye başladığı ve ergime sona erene kadar koruduğu sıcaklıktır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
kaynama noktası ise -268,98°C’dir.
Kaynama noktası, sıvının buhar basıncının dış basınca eşit olduğu andaki sıcaklığıdır. Kaynama sıcaklığını azaltmak için basıncı düşürmemiz gerekir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Tungsten (volfram) elementinin ise erime noktası 3370°Cve kaynama noktası 5900°C’dir. Hidrojenin bir atmosfer basınçta ve 0°C’deki yoğunluğu 8,986.10-5 g/cm3 iken, iridyum ve osmiyumun yoğunluğu 22,8 g/cm3tür. Yani

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
iridyumun yoğunluğu aynı şartlarda (basınç ve sıcaklıkta)

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
hidrojenin yoğunluğunun yaklaşık 253.000 katıdır. Periyodik cetvelde aynı periyodda bulunan elementlerin özellikleri düzenli bir şekilde değişir. Mesela, erime noktası soldan sağa gidildikçe azalır.

Elementlerin içinde hakiki metal 77 tanedir. Bunlar elektrik ve ısıyı iyi naklederler. Buharları tek atomlu olup, bileşiklerinde daima (+) değerlikli olurlar. Metal olmayan, yani ametal olan element sayısı 17’dir. Fiziki özellikleri metallerin aksidir. Necip gazlar müstesna diğer ametaller gaz halinde iki atomludurlar. Bileşiklerinde eksi ve artı değerlikli olabilirler. Fluor daima eksi değerliklidir. Oksijen de fluor ile olan bileşiği hariç bütün bileşiklerinde eksi değerliklidir.

Bir de yarımetaller vardır ki, bunlar bazı durumlarda metal, bazı durumlarda ise ametal gibi hareket ederler. Beş tane element de sıvı haldedir. Bunlar Civa (E.N. -38,4°C), Galyum (E.N. 29,8°C), Sezyum (E.N. 28,7°C), Fransiyum (E.N. 27°C) ve Brom (E.N. -7,2°C) dur.

Elementlerin yapısı

Elementlerin en küçük parçası atom olup, atom bir çekirdek ve bu çekirdeğe çeşitli uzaklıklarda bulunan elektronlardan meydana gelmiştir. Protonun kütlesi, nötronun kütlesine hemen hemen eşit olup, kütleleri yaklaşık 1,67.10-24 gramdır. Çekirdek, atomun toplam hacmi yanında ihmal edilecek kadar küçük olup, pozitif elektrik yüklüdür. Pozitif elektrik yükü protondan gelmektedir. Proton (+1) elektrik yüklü olmasına rağmen, nötron yüksüz (nötr)dür. Çekirdekteki nötron sayısı ya proton sayısına eşit veya fazladır. ( Nötronu olmayan tek element hidrojendir.) Bir elementte (serbest haldeyken) proton sayısı elektron sayısına eşittir. Elektronun kütlesi protonun kütlesinin yaklaşık 1840’ta biri kadar olup, elementin kütlesi yanında yok denecek kadar azdır. Elektronun elektrik yükü (-1) olduğundan, element serbest haldeyken nötr olarak kabul edilir. Elementin proton sayısı atom numarasına eşittir. Elementin sembolünün altında gösterilir. Mesela 20Ca hali kalsiyum atomunun atom numarasının 20 olduğunu ve aynı zamanda, proton ve elektronun 20’şer tane olduğunu ifade eder. Atom numarasının değişmesi mümkün değildir. Değiştirilebilirse, yeni bir element meydana gelir.

Proton ve nötron sayılarının toplamı, kütle numarasını verir ve sembolün üst kısmında gösterilir. Mesela;

40Ca veya 20Ca40

20 şekli, kalsiyum elementinin, 20 protonu ve 20 nötronu olduğunu ifade eder. Bir elementin atom numarası sabit olduğu halde kütle numarası değişik olabilir.

İzotop

Atom numarası aynı, kütle numarası farklı olan, aynı sembolle gösterilen ve benzer kimyasal-fiziksel özelliklere sahip elementlere izotop elementler denir. Kütle farkı nötron sayısından meydana gelmektedir. Mesela, atom numarası 50 olan (50 proton) kalayın tabiatta 10 tane izotopu vardır. Kalay elde edildiği zaman, bu on izotopu bir arada elde edilir ve izotoplarının yüzde oranları belirlidir. Klor gazı tabiatta 17Cl35 (% 75,5) ve 17Cl36 (% 24,5) izotoplarını ihtiva eder. Bu izotopların ortalaması klor elementinin atom ağırlığını verir ki, hesaplarda bu rakam kullanılır.

Kütle Numarası x % + Kütle No x % +...

Atom Ağırlığı = ¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾

100

35x75,5+36x24,5

Atom Ağırlığı = ¾¾¾¾¾¾¾¾¾ = 35,245

100

Bir elementin, elde edildiği kaynak ne olursa olsun, izotoplarının yüzde oranı sabit olmasına rağmen, nadiren bazı elementlerinki farklı olabiliyor. Mesela Bor’un (5B10) ve (5B11) şeklinde 2 izotopu vardır. Elde edildiği kaynağa bağlı olarak bu izotopların yüzdesi sıra ile % 18,98-% 18,55 ve % 81,02-% 81,55 olabiliyor. Berilyum, fluor, fosfor, kobalt, arsenik, iyot, altın gibi bazı elementlerin izotopları yoktur. Tabii olarak meydana gelen elementlerin 259 tane kararlı izotopu olduğu halde, izotopu kararlı olmayan 65 tane tabii element vardır. 1100’den fazla kararsız (radyoaktif) izotop vardır.

Elementlerin elektron düzeni: Element atomunun elektronları, atomun çekirdeği etrafında belirli kaidelere bağlı olarak yerleşir. Bu kaideler kuvantum teorisi ile açıklanmıştır. Bu teoriye göre çekirdek dışındaki bir elektronun 4 kuvantum sayısı vardır. Pauli prensibine göre bir atomda bulunan iki elektronun en azından bir kuvantum sayısı farklı olmalıdır. Mesela bir orbitalde ancak iki elektron bulunabilir. Bu iki elektronun üç kuvantum sayısı aynı olduğu halde, spin (dönme impulsu) kuvantları farklıdır. Yani birbirinin aksi yöndedir.

Kuvantum sayıları

1. Prinsipal (baş veya asli) kuvantum sayısı (n): Bu kuvantum sayısı elementin atomundaki enerji seviyelerini gösterir. Bu enerji seviyeleri 1,2,3,4,... olarak sıralanmış olup, n= 1 için K, n= 2 için L, n= 3 için M şeklinde; K,L,M,N,O,P ve Q harfleriyle sembolize edilirler ve yedi tanedir. Bunların her biri bir tabaka (zarf) olup, bulundurabileceği elektron sayısı 2.n2 formülüyle belirlenir. Buna göre n = 1 için 2.12 = 2, n = 2 için 2.22 = 8, n = 3 için 2.32 = 18 elektron bulunabilir. K en düşük enerji seviyesi, Q da en büyük enerji seviyesidir. Buna göre elektronlar çekirdekten uzaklaştıkça, yani kuvantum sayısı büyüdükçe enerji seviyeleri de büyümektedir.

2. Azımutal (tali) kuvantum sayısı (1): Bu sayı K, L, M vs. tabakalarındaki alt tabakaları gösterir. Her asli (baş) kuvantum sayısına karşılık olarak 0,1,2,3,... n-1 sayılarını alırlar ki, bu sayılar sıra ile s,p,d ve f harfleriyle gösterilir. Bu harfler elementlerin analizlerinde kullanılan spektroskopik terimlerin baş harfleridir. s = sharp, p = principal, d = diffuse ve f = fundamental.

Her tabakanın (zarfın) asli sayısı kadar alt tabakası vardır. Bir tabaka içinde en düşük enerji seviyesi s, en yüksek de f’dir.

n = 1 için 1= 0 olup ls orbitali

n = 2 için 1= 0; 1 olup 2s, 2p orbitali

n = 4 için 1= 0; 1;2;3 olup 4s, 4p, 4d ve 4f orbitali vardır.

Genel olarak s enerji seviyelerinde 1 çift, p’de 3 çift, d’de 5 çift ve f’de 7 çift elektron bulunabilir. Bu elektron çiftlerinin her biri uzayda farklı yönelime malik olup, bir orbital (yörünge) meydana getirir.

3. Manyetik kuvantum sayısı (m): Bu kuvantik sayı alt tabakaların bir manyetik alandaki yönelmesini belli eder. Bir (n) tabakasında bu sayı 0,-1 ve +1 değerlerini alır.

n = 3 için

1 = 0; m= 0

1 = 1; m=+1, 0,-1

1 = 2; m = +2, +1, 0, -1, -2

4. Spin kuvantum sayısı (Ms veya s): Bu kuvantik sayı, elektronun kendi etrafında dönmesini ifade eder ve +1/2 ve -1/2 değerlerini alır.

Kaynak: Rehber Ansiklopedisi

Ayrıca bakınız

  • Elementler
  • Periyodik cetvel



    Yorumlar - Lütfen konu (Element) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.