DNA

DNA, kalıtımda rol oynayan organik bir molekül. Bir nükleik asit çeşidi. “Deoksiribo nükleik asit” adını alır. Kısaca “DNA” olarak gösterilir. Canlılarda yönetici bir moleküldür. Hücrenin protein ve enzim sentezinde rol oynar. Ayrıca yeni bir hücre meydana getirecek gerekli elemanları taşıdığından hücre bölünmesinin esasını teşkil eder.

DNA (inglizce) türkçe anlamı
1. DNA
1. [DNA (deoxyribonucleic acid) ]n. DNA
2. deoxyribonucleic acid
macromolecule which contains and transfers genetic characteristics in all living organisms,
DNA (türkçe) ingilizcesi
3. [DNA (deoxyribonucleic acid) ]n. DNA
4. deoxyribonucleic acid
5. macromolecule which contains and transfers genetic characteristics in all living organisms,
DNA (ingilizce) fransızcası
1. D.N.A (l'acide du noyau contenant les gènes qui abritent le substance héréditaire)
DNA (ingilizce) almancası
1. DNA (kurz für deoxyribonucleic acid
2. Desoxyribonukleinsäure
3. Säurekern
4. der die Gene des Erbmaterials enthält)
DNA (ingilizce) italyancası
1. (Biol) Dna
2. DNA
DNA (ingilizce) ispanyolcası
1. ADN (abreviatura)
DNA (ingilizce) portekizcesi
1. dna
2. macromoléculas que contêm os genes hereditários
DNA (ingilizce) flemenkcesi
1. DNA (zuur aanwezig in de chromosomen
2. drager van erfelijke eigenschappen)

Dna hakkında bilgiler

DNA (Alm. Deutscher Normenausschuss, Fr. Acide desoxyribonucleique, İng. Desoxyribonucleic asid) Kalıtımda rol oynayan organik bir molekül. Bir nükleik asit çeşidi. “Deoksiribo nükleik asit” adını alır. Kısaca “DNA” olarak gösterilir. Canlılarda yönetici bir moleküldür. Hücrenin protein ve enzim sentezinde rol oynar. Ayrıca yeni bir hücre meydana getirecek gerekli elemanları taşıdığından hücre bölünmesinin esasını teşkil eder. Protein ve RNA gibi hücrenin diğer bileşenlerinin inşası için gerekli olan bilgileri içermesinden dolayı DNA bir kalıp, şablon veya reçeteye benzetilir. Bu genetik bilgileri içeren DNA parçaları gen olarak adlandırılır, ama başka DNA dizilerinin yapısal işlevleri vardır, diğerleri ise bu genetik bilginin kullanılmasının düzenlenmesine yararlar.

Kimyasal olarak DNA, nükleotit olarak adlandırılan basit birimlerden oluşan iki uzun polimerden oluşur. Bu polimerlerin omurgaları, ester bağları ile birbirine bağlanmış şeker ve fosfat gruplarından oluşur. Bu iki iplikçik birbirlerine ters yönde giderler. Her bir şeker grubuna baz olarak adlandırılan dört tip molekülden biri bağlıdır. DNA'nın omurgası boyunca bu bazların oluşturduğu dizi, genetik bilgiyi kodlar. Protein sentezi sırasında bu bilgi, genetik kod aracılığıyla okununca proteinlerin amino asit dizisini belirler. Bu süreç sırasında DNA'daki bilgi, DNA'ya benzer yapıya sahip başka bir nükleik asit olan RNA'ya kopyalanır, bu işleme transkripsiyon denir.

İlk defa A. F. Mıescwer adlı bir araştırıcı 19. yüzyılın sonlarında hücre çekirdeğini incelerken bu maddeleri fark etmiştir.

Ökaryotik hücrelerde DNA başlıca çekirdekte bulunmakla beraber az olarak mitokondri ve kloroplastlarda da vardır. Hücre çekirdeğinde bulunan kromatin, DNA ve buna bağlı proteinlerden yapılmıştır.

1953 senesinde Watson ve Crick adlı araştırıcılar hazırladıkları modeller üzerine DNA yapısını açıklamaya çalışmışlardır. Buna göre; DNA teorik olarak sonsuz uzunlukta ve birbirine sarmal olarak dolanmış yanyana iki molekül zinciridir. Bu, hayali bir eksene sarılı bir ip merdivenine benzetilebilir. Merdivenin kenarları bir şeker molekülü (deoksiriboz) ile fosforlu bir molekülden meydana gelir. Merdiven basamaklarının arasında gevşek hidrojen bağlarıyla birbirini çeken pürin ve pirimidin denilen azotlu bazlar bulunur. Bu basamaklar merdivenin kenarındaki şeker moleküllerine bağlıdır.

DNA’daki azotlu bazlar iki gruptur: Pürin bazları adenin ve guanin; pirimidin bazları ise sitozin ve timindir. Bunların molekül durumları şöyledir ki, bir adenin ancak bir timinle ve bir sitozin ancak bir guaninle birleşebilir. Bunlar pratikte baş harfleri ile gösterilir. Bu duruma göre her kademede ancak 4 çift baz bulunabilir. A-T, T-A, G-S, S-G. Her DNA molekülünde; adenin (A) molekül sayısı, timin (T) molekül sayısına eşittir ve ancak birbirleriyle karşılıklı bağ yapabilirler. Birbiriyle oranları 1’dir (A/T=1). Aynı durumlar guanin (G) ile sitozin (S) arasında da mevcuttur (G/S=1). Ancak (G+S)/ (A+T) oranı 1’e eşit değildir. Bu oran bütün DNA’larda farklı olabilmektedir. Adeninle timin arasında çift hidrojen bağı (A = = = T) bulunur. Sitozinle guanin arasında ise üç hidrojen bağı (S º º º G) mevcuttur. Bir baz çifti, yapısı itibariyle yakınındaki baz çiftlerini etkilemez. Bu azotlu baz-şeker-fosfat topluluğuna “nükleotit” denir. DNA, bir nükleik asit olup, temel birimi “nükleotit”tir. DNA’nın bütün nükleotitlerinde şeker ve fosfor grupları aynıdır. Nükleotitlerin farklılığı taşıdıkları bazlardan kaynaklanır. Nükleotitler taşıdıkları azotlu bazlara göre adlandırılırlar: Adenin nükleotit, guanin nükleotit, timin nükleotit, sitozin nükleotit.

Bu DNA molekülünü yapan nükleotitlerin belirli bir sıra ve düzenle dizilmeleriyle molekül boyunca gen blokları meydana gelir. Sadece şeker ve bazdan oluşan birleşime ise nükleosit denir. DNA molekülündeki sarmallık sağa doğrudur, her on çift nükleotitte tam bir tur tamamlanır.

DNA genetik bilgi deposudur. Mikroskopla bile görülemeyen bu sayılamayacak kadar bilgiler, gayet muntazam olarak yerleştirilmiştir. İnsan vücudunun planını içinde taşıyan bu muhteşem yapı kendisini inceleyen ilim adamlarını hayretler içinde bırakmakta ve DNA’dan bahseden ilmi eserlerin pek çoğunda bunu yaratanın azamet ve büyüklüğü dile getirilmektedir.

DNA’nın iki görevi vardır: Birincisi hücre bölünmesinin hazırlıkları sırasında kendi kopyasını yapmasıdır. Kromozomların ikiye bölünmesi sırasında DNA molekülü kendisinin bir kopyasını yapar, buna replikasyon veya duplikasyon denir. Bu olay yavru kromozomda aynı kısımların bulunabilmesi için gereklidir. DNA’nın kendini eşlemesi esnasında, iki sarmal ipliği bir arada tutan hidrojen bağları adeta bir fermuar gibi açılır. Açıkta kalan pürin ve pirimidin nükleotitlerin uçları, hücrede önceden sentezlenmiş nükleotitlerle tamamlanır. Böylece birbirinin aynı olan iki DNA meydana gelmiş olur. Hücre bölünmesinde her biri bir hücreye gider. İkinci görevi, kendinde toplanmış olan bilgiyi RNA’ya (Ribonükleik asit) vermesidir. Bu işleme transkripsiyon denir. Transkripsiyonun esası DNA kalıbı üzerinden RNA’nın direkt olarak sentezlenmesidir. Böylece DNA’daki bilgi RNA’ya aktarılmış olur. RNA’daki toplanan bilgi ribozomlarda tercüme edilerek protein, enzim gibi maddelerin sentezinde kullanılır.

Kromozomlarda bulunan genler DNA yapısındadır. Her canlı bireyin ve neslinin hayat planı hücre hafızasını meydana getirir. DNA molekülleri şifrelerle kodlanmıştır. DNA’nın yapısına giren bazların (A, T, G, S) her biri şifre sembolü olarak kullanılır. Hayatın dili bu dört harfli alfabeyle DNA moleküllerinde yazılmaktadır. DNA’nın ipliklerinde ard arda gelen üç nükleotit bazı bir mana (şifre) ifade eder. Dört farklı nükleotitle arka arkaya 64 şifre kodlanabilir (AAA, AAS, AAG, AGS, vb. ). Şifrelerin DNA’daki sıralanışlarının değişmesiyle ise binlerce mana ifade edilebilir.

DNA’lar, kendilerinin kopyalarını yaparak, üreme hücreleriyle hayat şifrelerini nesilden nesile iletirler. Canlıların vücut yapılarının ve karakterlerinin (mavi gözlülük, kıvırcık saçlılık, çekik gözlülük vs. ) cansız bir molekülde şifrelenmesi ve bu molekülün otomatik olarak kendisinin kopyasını yapabilmesi, daha açık bir ifadeyle hayat sırrını kendinde kapsaması özelliğine fen adamları hayretle bakmakta ve bunların ancak ilahi bir kudretle mümkün olabileceğini ifade etmektedirler.

Bazı sebeplerden dolayı DNA’daki genlerde yapı değişiklikleri görülebilmektedir. Bu değişmeler yavru hücrelere de aynen geçer. Bu durum bazan kansere sebeb olabilmektedir.

Kaynak: Rehber Ansiklopedisi

Şarkı Sözleri

The Kills tarafından söylenen DNA adlı şarkının sözleri.

when it came to pass,
loaded, pass me by
fate, with a single blow,
has clustered by me now
true, i had my chance,
true, true, true i had those wild charms for you
oh, oh…
my fire burned them out
but we will not be moved by it [2x]
your mind would never ache,
when you were young and sound
the way your heart aches now,
you feel you sent them onto ground
love, love, love til you got enough,
dance, dance, dance, if you got no love around you love, love, love, til' you got enough,
dance, dance, dance, til' there's noone left to hound you
we will not be moved by it [2x]

oh, oh…
love, love, love til you got enough,
dance, dance, dance, if you got no love around you love, love, love, til you got enough,
dance, dance, dance, til' there's noone left to hound you
we, we will not be moved by it [4x]


Aynur Aydın tarafından söylenen DNA adlı şarkının sözleri.

just like fireworks
fire burnt
under my skin
but it was only one kiss

now i`m calling out


crawling out
coming undone
i can not handle this

i was drunk and ı was a little lonely
now you`re living ın my dna

i got your love ın my dna
you left a scar ınside
i got your taste ın my dna
your love ıs just a lie

woukd you cut ıt off
cut it off
out of my head
it was only one kiss

won`t you let me go
let me go
get out of here
i can not handle this

Little Mix tarafından söylenen DNA adlı şarkının sözleri.

does he tell you he loves you when you least expect it
does he flutter your heart when he kisses your neck
no scientist, or biology
it's obvious, when he's holding me
it's only natural that i'm so affected

and my heart won't beat again
if i can't feel him in my veins
no need to question, i already know

it's in his dna
d-d-d-dna
it's in his dna
and he just takes my breath away
b-b-breath away
i feel it every day, and that's what makes a man
not hard to understand
perfect in every way
i see it in his face
nothing more to say
it's in his d-d-d-dna

it's the blue in his eyes that helps me see the future
fingerprints that leave me covered for days, yeah yeah
now i don't have any first degree
but i know, what he does to me
no need to work it out, it's so familiar

and my heart won't beat again
if i can't feel him in my veins
no need to question, i already know

it's in his dna
d-d-d-dna
it's in his dna
and he just takes my breath away
b-b-breath away
i feel it every day, and that's what makes a man
not hard to understand
perfect in every way
i see it in his face
nothing more to say
it's in his d-d-d-dna

it's all about his kiss
contaminates my lips
our energy connects
it's simple genetic
i'm the x to his y
it's the colour of his eyes
he can do no wrong
no he don't need to try
made from the best
he passes all the tests
got my heart beating fast
it's cardiac arrest
he's from a different strain
that science can't expalin
i guess that's how he's made
in his d-d-d-dna

it's in his dna
d-d-d-dna
it's in his dna
and he just takes my breath away
b-b-breath away
i feel it every day, and that's what makes a man
not hard to understand
perfect in every way
i see it in his face
nothing more to say
it's in his d-d-d-dna
İlgili Konu Başlıkları Tümü

DNA Nedir

DNA "Deoksi Ribo Nükleik Asit" isimli bir tür molekül grubunun kısaltılmış isimidir. DNA çift zincirli bir ip merdivene benzer ve oluşturduğu nükleotid adlı küçük zincirlerin birleşimidir. Oldukça uzun olan bu merdiven herbirimizin ayrı karakteristik özelliğini belirler. Bu ...

DNA Ve Tedavi

Tedavi edici genlerle insanları iyileştirme rüyasının tam anlamıyla gerçekleşmesi için belki de vakit henüz erken. Ancak, bilim adamları tedavide DNA'dan yararlanmanın bundan çok daha basit yöntemlerini buluyorlar.

DNA Bilgisayarları

DNA Bilgisayarları ve Algıyı Yeniden YaratmaHer şey bilimin doğuştan ya da sonradan hasta olan veya arar gören vücut parçalarını, yaşayan dokular olarak yeniden yerine koymak istemesiyle başladı. Deri, kalp, karaciğer yaşamsal önemi olan organların in vitro (cam içi), yani ...

DNA'nın çoğalması

DNA çoğalması, DNA ikileşmesi ya da DNA sentezi, hücre bölünmesi öncesinde çift sarmallı DNA`nın kopyalanması işlemidir. Kopyalanan yeni DNA iplikleri hemen hemen tamamen aynıdır, ancak zaman zaman çoğalmadaki hatalar nedeniyle kopyalama mükemmel olmaz (bkz. mutasyon), ve ...

Rekombinant DNA

Rekombinant DNA teknolojisi, doğada kendiliğinden oluşması mümkün olmayan, çoğunlukla farklı biyolojik türlerden elde edilen DNA moleküllerinin, genetik mühendislik teknolojisiyle kesilmesine ve elde edilen farklı DNA parçalarının birleştirilmesi işlemlerini kapsayan bir ...

DNA Missmach Repair

DNA Yanlış Eşleşme Tamiri, (DNA Mismatch Repair), DNA tamir mekanizmalarından birisidir. DNA polimeraz, replikasyon sırasında hata okuma (proofreading) yeteneğine sahiptir.

DNA Tamiri

DNA onarımı, DNA moleküllerindeki hataları onarım mekanzimalarını tanımlamak için kullanılan bir terimdir.

DNA Dizi Analizi

Biyolojide dizi analizi bir DNA veya protein dizisini bir bilgisayar kullanarak, biyoenformatik yöntemlerle incelenmesidir.

DNA Ikileşmesi

DNA ikileşmesi, Replikasyon, DNA çoğalması ya da DNA sentezi, hücre bölünmesi öncesinde çift sarmallı DNA`nın kendini kopyalanması işlemidir.

DNA Mismach

DNA Yanlış Eşleşme Tamiri, (DNA Mismatch Repair), DNA tamir mekanizmalarından birisidir. DNA polimeraz, replikasyon sırasında hata okuma (proofreading) yeteneğine sahiptir.

DNA Mismatch Tamiri

DNA Yanlış Eşleşme Tamiri, (DNA Mismatch Repair), DNA tamir mekanizmalarından birisidir. DNA polimeraz, replikasyon sırasında hata okuma (proofreading) yeteneğine sahiptir.

DNA Sentezi

DNA ikileşmesi (veya Replikasyon) tüm organizmalarda meydana gelen ve DNA kopyalayarak kalıtımın temelini oluşturan biyolojik bir süreçtir. Süreç, bir adet çift iplikli DNA molekülüyle başlar ve iki özdeş DNA'nın oluşumuyla son bulur.

DNA Yanlış Eşleşme Tamiri

DNA Yanlış Eşleşme Tamiri, (DNA Mismatch Repair), DNA tamir mekanizmalarından birisidir. DNA polimeraz, replikasyon sırasında hata okuma (proofreading) yeteneğine sahiptir.