Japonca

Bugün tek biçimli bir dil olan modern Japonca eski klasik yazı diliyle modern konuşma dilinin uzlaşması sonucunda ortaya çıktı. Çince telaffuzunun Japonca'nınkine benzemesi yüzünden, önceleri yazı dilinde Çin harfleri kullanıldı ve yazı dili konuşma dilinden farklı bir evrim geçirdi; Çin üslubunun etkisinde kalan bu yazı, daha sonra hece işaretleri (kana) biçiminde sadeleştirildi. Bugün Japonca, düşey sütunlar halinde sağdan sola doğru yazılır ve bu yazı Çin harfleriyle kana'nın bir karış...

JAPONCA (türkçe) anlamı
japon dili.
JAPONCA (türkçe) anlamı
1. 1 . Japon dili.
2. 2 . sıfatBu dille yazılmış olan.
JAPONCA (türkçe) ingilizcesi
1. n. Japanese,
JAPONCA (türkçe) fransızcası
1. japonais [le]
JAPONCA (türkçe) almancası
1. n. Japanisch

Japonca hakkında detaylı bilgi

Japonca, Japonya'nın resmi dilidir. Bugün tek biçimli bir dil olan modern Japonca eski klasik yazı diliyle modern konuşma dilinin uzlaşması sonucunda ortaya çıktı. Çince telaffuzunun Japonca'ya benzemesi yüzünden, önceleri yazı dilinde Çin harfleri kullanıldı ve yazı dili konuşma dilinden farklı bir evrim geçirdi; Çin üslubunun etkisinde kalan bu yazı, daha sonra hece işaretleri (kana) biçiminde sadeleştirildi. Bugün Japonca, düşey sütunlar halinde sağdan sola doğru yazılır ve bu yazı Çin harfleriyle kana'nın bir karışımıdır; kana'dan her biri kırk yedi sesten meydana gelen iki heceleme kitabı kalmıştır; resmen kullanılan ideogramların sayısı ise 2050'ye yükseldi.

Japonca'da çok sayıda ünlü vardır; sadeleşmiş konuşma dili ses bakımından ahenklidir; ama konuşma uzarsa bir tek düzelik duygusu uyandırabilir. Yerli kelimeler daima açık hecelerle biter; Japoncaya aykırı düşmeyen n ile biten yabancı kelimeler dışında başka dillerden aktarılan kelimelerin son heceleri açıktır. Çin harflerinden sonra Japoncaya birçok Çince kelimenin girmesi, orijinal çoğalma gücünden (oluşturucu sonekler, bileşim, çiftleme) hiç bir şey kaybetmeyen kelime hazinesini aşırı derecede doldurdu. Çin harfleri birçok biçimde okunabilir; mümkün okuma biçimleri arasında bütün durumları tek tek belirlemek için eski biçimin alınması (go.on) veya yeniden gözden geçirilmesi (kan.on) veyahut yeniden tercümesiyle (kun) elde edilen Çin-Japon okumalarından birini seçmede son sözü kullanım söyledi; işte dilin en büyük güçlüklerinden biri de budur. Morfoloji bakımından iki büyük kelime kategorisi vardır; bunlardan bazıları değişir, ötekiler değişmez (isimler bu kategoridendir). Değişken kelimelerin, az çok genişlemiş olan köklerine sonekler katılır; bu kökler bir kiplik, bir görünüş veya bir sözdizimi görevini tek başlarına belirtebilir. Değişmez kısa parçacıklar olan eklentiler, halleri veya cümle içinde kelimeler arasındaki ilişkileri anlatır. Dil şahsı veya çoğulu belirtmez, ama kelime hazinesi bir eksikliği giderir ve çoğunlukla şahıslar kullanım kibarlığının derecesiyle belirtilir. Sözdiziminde, belirleyenin belirlenenden önce gelmesi, yüklemin daima sonda cümle sonunda yer alması gibi altay dil öbeğinde de görülen bazı kurallara rastlanır.

Japoncanın dünyadaki öbür diller ya da dil aileleri ile akrabalığı konusunda şimdiye kadar pek çok teori ileri sürülmüştür. Shiro Hattori'nin de vaktiyle belirtmiş olduğu gibi, Japonca hemen hemen dünyada konuşulan bütün dillerle karşılaştırılmıştır. Japoncanın soyca akraba olduğu ileri sürülen diller arasında Aynu, Eskimo ve Aleut dilleri ile Çince, Burma dili, Tibetçe, Mon-Hmer dili, Korece, Ural dilleri, Altay dilleri, Malay-Polinezya dilleri, Farsça, Grekçe, İrce ya da İrlanda dili, Baskça ve Sümerce gibi birbirinden farklı pek çok dil ve dil ailesi bulunur. Son olarak da Japoncanın Güney Hindistan'da konuşulan Dravid dillerinden biri olan Tamilce ile akraba olduğu teorisi ortaya atılmıştır.

Bu teoriler içinde en eskisi Japonca ile Ural-Altay dilleri arasında soyca akrabalık bulunduğunu ileri süren teoridir. Japonca ile Ural-Altay dilleri adı verilen diller arasında akrabalık olduğu görüşünü ilk ileri süren kişinin H.J. Klaproth (1923) olduğu söylenir. Oysa aynı görüş, 1832'de, yani Klaproth'tan aşağı yukarı yüz yıl önce, Siebold tarafından ileri sürülmüştü. Bununla birlikte, bu görüş, 1857'de Anton Boiler'in yapıtı yayımlanıncaya kadar kimsenin dikkatini çekmemiştir. Böylece, Boiler Japoncanın Ural ve Altay dilleri ile soyca akraba olduğunu açıkça ileri süren ilk bilgin sayılır. Bununla birlikte, Boiler'in yapıtı ileri sürdüğü akrabalığı kanıtlamaktan uzaktı. Ayrıca, bu bilgin Japoncayı yalnız Altay dilleri Ural dilleri ile de karşılaştırmıştı. Ural ve altay dillerinin soyca akraba olduğunu varsayan kuramın doğru olmadığı anlaşılıp bu kuram bir yana bırakıldığı için Boiler'in yapıtında ileri sürdüğü eşitlemelerin bugün için pek bilimsel değeri yoktur.

Boiler'in teorisini destekleyen Avrupalı bilginler arasında Grunzel, Winkler ve Pröhle'nin adları anılmaya değer. 1895'te Altay dillerinin karşılaştırmalı bir gramerini yazan Grunzel, Fin-Ugur, yani Ural dillerinin Altay dilleri adı altında toplanan dillerden ayrılması kanısında idi. O, Japoncayı ikinci gruba, yani Altay grubuna giren bir dil sayıyordu. Grunzel yapıtında birçok Japonca-Altayca eşitlemeler önermiştir ama onun bu karşılaştırmaları yanlışlarla doludur. Sonuç olarak, bugün bunların hiçbir bilimsel değeri yoktur diyebiliriz.

Öte yandan Winkler (1884), Japoncanın Fin-Ugur, yani Ural dilleri ile akraba olduğu görüşünü savunmuştur. Onun yapıtlarından birinin adı da zaten Finnisch-Ugrisch und Japanisch idi (1909). Fakat Winkler, sözcüğün gerçek anlamı ile bir karşılaştırmacı değildi. Bu nedenle de seslerin ve sözcüklerin tarihine pek aldırış etmemiş, yalnız innerer Sprachbau (iç yapı) adını verdiği şeyle, yani Japonca ile Ural dilleri arasındaki yapısal benzerliklerle yetinmiştir. Ancak, bilindiği gibi, yalnızca yapısal benzerlikler iki dilin soyca akraba olduğunu kanıtlamaya yetmez.

Uzmanlık alanı Türkçe olan Pröhle de aynı teoriyi desteklemiştir (1916-1917). Pröhle, Japonca dil malzemesini kullanma konusunda Boiler'den daha başarılı olmuşsa da, Japonca-Türkçe sözcük kıyaslamalarında aynı başarıyı gösterememiştir. Yapıtının başlığından beklenenin tersine, Pröhle Japoncayı Ural-Altay dilleri ile değil, yalnızca Ural dilleri ile karşılaştırmıştır. Sonuç olarak, onun kökenbilim denemelerinin pek azı sağlam ve inandırıcı sayılabilir.

Bu arada, Japonca ile Ural-Altay dilleri arasında soyca bir akrabalık olduğunu savunan teoriyi Japonya'da da destekleyen bilginler çıkmıştır. Meici dönemi (1868-1912) süresince, Japonca, başlıca Ramstedt'in daha sonra bir Altay dili olduğunu ileri sürdüğü Korece ile karşılaştırılmıştır.

Japonca ile Korecenin akrabalığını savunan yapıtlar arasında şunlar anılmağa değer: W. G. Aston'un "A Comparative Study of the Japanese and Korean Languages", Shiratori Kurakichi'nin "Nippon no kogo to chosengo tono hikaku" (Eski Japonca ile Korecenin Karşılaştırmalı İncelemesi) ve Kanazawa Shozaburo'nun The Common Origin of the Japanese and Korean Language (Tokyo 1910) adlı yapıtları.

Meici döneminde, Japoncanın dünya dilleri arasındaki yeri sorununu ilk kez ortaya koyan Katsuki Fujioka olmuştur. Fujioka, Japoncanın her şeyden önce Ural-Altay dilleri ile akrabalığı tezinin ileri sürülmesi gerektiği, çünkü Japonca ile bu diller arasında birçok ortak özellik bulunduğu görüşünde idi. Ona göre Ural-Altay dillerinin kendine özgü ayırdedici özellikleri şunlardır:

1-Sözbaşında ünsüz gruplarının bulunmaması, 2-Sözbaşında /r/ ünsüzünün bulunmaması, 3-Ünlü uyumunun bulunması, 4-Adlarda belirlilik-belirsizlik edatlarının bulunmaması, 5-Dilsel cinsiyetin bulunmaması, 6-Bükün yerine bitişkenliğin bulunması, 7-Eylem eklerinin bolluğu, 8-Adılların Hint-Avrupa dillerindekinden farklı biçimde çekimi, 9-Öntakılar yerine sontakıların bulunması, 10-"Malik olmak" anlamında bir eylemin bulunmaması, 11-Sıfatların karşılaştırma biçimlerinin çıkma durumu eki ile oluşturulması, 12-Soru edatlarının azlığı, 13-Bağlaçların azlığı, 14-Belirticilerin belirtilenlerden, nesnenin de eylemden önce gelmesi.

Ural-Altay dillerinin bu ortak özelliklerine dikkati çeken Fujioka, Japoncada bu özelliklerin hepsinin bulunduğu ve bunlardan yalnızca birinin, ünlü uyumunun, bulunmadığı sonucuna varmıştır. Bununla birlikte Fujioka, bugünkü Japoncada bulunmayan ünlü uyumunun Eski Japoncada bulunabileceğini de gözardı etmemiştir. Bir yıl sonra Hashimoto Shinkinchi, Man'yo kana'yı, yani Man'yo dönemi yazı sistemini inceleyerek, Eski Japoncada, çok sınırlı da olsa, ünlü uyumu bulunduğunu kanıtlarla ortaya koymuşlardır.

Bu önemli buluşlarla Japoncanın Korece ve Altay dilleri ile akrabalığı olasılığı daha da artmıştı. Bununla birlikte burada, ünlü uyumunun Eski Japoncada çok sınırlı olduğu ve eklerin ünlü uyumu dışında kaldığı gerçeği de vurgulanmalıdır. Bundan başka, Hattori Shiro'nun da haklı olarak belirtmiş olduğu gibi, ünlü uyumu yalnızca yapısal bir özelliktir ve bu nedenle de dillerin akrabalığı için kesin bir kanıt sayılamaz.

Altay dilleri teorisinin kurucusu olan Ramstedt, Japoncanın Altay dilleri ile akrabalığı konusundaki düşüncelerini açıklarken oldukça ihtiyatlı davranmıştır. "A Comparison of the Altaic Languages with Japanese" (Altay dillerinin Japonca ile Karşılaştırılması) adlı yazısında (1924), Ramstedt yalnızca Japoncayı Altay dilleri ile karşılaştırırken uyulması gereken ilkeleri belirtmekle yetinmiş ve pek az sözcük eşitlemesi yapmıştır: Jap. kata "yarım" = Mo. kaita (sun) ay. = Tung. kalta ay. Jap. kataki "katı" sözcüğündeki kata- = Mo. katagu ay. = Tung. kata ay. = Trk. katıg, katı ay. Fakat Ramstedt, Japoncanın tarihi ile ilgili ikinci yazısında bir düzine kadar, Japonca-Altayca eşitleme önermiştir: Jap. hata-ke "tarla" = Ko. pat ay. = Mo. atar ay. = Trk. atız ay. Jap. ha < pa "diş" = Ko. pal "azı dişi" = Tung. (Nanay) paloa ay. (bunlara ayrıca Mo. araga < *arıga "azı dişi" ve Trk. azıg ay. örneklerini de ekleyebiliriz.) Jap. hi < *pi = *po "ateş" = Ko. pıl, pul ay. = Mo. ör "alev" = Trk. ört "alev, ateş" = Tung. huri-, huli- "ısınmak", vb. Ramstedt, bir yandan Korece ile Altayca arasında, öte yandan da Korece ile Japonca arasında bir akrabalık olduğu kanısına varmıştı. O şöyle demişti: "...Japon dili, eğer Altay dilleri ile akraba ise, bu onun Türkçe, Moğolca ya da Tunguzca ile doğrudan akraba olduğu anlamına gelmez. Japonca Proto-Altaycanın, yani Ana Altay dilinin, en eski kaynağı olan dil ile akraba olabilir."

Japoncanın Altay dilleri ile akrabalığı konusunda şüpheci bir davranış içinde olan Ramstedt'in Japoncanın Malay-Polinezya dilleri arasında akraba olabileceği yolundaki görüş karşısında aynı şüpheci davranışı göstermemiş olması ilginçtir. Ramstedt Japonca'nın Malay-Polinezya dilleri ile akrabalığı teorisine kesin olarak karşı çıkmıştır.

A-Şahıs Zamirleri

Watashi: Ben Watashi-tachi: Biz Anata: Sen Anata gata : Siz Kare: O (Erkek) Kare-ra : Onlar Kanojo: O (Bayan)

Aşağıdaki zamirlere de rastlayabilirsiniz: Ware : Ben Boku: Ben (erkekler kullanır) Kimi: Sen (erkekler kullanır) Warera: Biz Wareware: Biz

B-İşaret Zamirleri

Kore: Bu (Konuşmacıya yakın) Sore: Şu (Dinleyiciye yakın) Are : O (Her ikisine uzak)

İşaret sıfatları işaret zamirlerinden farklıdır: Kono (bu), Sono (şu), Ano (o).

2-は Wa edatı

Japonca cümlelerde özneden hemen sonra gelir ve cümlenin konusunu belirleyici- dir. Türkçe karşılığı yoktur. Yazıda Hiragana ha ile gösterilir.



3- Desu eylemi

Japonca Desu, Türkçe "-yım, -sın, -dır, -yız, -sınız, -dırlar" eklerinin karşılığı gibidir.

Özne + wa + ad/sıfat + desu.

私はトルコ人です。 Watashi wa Toruko-jin desu. Ben Türk'üm.

Olumsuz cümlede desu yerine ではありません 'dewa arimasen' veya じゃありません 'ja arimasen' kullanılır.

私は学生ではありません。 Watashi wa gakusei dewa arimasen. 私は学生じゃありません。 Watashi wa gakusei ja arimasen. Ben öğrenci değilim.

Geçmiş zamanda ise でした 'deshita' kullanılır. Türkçe "idim, idin, idi, idik, idiniz, idiler" gibi bir anlamı vardır.

私は先生でした。 Watashi wa sensei deshita. Ben öğretmendim.

Geçmiş zamanda olumsuz cümlelerde ではありませんでした 'dewa arimasen deshita' veya じゃありませんでした 'ja arimasen deshita' şeklindeki yapı kullanılır.

私は先生ではありませんでした。 Watashi wa sensei dewa arimasen deshita. 私は先生じゃありませんでした。 Watashi wa sensei ja arimasen deshita. Ben öğretmen değildim.

4-Edatlar

Japonca'da Türkçe'deki isim çekim eklerine benzer fonksiyonda kullanılan edat- ların başlıcaları şunlardır:

へ e : -a, -e, -ya, -ye に ni: -a, -e, -ya, -ye; -da, -de, -ta, -te で de: -da, -de, -ta, -te の no: - (n)ın, - (n)in, - (n)un, - (n)ün を o : Nesneyi belirtir. Türkçe -ı, -i, -yı, -yi ekine yakındır. が ga: yalın hali belirtme takısı. から kara: -den, -dan, -ten, -tan より yori: -den, -dan, -ten, -tan (kıyas) の他に no hoka ni: -den başka 以来 irai: -den beri の為に no tame ni: -den dolayı の前に no mae ni: -den önce の前で no mae de: -den önce の方へ no hoo e: -e doğru によれば ni yoreba: -e göre 迄 made: -e kadar の代わり no kawari ni: -in yerine 無しで nashi de: -sız, -siz, -suz, -süz の下に no shita ni: -in altına; -in altında の間に no aida ni: -in arasında, -in aralarında の後に no ato ni: -in ardından の後ろに no ushiro ni: -in arkasında 周り no mawari ni: -in etrafında

Doko e : Nereye Toruko de: Türkiye'de Koko ni : Buraya; burada

Anata o aishite-imasu. Seni seviyorum. vs.

Watashi no: Benim Anata no : Senin Kare no : Onun Kanojo no : Onun vs.

ka: Sorularda kullanılan edattır. Kullanılış şekli soru işareti gibidir. Yani her cümlenin sonunda bulunur. Fiillerde kibar biçimde de bu böyledir. Ancak arkadaşlar arasında kullanılan günlük konuşma dilinde, fiilden sonra no desu ka şeklindeki yapı kullanılır.

Anata wa Nihon-jin desu ka Siz Japon musunuz Kare wa kimasu ka O gelir mi O gelecek mi Anata wa itsu kita no desu ka Sen ne zaman geldin

5-Fiiller

Japonca fiillerin şu şekilleri bulunur:

A-Sözlük biçimi: Fiilin sözlüklerde bulunan biçimidir. Arkadaşlar arasında kullanılan günlük konuşma dilinde geniş ve gelecek zamanı ifade eder:

Watashi wa kuru. Ben gelirim. Ben geleceğim.

Sözlük biçimine koto, mono ve hito getirilerek isim-fiil yapılır: kurasu-koto: yaşamak, nakunaru-mono: kaybolan, kurasu-hito: yaşayan. Buradaki mono bir nesne için, hito ise bir insan için kullanılır.

B-nai biçimi: Arkadaşlar arasında kullanılan günlük konuşma dilinde, geniş ve gelecek zamanın olumsuz şeklidir:

Watashi wa konai. Ben gelmem. Ben gelmeyeceğim.

Arkadaşlar arasında kullanılan günlük konuşma dilinde, olumsuz emir şekli olarak nai biçimi + de kullanılır: ikanai! gitme!

C-ta biçimi: Arkadaşlar arasında kullanılan günlük konuşma dilinde geçmiş zaman şeklidir.

Watashi wa itta. Ben gittim.

D-masu biçimi: Kibar dilde geniş ve gelecek zaman şeklidir.

Watashi wa kimasu. Ben gelirim. Ben geleceğim.

E-masen biçimi: masu biçiminin olumsuzudur.

Watashi wa kimasen. Ben gelmem. Ben gelmeyeceğim.

Kibar dilde geçmiş zaman olumsuzda masen biçimi + deshita kullanılır.

Watashi wa kimasen deshita. Ben gelmedim.

F-mashita biçimi: Kibar dilde geçmiş zaman biçimidir.

Watashi wa kimashita. Ben geldim.

G-te biçimi: Emirlerde kullanılır.

itte! git!

Emir şekline kudasai getirilerek kibarlaştırılır. Kibar dilde şimdiki zaman olumlu şekli için te biçimi + imasu, olumsuz şekli için ise te biçimi + imasen kullanılır.

Watashi wa itte imasu. Ben gidiyorum. Watashi wa itte imasen. Ben gitmiyorum.

Fiillerin başka şekilleri de vardır. Aşağıda iku gitmek fiilinin çeşitli şekilleri bulunmaktadır:

ikanai: gitmez- (samimi) ikanakatta: gitmedi- (samimi) ikanai de! : gitme! (samimi) ikanai de kudasai!: gitmeyin! (kibar) ikanakereba naranai: gitmek zorunda- (samimi) ikanakereba narimasen: gitmek zorunda- (kibar) ikanakereba nakute (mo) ii (desu): gitmek zorunda değil-

ikimasu: gider- (kibar) ikimasen: gitmez- (kibar) ikimashita: gitti- (kibar) ikimasen deshita: gitmedi- (kibar) ikimashoo: gidelim ikitai: gitmek istiyor- ikitaku nai: gitmek istemiyor- (samimi) ikitaku arimasen: gitmek istemiyor- (kibar) ikitakatta: gitmek istedi- ikitaku nakatta: gitmek istemedi- (samimi) ikitaku arimasen deshita: gitmek istemedi- (kibar) iki nagara: giderek

iku: gider- (samimi) iku rashii: gidermiş- iku soo desu: gidermiş- iku deshoo: gidecek- iku koto: gitmek, gitme (si) iku koto ga dekiru: gidebilir- (yeterlilik-samimi) iku koto ga dekimasu: gidebilir- (yeterlilik-kibar) iku kamo shirenai: gidebilir- (ihtimal-samimi) iku kamo shiremasen: gidebilir- (ihtimal-kibar) iku ni chigai nai: gitse gerek (samimi) iku toki: giderken iku hito: giden (kişi) iku ni chigai arimasen: gitse gerek (kibar) iku hoo ga ii (desu): gitmek daha iyi iku hazu datta: gidecekti- (samimi) iku hazu deshita: gidecekti- (kibar) iku ya inaya: gider gitmez iku to: gidince iku tame ni: gitmek için iku mae ni: gitmeden önce iku naraba: giderse-

itta rashii: gitmiş- itta soo desu: gitmiş- itta toki: gittiği zaman itta naraba naa!: keşke gitse! itta ra naa!: keşke gitse! itta naraba yokatta noni!: keşke gitseydin (iz)! itta ra yokatta noni!: keşke gitseydin (iz)! itta naraba yokatta naa!: keşke gitseydim/gitseydik! itta ra yokatta naa!: keşke gitseydim/gitseydik!

itte!: git! (samimi) itte kudasai!: gidin! (kibar) itte kudasaimasen ka: gider misin (iz) (rica) itte: gidip itte wa naranai: gitmemeli- (samimi) itte wa narimasen: gitmemeli- (kibar) itte mo ii desu ka: gidebilir miyim (müsaade) itte mo ii desu: gidebilirsin. (müsaade) itte wa ikaga desu ka: gider misin (iz) (önerme) itte mo: gitsin, gitse de

ike! git! (kaba) ikuna! gitme! (kaba)

Dış Kaynaklar

http://www.japonca.cjb.net japonca.cjb.net

Şarkı Sözleri

Kesme Şeker tarafından söylenen Japonca adlı şarkının sözleri.

yeni başlayanlar için japonca gibiydin
o kadar karışık, o kadar uzak...
doğumda yalnızdım, batımda bir şarkıyım
biraz tedirgin bir dil kursundayım

yeni başlayanlar için japonca gibiydin
yeni başlayanlar için japonca...
yeni başlayanlar için japonca gibiydin
yeni başlayanlar için japonca...
İlgili Konu Başlıkları Tümü

Japonca Vikipedi

Japonca Vikipedi (ウィキペディア), Vikipedi'nin Japonca sürümüdür. 5 Ağustos 2013'den itibaren Japonca Vikipedi 869.584 maddeye sahip olmaktadır ve böylece Vikipedi'nin onuncu büyük sürümü Japonca sürümüdür.

Discipline

Discipline, şu anlamlara gelebilir:

Electrode

Electrode (マルマイン, Marumain, Japonca versiyonlarda) 493 hayalí Pokíémon türünden biridir. Bir elektrik Pokíémonu olan Electrode, evriminin ikinci aşamasındadır. Aynı zamanda ilk nesil Pokíémonlarından biridir. Electrode daha fazla gelişmez. Bir gelişmemiş ...

Gastly

Gastly (ゴース, Gōsu, Japonca versiyonlarda) 643 hayalî Pokémon türünden biridir. Bir hayalet Pokémon olan Gastly, evrimin ilk aşamasındadır.

Go

Go (Japonca: 囲碁 ``igo``; Çince: 圍棋 <nowiki>[geleneksel]</nowiki> / 围棋 <nowiki>[basitleştirilmiş]</nowiki>; Pinyin wí©iqí­, ``vey çi``; Korece: 바둑 ``baduk``) tahta üzerinde oynanan iki kişilik bir strateji oyunudur.

Jujutsu

Jujutsu / Juijutsu (柔術, jūjutsu), Japonca'da yumuşaklık tekniği anlamına gelmektedir. Geleneksel Japon savaş sanatlarındandır.

Pompadour

1 bir oğlan 2 bir kızAlexandrine-Jeanne d'Étiolles

Seel

Seel (パウワウ, Pauwau, Japonca versiyonlarda) 493 hayalî Pokémon türünden biridir. Bir su Pokémonu olan Seel, evrimin ilk aşamasındadır.

Seppuku

Seppuku (Japonca: 切腹, "karnı yarmak") iç organların dışarı çıkmasını sağlayan bir tür Japon intihar adetidir. Seppuku ayrıca hara-kiri (腹切り, "karın-kesmek") olarak bilinir.

Sorry

ABD'li ünlü pop müzik şarkıcısı Madonna'nın 2005 çıkışlı albümü Confessions on a Dance Floor'dan çıkan ikinci şarkıdır.

Sug

SuG 5 kişiden oluşan Japon gruptur. Grup 2006 yılında kurulmuştur. Çıkış tarihinden itibaren birçok EP albümler çıkarmışlardır.

Triad

Triad (''Japonca:'' トライアド, ''Çince:'' 黑社会), Çin mafyasıdır ama daha çok Yakuzalarla Bangkokta suç egemenliği için savaşırlar. Logosu bir sarı üçgen içinde kırmızı zemin ters sarı üçgen içine kırmızı üçgen vardır.