Harezmi

Kısaca: Ebu Abdullah Muhammed bin Musa el-Harezmi, matematik, gökbilim ve coğrafya alanlarında çalışmış ünlü bir Fars bilginidir. 780 yılında Harezm yada Harzem bölgesinin Hive şehrinde dünyaya gelmiştir. 850 yılında Bağdat'ta vefat etmiştir. ...devamı ☟

Harezmi
Harezmi

Harezmi dokuzuncu yüzyılda yetişen cebir alanında ilk defa eser yazan Müslüman-Türk matematik, coğrafya ve astronomi alimi. İsmi Muhammed bin Musa el-Harezmi, künyesi Ebu Abdullah’tır. Adı Latinceye Alkhorizmi, Fransızcaya Algorithme, İngilizceye ise Augrim şeklinde geçmiştir. 780 (H.164) senesinde Harezm’de doğduğu kabul edilir. 850 (H.236) senesinde Bağdat’ta vefat etti. Üç oğlu olup, hepsi de matematik ilmi üzerinde ciddi çalışmalarıyla tanınır.

Harezmi, Hire bölgesinde bir Türk şehri olan Harezm’den ilim öğrenmek için ayrıldı ve zamanın ilim merkezi olan Bağdat’a gitti. Burada kıymetli İslam alimlerinden ders aldı ve kendini yetiştirdi. Zamanın Abbasi halifesi Me’mun’dan (813-833) büyük yardım ve destek gördü. Me’mun kurduğu kütüphanenin idaresini Harezmi’ye verdi. Böylece o zamana kadar gelebilen matematik ve astronomi kaynaklarını inceleme imkanı bulan Harezmi, Bağdat’taki ilimler akademisi olan Darülhikme’de vazife aldı.

Bütün ihtiyaçları Halife tarafından karşılanan Harezmi, Bağdat’ta ve seyahatlerinde matematik, astronomi ve coğrafya alanında kıymetli araştırmalar yaptı. 830 senesinde heyet başkanı olarak ilmi araştırmalar yapmak için Afganistan yoluyla Hindistan’a gitti. Halifenin isteğiyle Bağdat’taki Şamasiye ve Şam’daki Kasiyun rasathanelerindeki rasat heyetiyle, yeryüzünün bir derecelik meridyen yayının uzunluğunu ölçmek için Sincar Ovasına gönderildi. Harezmi, ilk defa birinci ve ikinci dereceden denklemleri analitik metodlarla, bir bilinmeyenli denklemleri de cebirsel ve geometrik metodlarla çözmenin kurallarını ve usullerini tesbit etti. Matematikte ilk defa sıfır rakamını kullandı. Cebir ilmini, metodik ve sistematik olarak, ilk defa kendisi ortaya koydu. Harezmi’ye gelinceye kadar cebir adı altında olmamakla beraber, cebire ait birçok mevzular yer almıştır. Harezmi, bunları yeni usul ve keşifleriyle sistematik bir duruma getirerek cebir ismi altında toplayıp aşağıdaki kare ve dikdörtgenden ibaret misalde açıklanan geometrik isbat yolunu kullandı.

Harezmi, verilen bir denklemin çözümünü sağlamak maksadıyla genel ikinci dereceden denklemleri şu beş duruma ayırmıştır:

1. İkinci ve birinci derece terimleri birbirine eşittir: ax2 = bx; 2. İkinci derece terimi bir sabit sayıya eşittir: ax2 b; 3. İkinci ve birinci derece terimleri toplamı sabit sayıya eşittir: ax2 + bx = c; 4. İkinci derece terimi ile sabit sayı toplamı birinci derece terimine eşittir: ax2 + c= bx; 5. İkinci derece terimi birinci derece terimi ile sabit sayı toplamına eşittir: ax2 bx+c.

Harezmi, her durumda a,b,c, rakamlarını pozitif tam sayı kabul etmiştir. O sadece pozitif gerçek köklerle ilgilenmiş, daha önce hiç düşünülmemiş olan ikinci kökün farkına varmıştır. Yukarıdaki üçüncü duruma örnek olarak Harezmi; x2+10x = 39 kökü ifade eden (x) denklemindeki bilinmeyenini şu metodla buluyordu:

(x2 + 10x) ifadesini ihtiva edecek tarzda düzenlenen karenin alanı:

(x+5)2 = x2 + 10 x 25 ve buradan x2 + 10 x = 39 olduğundan

(x+5)2 = 25 + 39 = 64 yazıyor ve sonuçta (x+5)2 = 64 veya (x + 5) = 8 ve buradan da x=3’ü elde ediyordu. Burada (x’in kat sayısı olan 10 sayısının yanısıra (5)e kök diyor ve kareyi tamamlamak için “kök”ün karesini sabit terim olarak yazıyordu. Bugün de aynı işlem “Kareye tamamlamak” olarak bilinmekte ve kullanılmaktadır.

Harezmi, matematik ilminin yanında astronomi ve coğrafya ilimlerinde de söz sahibiydi. O, yeryüzünün yapısını inceleyerek, kendi buluşu olan bilgileri ortaya koydu. O zamanlar bilinen; şehir, dağ, nehir ve adaları inceledi. Yeryüzünün çapını hesaplamak için Halife tarafından bir heyetle vazifelendirildi. Kitabu-Suret-il-Arz adlı enlem ve boylam kitabını, heyetin hazırladığı esere ilave etti. Bu eserinde Nil Nehrinin kaynağını açıkladı. Malva’nın merkezi olan ve Hindistan’ın Gwalyar eyaletinin Ujjain şehrinden geçen boylam dairesini başlangıç meridyeni olarak almıştır. Batlemyüs’ün astronomik cetvellerini tashih etti.Onun hazırladığı astronomi tabloları asırlarca ilim dünyasına rehberlik etti. Bu tablolar 16. asır Avrupalı bilginlere rehber olmakla kalmayarak, başta Endülüs alimleri olmak üzere bütün Müslüman fen alimleri tarafından icelendi. Güneş ve Ay tutulmaları ile, paralaksa dair incelemelerinin bulunduğu Zic-ül-Harezmi adlı eserinde, astronomi için lüzumlu trigonometri bilgisi ve trigonometri cetvelleri de vardır:

Harezmi'nin Hayatı

Horasan bölgesinde bulunan Harezm'de temel eğitimini alan Harezmi, gençliğinin ilk yıllarında Bağdat'taki ileri bilim atmosferinin varlığını öğrenir. İlmi konulara doyumsuz denilebilecek seviyedeki bir aşkla bağlı olan Harezmi ilmi konularda çalışma idealini gerçekleştirmek için Bağdat'a gelir ve yerleşir. Devrinde bilginleri himayesi ile meşhur olan Abbasi halifesi Mem'un Harezmi'deki ilim kabiliyetinden haberdar olunca onu kendisi tarafından Eski Mısır, Mezopotamya, Yunan ve Eski Hint medeniyetlerine ait eserlerle zenginleştirilmiş Bağdat Saray Kütüphanesi'nin idaresinde görevlendirilir. Daha sonra da Bağdat Saray Kütüphanesindeki yabancı eserlerin tercümesini yapmak amacıyla kurulan bir tercüme akademisi olan Beyt'ül Hikmet'de görevlendirilir. Böylece Harezmi, Bağdat'ta inceleme ve araştırma yapabilmek için gerekli bütün maddi ve manevi imkanlara kavuşmuş. Burada hayata ait bütün endişelerden uzak olarak matematik ve astronomi ile ilgili araştırmalarına başlar

Bağdat bilim atmosferi içerisinde kısa zamanda üne kavuşan Harezmi, Şam'da bulunan Kasiyun Rasathanesi'nde çalışan bilim heyetinde ve yerkürenin bir derecelik meridyen yayı uzunluğunu ölçmek için Sincar Ovasına giden bilim heyetinde bulunduğu gibi Hint matematiğini incelemek için Afganistan üzerinden Hindistan'a giden bilim heyetine başkanlık da etmiştir.

Harezmi'nin latinceye çevrilen eserlerinden olan ve ikinci dereceden bir bilinmeyenli ve iki bilinmeyenli denklem sistemlerinin çözümlerini inceleyen "<>iEl-Kitab 'ul Muhtasar fi'l Hesab'il cebrii" ve "<>il Mukabelei" adlı eseri şu cümleyle başlar:

"Algoritmi şöyle diyor: Rabbimiz ve koruyucumuz olan Allah 'a hamd ve senalar olsun".

Bugünkü bilgisayar bilimi ve dijital elektroniğin temeli olan 2'lik(binary) sayı sistemini ve 0(sıfırı) bulmuştur.

Cebir sözcüğü de Harezmi'nin "El’Kitab’ül-Muhtasar fi Hısab’il Cebri ve’l-Mukabele” (Cebir ve Denklem Hesabı Üzerine Özet Kitap) adlı eserinden gelmektedir. Bu eser aynı zamanda doğu ve batının ilk müstakil cebir kitabı olma özelliğini taşımaktadır.

Matematik alanındaki çalışmaları cebirin temelini oluşturmuştur. Bir dönem bulunduğu Hindistan’da sayıları ifade etmek için harfler ya da heceler yerine basamaklı sayı sisteminin kullanıldığını saptamıştır. Harezmi'nin bu konuda yazdığı kitabın Algoritmi de numero Indorum adıyla Latince'ye tercüme edilmesi sonucu, sembollerden oluşan bu sistem ve sıfır, 12. yüzyılda batı dünyasına sunulmuştur. Hesab-ül Cebir vel-Mukabele adlı kitabı, matematik tarihinde, birinci ve ikinci dereceden denklemlerin sistematik çözümlerinin yer aldığı ilk eserdir. Bu nedenle Harezmi (Diophantus ile birlikte) "cebirin babası" olarak da bilinir. İngilizce'deki "algebra" ve bunun Türkçe'deki karşılığı olan "cebir" sözcüğü, Harezmi'nin kitabındaki ikinci dereceden denklemleri çözme yöntemlerinden biri olan "el-cebr"den gelmektedir. Algoritma (İngilizce; "algorithm") sözcüğü de Harezmi'nin Latince karşılığı olan "Algoritmi"den türemiştir ve yine İspanyolca'daki basamak anlamına gelen "guarismo" kelimesi Harezmi'den gelmiştir. Ayrıca Harezmi dünyanın gelmiş geçmiş en büyük matematikçilerinin başında gelir.

Eserleri

Harezmi’nin matematik, astronomi ve coğrafya alanında yazdığı birçok eserinden bazıları şunlardır:

1. Kitab fil-Hisab: Bu eserde Harezmi, bugün kullanılan sıfırlı Arap rakamlarını, ondalık sistemi izah ediyor. Eser Adelhard Bath tarafından Latinceye tercüme edilmiş ve yayınlanmıştır.

2. Kitabu Cedavil-in-Nücum ve Harekatiha: İki cilt halindeki bu eser astronomiye dair olup, yıldızlar, gezegenler ve bunların, hareket ve faaliyetlerini incelemektedir.

3. Kitab-ul-Muhtasar fil-Hisab-il-Hindi: Günümüzde Arapça bir nüshası elde edilmiş olan bu eser, Harezmi’nin ikinci önemli eseridir. Hint matematiğine dair olan bu eserin, Cambridge Üniversitesi Kütüphanesinde Algorithmi’de Numero İndorum isimli Latince tercümesi mevcuttur. Bu tercüme, Adelhard tarafından 12. asırda Kurtuba’da bulunan bir nüshasından yapılmıştır.

4. Kitab-ül-Muhtasar fi Hisab-il-Cebri vel-Mukabele: Harezmi’nin en önemli eseridir. Aslı İngiltere Oxford, Bodlyn Kütüphanesindedir. Bu eser cebir ilmine adını veren ve bu alanda yazılan ilk eserdir. Günümüzden on bir asır önce yazılan eserde cebir sistemlerine aid kaide ve teoremler ile yeni çözüm yolları anlatılmaktadır. Eserde birinci ve ikinci derecede denklemlerin çözüm şekilleri, bilinmiyenleri, çeşitli cebir hesaplarını misallerle açıkladıktan sonra; nazari ve tatbiki hesaplama şekilleri, zamanın hükumet işlerine ait hesapların yapılması, kanalların açılması, bina yapımı; esnaf, tüccar ve ölçme memurları için sayı işaretlerini, miras taksim memurları ve Müslümanlar için elzem olan Kur’an-ı kerim’de bulunan mirasa ait hükümler ve feraiz bilgisi hesaplarını hem aritmetik hem de cebir yoluyla çözümleyerek misallerle gösterir.

Eser, bir önsöz ve birkaç bölümden meydana gelmiştir. Müşerrefe ve Ahmed’in 1968 Kahire baskılı kitabına göre birinci bölüm, birinci ve ikinci dereceden denklemlerin çözümünü gösterir.

Ayrıca bu bölümde, ikinci dereceden tam olmayan denklemlerin geometrik çözümü konu edilir. Her tip denklem için ayrı çözüm yolu gösterilmiştir. Bugünkü cebirde Harezmi’nin kullandığı bu geometrik çözüm metodu matematikte cebir ile geometri arasında bağlantı kuran ilk çözüm yoludur. Matematik tarihi bakımından pek orijinal olan bu bölüm, analitik geometrinin ilk öncüsü olması bakımından son derece önemlidir.

Yine bu bölümde, bir bilinmeyenli ve iki terimli bir çarpanın neticesinin nasıl bulunacağı gösterilmektedir. Burada çarpanlara ayırma ve özdeşlik türünden özellikler görülür.

Kitabın ikinci bölümünde kare, dikdörtgen, üçgen, eşkenar dörtgen, daire, daire parçası gibi düzlem, geometrik şekillerin alanları verilmiştir. Alanın ikinci dereceden veya lineer bir ifade ile verilmesi halinde ve cebrik çözüm usüllerinin geometrik isbatında bu bölüm birinci bölüm ile irtibatlıdır. Harezmi ve kendinden sonra gelenler bu geometrik isbat yolunu çok kullanmıştır.

Kitabın üçüncü bölümünde feraiz (İslam hukukuna göre miras taksimi) hesapları anlatılmıştır. Bu bölüm, mahkemeler için çok faydalı olmuştur. Miras, meyyite yakınlık derecesine göre oğul, kız, zevce, ebeveyn, amca, büyük ebeveyn, torunlar vs. arasında Kur’an-ı kerim’de belirtilmiş muayyen hisseler halinde dağıtılır. Bu işi aritmetikle çözmek zor olmaktaydı. Harezmi, minimum hisseyi bilinmeyen kabul edip, her durum için bir bilinmiyenli denklemler kullanmıştır.

Matematiğin, ilimler içinde oynadığı rol ve taşıdığı kıymet göz önüne alınınca, Harezmi’nin bu sahadaki çalışma ve başarılarının ne ölçüde köklü, derin ve etkili olduğu anlaşılabilir. Allahü tealanın çeşitli hikmet ve intizam içinde yarattığı kainattaki kanun ve incelikleri, belli ölçüde anlamaya büyük yardımı olan bu ilmin, bir Müslüman-Türk bilim adamı tarafından sağlam esaslar üzerine oturtulup geliştirilmesi, büyük bir iftihar vesilesi ve ilmi çalışma için köklü bir teşvik kaynağıdır.

Harezmi’nin diğer eserleri şunlardır: 5. Kitabun fil Coğrafya, 6) Kitabün fil-Hisab vel-Hendese vel-Musiki, 7) Kitabun fit-Tarikati Marifet-il-Vakt bi Vesatat-iş-Şems, 8) Sun-il-Usturlab, 9) Kitabun fil-Cem’i vet-Tarh, 10) Kitab-ut-Tarih, 11) Kitabu-Suret-il-Erdi ve Coğrafiyyetiha, 12) Kitab-ül-Macisti, 13) Kitabu Zic-il-Harezmi, 14) Kitabu Takvim-il-Büldan.

Orhan Yılmaz - 11 ay önce
Fars kökenli yahu , yanlış bilgilendirmeyiniz insanları ( İn-i Sina , Harezmi, Biruni , Gazali , Ömer Hayyam , Mevlana dünyada Bilinen Fars alimler)

Yigidim - 4 ay önce
Orhan arkadaş yadların ezberciliğini yapıyorsun azcık araştır Harezm denen kişi onlu sayı yöntemini bulmuştur sözde batı aydınlarıda Arapça yazıldığı için bunu arap sayısı demiştir gerçeği ise hint kökenli olmasıdır demek Çince yazsalar bunlara fars değil Çinli diyeceksiniz Yazdıklarınla Orhan arkadaş yadların ezberciliğini yapıyorsun azcık araştır hint ülkesinde 8. 9. yüzyılda Farsça konuşan Türklerden söz edilmektedir Yazdıklarının hepsi osmanlı selçuklu gibi farsca yazıyı önemseyip kendi öz dillerini düşünmeyen kişilerdir 900-1000 yılları arasında devlet kuran Gazneliler’in farslaşması gibi bir devlet kurmak için yüzlerce yıllık bi ön aşama gerek bu demek oluyorki 900 lü yıllardan yüzlerce yıl önce bir gazneli Türk etkisi vardır bunun öbür Türk boylarını saymıyorum bile 800 lü yıllarda kuzey Afrika’da Türk devleti kuran Tolunoğulları bile bildiğini sanmıyorum olduğu için fars sanılmaktadır kimlikleri yazdıkları dillere göre verilmekte DNA sına göre değil yapıtlarında hepsi osmanlı selçuklu dönemindende daha öte farsca yazıyı önemseyip kendi öz dillerini düşünmeyen kişilerdir 900-1000 yılları arasında devlet kuran Gazneliler’in farslaşm Orhan arkadaş yadların ezberciliğini yapıyorsun azcık araştır Yazdıklarının hepsi osmanlı selçuklu gibi farsca yazıyı önemseyip kendi öz dillerini düşünmeyen kişilerdir 900-1000 yılları arasında devlet kuran Gazneliler’in farslaşması gibi bir devlet kurmak için yüzlerce yıllık bi ön aşama gerek bu demek oluyorki 900 lü yıllardan yüzlerce yıl önce bir gazneli Türk etkisi vardır bunun öbür Türk boylarını saymıyorum bile 800 lü yıllarda kuzey Afrika’da Türk devleti kuran Tolunoğulları bile bildiğini sanmıyorum olduğu için fars sanılmaktadır kimlikleri yazdıkları dillere göre verilmekte DNA sına göre değil yapıtlarında ası gibi bir devlet kurmak için yüzlerce yıllık bir ön aşama gerek bu demek oluyorki 900 lü yıllarda devlet kurulması için yüzlerce yıl önce bir gazneli Türk etkisi vardır bunun yanında öbür Türk boylarını saymıyorum bile 800 lü yıllarda orta Doğu ile kuzey Afrika’da Türk devleti kuran Tolunoğulları bile bildiğini sanmıyorum dolayısıyla Farsça yazdıkları için Farsça yapıtları olduğu için fars sanılmaktadır kimlikleri yazdıkları dillere göre verilmekte DNA sına göre değil demem ona kanımca islam diye Türk adını bırakıp en önemliside atalarını özünü Türklüğünü bırakıp başka kimlikler arayan kişiler Türk kökenli olsada benim için Türk değildir bakınız bu kişilere Türk demiyorum Türk kökenli fars arap hindu peştu, sogd tacik nedersiniz deyin ancak farslaşmış Türk olduğu gerçeğini değiştiremezsiniz yalnızca başkalarının artığını papağan gibi yenilersiniz

Görüş/mesaj gerekli.
Markdown kullanılabilir.

Haydar Harezmi
3 yıl önce

Haydar Harezmi Çağatayca yazan önemli bir Türk şairidir.14.yüzyılın sonlarında ve 15.yüzyılın birinci yarısında yaşamıştır.Yaşamı hakkında fazla bir bilgi...

Haydar Harezmi, 1141, 1204, 1409, 1414, 1441, 1501, 1858, Ali Şir Nevai, British Museum, Büyük Timur İmparatorluğu
Muhabbetname
4 ay önce

Muhabbetname, Harezm Türkçesiyle yazılmış bir yapıttır.Harezmi mahlaslı bir ozan tarafından 754/1352 yılında Hoca Bey adlı birinin isteği üzerine manzum...

Aryabhata
4 ay önce

Müslüman bilim adamı onun kanıtlarını ve sonuçlarını değerlendirmiştir. Harezmi ve Biruni gibi bilim adamlarının Aryabhata'nın sonuçlarını kullandığı ve...

0 (sayı)
4 ay önce

sıfır, M.S. 1400 yıllarında Avrupa'da da benimsenmiş ve kullanılmıştır. Harezmi tarafından yeniden tanımlanan sıfır sayısının, Ortaçağ'da Endülüs'ten Avrupa'ya...

Ut
4 ay önce

2005 ^ Ethem Ruhi Ungör, Farabi’nin Musiki Yönü (Uluslararasý Ýbn Türk, Harezmi, Farabi, Beyruni, İbn Sina Sempozyum Bildirileri), s.61-105, Ankara 199...

Ut, Alüminyum, Arapça, Ceviz, Erik, Faruk Türünz, Sarısabır, Zeytin, İbrahim Coşkun, Alto -İzmir , Turkey, Hilmi Taşatan-Karamürsel , Turkey
Cebir
4 ay önce

koludur. Cebirle ilgili ilk çalışmalar Babillere kadar uzanır. Yakın doğuda Harezmi ve Ömer Hayyam (1050-1123) gibi isimler tarafından geliştirilmiştir.[daha...

Cebir, Denklem, Matematik, Taslak
Algoritma
4 ay önce

Türkmenistan'ın Hive kentinde doğmuş olan Ebu Abdullah Muhammed İbn Musa el Harezmi'den gelir. Bu alim 9. yüzyılda cebir alanındaki algoritmik çalışmalarını...

Algoritma, Cebir, Harezmi, Sözderastsal sayı üreteci, Algoritma Listesi, Algoritmaların Tarihsel Sıralaması, Öklid, Bilgisayar, Bilgisayar bilimi, Ebu Abdullah Muhammed İbn Musa el Harezmi, İran
Alp Arslan
4 ay önce

Ceyhun nehri'ni geçti. Ancak onun ölümü ile bu sefer yarıda kaldı. Yusuf El Harezmi adlı bir kale kumandanı Sultan'ı hançerleyerek ölümüne sebep oldu. 1068'de...

Alp Arslan, 1029, 1032, 1063, 1068, 1071, 1072, 15 Aralık, Anadolu, Bizans, Bizans İmparatorluğu