Toksin

Toksinler, mikroorganizmaların salgıladıkları bir takım zehirli maddeler. Toksinler iki grupta toplanırlar:

Toksinler, mikroorganizmaların salgıladıkları bir takım zehirli maddeler. Toksinler iki grupta toplanırlar:
  • Ekzotoksinler
  • Endotoksinler.


Ekzotoksinler

Daha çok gram (+) mikroorganizmalar tarafından meydana getirilirler. Başlıca ``Closturdium tetani`` (tetanoz etkeni), ``Closturdium Botulinum`` (Botulismus zehirlenmesi etkeni), ``Closturdium Perfircingens``, Gram (-)lerin bir kısmı, ``Shigella dysenteria`` (dizanteri amili), ``Vibrio cholera`` (kolera amili) ekzotoksin yapar. Ekzotoksinler mikroorganizma tarafından dışarı salınırlar.

Toksinler suda erirler. Bu yüzden bulundukları ortamda hızla yayılırlar. Bakteriler dışında birtakım hayvanlar da ekzotoksin yapar. Toksinler oldukça şiddetli zehirlerdir. Sıvı halde ve beklemekle aktivitelerini kısmen kaybederler. Clostridium Botulinum toksini yeryüzünde bilinen en kuvvetli toksindir.

Toksinler genellikle polipeptid yapısında maddelerdir. Molekül ağırlıkları 10-90.000 bin arasında değişmektedir. Isıya ve proteinleri eritici enzimlere karşı dayanıksızdırlar. Antijenik yapıya sahiptirler. Girdikleri organizmada özel bir takım antikorlar meydana getirirler. Difteri, botulinum ve tetanoz toksini sinir sistemini tutarak bir takım felçlere sebep olurlar.

Ekzotoksinler, genellikle sıcağa dayanıksız olup 60-80°C sıcaklıkta tahrip olurlar. Ancak bazı stafilokokların meydana getirdiği enterotoksinler ekzotoksin yapısında olduğu halde 100°C`de 20 dakika dayanıklılık gösterirler. Kolera vibrionları barsaklarda bir enterotoksin meydana getirmektedirler ve kolerada aşırı tuz ve su kaybı meydana gelmesine bu enterotoksin sebep olmaktadır. Streptokoklardan bazıları da ekzotoksin yapısında bir takım maddeler çıkarırlar ki bunlar eritem dediğimiz bir takım döküntülere sebep olurlar. Buna ``eritrojenik toksin`` denir. Kızıl hastalığı, bu toksinlerden meydana gelir.

Ekzotoksinlerin iki grubu bulunmaktadır:

;Toksofor: Toksin niteliğindeki gruptur. ;Haptofor: Antijen niteliğindeki gruptur.

Ekzotoksinin bu iki grubundan birisi yok edildiğinde ötekisi etkinlik kazanır. Misal, formaldehit veya ısıyla toksik grup ortadan kalkar. Sadece haptofor grubu sabit kalır. Böyle bir toksine ``anatoksin`` denir.

Anatoksini ilk olarak Ramon isimli araştırıcı 1913`te bulmuştur. Buna Ramon anatoksini de denir. Ramon difteri toksinine % 004`lük formaldehit ilave etmekle toksofor grubunu etkisiz hale getirmiş, haptofor grubunun antijenik kaldığını görmüş ve buna difteri ve tetanoz anatoksinlerinden gerek aşı yapmada ve gerekse tedavi edici bir takım antiserumlar elde etmek için hayvanları immunize etmekte faydalanılmaktadır.

Endotoksinler

Bakterilerin hücre çeperlerinde bulunan dışarıya salgılanmayan, ancak hücrenin parçalanması sonucu meydana çıkan lipopolisakkarit yapısında (yani bakterinin yapı maddelerinden olan) bir takım toksik maddelerdir. Daha çok gram (-) bakteriler tarafından meydana getirilirler. Bunlar da ısıya ve birtakım protein eritici enzimlere karşı dayanıklıdırlar. Bazıları 100°C sıcaklığa dayanabilir ve Formol`la (harap olmaz) suda erirler. Genellikle şeker-yağ-polipeptit yapısında olan bir O antijeni olarak kabul edilir. Bu yüzden de O antikorlarıyla tahrip olurlar. Molekül ağırlıkları 100-900.000 arasında değişmektedir. Ekzotoksinlere oranla daha az toksinlidirler.

Endotoksinler bir organizmaya girdikten sonra 1-1,5 saat içinde ateş yükselmesine sebep olurlar. Bunu, beyindeki ısı düzenleyici merkezi etkileyerek yaparlar. Organizmada ateşten başka solunum güçlüğü, ishal ve bacaklarda felce sebep olmaktadırlar. Kanda önce akyuvarların azalmasına, sonra çoğalmasına sebep olurlar. Kanın pıhtılaşmasını değiştirirler.

Endotoksimik şok

Kan basıncı düşer, aşırı terleme olur. Bu şokun başlangıcında önce küçük çaplı atardamarlar ve toplardamarlarda bir büzüşme olurken vücudun uç kısımlarındaki damarlarda da genişleme olur ve damar geçirgenliği artar. Damar içi maddeler, damar dışına çıkar. Kalbin atım hacmi azalır. Buna bağlı olarak kan basıncı düşer ve şok tablosu meydana gelir. Bunun sonucunda birtakım hayati organlar (böbrek, kalp, beyin) kansız kalır ve ölüm meydana gelir. Endotoksinlerin yol açtığı bu şok çeşidi, birtakım cinai düşüklerden sonra, bazı cerrahi müdahalelerden sonra ve bazı enfeksiyon hastalıklarının seyri esnasında görülebilmektedir.

;Ayrıca bakınız:Zehir

Kaynaklar

Vikipedi

Diğer anlamları

toksin

Canlı organizmalarda görülen zehir.

toksin

Türkçe toksin kelimesinin İngilizce karşılığı.
n. toxin

toksin

Türkçe toksin kelimesinin Fransızca karşılığı.
toxine [la]

toksin

Türkçe toksin kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Toxin

İlgili konuları ara


Görüşler

Bu konuda henüz görüş yazılmamış.
Gürüş/yorum alanı gerekli.
Markdown kodları kullanılabilir.

Toksin ilgili konular

  • Kangren

    Kangren Dokuların, kendilerini besleyen atardamarın herhangi bir sebeple tamamen yetersiz hale gelmesi neticesinde hayatiyetini kaybetmesi durumu.
  • Toksin

    Toksinler, mikroorganizmaların salgıladıkları bir takım zehirli maddeler. Toksinler iki grupta toplanırlar:
  • Antikor

    ANTİKOR, vücuda giren antijenleri zararsız duruma getirmek için organizmanın çıkardığı bir tür madde. Çok hücreli hayvansal organizmalar
  • Eosinofil

    Eosinofil Alm. Eosinophile (m), Fr. Eosinophile (m), İng. Eosinophil. 11-14 mikron büyüklüğünde, toparlak, eosin boyası ile parlak kırmızı r
  • Gangren

    Dokunun ölmesidir, ancak halk arasında daha çok bir uzvun vücuda bağlıyken ölmesi anlaşılır. Dokuların; kendilerini besleyen atardamarları
  • Sistemik Lupus Eritematozus

    Sistemik Lupus Eritematozus (SLE), sebebi bilinmeyen cilt, eklem, böbrek, kalp zarı, akciğer zarı gibi bir çok doku ve organ iltihabına bağlı
  • Akyuvarlar

    Alm. Weisses Blutkörperchen (n), Leukozyte, Fr. Globule blanc, leucocyte, İng. White corpuscle, leucocyte. Kanın beyaz veya renksiz hücreleri. Aky
  • Toksinler

    Toksinler Mikroorganizmaların salgıladıkları bir takım zehirli maddeler. Toksinler iki grupta toplanırlar: 1) Ekzotoksinler, 2) Endotoksinler.
  • Anatoksin

    Anatoksin, ısı ve formülle değişime uğrayarak tüm toksin gücünü yitiren ve zararsız antijen niteliğini bütünüyle koruyarak bağışıkl
  • Anjiyoplasti

    Anjiyoplasti, genellikle ateroskleroz sonucu daralmış veya tıkanmış olan atardamarları mekanik genişletme tekniğidir. Kateter olarak bilinen b