Hayvanlar

Hayvanlar genellikle yer değiştirerek hareket eden, organik maddelerle beslenen, içgüdüleriyle hareket eden akıldan yoksun canlılar. Bugün bir milyona yakın hayvan türü bilinmektedir. Amip gibi gözle görülemeyecek kadar küçüklerinin yanısıra fil ve balina gibi dev yapılı olanları da mevcuttur. Çevremizde hergün kaşılaştığımız kedi, köpek, at ve kuşlar, hep omurgalı canlılardır.

HayvanlarDünyadaki hayvanların sistematik dağılışı.
Hayvanlar ( Latince; animadan türeyen animalia (çoğulu); yaşayan ya da ruh anlamında);
Latin Dili ve Edebiyatı ile Yunan Dili ve Edebiyatı iç içe iki ana bilim dalıdır ve Klasik filoloji olarak bilinmektedir. Latince'nin günümüzdeki önemi bilim dalı olmasıdır; bu nedenle batı dillerinin ve yazınlarının yanı sıra Eskiçağ ve Ortaçağ Tarihi, felsefe tarihi, epigrafi, tiyatro tarihi, Roma Hukuku gibi bir çok alanda, ayrıca Osmanlı arşivlerinde bulunan Latince yazılmış belgeler üzerinde bilimsel araştırma yapmak için gereklidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
biyolojik
Biyoloji, yaşayan ya da fosil canlıları, canlıların yaşam süreçlerini ve bütün fiziko-kimyasal yönleriyle yaşamı inceleyen temel bilim dalı. Biyoloji, konusunun enginliği nedeniyle başlangıçtan bu yana, incelediği canlı gruplarına, konuya yaklaşma biçimine ve yaşam süreçlerini organ, doku, hücre ya da hücre bileşenleri düzeyinde ele alışına göre çeşitli dallara ve alt dallara ayrılmıştır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
da Metazoa ya da hayvanlar alemi olarak bilinen büyük canlılar grubudur. Genellikle çevrelerine uyum sağlayan ve diğer canlılarla beslenen
Canlı, canı olan, diri, yaşayan: ortak özelliklere sahip maddelere verilen isimdir. Bunlar "yaşam" denilen ve nasıl oluştuğu hala çözülemeyen gizin temel öğesidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
çokhücreliler alemidir. Vücutları,

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
embriyonun bazı
Embriyo, (Yunanca: έμβρυο'tohum) çok hücreli diploid ökaryotlarda gelişimin ilk basamaklarından biri. Yumurta ve sperm hücrelerinin birleşmesiyle oluşan zigot, çift sarmallı DNA moleküllerini içerir. Bitkiler, hayvanlar, ve bazı protistlerde zigot mitozla bölünerek çok hücreli canlıyı oluşturur. Embriyo terimi, bu gelişimin zigotun bölündüğü zamanla, gelişim basamağının başka basamağa geçmesine kadar olan ilk zamanlarını anlatmak için kullanılır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
metamorfozlar geçirmesiyle gelişir.
metamorfoz : Fransızca metamorfoz (metamorphose) sözü çeşitli bilim dallarında kullanılmaktadır. Bu söz için TDK'nın önerisi başkalaşma veya değişme'dir
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Ökaryotik çok hücreli organizmalardır. Genellikle yer değiştirerek hareket eden, organik maddelerle beslenen, içgüdüleriyle hareket eden akıldan yoksun canlılar. Bugün bir milyona yakın hayvan türü bilinmektedir.
Çekirdek zarı olan organizmalardır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Amip gibi gözle görülemeyecek kadar küçüklerinin yanısıra
(Amoeba); Alm. Amöbe, Fr. Amibe, İng. Ameba. Familyası: Amipgiller (Amobidae). Yaşadığı yerler: Su ve su birikintilerinde bağımsız, insan ve hayvanlarda parazit olarak yaşarlar. Özellikleri: Mikroskobiktir (gözle görülmez). Çeşitleri: Bağımsız veya asalak yaşayan çok çeşidi vardır. Tatlı su amibi (Amoeba proteus) ve Dizanteri amibi (Entamoeba histolytica) en çok tanınanlarıdır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
fil ve
Fil, Filgiller (Elephantidae), hortumlular (Proboscidea) takımından bir familyasının bir üyesidir. Filgiller familyasının günümüzde varlığını sürdüren Asya fili (Elephas maximus) ve Afrika fili (Loxodonta africana) olmak üzere iki türü bulunmaktadir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
balina gibi dev yapılı olanları da mevcuttur. Çevremizde hergün kaşılaştığımız
BALİNA (Balaena);

Alm.Walfisch, Fr. Baleine, İng. Whale. Familyası: Balinagiller (Balaenidae). Yaşadığı yerler: Sürüler halinde, çoğunlukla soğuk okyanuslarda yaşar. Özellikleri: 30 metre boyunda, 200 ton ağırlıkta olanları vardır. Suda yaşayan sıcak kanlı memelilerdir. Yavrularını doğurur ve sütle beslerler. Ömrü: 70-90 yıl. Çeşitleri: İspermeçet, gagalı, katil balinalar ile yunuslar dişli balinalardandır. Mavi balina, kambur balina, Grönland balina
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
kedi,
Kedi (Felis sylvestris catus), kedigiller (Felidae) familyasından avcı, memeli, evcil, etçil bir hayvandır. İnsanlar, kedilerin arkadaşlığına ve onların haşarat, yılan ve akrep avlayabilme kabiliyetine önem vermektedir. Kediler en az 9.500 yıldır insanlarla birlikte yaşamaktadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
köpek,
Köpek Yaşadığı yerler: Evcil ve vahşi olarak dünyanın hemen hemen her yerinde. Özellikleri: Keskin koku alma ve işitme kabiliyetli etçil bir memeli. Sahibine bağlılığı ile şöhret bulmuştur. Ömrü: 15-20 yıl. Çeşitleri: Görünüş ve büyüklükleri farklı 100’den fazla köpek ırkı vardır. Çoban köpeği, av köpeği, buldog, polis köpeği, Saint Bernard köpekleri Ünlüdur.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
at ve
Atların, evcilleri olduğu gibi, Amerikan bozkırlarında “Mustang” ve Altay dağlarının her iki yanındaki açık arazilerde “Prezevalski” denen yabani atlar sürüler halinde yaşar. En meşhur at türleri Arap, İngiliz ve Midillidir. Midilli atları o kadar küçüktür ki, koç iriliğindedir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
kuşlar, hep omurgalı canlılardır.

Kuşlar vücutları tüylerle örtülü, akciğer solunumu yapan, sıcakkanlı, yumurtlayan, gagalı, kanatlı omurgalı hayvanların ortak adı.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Biyologlar her ne kadar bitkilerle hayvanları birbirinden ayıran bazı özellikler saymışlarsa da, bunları birbirinden ayırmak oldukça güçtür. Hele mikroskobik olan
Biyologlar ile ilgili biyografiler.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
bitki ve hayvanlar incelendikçe zorluk daha çok artar. Hayvanlar besinlerini bulmak, barınmak ve düşmanlarından kaçmak için hareket ederse de,
Bitki, fotosentezle beslenme, embriyon dokularının bireyin bütün yaşamı boyunca etkinliğini sürdürdüğü sınırsız büyüme özelliği, hücre çeperlerinin selülozlu ve görece sert oluşu, yer değiştirmeyi sağlayacak organların yokluğu nedeniyle yaşamını bulunduğu yere bağlı olarak sürdürme, duyu ve sinir sistemlerinin bulunmayışı gibi temel özelliklerle tanımlanan yaşam biçimi.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
sünger ve
Süngerler, Latince, Porifera; su diplerinde, kayalar, hayvan kabukları veya zemin üzerine yapışarak yaşayan basit yapılı, omurgasız hayvanların bir şubesi.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
mercanlar hayvan oldukları halde yer değiştirmezler.
Mercanlar Omurgasız hayvanların sölentereler (Coelenterata) şubesinin denizlerde yaşayan bir sınıfı. Yumuşak mercanlar, boynuzsu mercanlar, dikenli mercanlar, gerçek mercanlar gibi çeşitleri vardır. Deniz şakayıkları da bu sınıftandır. Polip vücutlu bu canlıların mineral maddelerinden karışmış boynuzsu iskeletlerine de mercan denir. Mercan iskeletlerinin binlerce yıl boyunca belli bir bölgede toplanması sonucunda da, mercan kayalıkları meydana gelir. Yalnız veya koloniler halinde yaşarlar
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Su yosunu gibi bazı bitkiler ve üreme hücreleri hayvanlar gibi hareket ederler. Yeşil renkli bitkilerde klorofil maddesi bulunursa da bir hayvan olan yeşil hidrada da vardır.
Alg ya da Yosun; büyük çoğunluğu fotosentetik olmasına karşın, bitkiler alemiyle yakın akraba olmayan bir gruptur. Bitkilere benzeyen, sucul canlılardır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Mantar gibi bazı bitkilerde ise klorofil hiç bulunmaz. Bitkiler besinlerini kök gibi dış organlarla alır. Kabuklulardan olan sakkülina hayvancığı da besinlerini köke benzer organlarıyla alır. O halde hayvanların çoğunun besinlerini ağız ve sindirim aygıtlarıyla alması, ayrıca bir fark olamaz. Hayvanlarda
Mantar, klorofil taşımayan organizma. Sınıflandırmada bitkiler alemi içinde ele alınmaları bilim adamları arasında uzun yıllar tartışma konusu olmuştur. Başka bitkilerin üzerinde parazit olarak, ölü bitkilerin üzerinde çürükçül (saprofit) veya başka canlılar ile simbiyotik bir yaşam sürdürürler. Mantarların üremesi sporlar yoluyla gerçekleşir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
sinir sistemi bulunur. Bitkiler bundan mahrumsa da amip gibi bir hücreli hayvanlarda da sinir sistemi bulunmaz. Hayvan hücrelerinde selüloz zarı bulunmaz. Bununla beraber birçok su yosunlarının üreme hücrelerinde de yoktur. Hayvanlarda büyüme sınırlı, bitkilerde sınırsızdır. Sınırsız büyüme, ancak gelişmiş bitkiler için geçerlidir.

Hayvanların organ ve vücut yapıları yaşadıkları ortama uygun olacak şekildedir. Suda yaşayanların vücutları mekik gibidir. Vücutlarında kıl ve tüy bulunmaz. Çoğu solungaç solunumu yapar. Kara hayvanlarının vücutları
Sinir sistemi uyaranların ve direktiflerin, bir yerden diğerine iletilmesini ve bilgilerin en faydalı şekle sokularak biçimlendirilmesini sağlayan sistem. Bu sistem üç kısma ayrılır: 1) Periferik (çevresel) sinir sistemi, 2) Santral (merkezî) sinir sistemi, 3) Otonom (bağımsız) sinir sistemi.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
kıl veya
Kıl Bazı hayvanların derisinde ve insan vücudunun belli kısımlarından çıkan ipliksi uzantı. Kıl, omurgalılarda memelilere has bir deri ürünüdür, çoğu zaman renklidir, fakat ihtiyarlıkta rengini veren boya maddesi yok olabilir. İnsanlarda görülen beyaz saçlar böyle meydana gelir. Kıllar yağ bezlerinin çıkardığı yağla yağlanırlar, etraflarında bulunan küçük dikeltici kas hücrelerinin etkisiyle dikilebilirler ve sürekli olarak büyürler.

Kıllar; keratin yapısında olup, eliçi, ayak tabanı,
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
pullarla örtülü olduğu gibi kuşlarda da kanat ve tüyler bulunur. Çoğunun rengi yaşadığı ortama uyum sağlar. Düşmanlardan gizlenmek için bukalemun gibi renk değiştirenleri de vardır.

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
, sünger ve mercan gibi bazı hayvanlar tomurcuklanma ile ürer. Balık,
Balıklar (Pisces) poikloterm olan, neredeyse sadece suda yaşayan ve solungaçları ile solunum yapan, soğuk kanlı, yürekleri çift gözlü, çoğunun vücudu pullu, genellikle yumurta ile üreyen omurgalı hayvanlardır. Bazı türler canlı doğurarak ürer (lepistes, kılıçkuyruk, moly, endlers vs.). Örneğin tatlı su balıklarından Lepistes'in (Poecilia reticulata) yumurtaları anne karnında çatlar ve canlı doğum gerçekleşir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
kurbağa,
Kurbağa Familyası: Kara kurbağasıgiller (Bufonidae) Su kurbağasıgiller (Ranidae). Yaşadığı yerler: Suda, karada ve ağaçlarda. Avustralya ve çevre adaları hariç, bütün dünyaya yayılmışlardır. Özellikleri: Vücutları çıplak ve tıknazdır. Kuyrukları yoktur. Uzun arka bacakları sıçramaya elverişlidir. Erginleri akciğer, larvaları solungaç solunumu yapar. Ömrü: 10-40 yıl. Çeşitleri: 2000 kadar türü bilinmektedir. Su kurbağası, kara kurbağası, göl kurbağası, ağaç kurbağası, petekli kurbağa, Amer
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
semender,
yok|right|300px|Su SemenderiFamilyası: Semendergiller (Salamandridae). Yaşadığı yerler: Çoğunun erginleri karada, larvaları suda barınır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
kertenkele,
Lacertidae
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
yılan,
Yılan uzun vücutlu, bacaksız, sürüngenlerin genel adı. Omurgalı hayvanlardan sürünenler (Reptilia) sınıfının, pullu sürüngenler (Squamata) takımına giren kalabalık bir alt takımı meydana getirirler.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
timsah,
Timsah, sıcak bölgelerde bataklıklar ve su kenarlarında yaşayan vücudu kemiksi pullarla örtülü sürüngenleri içeren bir takım. Bu takımın familyaları Alligatoridae, Crocodylidae ve Gavialidae'dir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
kaplumbağa, kuş yumurtlayarak çoğalırlar.
Kaplumbağa (ya da tosbağa) Testudines takımını oluşturan çok sert ve kemiksi bir kabuk içinde yaşayan, ağır yürüyüşlü, dört ayaklı, sürüngen bir hayvandır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Memeli hayvanlar ise, yavrularını doğururlar.
Memeliler, Mammalia sınıfını oluşturan İnsanların da dahil olduğu, omurgalıların grubudur. Çift ve karmaşık dolaşım sistemine sahip sabit sıcaklıklı hayvanlardır. Vücutları genellikle kıllarla örtülüdür. Genç bireyler anne sütü ile beslenirler. Genellikle bacak şeklinde oluşmuş dört üyeleri vardır. Solunumda diyafram kullanırlar; alt çeneleri bir çift kemikten oluşmuştur; orta kulaktaki kemikler üç parçalı olup kulak zarı ve iç kulakla bağıntılıdır. Hemen hepsinde yedi boyun omuru vardır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Evcil hayvanların çoğunu memeliler veya kuşlar teşkil eder.

Her hayvanın düşmanlarından korunacak, avını yakalayacak silahı vardır. Boynuz, çifte,
Evcil Hayvanlar Alm. Haustiere (n.p.), Fr. Animaux dometisques (m.pl.), İng. Domestic animals. İnsanlarla birarada yaşayan ve faydası dokunan, koyun, öküz, dana, at gibi hayvanlar. İnsanoğlunun varlığı ile evcilleştirme başlamıştır. adem aleyhisselamın oğlu Habil ve Kabil çobanlık ve çiftçilik yapardı. Yalnız veya çift yaşayan hayvanlar genellikle evcilleştirilemezler. Ancak insana alıştırılabilir. Evcilleştirme ilk başta insan zoruyla sağlanmış olsa bil
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
pençe, gaga, diş birer savunma organı olduğu gibi yılan ve akrepler de zehirlerini avlanma ve korunmada kullanırlar. Mürekkep balığı ve ahtapotlar da, tehlike anında mürekkep kesesinin salgısı olan siyah bir boyayı suya püskürtürler. Böylece düşmanlarıyla aralarında bir boya perdesi meydana getirirler. Salgıladığı boyanın hasmına verdiği şaşkınlıktan istifade ederek de hızla oradan uzaklaşırlar. , düşmanına karşı köpüklü kimyevi bir sıvı fışkırtır. Benzer bir mekanizma bombardıman böceklerinde de görülür. Arka kısmında bulunan namluya benzer organını istediği tarafa çevirebilir. Büyük bir gürültüyle patlayan namludan 100°C sıcaklığında bir sıvıyı düşmanına fışkırtır. Kokarcanın kokusuyla pislenmiş bir hayvan, avlanmakta zorluk çeker. Avları, kokusunu uzaktan duyduğundan kaçarlar. Kokusu haftalarca çıkmaz. Açlıktan ölme tehlikesi geçirir. Bir daha kokarcayla karşılaşınca kaçmayı tercih eder. Amerika kıtasına mahsus olan mufit, gayet pis bir koku yayar. Bunun fışkırttığı sıvı kokarcanın sıvısından daha tehlikelidir. Çünkü insan vücuduna temas ettiği yerlerde gayet şiddetli bir iltihap ve ızdırap meydana getirir.

Vücud ısıları çevreye ve faaliyetlerine bağlı olarak değişen hayvanlara soğukkanlı veya değişken ısılı (poikilotherm); buna karşılık vücut ısıları sabit olanlara ise, sıcakkanlılar (homoiyotherm) denir. Kuş ve memeliler sıcakkanlıdır. İnsan da sıcakkanlı olup vücut ısısı 37°C’dir.

Bazı sıcakkanlı hayvanların vücut ısısı (°C hesabıyla): At: 37,7, balina: 36,7, güvercin: 41-43, inek: 38,5-39,5, kedi: 38-39,5 serçe: 44, şahin: 40.

Bazı hayvanların normal ömrü: Adatavşanı: 50 yıl, arslan: 35 yıl, asya fili: 70 yıl, at: 40-60 yıl, ayı: 25-30 yıl, devekuşu: 70 yıl, dev kaplumbağa: 150-200 yıl, eşek: 60-106 yıl, kargalar: 100 yıl, karaca: 15 yıl, kanarya: 34 yıl, leylek: 70 yıl, sazan: 100 yıl, papağan: 60-100 yıl, turnabalığı: 100 yıl.

Tarihçe

İnsanoğlunun isim kullanmaya başlaması sistematiğin başlangıç noktası olarak kabul edilir. MÖ 383- 322 yıllarında Aristo "hayvanlar yaşam şekillerine, hareketlerine, vücut yapılarına, alışkanlıklarına göre sınıflandırılabilir" diyerek bu bilimin temelini oluşturur. Bu düdşünce 2000 yıl sürmüştür. 1627- 1705 yıllarında John Ray sınıflandırmada doğal sistemi ileri sürmüştür. yazdığı adlı kitabıyla zoolojik ün başlangıcını oluşturmuştur. Linne'nin çalışmaları birçok sistematikçiyi etkilemiş, hatta bir sonraki yüzyıla da damgasını vurmuştur. Bu nedenle Linne taksonominin babası olarak kabul edilmiştir. 100 yıl sonra Charles Darwin evrim teorisi ile tüm çalışmaları etkilemiştir. 1866'da Haeckel'in filogenetik ağaç sistemi sistematikçilere yararlı oluştur. Bu dönem taksonominin en önemli periyodu olmuştur. Hergün yeni cinsler, takımlar ortaya çıkmıştır. Daha sonraki yıllarda sadece türler düzeyinde alışmalar yapılmıştır. Mendel kanunlarının bulunmasıyla önce genetiğin, sonra populasyon genetiğinin gelişimi gerçekleşmiş, günümüzde sistematik çalışmalarda moleküler düzeye inilmiştir. Günümüzde tanımlanmış ve sınıflandırılmış 1.350.000 tür olduğu bilinmektedir. Bunların 1.300.000'ini omurgasızlar oluşturmaktadır. Geri kalan fosillerle birlikte 65.000 tür Chordata şubesinde incelenmektedir. Günümüzde yaşayan yaklaşık 43.000 kordalı bulunmaktadır. Bunun 42.000'i Vertebrata'ya, 1000 kadarı da ilkel kordalılara aittir.

Hayvanlar aleminin Sınıflandırılması

İlim adamları bir milyona yakın hayvan çeşidi keşfetmişler ve daha da yenileri keşfedilmektedir. Hayvanların sayıları da türden türe değişir. Hayvanlar hemen hemen dünyanın her yerine yayılmışlardır. Kutuplardaki buzullardan ekvator bölgelerine, basıncın insanın dayanamayacağı kadar yüksek olduğu okyanus diplerinden atmosfer yoğunluğunun çok az olduğu yüksek dağların zirvelerine kadar her yerde yaşarlar.

Hayvanların büyüklükleri de oldukça değişiktir. İnsan akyuvarlarının içinde yaşayan hayvanlar ve 30 metreden büyük balinalar vardır.

Sistemli bir metodla hayvanların sınıflandırılması, onların incelenmesinde büyük kolaylıklar sağlar. Böylece yeni keşfedilen türler, bilinenlerle olan münasebetine göre uygun bir sınıfa konur.

Hayvanların ve bitkilerin hususiyetlerine sahib olan bazı canlılar vardır ki, bunların sınıflandırılması zordur. Bunlardan bir tanesi bir tatlı su canlısı olan öğlenadır. Kamçısı ile suda hareket edebilir. Fakat bu canlı klorofil maddesi ihtiva eder. Bundan dolayı öğlenayı botanikçiler bitki, zoologlar hayvan olarak kabul eder. Kış uykusuna yatan, göç eden, geviş getiren, elektrik ve ışık üreten çeşitli hayvan grupları vardır. Mevsimlere bağlı olarak renk değiştirenler, kilerlerinde kışlık yiyecek depo edenler, köle kullananlar da mevcuttur. Ayı gerçek manada kış uykusuna yatmaz. Kırlangıç ve leylekler soğuklar yaklaşınca sıcak ülkelere göç eder. Koyun, keçi, deve gibi hayvanların mideleri birkaç bölmeli olduğundan geviş getirerek besinlerini ikinci bir öğütmeye tabi tutarlar. At geviş getirmez. Gelincik, avlarını felçleştirerek canlı olarak kilerlerinde depolar. Bugün halen keşfedilememiş yüzlerce hayvan türü vardır.

Hayvanlar Alemi

1. Omurgalılar

a. Memeliler

b. Kuşlar

c. Sürüngenler

d. Amfibyumlar

e. Balıklar

2. Eklembacaklılar

a. Böcekler

b. Örümcekler

c.

d. Kabuklular

3. Yumuşakçalar

a. Kafadanbacaklılar

b. Karındanbacaklılar

c.

4. Derisidikenliler

a. Denizkestaneleri

b. Denizyıldızları

c.

d. Denizhıyarları

e. Denizlaleleri

5. Solucanlar

6. (Sölentereler)

7. Süngerler

8. Bir Hücreliler

a. Kökbacaklılar

b. Kamçılılar

c. Haşlamlılar

d. Sporlular

Hayvanlarda yavru sevgisi:

Hayvanlar yavrularına hiçbir zarar vermeden, tahriş yapmadan uzak yerlere götürebilirler.

Yarasalar emin yer bulana kadar 2-3 gün yavrularını sırtlarında taşırlar.

adlı böcek yumurtladıktan hemen sonra ölür. Yavrusunu hiç görmez. Buna rağmen yumurtadan çıkacak yavrusuna gösterdiği ihtimam dikkate şayandır. Yavrusu bir sene gıdasını temin edecek yapıda yeteneğe dahip değildir. Bundan dolayı anne, bir ağaç parçasında uzunca bir oyuk meydana getirir. Çiçek yapraklarını ve bazı yumuşak dalları buraya doldurmaya başlar ve oraya bir yumurta bırakır. Sonra ağaçtan çıkardığı tozları hamur haline getirip tavan yapar. Bundan sonra başka bir yuva yapmaya koyulur. Buraya bıraktığı yiyecekler bu yavruya tam bir sene yeter.

Eşek arısı toprakta kazdığı çukura yumurtasını bırakmadan evvel avladığı hayvanları da yumurtanın yanına bırakır. Sonra üstünü örter.

Yapılan bir araştırmada, bir serçenin yeni çıkmış yavrusuna gıda aramak için 700’den fazla sefer yaptığı tesbit edilmiştir.

Yavrularının kaybolması üzerine hayvanlardaki hüzün, insanlardan daha çok olduğu tahmin edilmektedir.

At, yavrusu öldüğünde acı acı kişner, gözlerinden yaşlar akar, cesedinin başına kimseyi yaklaştırmaz. Gömdükten sonra başında bekler. Yemeden içmeden kesilir. Bazılarında bu üzüntü ve keder, ölümle neticelenir.

Tavuk, kaz, köpek gibi hayvanların yavrularını vermemek için insanlara saldırdığına çok sık rastlanır.

Yaban domuzu avında, domuzlar, yavrularını bırakıp kaçmıyorlar, bilakis yavrularını burunları ile iterek kaçmalarını sağlıyorlar.

Kangurunun tehlike görünce yavrularını karnındaki torbaya doldurup kaçtığı bilinmektedir.

Memeliler yavrularıyla saatlerce neşe içinde oynarlar.

Hayvanlarda haberleşme:

Hayvanlar, aralarında haberleşmek için çeşitli usuller kullanırlar. Bu bazan sesle, bazan hareketle, bazan da koku, renk veya ışık sinyalleriyle gerçekleşir. Hayvanların bir kısmı bir çeşit mors alfabesi ile konuşur. Birçok balık türü de yaydıkları elektrik sinyalleriyle haberleşirler. Pekçok sayıda tatlı su balığı zayıf elektrik sinyalleri yayar. Bunlarla karanlıkta yollarını bulur ve birbirleriyle haberleşirler. Yaşayan hayvan çeşidi kadar lisan çeşidi mevcuttur. Her hayvan türü, kendine has bir dil ile anlaşılır.

Sinyali alan hayvan, bunun hangi anlama geldiğini anlayarak harekete geçer. Haberleşmenin aynı cins hayvanlar arasında olması, kısa ve öz olması önemlidir. Haberleşmede sinyaller; cinsel çağrı, korunma, rakibini tehdit etme, birbirini tanıma, besinin yerini bildirme, tehlikeyi haber verme gibi maksatlarla kullanılır. Böceklerin çoğu, vücudun eğe şeklindeki bir kısmını cisme vurarak, kas yardımı ile bir zarı titreterek ses çıkarırlar. Ateş böceği gibi hayvanlar da ışık sinyalleriyle haberleşirler.

Son zamanlara kadar balıklar dilsiz sanılırdı. Fakat yapılan araştırmalar birçok balığın yüzgeçleri, dişleri, kemikleri, yüzme keseleri, solungaç veya kaslarıyla ilginç sesler çıkardığını gösterdi. Amazon Nehrinin sularında kuşlar gibi cıvıldayan, trampet çalan, tabanca ateşi veya köpek hırlamaları gibi sesler çıkaran balıklar vardır. İşitme organları “labiren” denen bir kapsül içinde bulunan iç kulaktan ibarettir. Bununla sudaki ses titreşimlerini işitirler.

Kuzusunu kaybeden koyun, meleyerek yavrusunu arar. Geyikler bir tehlikenin varlığını ayaklarını hızla yere vurarak arkadaşlarına duyururlar. Tavşanlar da, kızgınlık veya alarm işareti vermek için arka ayaklarını sertçe yere vururlar. Yunuslar, su altında çeşitli sinyaller çıkararak haberleşirler. Kuşların çoğu öterek, leylek gagasını takırdatarak hemcinsleriyle anlaşır. Miyavlamak, kişnemek, havlamak, böğürmek çeşitli hayvanların lisanıdır. Kunduzlar, geniş ve yassı kuyruklarını tehlike durumunda suya çarparak çıkardığı seslerle arkadaşlarını uyarırlar. Bir geyik, kuyruğunu aniden kaldırıp beyaz kısmını göstererek yavrusuna “Beni takip et!” demek ister. Tropik bölgelerde yaşayan “ağaç karıncaları”, ağaç kabuklarına ve yapraklara vurmak suretiyle ağaçtan ağaca birbirleriyle konuşurlar. Ağaç galerilerde yaşayan böcekler başlarını sert zemine vurarak haberleşirler. Eski mobilya ve ahşap eşyalarda bazan koro halinde başlarını vurmaya başlarlar. Gecenin sessizliğinde hastaları ürkütürler.

Ayrıca bakınız

  • Ağustos Böceği

  • Ağaçkakan

  • Ahtapot

  • Akbaba

  • Akrep

  • Alabalık

  • Albatros

  • Antilop

  • Armadillo

  • Arı

  • Aslan

  • At

  • Ayı

  • Babun

  • Balina

  • Balık

  • Baykuş

  • Bizon

  • Boğa

  • Bufalo

  • Bukalemun

  • Bülbül

  • Bıldırcın

  • Çakal

  • Çalıkuşu

  • Çekirge

  • Ceylan

  • Çita

  • Civciv

  • Dağ Keçisi

  • Deniz Anası

  • Deniz Ayısı

  • Denizatı

  • Deve Kuşu

  • Deve

  • Dinazor

  • Domuz

  • Engerek

  • Eşek Arısı

  • Eşek

  • Fare

  • Fil

  • Flamingo

  • Fok

  • Gelincik

  • Gergedan

  • Geyik

  • Gibon

  • Goril

  • Güvercin

  • Hamam Böceği

  • Hamster

  • Hindi

  • Horoz

  • İguana

  • İnek

  • İspinoz

  • İstakoz

  • İstiridye

  • Jaguar

  • Kanarya

  • Kangal

  • Kanguru

  • Kaplan

  • Kaplumbağa

  • Kara Tavuk

  • Karabatak

  • Karga

  • Kartal

  • Karınca

  • Karıncayiyen

  • Katır

  • Kaz

  • Keçi

  • Kedi

  • Keklik

  • Kelaynak

  • Kelebek

  • Kene

  • Kerkenez

  • Kertenkele

  • Kirpi

  • Kiwi

  • Koala

  • Kokarca

  • Koyun

  • Kuğu

  • Kuşlar

  • Kunduz

  • Kurbağa

  • Kurt

  • Kuzgun

  • Kırlangıç

  • Köpek

  • Köpek

  • Köstebek

  • Lama

  • Lemur

  • Leopar

  • Leylek

  • Maki

  • Mamut

  • Martı

  • Maymun

  • Mayıs Böceği

  • Midilli

  • Muhabbet Kuşu

  • Orangutan

  • Öküz

  • Ördek

  • Örümcek

  • Panda

  • Panter

  • Papağan

  • Pelikan

  • Penguen

  • Piton

  • Porsuk

  • Puma

  • Rakun

  • Ren Geyiği

  • Saka Kuşu

  • Saksağan

  • Salyangoz

  • Sansar

  • Semender

  • Serçe

  • Serval

  • Sincap

  • Sinek Kuşu

  • Sinek

  • Sivrisinek

  • Solucan

  • Somon

  • Su Aygırı

  • Susamuru

  • Sülün

  • Sırtlan

  • Şahin

  • Şempanze

  • Tahta Kurusu

  • Tarantula

  • Tavuk

  • Tavuskuşu

  • Tavşan

  • Tilki

  • Timsah

  • Turna

  • Tırtıl

  • Uğur Böceği

  • Vaşak

  • Yarasa

  • Yunus

  • Yusufçuk

  • Yılan

  • Yengeç

  • Zebra

  • Zürafa


    Bu sayfa, online kullanıcı topluluğu tarafından oluşturulan ve düzenlenen özgür ansiklopedi projesi Wikipedia'nın Türkçe versiyonu Vikipedi'deki maddesinden faydalanılarak veya ilgili madde birebir kopyalanarak hazırlanmıştır. Bu makale, GNU Özgür Belgeleme Lisansı ilkeleri kapsamında, Vikipedi sitesindeki ilgili madde kaynak gösterilerek özgürce kullanılabilir.

    Rehber Ansiklopedisi

    Hayvanlar Resimleri


    • Dünyadaki hayvanların sistematik dağılışı.



    Yorumlar - Lütfen konu (Hayvanlar) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.