Dava

Dava Alm. Gerichtliche Klage (f), Prozess (m), Fr. Proces (m), demande (f), İng. Suit; claim. Bir hakkın, devlet kanalıyla devletin organları olan mahkemeler vasıtasıyla kullanılması. Dava; asli (başlıbaşına bir iddia olup, başka bir davayla ilgisi bulunmayan) ve fer’i (asıl davanın teferruatından olarak, diğer bir şey hakkında hüküm verilmesinin istenilmesi) olur. İhtilaflı ve ihtilafsız veya ceza davası, hukuk davası, idari dava, amme (kamu) davası, şa

DAVA (türkçe) anlamı

1. hukuksal korunmanın bir hükümle sağlanması için yargı organlarına başvurma
2. sevgili
3. sorun
4. problem
5. ileri sürülerek savunulan düşünce
6. çözümlenmesi gerekli olan konu
7. sav
8. iddia
9. ülkü
ideal.

DAVA (türkçe) anlamı

10. 1 . Korunmanın bir hüküm ile sağlanması için yargı organlarına başvurma.
11. 2 . İleri sürülerek savunulan düşünce
12. çözümlenmesi gerekli olan konu
13. sav
14. Erkekler davalarını hanımlar kadar hararetle müdafaa edememişlerdir.- H. C. Yalçın.
15. 3 . mecazSorun:
16. O kırkyıllık davada beyhude akıntıya kürek çekmişiz.- Y. K. Beyatlı.
17. 4 . mecazÜlkü:
18. Ankara'nın bırakılışını Türkiye'nin ve davanın bırakılışı sayanlar vardı.- T. Buğra.
19. 5 . argoSevgili.
20. Atasözü
21. deyim ve birleşik fiiller
22. dava etmek (veya açmak)
23. dava görmek
24. (bir şeyin) davasını gütmek
25. davaya bakmak

DAVA (türkçe) ingilizcesi

1. [dare] v. give
2. hand
3. bestow
4. grant
5. hold forth
6. administer
7. allow
8. yield
9. v. give
10. hand
11. deal
12. yield
13. render
14. handsel
15. impart
16. accord
17. confer
18. afford
19. provide
20. administer
21. allow
22. inflict
23. n. lawsuit
24. suit
25. action
26. prosecution
27. claim
28. case
29. trial
30. process
31. cause
32. instance
33. law
34. litigation
35. plea
36. pleading

DAVA (türkçe) fransızcası

1. procès [le]
2. affaire [la]
3. cause [la]
4. litige [la]
5. prétention [la]
6. plainte [la]

DAVA (türkçe) almancası

1. n. Fall
2. Klage
3. Prozess
4. Rechtssache
5. Rechtsstreit
6. Rechtsverfahren
7. Sache
8. Satz
Dava Alm. Gerichtliche Klage (f), Prozess (m), Fr. Proces (m), demande (f), İng. Suit; claim. Bir hakkın, devlet kanalıyla devletin organları olan mahkemeler vasıtasıyla kullanılması. Dava; asli (başlıbaşına bir iddia olup, başka bir davayla ilgisi bulunmayan) ve fer’i (asıl davanın teferruatından olarak, diğer bir şey hakkında hüküm verilmesinin istenilmesi) olur. İhtilaflı ve ihtilafsız veya ceza davası, hukuk davası, idari dava, amme (kamu) davası, şahsi dava olarak da tarif edilir.
Hukuk davaları: Edim davaları, tesbit davaları, yenilik doğuran olmak üzere üçe ayrılır: Hak sahibinin, bir şeyin yapılmasını veya yapılmamasını, yani bir ediminin yerine getirilmesini istediği davalara “edim” davaları denir.Mahkemelerdeki davaların çoğu bu çeşittir. Alacak davaları, tazminat davaları gibi. Bir hukuki bağın var olup olmadığının tesbit edildiği davalara “tesbit davaları” denir. Evlilik dışı çocukların neseplerinin tesbiti gibi.
Mahkeme gününe kadar var olmayan veyahut hakimin kararı olmadan var olmayacak olan hukuki sonuçları meydana getiren davalara “yenilik doğuran davalar” denir. Boşanma davaları gibi.
Dava edene davacı, dava edilene de davalı denir. Dava konusu olan hususa “dava olan şey” denir.
Kaynak: Rehber Ansiklopedisi
Önceki Paylaşımlar