halk latincesi

Halk Latincesi veya Vulgar Latince (Latince sermo vulgaris, "halk konuşması") Latin dilinin halk lehçelerinin ve sosyolektlerini kapsayan bir genel terimdir. Bu farklı lehçeler Orta Çağların başlarında birbirlerinden farklılaşarak 9. yy'da Roman dillerine dönüştüler.

Halk Latincesi

Halk Latincesi veya Vulgar Latince (Latince sermo vulgaris, "halk konuşması") Latin dilinin halk lehçe ve sosyolektlerini kapsayan bir genel terimdir. Bu farklı lehçeler Orta Çağların başlarında birbirlerinden farklılaşarak 9. yy'da Roman dillerine dönüştüler. Konuşulan Latince, edebí Latince'den telaffuz, söz dağarcığı (vokabüler) ve gramer açısından farklıdır ancak kendisine has bazı özellikleri Roma İmparatorluğu'nun geç dönemlerinde ortaya çıkmıştır. Başka özellikleri, konuşma Latincesinde çok daha önceden muhtemelen mevcuttu. Orta çağlarda, Orta Çağ Latincesi olarak adlandırılan, Latincenin klasik biçimli bir şekli, alimler, katipler ve din adamlarınca kullanılırdı. Bu dil eğitimle edinilirdi, anadil olarak bilinmezdi. Halk Latincesi ise herkesin gündelik olarak kullandığı dildi. ==Halk Latincesi neydi?== right|thumb|200px|The de Mio Cid (El Cid'imin şarkısı) önemli uzunlukta olup Ortaçağ İspanyolcasına ait en eski metindir ve bu dilin Halk Latincesinden ayrı bir dil olarak başlangıcını belirtir] Halk Latincesine karşılık gelen Vulgar Latince'deki Vulgar, Latince vulgaris 'ten türeme olup, "halka ait" demektir. Vulgar Latincenin çeşitli anlamları olabilmektedir. 1. Çoğu insanın okuma yazma bilmediği bir dönemde dil başlıca konuşma yoluyla aktarılırdı. Bu şartlarda, klasik edebi standarttan faklı sayılan Latincenin varyasyonları (sosyal, coğrafí, ve tarihsel) Halk Latincesi sayılabilir. Bu anlamıyla kullanılan terim, eğitilmiş üst sınıflarca konuşulan dili kapsamaz, çünkü o da bazı varyasyonlar gösterse de, edebi standarda yakındır. 2. Roma İmparatorluğunun konuşulan dili. Romalı askerlerce Galya, İberya veya Daçya'ya gelen Latince muhtemelen Çiçero tarafından konuşulan Latinceyle bir değildi. Hem söz dağarcığı, hem de, sonraları, sentaks ve gramer bakımından da farklılık gösterirdi.Palmer (1954). Bu tanıma göre Halk Latincesi bir konuşma diliydi, Klasik Latince ise yazmak için kullanılırdı. 3. Roman dillerinin tahmini atasının (proto-Roman dili) neye benzediği hakkında elimizde pek bir bilgi yoktur, birkaç graffiti kalıntı dışında. Proto-Roman, Latinceden türemiş olduğu tahmin edilen hipotetik bir halk dilidir. Bu dilin ses yapısının geçirdiği kaymalar ve diğer değişmeler, ondan türemiş dillerde görülen farklılıklardan geriye giderek çıkarmak mümkündür. 4. Halk Latincesi bazen, bazı Geç Dönem Latin metinlerde görülen gramer değişikliklerini tarif etmek için kullanılır. Bunlara örnek, 4. yy'dan kalma İtinerarium Egerae, [1]'nın Filistin ve Sina Dağı'ndaki seyahatnamesidir; veya Tours'lu Aziz Greguvar'ın eserleridir. Halk Latincesiyle yazılmış belgeler ender olduklarından dolayı bu eserler filologlar için çok değerlidir, çünkü metinlerde bulunan yazım hataları veya varyasyonları, bunların yazıldığı dönemdeki konuşulan dil hakkında ipuçları verir. ==Tarih== Latince konuşanların günlük konuşmaları kaydedilmediği için Halk Latincesi ancak dolaylı yoldan araştırılabilir. Halk Latincesi hakkında bilgiler başlıca üç kaynaktan gelmektedir. Birincisi, karşılaştırma yöntemi ile Roman dillerinin altında yatan yapılar belirlenir ve bunların Klasik Latince'den farklarına bakılır; ikincisi, Geç Latince döneminden kalma gramer eğitim metinleri Latince konuşanların yapma eğilimli olduğu bazı hatalar konusunda uyarırlar, bu da Latincenin nasıl konuşulduğu hakkında fikir verir; üçüncüsü, Geç Latin metinlerde bazen rastlanan gramer hataları ve Klasik-dışı kullanımlar da yazarın konuşma dilini kısmen ortaya koyar.Charles H. Grandgent, An Introduction to Vulgar Latin (Heath & Co., 1907) Latince'nin düşük bir seviyesini özellikle kullanmış bazı edebi eserler de erken Halk Latincesi hakkında fikir verirler. Plautus ve Terence'in komedilerindeki karakterler arasında bulunan esirlerin konuşmaları basilekt Latin özellikleri muhafaz etmektedir. Keza, Petronius Arbiter'in Cena Trimalchionis adlı eserinde özgürlüğünü kazanmış eski esirlerin konuşmları vardır. Roma İmparatorluğunun çeşitli eyaletlerinde Halk Latincesi farklı şekilde gelişmiş, zamanla Fransızca, Katalanca, İtalyanca, İspanyolca, Portekizce, Rumence ve bir düzine başka dil meydana getirmiştir. Ethologue Latin Family Bu bölgelerdeki resmí dil Latince olsa da, Halk Latincesi yaygınca konuşulmaktaydı, ta ki yerel dil Latince'den yeterince farklılaşınca bunlar farklı diller olarak ortaya çıkmıştır. Konuşma dili ve yazı dili arasında gitikçe derinleşen uçuruma rağmen, İmpartorluk devri boyunca ve 8. yy'a kadar, bu farklılık bu konuşma dillerinin birbirini anlamasını engelleyecek kadar büyük değildi. Nitekim, 813'deki 3. Tours Konsülünde, halk artık resmi Latinceyi anlamadığı için, rahiplere halk dilinde vaaz vermeleri emredilmiştir: ya Halk Latincesi ya da Cermen halk dillerinde. Az zaman sonra, 842'de, Strasburg Yemini (Şarlman'ın torunu Kel Şarl ve Alman Lui arasındaki bir antlaşma) Latince'den farklı bir dilde söylenmiş ve kaydedilmiştir. Metinden alıntı: :« Pro Deo amur et pro christian poblo et nostro commun salvament, d'ist di in avant, in quant Deus savir et podir me dunat, si salvarai eo cist meon fradre Karlo et in ajudha et in cadhuna cosa, si cum om per dreit son fradra salvar dift, in o quid il me altresi fazet, et ab Ludher nul plaid numquam prindrai, qui, meon vol, cist meon fradre Karle in damno sit. » Çevirisi: :Tanrı aşkına, Hıristiyanlık adına ve hepimizin kurutuluşu için, bugünden sonrasında, Tanrı bana akıl ve kudret verdikçe, bu kardeşim Şarl'ı, yardımla veya başka şekilde, insanın kardeşini koruması gerektiği gibi, koruyacağım, ki o da bana aynı şeyi yapsın ve hiçbir zaman bilerek Lothair ile kardeşim Şarl'ı zarar verecek bir anlaşma yapmayacağım. Bu noktadan sonra Halk Latinceleri, pratik olarak farklı diller olarak kabul görmeye başladılar, kendilerin has yerel normlar ve yazımlar geliştirdiler ve Halk Latincesi terimi artık anlamını yitirdi. ==Söz dağarcığı (vokabüler) == Klasik Latince bazı sözcükler vokabülerden kayboldular. Klasik equus, "at" yerine caballus (küçük at, tay) geldi (ama Rumence iapă, Sardinyaca í¨bba, İspanyolca yegua, Katalanca euga ve Portekizce íégua, hep dişi at demektir ve Klasik equa 'dan gelirler. Sağdaki tabloda sadece klasik olan ve Roman dillerinde gelişen sözcüklerden örnekler görülebilir. Vokabüler değişiklikleri Latincenin temel gramer takılarını dahi etkilemiştir. Çoğu, Roman dillerinde yok olmuştur: an, at, autem, donec, enim, ergo, etiam, haud, igitur, ita, nam, postquam, quidem, quin, quod, quoque, sed, utrum ve vel.Harrington et al. (1997). Önek taşıyan fiiler sıkça daha basit fiilerin yerini aldı. -bilis, -arius, -itare ve -icare gibi sonekler taşıyan kelimlerin sayısı çok arttı. Bu değişiklikler çoğu zaman düzensiz biçimlerden kaçınmak ve ismin cinslerini düzenlı kılmak amacıyla meydana geldi. Buna karşın, Halk Latincesi ve esas Latince, tarihlerinin büyük bir bölümü süresince aynı dilin iki farklı seviyesini oluşturdukları için, bazı Roman dilleri diğerleri tarafından kaybedilmiş olan Latin kelimeleri korumuşlardır. Örneğin, İtalyanca ogni (her), Latince omnis 'i korur. Diğer diller aynı anlam için totus türevlerini kullanırlar, örneğin İtalyanca tutto, Portekizce tudo, todo, İspanyolca todo, Katalanca tot, Fransızca tout ve Rumence tot. Bazen, Klasik Latince bir kelime Halk Latincesi ile beraber korunmuştur. Klasik Latincede caput, "baş", yerine bazı batı Roman dillerinde, Fransızca ve İtalyanca dahil olmak üzere, testa (klasik Latincede testi anlamındadır) gelmiştir.S.v. testa (Lewis & Short) ve tête (TLFi). Ancak, İtalyanca, Fransızca ve Katalanca Latince kelimeyi capo, chef, cap olarak muhafaz etmişler, bunlar "baş"ın mecazi anlamını (amir gibi) sürdürmüşlerdir. Rumencede Latin kelime cap özgün anlamını anatomik anlamda "baş" olarak korumuş, á¹­eastă da kafatası veya karapas anlamıyla korunmuştur.Romanian Explanatory Dictionary sözlüğünden . Güney İtalyan lehçeleri de capo'yu baş anlamında muhafaz ederler. İspanyolca ve Portekizce'de olan cabeza/cabeça, caput 'un değişik bir şekli olan capetia'dan türemiştir, Portekizce testa ise "alın" anlamı için korunmuştur. Çoğu zaman, Halk Latincesi içinde evrimleşmiş bir kelime yerine, edebí Latinceden sonradan ödünç alınan kelimeler ile, evrimleşmiş kelimeler yanyana bulunur: beklenen bir fonetik gelişmenin yokluğu bir kelimenin ödünç alındığının ipucu olur. Örneğin, Halk Latincesindeki fungus, "mantar", İtalyanca fungo, Katalanca fong ve Portekizce fungo olmuştur; erken İspanyolcada sık görülen f > h kayması (örneğin filius > İspanyolca hijo, "oğul", facere > İspanyolca hacer, "yapmak") ile fungus İspanyolcada hongo olmuş ama bu dilde ayrıca fungo da bulunmaktadır, beklenen ses kaymasını göstermemesi onun yazılı Latinceden doğrudan alındığını gösterir. Halk Latincesi, klasik metinlerde bulunmayan pekçok yabancı kelime de içermiştir. Tıp hakkında pek çok eser Yunanca yazılıp yayımlanmıştı ve bu kaynaklardan kelimeler ödünç alınmıştır. Örneğin, gamba ("diz eklemi"), orijinde bir veterinerlik terimi iken, çoğu Roman dilinde bulunan, klasik Latincede ayak anlamına gelen kelimenin (crus) yerini almıştır (bkz. Fr. jambe, İt. gamba). Yemek yapma terimleri de sıkça Yunanca kaynaklardan ödünç alınmıştır. Yunanca bir terime dayalı ödünçleme alıntı örneği, iecur (incirle şişmanlatılmış kazın ciğeri) için oluşan ficatum 'dur, ficatum Halk Latincesinde ciğerin güncel dildeki karşılığı olmuştur (bkz. İsp. higado, Fr. foie, Po. fí­gado, İt. fegato, Kat. fetge, Romence ficat). Önemli diní terimler de Yunanca yazılmış diní metinlerden alınmıştır, örneğin episcopus (piskopos), presbyter (papaz), martyr (şehit) vs. Galya dilinden ödünç alınan eklimler arasında caballus (at) ve carrus (at arabası). ==Reichenau Sözlükçeleri== Reichenau sözlükçelerinde Halk Latincesinin son dönemlerinin kelime dağarcığı hakkında fikir vermektedir. The Reichenau Glosses Vulgate incilinin kenar boşluklarına yazılmış olan bu sözlükçe, 4. yüzyıl Vulgate kelimelerinin sözlükçenin muhtemelen yazılmış olduğu 8. yüzyılda artık kolayca anlaşılmadığını göstermektedir. Bu sözlükçeler Galyaroman dilindeki tipik vokabüler değişimine ortaya koymaktadır. Reichenau Sözlükçeleri kelime değişimlerini gösterir: * arena > sabulo (Fransızca sable, İtalyanca sabbia, "sand"; but c.f. İspanyolca arena, Galisyaca area, Portekizce areia, Fransızca arene, İtalyanca rena, Romence arină) * canere > cantare (Portekizce/Galisyaca/İspanyolca/Katalanca cantar, Fransızca chanter, İtalyanca cantare, Romence canta, "şarkı söylemek", canere 'nin tekrarlama biçimi) *mares (nom. mas) > masculi (Fransızca male, İtalyanca maschio, Portekizce/İspanyolca macho, "male", mas 'ın küçültme hali) * liberos > infantes (Katalanca infants, "children"; Fransızca enfants, "children"; İtalyanca infante, "infant"; Portekizce infante, "prince"; İspanyolca infante, "çocuk" ama edebí dilde ayrıca "prens") * hiems > hibernus (Fransızca hiver, İtalyanca inverno, İspanyolca invierno, Portekizce inverno, Katalanca hivern, Romence iarnă, "winter", adjective of hiems) * forum > mercatum (Fransızca marchíé, İtalyanca mercato, Portekizce/İspanyolca mercado, Katalanca mercat; "market"; ama buna karşın İtalyanca foro, "mahkeme", Fransızca forum, "market", "yargı alanı", İspanyolca fuero, "yargı alanı", Portekizce foro, "yargı alanı", Katalanca fur, "yargı alanı") * lamento > ploro (Fransızca pleurer, İspanyolca llorar, Portekizce chorar, Katalanca plorar, "ağlamak"; ama buna karşın Portekizce/İspanyolca lamentar, İtalyanca lamentare, Fransızca lamenter.) * ager > campus (Fransızca champ, İtalyanca/İspanyolca/Portekizce campo, Romence camp, "saha"; ama buna karşın Romence agru) * caseum > formaticum (Fransızca fromage, İtalyanca formaggio, Katalanca formatge, "cheese", post-classical, from formare, "to form"; but cf. İtalyanca cacio, Portekizce queijo, İspanyolca queso, Romence caş) * flare > suflare (Fransızca souffler, İtalyanca soffiare, Portekizce soprar Romence sufla, İspanyolca soplar, "üflemek", sub öneki ile flare 'nin birleşmesinden) * ita > sic (Fransızca si, İtalyanca sí¬, İspanyolca sí­, Portekizce sim, "evet") * pulcra > bella (Fransızca beau, İtalyanca/İspanyolca bello, Portekizce belo, Katalanca bell, "güzel"; bonus "iyi" sözcüğünün küçültme hali (diminütif) ) * umo > terra (Fransızca terre, İtalyanca/Portekizce terra, İspanyolca tierra, Romence ţărană, "yer") * lebes > chaldaria (Fransızca chaudií¨re, İtalyanca calderone, İspanyolca caldera, Portekizce caldeira, Romence căldare, "cauldron", calidus ("ılık") 'ten türeme ) * necetur > occidetur (İtalyanca uccidere, Romence ucide, "to kill"; ama buna karşın İtalyanca annegare, Romence ín(n)eca "boğulma") * pingues > grassi (Fransızca gras, İtalyanca grasso, Romence gras, Portekizce graxo, "şişman", klasik-dönem sonrası, bir olasılıklacrassus şişman, tıknaz,) * ungues > ungulas (Fransızca ongle, İtalyanca unghia, İspanyolca uí±a, Portekizce unha, Romence unghie, Katalanca ungla, "tırnak", unguis 'in küçültme hali) * vim > fortiam (Fransızca force, İtalyanca forza, İspanyolca fuerza, Portekizce força, "force", Romence foarte "very (much); intense", post-classical, from fortis, "strong") * si vis > si voles (Fransızca tu veux, İtalyanca tu vuoi, Katalanca tu vols, Romence tu vrei, "istiyorsun", *volere 'inin 2. tekil şahsı, "istemek", velle 'nin düzenli hali) * oppidis > civitatibus (Fransızca citíé, İtalyanca cittí , Portekizce cidade, İspanyolca ciudad, Katalanca ciutat, Romence cetate, "şehir") Gramatik değişimler: * optimos > meliores (Portekizce melhor, Galisyaca mellor, İspanyolca mejor, Katalanca millor, Fransızca meilleur, İtalyanca migliore, "en iyi", orijinde "daha iyi"; ama buna karşın İspanyolca óptimo, Portekizce óptimo, İtalyanca ottimo, Fransızca optimal, "en iyi" veya "optimal" anlamıyla) * saniore > plus sano (Fransızca plus sain, İtalyanca pií¹ sano) Almanca'dan ödünç alınan kelimeler: * turbas > fulcos (Fransızca foule, İtalyanca folla, "mob"; buna karşın İspanyolca/Portekizce/Katalanca turba) * cementariis > mationibus (Fransızca maçon, İspanyolca masón, "taş ustası") * galea > helme (Fransızca heaume, İtalyanca/Portekizce elmo, Katalanca elm, İspanyolca yelmo, "miğfer") * coturnix > quaccola (Fransızca caille, İtalyanca quaglia, "quail"; ama buna karşın İspanyolca/Portekizce codorniz) * fulvus > brunus (Fransızca/Romence brun, Katalanca bru, Portekizce/İtalyanca bruno, "kahverengi/koyu") Ve anlamı değişen kelimeler: * in ore (nom. os) > in bucca (Portekizce/İspanyolca/Katalanca boca, Fransızca bouche, İtalyanca bocca, "ağız", orinal olarak "yanak" ama buna karşın, "yanak" ve "kıç" anlamında olan Romence bucă) * emit > comparavit (İtalyanca comprare, İspanyolca comprar, Portekizce comprar, Romence cumpăra, Katalanca comprar, "satın almak", orijinal anlamıyla "ayarlamak, halletmek") * rerum (nom. res) > causarum (Fransızca chose, İtalyanca/İspanyolca/Katalanca cosa, Portekizce coisa/cousa, "şey", orijinal anlamıyla "neden"; ama buna karşın Fransızca'da rien, "hiç") * rostrum > beccus (Fransızca bec, İtalyanca becco, Katalanca bec, İspanyolca pico, Portekizce bico, "gaga", klasik dönem sonrası, Galyacadan; buna karşın İspanyolca/Galisyaca rostro, ve Portekizce rosto, "yüz") * femur > coxa (Portekizce, Galisyaca and Old İspanyolca coxa, Fransızca cuisse, İtalyanca coscia, Katalanca cuixa, Romence coapsă, "kalça", orijinal anlamıyla "kalça eklemi", Gümüşí Latincede ilk defa kaydedilmiştir.)

Notlar

}

Yanıtlar