Elektron

Kısaca: Elektron, en küçük eksi elektrik yüküne sahip temel parçacık. Elektron kelimesi amberin Yunancadaki ismidir. Eski Yunanda, amberi ovuşturunca statik elektrikle yüklendiği biliniyordu. ...devamı ☟

Elektron
Elektron

Elektron, en küçük eksi elektrik yüküne sahip temel parçacık.

Elektron kelimesi amberin Yunancadaki ismidir. Eski Yunanda, amberi ovuşturunca statik elektrikle yüklendiği biliniyordu.

Atomun üç bileşeninden biri (diğer iki proton ve nötrondur). Atomu maddenin en küçük birimi kabul eden kuram yoluyla, elektriğin taneciksel bir yapı içinde bulunduğu sonucuna varılır. En küçük elektrik yükü taşıyan bu taneciğin adı elektrondur. Bütün atomların dış bölümü elektron tabakalarından oluşur ve her tabaka çekirdekten uzaklığına göre K,L,M... gibi harflerle adlandırılır. Çevredeki elektronların sayısı ve konumu, söz konusu elementin kimyasal nitelikleriyle, özellikle değeri ile yakından ilintilidir. Birçok durumda, bu elektronlar maddeden çıkarılıp az ya da çok büyük bir hızla, bir elektrik alanıyla, harekete geçirilerek boşlukta yayılabilir. Boş bir tüple elde edilen katot ışınları; radyoaktif cisimlerin beta ışınları; ısgın metalleri etkileyerek çıkardığı elektrik, vb.

Normal koşullarda elektronlar atomun artı yüklü çekirdeğine bağlı durumda bulunur. Nötr bir atomdaki elektronların sayısı, çekirdeki artı yüklerin sayısına eşittir. Ama bir atomda artı yüklerin sayısından daha fazla ya da daha az elektron bulunabilir. Bu durumda atomun toplam yükü eksi ya da artı olur; böyle yüklü atomlara iyon adı verilir. Bir atoma bağlı olmayan elektronlara serbest elektron denir.

Belirli bir atomdaki elektronlar çekirdek çevresinde düzgün bir biçimde sıralanmış yörüngemsiler üzerinde dolanır. Elektronlar ile çekirdek arasındaki çekim kuvveti, elektronların kendi aralarındaki itme kuvvetine üstün geldiğinden, elektronlar normal koşullarda atoma bağlı kalır. Elektronları üzerinde dolandığı yörüngemsiler kendi aralarında kümelenerek kabukları oluştururlar. Çekirdeğe en yakın yörüngemsilerdeki elektronlar atoma en sıkı bağlı olanlardır. En dış yörümgemsilerdeki elektronlar ise çekirdekle aralarındaki öteki elektronların perdeleyici etkisi nedeniyle atoma en gevşek bağlı durumdadır. Elektronlar, atom yapısı içindeki hareketlerinde, atomun hemen bütün hacmini kaplayan dağınık bir eksi yük bulutu oluştururlar. Bu nedenle atomun büyüklüğünü elektronların atom içindeki diziliş biçimi belirler. Atomun, başka atomlar, parçacıklar ve elektromagnetik ışıma karşısındaki davranışını da elekronların bu diziliş biçimi belirler.

Elektron

Alm. Elektron (n), Fr. Electron (m), İng. Electron. En küçük elektrik yük birimi ve atomu meydana getiren temel elemanlardan biri.

Elektron

Almanca Elektron kelimesinin İngilizce karşılığı.
n. electron, negatively charged particle which is a fundamental component of matter and exists independently or outside the nucleus of an atom (Physics, Chemistry)

Elektron

Türkçe Elektron kelimesinin İngilizce karşılığı.
[Elektron] n. electron, negatively charged particle which is a fundamental component of matter and exists independently or outside the nucleus of an atom (Physics, Chemistry) n. (old spell. electron) electron, negatively charged particle which is a fundamental component of matter and exists independently or outside the nucleus of an atom (Physics, Chemistry) n. electron

Elektron

Flemenkçe Elektron kelimesinin İngilizce karşılığı.
n. (old spell. electron) electron, negatively charged particle which is a fundamental component of matter and exists independently or outside the nucleus of an atom (Physics, Chemistry)

Elektron

Flemenkçe Elektron kelimesinin Fransızca karşılığı.
(fysica) électron (m)

Elektron

negatif elektrik atomu, "pozitron" karşıtı, eksicik.

Elektron

Almanca Elektron kelimesinin Fransızca karşılığı.
n. électron (m)

Elektron

Almanca Elektron kelimesinin İtalyanca karşılığı.
n. elettrone (m)

Elektron

Almanca Elektron kelimesinin İspanyolca karşılığı.
n. electro (m), electrón (m)

Elektron

Almanca Elektron kelimesinin Türkçe karşılığı.
i. elektron (n)

Elektron

Türkçe Elektron kelimesinin Fransızca karşılığı.
électron [le]

Elektron

Türkçe Elektron kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Elektron

Bu konuda henüz görüş yok.
Görüş/mesaj gerekli.
Markdown kullanılabilir.

Elektron dizilimi
6 ay önce

dağılımıdır. Örneğin Neon atomunun elektron dizilimi  1s2 2s2 2p6 olarak gösterilir. Elektron diziliminde elektronlar her biri bağımsız bir şekilde yörüngelerde...

Elektron dizilimi, Atom, Elektron, Fizik, Kaynama noktası, Periyodik cetvel, İletkenlik, Valans düzeyi, Valans elektronları, Atomun kararlılık
Elektron Tüpü
6 ay önce

{\displaystyle A} Richardson sabiti ve w {\displaystyle w} (elektron volt cinsinden) söz konusu metalden elektron koparmak için gerekli enerjidir.(İş fonksiyonu da...

Değerlik elektron
6 ay önce

Değerlik elektron ya da valans elektron, bir atomun en dış kabuğunda (valans yörüngesi) bulunan elektronlardır. Valans elektronları bir elementin diğer...

Elektron Mikroskobu
6 ay önce

Elektron mikroskobu, elektron demetlerini görüntüleme sağlamak için kullanan ve ışık mikroskobu ile görüntülenemeyen daha küçük objelerin imgelenmesine...

Mikroskop, Arkeoloji, Atom, Ayna, Bakterioloji, Biyoloji, Difraksiyon, Diyafram, Doku, Elektron, Emisyon, Fizik, Atom, Mercek, Elektromanyetik
Elektron nötrinosu
3 yıl önce

Elektron nötrinosu, leptonların bir üyesi olan bir tür temel parçacıktır. Elektrik yükü 0 olan elektron nötrinoları, elektronlarla birlikte leptonların...

Geçirimli elektron mikroskobu
3 yıl önce

Geçirimli elektron mikroskobu veya TEM (Transmission Electron Microscope) çok ince bir örnek içinden geçirilen yüksek enerjili elektronların görüntülenmesi...

Geçirimli elektron mikroskobu, Ernst Ruska
Taramalı elektron mikroskobu
6 ay önce

Taramalı elektron mikroskobu veya SEM (scanning electron microscope), odaklanmış bir elektron demeti ile numune yüzeyini tarayarak görüntü elde eden bir...

Taramalı elektron mikroskobu, 1930, Elektron, Enerji
Elektron ilgisi
6 ay önce

Elektron ilgisi, genel olarak değerlik elektron sayıları 5, 6 ve 7 olan atomların elektron alarak s2p6 kararlı elektron düzenine ulaşmaları sırasında...