komünizm

Sırasıyla, ütopik akılcı ve pasifist bir öğreti olarak doğa hali öğretisine, sınıf savaşını uygarlığın itici gücü olarak gören Marksizme, ya da üretim güçlerinin yükselişi ve gelişmesiyle ilgili ekonomi anlayışına ve dolayısıyla, ortaklaşa mülkiyet düşüncesine ve sınıf sız toplum ide­aline dayanan toplum modeline, bu düşünce ve idealle bağlantılı ideoloji.

Komünizm

Komünist Akımlar/Okullar Marxizm Leninizm Troçkizm Marxizm-Leninizm Stalinizm Maoizm Sol Komünizm Anarko-komünizm Avrupa Komünizmi
Komünist Yönetimler Afganistan (1978-1992) Arnavutluk (1945-1991) Angola (1975-1991) Benin (1975-1990) Bulgaristan (1946-1989) Çekoslavakya (1948-1989) Çin Halk Cumhuriyeti (1949-iktidarda) Doğu Almanya (1949-1989) Etiyopya (1974-1991) Grenada (1979-1983) Güney Yemen (1969-1990) Kamboçya (1975-1991) Kongo (1969-1991) Kuzey Kore (1948-iktidarda) Küba (1959-iktidarda) Laos (1975-iktidarda) Macaristan (Mart 1919-Ağustos 1919), (1947-1989) Moğolistan (1921-1992) Mozambik (1975-1990) Nikaragua (1979-1990) Polonya (1945-1989) Romanya (1947-1989) Somali (1969-1991) Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği (1917-1991) Şili (1970-1973) Vietnam (1954/75-iktidarda) Yugoslavya (1945-1992)
Diğer içerikler Komünist Parti Komünist Partilerin Listesi Bolşevikler Sovyetler Birliği Komünist Partisi Çin Komünist Partisi Komintern Ekim Devrimi Kominform Varşova Paktı Komünist Blok Komecon Sosyalizm Planlı Ekonomi Anti-komünizm
Önemli Kuramcı ve Önderler Karl Marx Friedrich Engels Lenin Stalin Troçki Rosa Luxsemburg Togliatti Gramschi Mao Enver Hoca Althusser Antonio Negri
Komünizm veya komünistlik, sosyal örgütlenme üzerine bir kuramsal sistem ve üretim araçlarının ortak mülkiyetine dayalı bir politik harekettir. Komünizm sınıfsız bir toplum yaratma amacındadır. 20. yüzyılın başından beri dünya siyasetindeki büyük güçlerden biri olarak modern komünizm, genellikle Karl Marx'ın ve Friedrich Engels’in kaleme aldığı Komünist Manifesto ile birlikte anılır. Buna göre özel mülkiyete dayalı kapitalist toplumun yerine meta üretiminin son bulduğu komünist toplum geçecektir.

Komünizmi savunan akımlar arasında en yaygını Leninizm (Marksizm-Leninizm)'dir. Marksist Leninizm'e göre komünizme giden süreç burjuvazinin ortadan kalkmasını sağlayacak olan proletarya diktatörlüğüyle başlatılacak ve ardından komünizmin hazırlayıcısı sosyalizm aşamasına geçilecektir. Marksist kuramda son aşama olan komünizmin gerçekleşmesiyle devlet ortadan kalkacaktır.

Leninizm dışında iki komünist akım daha bulunmaktadır. Bunlardan ilki Marksizm'in temel görüşlerini benimseyen fakat Leninist modelle komünizm hedefine ulaşılamayacağını iddia eden sol komünizm veya konsey komünizmi olarak adlandırılan akımdır. Lenin'in "Sol Komünizm: Bir Çocukluk Hastalığı" adlı eserine cevaben yazılan Herman Gorter'in "Yoldaş Lenin'e Açık Mektup", Gilles Dauvé ve François Martin'in "Komünist Hareketin Güneş Tutulması ve Yeniden Ortaya Çıkışı" isimli kitaplar bu akımın takipçilerinin yarattıkları eserlerdir.

Diğer bir komünist akım ise anarşist komünizm'dir. Anarşizmin bireyci ve kolektivist akımlarından ayrılan anarşist komünizm fikri, komünizme devlet aygıtını ele geçirerek geçilebileceğini reddeder ve bunu savunan Marksizm'i eleştirir. Peter Kropotkin, Nestor Makhno, Errico Malatesta, Carlo Cafiero anarşist komünizm düşüncesinin temellerini atan düşünürlerden ve eylemcilerden bazılarıdır.

Komünizm henüz hiç uygulanmamış ve kuramsal düzlemde kalmıştır.

Sırasıyla, ütopik akılcı ve pasifist bir öğreti olarak doğa hali öğretisine, İnsanlık tarihini iyi ve kötü, ruh ve madde, aydınlık ve karanlık arasındaki bir savaş olarak yorumlayıp, özel mülkiyetin İnsanı bu dünyaya çektiğini ve materyalizme yönelttiğini savunan, alternatif olarak da her şeyden el etek çekmeyi ve çileciliği öneren Manişeizme, sınıf savaşını uygarlığın itici gücü olarak gören Marksizme, ya da üretim güçlerinin yükselişi ve gelişmesiyle ilgili ekonomi anlayışına ve dolayısıyla, ortaklaşa mülkiyet düşüncesine ve sınıf sız toplum ide­aline dayanan toplum modeline, bu düşünce ve idealle bağlantılı ideoloji.

Üretim araçlarının toplumsal ortaklığa dayalı olduğu ve özel mülkiyetin varolma­dığı böyle bir toplum, Marksist terminoloji­de, proletarya diktatörlüğüyle belirlenen bir geçiş döneminin ardından ve sosyalizmin hazırlık evresinden sonra ortaya çıkar. Marksist anlayışa göre, tam anlamıyla ko­münist bir toplumda, devlet ortadan kalka­rak, el emeğiyle entellektüel faaliyet, kent yaşamıyla kırsal yaşam arasındaki tüm fark­lılıklar yok olacak, İnsanın yabancılaşması son bulacak, onun yaratıcı-üretici gücünün gelişimine sınır çekilmeyecek ve toplumsal ilişkiler ‘herkese yeteneğine ve emeğine göre’ prensibiyle düzenlenecektir.

Öğreti düzeyi dışında çıkılıp, uygulama söz konusu olduğunda, bu ideallerin modern toplumlarda gerçekleştiril ip gerçek­leştirilemediği hususu, hep büyük bir tartış­ma konusu olmuştur. Zira komünist ülkele­rin çoğunda, şu ya da bu ölçüde özel mülkiyet olmuş, bürokrasinin ayrıcalıkla­rıyla belirlenen sınıfsal bir sistem ortaya çıkmıştır. Doğu Avrupa’yla Sovyetler Birli­ğindeki komünist yönetimlerin dramatik bir tarzda çöküşü ise, ekonomik borcun, halk desteğinden yoksun olmanın, siyasi ve ekonomik reformların yapılamamasının, ve ni­hayet ordunun desteğini çekmesinin bir sonucu olmuştur.

Komünizm insanlığın eski bir rüyasıdır. Daha İlkçağ'da Eflatun ve Ortaçağ'da Thomas Morus gibi büyük filozoflar, üretim araçlarının (yani topraklar, atölyeler, mağazalar) kolektif mülkiyete geçeceği ve çalışma ürünlerinin herkese eşit olarak paylaştırılacağı bir sistem hayal ediyorlardı. Bu ideal toplumda artık ne mal sahibi, ne işçi, ne zengin, ne yoksul kalacaktı.

Bununla birlikte, komünizmin hayal olmaktan çıkıp da Kari Marx ve Friedrich Engels'in çalışmalarıyla, özellikle 1848'de yayımlanan Komünist Partisi Manifestosu ile, gerçekleşebilir gibi görünmesi ancak XIX. yy. ortalarında oldu. O tarihlerde makinenin gelişmesi büyük fabrikaların kurulmasına yol açtı ve toplumu, aralarındaki eşitsizlik gittikçe büyüyen iki sınıfa bölünmüş bir düzene götürecek yolda gelişti: bir yanda işçi ordusu, öte yanda burjuvaziyle kaynaşmış ve üretim araçlarının tekelini elinde tutan, sayıları kısıtlı kapitalistler. Bunun için Marx ile Engels, proleterleri (yani çocuklarından başka bir şeyleri «olmayanları») ayaklanmağa, diktatörlüklerini kurmağa ve komünizmi yerleştirmeğe kışkırttılar.

Ama, beklenenin tam tersine, devrim, 1917'de Lenin'in kışkırtmasıyla, aslında bir tarım ülkesi olan Rusya'da patlak verdi. Büyük sanayileşmiş ülkelerde ise, devrim hareketleri başarısızlıkla sonuçlandı. Gene de, ikinci Dünya Savaşı'ndan yararlanan komünizm, Doğu Avrupa ülkelerine, sonra da Çin ile Küba'ya yerleşti. Ama, bütün bu ülkeler henüz sosyalizm düzeyindedir ve bu, kapitalizm ile komünizm arasında bir geçiş aşamasıdır. Gerçi üretim araçlarının çoğu devletin elindedir ama tarım ve sanayide özel mülkiyet biçimleri hala süregelmektedir, toplumsal farklılıklar da henüz ortadan kaldırılmış olmaktan pek uzaktır.

Ne var ki, milletlerarası komünizmin yayılma çabası durmamış, gelişmiş sanayi ülkelerinde sonuç alınamayacağı kesinleşince, özellikle az gelişmiş ülkelere yönelmiştir. Çoğu zaman ilkeler bir yana bırakılarak, milliyetçilik, sömürgeci düşmanlığı, bölgesel anlaşmazlıklar gibi eğilim ve olaylardan yararlanılmağa çalışılmıştır. Bugün uygulama bu yöndedir.

komünizm

1 . Bütün malların ortaklaşa kullanıldığı ve özel mülkiyetin olmadığı toplum düzeni, komünistlik.
2 . Böyle bir düzenin kurulmasını amaçlayan siyasi, ekonomik ve toplumsal öğreti, komünistlik.

komünizm

Türkçe komünizm kelimesinin İngilizce karşılığı.
adj. communistic
n. communism

komünizm

Türkçe komünizm kelimesinin Fransızca karşılığı.
communisme [le]

komünizm

Türkçe komünizm kelimesinin Fransızca karşılığı.
communisme [le]

komünizm

Türkçe komünizm kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Kommunismus
Yuh... Hangi ülkeye dayanarak Komünizm''i açıkladığınızı sanıyorsunuz? Burada yazılı olanları Amerikan Emperyalist''leri söylüyor. Allah aşkına adam akıllı doğru şeyler yazın. Tarafsız yaklaşın yada hiçbirşey yazmayın.

İlgili konuları ara

Yanıtlar