Kafkasya

Kafkasya Karadeniz’in kuzeydoğusundaki Taman Yarımadasından, Hazar Denizinin batısındaki Apşeron Yarımadasına kadar uzanan dağlık bölgeye verilen ad. Yaklaşık 379.880 km2 alanı kaplayan bu bölge Kafkas dağlarıyla ikiye bölünmüştür. Kuzeyde kalan kısma Kuzey Kafkasya veya Sirkafkasiyen (Kafkasönü), güneyde kalan kısma ise Transkafkasya (Kafkasardı) adı verilmektedir. Kuzey kafkasya bölgesinde çoğu tahıl ekimi yapılan geniş düzlükler vardır. Transkafkasya ise benzer düzlükler ve Küçük Kafka...

KAFKASYA (türkçe) ingilizcesi
1. n. Caucasia,
KAFKASYA (türkçe) almancası
1. n. Kaukasien
2. Kaukasus

Kafkasya hakkında detaylı bilgi

Kafkasya Karadeniz’in kuzeydoğusundaki Taman Yarımadasından, Hazar Denizinin batısındaki Apşeron Yarımadasına kadar uzanan dağlık bölgeye verilen ad. Yaklaşık 379.880 km2 alanı kaplayan bu bölge Kafkas dağlarıyla ikiye bölünmüştür. Kuzeyde kalan kısma Kuzey Kafkasya veya Sirkafkasiyen (Kafkasönü), güneyde kalan kısma ise Transkafkasya (Kafkasardı) adı verilmektedir. Kuzey kafkasya bölgesinde çoğu tahıl ekimi yapılan geniş düzlükler vardır. Transkafkasya ise benzer düzlükler ve Küçük Kafkaslarla kaplıdır. Kuzeybatı-Kuzeydoğu istikametinde iki sıra halinde uzanan Kafkas dağlarının kuzeyde olanlarına Büyük Kafkaslar, güneyde olanlarına ise Küçük Kafkaslar denilmektedir.

Kafkasya coğrafi olarak; sıradağlar, platolar, vadiler, ovalar, ırmaklar ve göllerin yer aldığı muhtelif yüzey şekillerine sahiptir. Büyük Kafkasların uzunluğu yaklaşık 1200 km.dir. Bu dağlar üzerindeki belli başlı doruk noktalar Elburz (5642 m), Dihtau (5203 m), Koştantau (5144 m), Şhara (5068 m) ve Kazbek (5033 m) tir. Dağlarda geniş alanlar kaplayan iki binden fazla buzul bulunmaktadır. Kafkaslarda büyük su kaynakları vardır. En derin ve büyük ırmakları Rioni, Kura ve Aragvi’dir. En büyük göl ise Sevan gölüdür. Dağların yamaçları meşe, kestane, kayın, kızılağaç, çam, ıhlamur gibi ağaçlardan meydana gelen ormanlarla kaplıdır. Kafkas dağlarında, kömür, demir, kurşun, çinko, bakır, molibden, manganez gibi maden yatakları, zengin yeraltı kaynakları vardır. Azerbaycan, Krasnodor ve Stavrapol bölgelerinde petrol çıkarılır. Kafkas dağları şifalı maden suları, yapı malzemesi olarak kullanılan taşlar ve diğer mineraller bakımından da zengindir.

Kafkasyanın değişik yerlerinde bir kaç yüz kişiden meydana gelen dil topluluklarından, sayıları milyonlara ulaşan büyük milli topluluklara kadar ellinin üzerinde insan topluluğu yaşamaktadır. Kafkasya’da yerleşmiş olan milletleri üç grupta toplamak mümkündür. Bunlardan birincisi; Çerkezler, Abazalar, Lezgiler, Çeçenler ve Gürcülerden olan kafkas kavimleri, ikincisi; Ermeniler, Osnsetler, Svanlar, Ruslar ve İranlılarla bazı Avrupa milletlerinden olan İndo-Avrupa kavimleri, Üçüncüsü ise; Azeri, Kumuk, Karaçay, Balkar, Nogay, Kafkasya Türkmeni ve Kundur Türkleridir.

Kafkasya’da 30-40 kadar çeşitli dil konuşulmaktadır. Bu diller dilbilimcileri tarafından çeşitli sınıflandırmalara tabi tutulmuştur. Dilbilimcilerinin çoğunun kabul ettiği tasnife göre Kafkas dilleri; Güney Kafkas dilleri, Kuzeybatı Kafkas dilleri ve Kuzeydoğu Kafkas dilleri diye kısımlara ayrılmıştır. Güney Kafkas dil ailesine; Gürcüce, Megrelce (Mingrelce), Lazca, Svanca dilleri, Kuzeybatı Kafkas dilleri ailesine; Abhaz, Abaza, Adige, Kabartay ve Ubuh (Vubih) dilleri Kuzeydoğu Kafkas dilleri ailesine ise; Nah ve Dağıstan dilleri girmektedir. Çeçen ve İnguş dillerini de içine alan Kuzeydoğu Kafkas dilleri ailesi üç kısma ayrılabilir. Birincisi; Dağıstanın iç ve batı kesimleriyle Azerbaycan, BDT’nin bir bölümünde konuşulan Avar-Andi-Dido dilleri, ikincisi; Dağıstanın iç kesimlerinde konuşulan Lak-Dargva dilleri, üçüncüsü ise; Dağıstan’ın güneyinde konuşulan Lezgi dilleridir. Kafkasya’daki yazılı diller resmi dillerdir. Basın, radyo ve televizyon mahalli dillerde yayın yapmaktadır. İlköğrenimde öğrenciler anadillerinde öğrenim görürler. Alfabe olarak ise Kiril alfabesi benimsenmiştir.

Dünyanın en eski yerleşim merkezlerinden ve batı ile doğu arasındaki önemli kavşak noktalarından olan Kafkasya’da birçok milletler yerleştiler. Kimmerler, İskitler, Sarmatlar, Hunlar, Avarlar ve Hazarlardan sonra Romalıların hakimiyeti altında kalan Kafkasya, İran’da hüküm süren Sasaniler tarafından istila edildi. İslam orduları Hz. Ömer’in halifeliği sırasında Derbent’e kadar geldilerse de Hazarlar onların ilerlemesine izin vermediler. Emevi halifelerinden Hişam bin Abdülmelik devrinde Kafkasya İslam devletinin sınırları içine alındı. El-Cezire valiliği ile Kafkasya’dan feth olunan yerler idari olarak birleştirildi. Kuzey ve Güney Kafkasya bölgeleri tamamen fethedildikten sonra Arran’ın merkezi Bazza’da bir ordugah kuruldu. Azerbaycan, Arran, Şirvan, Ermenistan ve Gürcistan’ı da içine alan büyük bir vilayet teşkil edildi. Abbasiler zamanında bu vilayet parçalanıp ayrı ayrı, Azerbaycan, Ermenistan ve Şirvan eyaleti ile Tifliste bir Müslüman Gürcistan emirliği kuruldu.

Onbirinci yüzyılın ikinci yarısından itibaren Kafkasya’ya Selçuklu Türklerinin akınları başladı. Büyük Selçuklu hükümdarı Melikşah, Hazar Denizinin batı ve güneybatı sahillerine ve Kafkasya’nın diğer yerlerine Müslüman-Türk kabilelerini yerleştirdi. İki yüz sene kadar Selçuklu hakimiyetinde kalan kafkasya Moğol istilasına maruz kaldı. Menuçehr Şah Dağıstan’ın güneyinde bir devlet kurdu. Daha sonra Selçukluların bir şubesi olan Şirvanşahlar hanedanı bu bölgede hakimiyet kurdu. Şirvanşahlar Timur Han’ın Kafkasya seferine kadar hakimiyetlerini sürdürdüler. Bu sırada Şirvan Şahı olan Şeyh İbrahim bin Sultan Mehmet birçok muharebelerde Timur Han’la birlikte bulundu. Bu devlet Dağıstan yöresinde 1535 senesine kadar hüküm sürdükten sonra, Safeviler tarafından yıkıldı. Onaltıncı yüzyıldan itibaren Osmanlı devleti de Kafkasya’da nüfuz tesis etmeye başladı. Bunda Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferinden sonra halifeliği bizzat kendi üzerinde bulundurmasının önemli yeri vardır. Çünkü dini yönden bütün Kafkasya Müslümanları halifeye bağlanmış oluyorlardı.

Kırım’ı sınırları içine alarak Kafkasya’ya kuzeyden nüfuz etmeye çalışan Osmanlı devleti, Güney Kafkasya’da etkili olan İran üzerine sefer düzenledi. Çaldıran Savaşında İran hükümdarı Şah İsmail’in Yavuz Sultan Selim Han tarafından yenilmesi üzerine Osmanlı ordusu Kafkasyaya fiilen girmiş oldu.

Osmanlı Devleti 1568 yılında Don-Volga kanal projesini gerçekleştirmek üzere harekete geçti. Bu projenin gayesi Osmanlı Devletinin Orta Asya Türk Devletleriyle irtibatını sağlamak ve Rusya’nın Orta-Asya ile Kafkaslardaki yayılmasına mani olmaktı. Hatta İran bile hakimiyet altına alınabilecekti. Ancak Rus Çarının bu büyük projeye mani olmak yolunda giriştiği faaliyetler yanında Kırım Hanı Gazi Girayında aleyhte çalışmaları sebebiyle başarı sağlanamadı.

24 Ağustos 1578’de Gürcistan zaptedildi. Gürcistan’dan sonra Azerbaycan Osmanlı ülkesine katıldı. Bir müddet Osmanlı hakimiyetinde kalan Kafkasya, Anadoluda başgösteren Celali isyanları sebebiyle İran idaresi altına girdi. Kafkaslarda meydana gelen bazı karışıklıkları fırsat bilen Rusya 1722’de Agrahan’ı ve Derbend’i işgal etti ve İran üzerine hücum etti. İran kuvvetlerini yenerek 1724 senesinde anlaşma imzalandı. Bu andlaşmaya göre; Derbend kalesi, Bakü, Geylan, Mazenderan ve Esterabad Rusyaya bırakıldı. Rusya böylece Kafkasların güneyine kadar inerek Kafkasyadaki İran topraklarını Osmanlılarla paylaştı. 1727’de Osmanlılar İran üzerine Sefer düzenleyerek Tiflis’i aldılar. Revan, Nahçıvan, Lesi ve Gence alındı. Osmanlılar, Ruslar ve İranlılar arasındaKafkasya’da çeşitli zamanlarda harpler oldu. Uzun süren savaşlar sonunda Osmanlılar yenilerek Küçük Kaynarca andlaşmasını imzalamak zorunda kaldılar. Bu andlaşmaya göre OrtaKafkasya’nın kuzeyinde bulunan küçük ve büyük Kabartaylar Ruslara bırakıldı. Ruslar tarafından alınan Gürcistan taraflarındaki Kutayis ve Şehriban Osmanlılara, diğer yerler ise Gürcülere verildi. 1774’te Kırım elden çıkınca Osmanlı devleti 1787’de Rusya’ya karşı savaş ilan etti. Fakat yenilerek 1791’de yaş andlaşması imzalandı. Bu andlaşmaya göre Kafkaslarda sınırın Kuban ırmağı olması kararlaştırıldı. Ondokuzuncu yüzyılın başında Gürcistan Rusya’nın bir eyaleti haline geldi. Ruslar Kafkasya’ya asker göndererek Dağıstan’ın ve Kafkasya’nın büyük bir kısmını aldılar ve Doğu Anadoluya kadar ilerlediler. Daha sonraki yıllarda da Kafkasya’da Rus nüfuzu etkili olmaya devam etti.

Rusların baskıcı ve sömürgeci siyaseti karşısında dayanamayan Kafkasyalı Müslümanlar Rusya’ya karşı genel harb ilan ettiler. Bu karşı hareketin çekirdeğini Kafkas Avarları teşkil ettiler. Hareketi 1829 tarihinden itibaren İmam Gazi Muhammed başlattı. Gazi Molla lakabıyla da tanınan bu zat tesirli vaaz ve nasihatleriyle Müslümanları Ruslara karşı cihada teşvik etti. Nihayet bir beyanname neşrederek Ruslara karşı fiili mücadeleye girişti. Gazi Molla’dan sonra Hamzat (Gamzet) Bey, Şeyh Şamil ve Hacı Murat gibi mücahidler bu mücadeleyi devam ettirdiler. Özellikle Şeyh Şamil Ruslara karşı Kafkasyayı korumak için savaşan kahramanlardan biri oldu. 25 yıl Ruslara karşı savaştı. Hakim olduğu bölgede islami cumhuriyet teşkilatı kurdu. Talebeleriyle birlikte Rusların ilerleyişini durdurmağa çalıştı. Kuvvetlerinin azalması, silah ve techizatının kalmaması sebebiyle 1859’da Ruslara teslim olmak zorunda kaldı. Nihayet Ruslar 1864’te bütün Kafkasya’daki milli mücadele hareketlerini kanlı bir şekilde bastırarak Kafkasya’yı tahakkümleri altına aldılar. Onbinlerce Türk Anadolu’ya hicret etti. Rus çarları bütün Kafkasya’da sömürgeleştirme ve Ruslaştırma siyaseti uyguladılar. Ondokuzuncu yüzyılın sonlarında Rus idaresine karşı milliyetçi hareketler genişledi, Çar hükümetlerine karşı muhalefet şiddetlendi. Bu muhalefet hareketleri neticesinde 1905 ve 1917 Rus devrimleri ortaya çıktı.

Batılı ülkelerin teşvik ve tahrikleri neticesinde, başta bulunan Talat, Enver ve Cemal paşalar oldu-bittiye getirerek Osmanlı devletini Birinci Dünya savaşına soktular. Enver paşa idaresindeki bir orduyla Kafkasya üzerine sefer düzenledi, ordunun kış şartlarına uygun donatılmaması ve Enver paşanın harp tecrübesine sahib olmaması sebebiyle Osmanlı ordusu Ruslara yenik düştü. Kafkasya’nın alınması bir tarafa, Rus orduları Doğu Anadolu’da ilerleyerek Erzurum, Erzincan, Muş, Bitlis’i işgal ettiler. Karadeniz kıyısında da ilerleyen Ruslar Trabzonu işgal ettiler. Ekim 1917’de Rusya’da Bolşevik ihtilali olunca Rus orduları Kafkasya cephesinden geri çekildi. Brest-Litovsk andlaşması imzalanarak Kars, Ardahan ve Batum Osmanlı Devletine bırakıldı.

Kafkasyada yaşayan milletler de Rusya’dan ayrılarak bir federasyon kurdular. Fakat bu federasyon kısa sürede parçalandı. Mayıs 1918’de Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan bağımsızlıklarını ilan ederek sosyalist idareyi benimsemiş birer cumhuriyet oldular. Kuzey Kafkasya da bağımsızlığını ilan etmek istediyse de başarılı olamadı. 15 Aralık 1922’de Kafkasardı Sovyet Federasyonu ve SSCB’ye katıldı.

İkinci Dünya Savaşında, Bakü petrol kuyularını ele geçirmek için Kafkasyayı stratejik bir hedef olarak seçen Almanlar 1942 yazında Elburz dağı ve Terek nehri kıyısına kadar ilerlediler. Ancak Stalingradda bozguna uğrayınca ele geçirdikleri tüm topraklardan geri çekilmek zorunda kaldılar. Bu savaş sırasında Almanlarla işbirliği yapan Kafkas milletleri (Çeçenler, İnguşlar, Karaçaylar) vatanlarından sürüldüler. Daha sonra tekrar yurtlarına döndürüldüler. Kafkasya’da yaşayan milletlere karşı komünist idare zamanında çeşitli baskı ve zulümler uygulandı. Bu milletler yıllarca devam eden kültür emperyalizmi sonunda kendi kültür ve dini inançlarından uzaklaştırıldılar.

Bugün Kafkasya’da Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan olmak üzere üç bağımsız devlet bulunmaktadır. Türkiye’nin Kafkasya ve Orta Asya’daki Türk kavimleriyle irtibatını sağlayabileceği tek geçiş yeri olan Nahcivan Özerk Cumhuriyeti 13 Ekim 1921 Kars antlaşmasıyla Azerbaycan’ın himayesine verilmişti. 1990’da SSCB’nin dağılmasından sonra Ermenistan Azerbaycan’ı hedef alan saldırılarını başlattı. Rusya ve batılı ülkelerinde desteklediği Ermeni saldırılarının gayesi Türkiye’nin Orta Asya Türk Cumhuriyetleriyle münasebetlerini kesmeye yöneliktir.

Gürcistan, Azerbaycan ve Ermenistan’ın dışında Kafkaslarda Dağıstan, Kuzey Osetya, Çeçen-İnguş ve Kabartay-Balkar Özerk Cumhuriyetleri Rusya federasyonuna bağlıdırlar. Rusya’ya bağlı Adigey ve Karaçay-Çerkez Özerk bölgeleri, Azerbaycana bağlı Nahçıvan ve Yukarı Karabağ özerk bölgeleri, Gürcistan’a bağlı Ahazya (Abhazistan), Acaristan ve Güney Osetya özerk bölgeleri Kafkasyada yer almaktadır.

Bakınız

Daryal geçidi Derbent geçidi Kaynak: Rehber Ansiklopedisi
İlgili Konu Başlıkları Tümü

Türkiye'nin Kafkasya Cumhuriyetleri Ile İlişkileri

Türkiye'nin Kafkasya Cumhuriyetleri ile İlişkileri. Türkiye'nin Kafkasya'ya yaklaşımı, bölgedeki üç Kafkas ülkesinin katılımıyla kapsamlı işbirliğinin kurulması arzusuyla şekillenmektedir. Bu çerçevede Türkiye, sözkonusu ülkelerin bağımsızlıklarının pekiştirilmesi, ...

Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti

1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı, Kafkasya'yı da etkilemişti. Türk Ordusu Abhazya Sahilleri'ni işgal ederek, Rus Ordusu'nun güney kanadını arkadan vurmak isterdi. Kuzey Kafkasya, bağımsızlık konusunda duyarlıydı. Savaşın başlamasından kısa bir süre sonra; Ali Bey isyanı, halkın ...

Kafkasya Avarları

Günümüzde Dağıstan da yaşayan yerli Kafkas dilli Avarlar; tarihte ki Türk/Moğol kökenli Avarlar(Asya Avarlar)ın`dan dil, kültür ve köken olarak ayrılmaktadırlar.

Kafkasya Cephesi

Kafkasya Cephesi, Birinci Dünya Savaşı`nda Osmanlı ve Rus ordularının Kafkasya`da karşı karşıya geldikleri cepheyi belirten tarih terimi.1914 sonunda Osmanlı Devleti, Almanya ve Avusturya-Macaristan imparatorlukları yanında, Rusya, İngiltere, Fransa ve müttefiklerine karşı harbe ...

Orta Asya Ve Kafkasya Dergisi

Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya bölgelerini kapsayan akademik ve hakemli dergisi.

KUZEY KAFKASYA

Kuzey Kafkasya, Avrupa kıtasının güneydoğu ucunda, Asya ile sınırı olan bir bölgedir. Bölgenin tamamı, Rusya Federasyonu sınırları içindedir.

Orta Asya Ve Kafkasya Araştırmaları (dergi)

Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya bölgelerini kapsayan akademik ve hakemli dergisi.

Güney Kafkasya

Güney Kafkasya (Rusça: Закавказ), Kafkasya`da Kafkas Sıradağlarının güneyinde kalan bölge. Transkafkasya da denir. Güney Kafkasya`da bugün bağımsız Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan devletleri vardır. Ayrıca bağımsızlık ilanında bulunan Gürcistan`a ...

Kafkasya Muhaciri

Sözlüğe taşı

İkinci Dünya Savaşı'nda Almanlar'ın Kafkasya Harekatı

İkinci Dünya Savaşı’nda Alman ve Sovyet ordularının kanlı çarpışmalarına sahne olan Kafkasya’da savaşın asıl acısını ve dehşetini, bu savaşta hiçbir suçu olmayan Kafkasya halkları yaşamıştır. Almanlar’ın ekonomik ve siyasî sebeplerle işgal ettikleri Kafkasya’da ...