REACH (Registration, Evaluation, Authorisation and Restriction of Chemicals), Avrupa Birliği'nin yeni kimyasallar politikası. Avrupa Birliği'nde kimyasallara ilişkin mevcut birçok mevzuatı tek bir çatı altında toplayan bir AB tüzüğüdür. REACH, ''Kimyasalların Kaydı, Değerlendirilmesi, İzni ve Kısıtlanması'' anlamına gelen ''Registration, Evaluation, Authorisation and Restriction of Chemicals'' ifadesinin harflerinden oluşturulmuş bir kısaltma olup sözcük a

REACH

REACH (Registration, Evaluation, Authorisation and Restriction of Chemicals), Avrupa Birliği'nin yeni kimyasallar politikası. Avrupa Birliği'nde kimyasallara ilişkin mevcut birçok mevzuatı tek bir çatı altında toplayan bir AB tüzüğüdür. REACH, Kimyasalların Kaydı, Değerlendirilmesi, İzni ve Kısıtlanması anlamına gelen ''Registration, Evaluation, Authorisation and Restriction of Chemicals ifadesinin harflerinden oluşturulmuş bir kısaltma olup sözcük anlamı ulaşmak, varmak olan İngilizce bir kelimedir. REACH Tüzüğü, 18 Aralık 2006 tarihinde Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilmiş ve 1 Haziran 2007'de yürürlüğe girmiştir. AB Resmí Gazetesi'nin 29 Mayıs 2007 tarihli nüshasında son haliyle yayımlanmıştır. Tüzüğe göre, Avrupa Birliği üye ülkelerinde faaliyet gösteren ve yılda bir tondan fazla kimyasal madde üretim veya ithalatı yapan tüm firmaların bu kimyasalları Avrupa Kimyasallar Ajansı (AKA) yönetimindeki bir merkezí veri tabanına kaydettirmeleri gerekmektedir. Dolayısıyla uygulama, tüm dünya ülkelerinin AB ülkelerine olan kimyasal madde ihracatını doğrudan etkileyecektir. Tüzükle amaçlanan insan ve çevre sağlığını daha üst düzeyde korumayı sağlamak ve kimyasallar hakkında daha fazla bilgi sahibi olarak bu bilgileri toplumla paylaşmaktır.}. } Bu süreçte EINECS (Avrupa Mevcut Ticarí Kimyasal Maddeler Envanteri) listesinde yer alan (faz-içi) maddelerin 1 Haziran 2008 ile 1 Aralık 2008 tarihleri arasında ön kayıt yaptırılmaları gerekmektedir. AB üye ülkelerinde yılda bir tonun üzerinde tüketilen kanserojen, mutajen, üreme için toksik maddelerin, yılda 100 tonun üzerinde sudaki organizmalar için çok toksik, su ortamında uzun süreli olumsuz etkilere neden olabilecek maddelerin ve yılda 1000 tonun üzerindeki faz-içi maddelerin ise 30 Kasım 2010 tarihine kadar son kayıt yaptırılması gerekmektedir. Yılda 100-1000 ton arasında tüketilen faz-içi maddelerin son kayıt tarihi 31 Mayıs 2013 iken, yılda 1-100 ton arasında tüketilen faz-içi maddelerin son kayıt tarihi 31 Mayıs 2018'dir. Ön kayıt yapılması yoluyla 2018 yılına kadar REACH kayıt sistemine kaydı yapılan maddelerin AB ülkelerinde tüketilmesine ara verilmeden devam edilmesi sağlanmış olacaktır. }.

Kaynaklar

Vikipedi

Reach

1. anlamı uzatmak; ulaşmak, yetişmek, vâsıl olmak, varmak; erişmek, uzanmak; gelmek; rüzgâr yönünde seyretreach ahead ileriye uzanreach down elini aşağıya uzatreach for almak üzere uzanmak; elini uzatıp almak veya alarak vermek.
2. anlamı uzanma. erişme. erim. menzil. ulaşılabilecek uzaklık. kavrayış. kavrama gücü. alan. uzatmak. uzanmak. bulmak. yetişmek. iletişim sağlamak. ulaşmak. varmak. çarpmak. geçirmek (yumruk). idrak etmek. uzanıp vermek. vermek. etkilemek. isabet ettirmek. er. uza.

Reach

f. uzatmak, uzanmak, bulmak, yetişmek, iletişim sağlamak, ulaşmak, varmak, çarpmak, geçirmek (yumruk), idrak etmek, uzanıp vermek, vermek, etkilemek, isabet ettirmek, erişmek
i. uzanma, erişme, erim, menzil, ulaşılabilecek uzaklık, kavrayış, kavrama gücü, alan

Reach

Reach İngilizce anlamı ve tanımı

Reach anlamları

  1. (noun) Extent; stretch; expanse; hence, application; influence; result; scope.
  2. (v. t.) To extend; to stretch; to thrust out; to put forth, as a limb, a member, something held, or the like.
  3. (v. t.) Hence, to extend an action, effort, or influence to; to penetrate to; to pierce, or cut, as far as.
  4. (noun) The pole or rod which connects the hind axle with the forward bolster of a wagon.
  5. (v. i.) To strain after something; to make efforts.
  6. (v. t.) To arrive at; to come to; to get as far as.
  7. (v. t.) To attain or obtain by stretching forth the hand; to extend some part of the body, or something held by one, so as to touch, strike, grasp, or the like; as, to reach an object with the hand, or with a spear.
  8. (v. t.) To arrive at by effort of any kind; to attain to; to gain; to be advanced to.
  9. (v. i.) To retch.
  10. (noun) An effort to vomit.
  11. (v. i.) To stretch out the hand.
  12. (noun) The power of stretching out or extending action, influence, or the like; power of attainment or management; extent of force or capacity.
  13. (noun) An extended portion of land or water; a stretch; a straight portion of a stream or river, as from one turn to another; a level stretch, as between locks in a canal; an arm of the sea extending up into the land.
  14. (v. t.) To understand; to comprehend.
  15. (v. t.) To overreach; to deceive.
  16. (noun) The act of stretching or extending; extension; power of reaching or touching with the person, or a limb, or something held or thrown; as, the fruit is beyond my reach; to be within reach of cannon shot.
  17. (v. i.) To extend in dimension, time, amount, action, influence, etc., so as to touch, attain to, or be equal to, something.
  18. (v. t.) Hence, to deliver by stretching out a member, especially the hand; to give with the hand; to pass to another; to hand over; as, to reach one a book.
  19. (v. t.) To strike, hit, or touch with a missile; as, to reach an object with an arrow, a bullet, or a shell.
  20. (v. i.) To sail on the wind, as from one point of tacking to another, or with the wind nearly abeam.
  21. (noun) An artifice to obtain an advantage.
  22. (v. t.) To extend to; to stretch out as far as; to touch by virtue of extent; as, his land reaches the river.

Reach tanım:

Kelime: reach
Söyleniş: 'rEch
İşlev: verb
Kökeni: Middle English rechen, from Old English r[AE]can; akin to Old High German reichen to reach, Lithuanian raizytis to stretch oneself
transitive senses
1 a : to stretch out : EXTEND b : THRUST
2 a : to touch or grasp by extending a part of the body (as a hand) or an object couldn't reach the apple b : to pick up and draw toward one : TAKE c (1) : to extend to the shadow reached the wall (2) : to get up to or as far as : come to your letter reached me yesterday his voice reached the last rows they hoped to reach an agreement d (1) : ENCOMPASS (2) : to make an impression on (3) : to communicate with
3 : to hand over : PASS
intransitive senses
1 a : to make a stretch with or as if with one's hand b : to strain after something
2 a : PROJECT, EXTEND his land reaches to the river b : to arrive at or come to something as far as the eye could reach
3 : to sail on a reach
- reach·able /'rE-ch&-b&l/ adjective
- reach·er noun

Reach ile eşanlamlı (synonym) kelimeler

Accomplish, Achieve, Ambit, Attain, Compass, Contact, Gain, Give, Grasp, Hand, Hit, Make, Orbit, Pass, Range, Reaching, Scope, Strain, Stretch, Strive, Touch,

Reach

n. distance that an arm can extend
v. arrive; obtain, procure; extend the arm outward

Reach

İngilizce Reach kelimesinin İspanyolca karşılığı.
s. alcance, envergadura, límites, radio de acción, rango
v. alcanzar, coronar, cumplir, llegar

Reach

İngilizce Reach kelimesinin Fransızca karşılığı.
n. extension; allonge, portée; atteinte
v. atteindre; parvenir à, arriver à; s'étendre; obtenir, procurer; tendre la main

Reach

İngilizce Reach kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Einflußbereich; Reichweite
v. erreichen, erzielen; ankommen, eintreffen

Reach

İngilizce Reach kelimesinin İtalyanca karşılığı.
s. lo stendere la mano; distanza alla quale si può arrivare; allungo; portata; tratto navigabile fra due anse
v. raggiungere, giungere a, arrivare a, pervenire a; prendere; estendersi fino a, giungere fino a; comunicare con, mettersi in comunicazione con, prendere contatto con; allungare, stendere

Reach

İngilizce Reach kelimesinin Portekizce karşılığı.
s. alcance; extensão do braço
v. alcançar, chegar; conseguir, lograr


Yanıtlar