İyonya

İyonya Alm. Ionien (n) und ionische zivilisation (f), Fr. Ionie (f) et civilisation (f) ionienne, İng. Ionia and Ionian civilisation. İzmir ile Büyük Menderes Irmağı arasında kalan kıyı bölgeye eskiden verilen isim. Buranın en eski sakinlerine; İyonlar veya İyonyalılar denmektedir.

İyonya

İyonya İzmir ile Büyük Menderes Irmağı arasında kalan kıyı bölgeye eskiden verilen isim. Buranın en eski sakinlerine; İyonlar veya İyonyalılar denmektedir.

İyonlar muhtemelen M.Ö. 2000 yıllarında buraya yerleşmiş olup, uzun müddet Hititlere tabi yaşamışlardı. Aka medeniyeti ile eski Anadolu kültürünün etkisi altında kalan İyonlar, toprak bakımından zengin ve Ön Asya ticaret yolunun sonunda bulunan bu ülkede kısa zamanda parlak bir medeniyet kurmaya muvaffak oldular. En önemlileri Millet (Miletos), Efes (Efesos), ve İzmir (Smyrna) olan İyon şehirleri ticaret, denizcilik ve sanatta büyük başarı göstermişlerdi.

İyonlar genellikle ayrı ayrı şehir devletleri halinde yaşamışlar ve büyük bir birlik kurmaya muvaffak olamamışlardır. Şehir devletleri ilk zamanlarda krallar tarafından yönetilmekteydi. Çok geçmeden büyük bir güç haline gelmeyi başaran asiller sınıfı, M.Ö. 9. yüzyılda kralları ortadan kaldırarak devlet işlerini ellerine geçirdiler. Asiller M.Ö. 8. yüzyılda başgösteren Lidya tehlikesi üzerine ordu ve devlet yönetimini Tiran adı verilen kuvvetli devlet adamlarına bıraktılar. Tiranlar memleketlerinde Özellikle imar faaliyetlerine ağırlık verdiler. Bu sırada kuvvetli bir duruma gelmiş bulunan Lidyalılar, İyonların Anadolu ve Ön Asya ile ticaret yapmalarına engel olduklarından, İyonlar donanmalarıyla Akdeniz ve Karadeniz’e açılarak kendilerine yeni pazar yerleri aramaya başladılar. Güney Fransa, Marsilya ve İspanya kıyılarında koloniler meydana getirdiler.

Bundan başka İyonlar, Mısır’da Kral Psammetik’in izniyle Navkratis şehrini kurdular. Bu şehir kısa bir süre sonra önemli bir ticaret merkezi halini aldı.

Lidya Krallığının yıkılmasından sonra İyon şehirleri İranlıların hakimiyeti altına girdi. İyonlar zamanla Yunanistan’dan gelen göçmenlerle yunanlılaştılar.

İyonlar genel olarak, Hitit ve Mısır medeniyetlerinin tesiri altında kaldılar. Aldıkları bu medeniyeti ilerleterek Özellikle Yunan medeniyetine önemli ölçüde tesir ettiler. Fenike alfabesinden alınan çeşitli Yunan alfabeleri içinde en çok kullanılan İyon alfabesi olmuştur.

İyonlar insanlar gibi düşünmekte olan çeşitli tanrılara taparlardı. Şehir mimarisinde önceleri tahta ve kerpiç, sonradan taş kullandılar. M.Ö yedinci yüzyılda İyon adı verilen bir yapı tarzı ortaya koydular.

İyonlar, fikir hayatında ve bilim alanında önemli ilerlemeler gösterdiler. İyonyalılardan dünya çapında Ünlü ilim, felsefe ve edebiyat adamları yetişmiştir. Milletli Tales, Efesli Demokrites ve Heraklides, Sisamlı Hipokrites ve Pitagoras, İzmirli Homeros bunlardan en ünlülarıdır.

Eski Farsça İonan adı, Perslerin İyonyalılara vediği isimdi. Farsça ve Arapça'dan Türkçeye Yunan biçiminde geçen bu ad, daha sonra Helen ulusunun tümü için İslam kültürel dairesindeki ulusların kullandığı ad oldu.

İyonya'da Siyasi Yapı

Siyasal yapılanmaları bağımsız şehir devleti şeklinde idi. Şehir devletlerinin temsilcileri Panionion adlı kutsal alanda (halen Kuşadası'na bağlı Güzelçamlı'da) dini ve siyasi amaçlar için dönemsel olarak toplanmakla birlikte, hiçbir zaman ortak bir siyasi yapıda bir araya gelmediler.Hiç bir zaman bir araya gelmedikleri için ortak karar aldıkları bir yerde yoktur.Tüm Karadeniz, Kuzey Ege, Güney İtalya ve Sicilya sahillerinde çok sayıda koloni kurarak Akdeniz havzasındaki ticari üstünlüklerini geliştirdiler. Amasra, Sinop, Trabzon, Batum, Kefe, Varna, Enez, Napoli, Sirakuza, Marsilya, Nis gibi birçok kent ilk kez İyonyalılar tarafından kolonize edildi.

İyon şehir devletlerinin başında en eski dönemde krallar bulunuyordu. MÖ 7. yüzyılda halkın seçtiği kişiler, meclislerin yardımı ile şehirleri yönetmeye başladılar. 6. yüzyılda seçim yoluyla iktidarı ele geçiren güçlü yöneticiler tiranlık düzenini kurdular.

İyonya'da Kültürel Yapı

Ön Asya ve Akdeniz ticaret yollarının kavşak noktasında bir ülke olmaları bilim ve kültür alanında ileri gitmelerinin en önemli nedenidir. Bunun yanısıra merkezi otoriteye bağlı olmayan bağımsız kentler olarak örgütlenmeleri, özgür düşünce geleneğinin gelişmesinde önemli bir rol oynamıştır.

Milet'li Thales, Batı felsefesinin ve matematiğinin kurucusu olarak anılır. Thales'in öğrencisi olan Anaksimandros, insanlık tarihinde (resmi kayıtlar ve kutsal kitaplar dışında) ilk kez bağımsız bir kitap yazan kişidir. Milet'li Hekataios eleştirel tarih anlatımının ve ampirik coğrafyanın ilk önemli eserlerini verdi; bilinen ilk dünya haritasını yayımladı. Efes'li Herakleitos "bir insan aynı nehirde iki kez yüzemez" deyimiyle özetlenen değişim felsefesini geliştirdi. Samos'lu Pythagoras üçgenin açıları arasındaki ilişkiyi hesapladı; günümüze dek Batı ve Doğu müziğinin temelini oluşturan ses dizilerini tanımladı. Milet'li Anaksagoras İyonya felsefe ekolünü Atina'ya taşıyarak, Eflatun ve Aristoteles'in öncüsü oldu.

İyonlular'da İnanç

Eski Yunan halkı arasında yaygın olan tanrılara ilişkin çeşitli inanç ve efsaneler ilk kez MÖ 9. yüzyılda İyonya'lı destan şairi (muhtemelen Sakız'lı veya İzmir'li) Homeros tarafından derlenerek sistemleştirildi. Homeros'un sistemleştirdiği mitoloji, Atina'nın egemenliği döneminde (MÖ 5. yüzyıl) tüm Helen dünyasının dini referans kaynağı olarak benimsendi. Yunan tanrıları insanlara benzerdi. Tanrılarla insanlar arasındaki en önemli fark insanların ölümlü, tanrıların ise ölümsüz olmalarıydı.İyonyalılar birden fazla tanrıya inanıyorlardı.

Mimari

Yunan geleneğindeki ilk anıtsal taş yapılar olan Samos'taki Hera Tapınağı, Efes'teki Artemis Tapınağı ve Milet'teki Apollon Tapınağı, MÖ 560 dolayında inşa edildiler. Daha sonra yeniden inşa edilerek erken döneme ait izlerini kaybeden bu üç yapı, Batı mimarisinin başlangıç noktası olarak kabul edilir.

Fenike Alfabesi'nden uyarlanan çeşitli Yunan Alfabeleri MÖ 9. yüzyıldan itibaren yaygınlık kazandı. Bunlar arasında soldan sağa yazılan İyon Alfabesi zamanla diğerlerini tasfiye ederek tüm Helenler tarafından benimsendi. Halen Yunan Alfabesi olarak bilinen alfabe, İyon Alfabesidir. Latin ve Kiril (Slav) alfabeleri Yunan alfabesinden türemiştir.

Kaynak: Rehber Ansiklopedisi Vikipedi

İlgili konuları ara

Yanıtlar