Kayseri Kalesi

Kayseri Kalesi Kayseri'de bulunan Türkiye'nin önemli kalelerinden biridir.

Kayseri Kalesi

Kayseri Kalesi` nin Tarihi



Kayseri tarihin her döneminde önemini korumuş coğrafi ve stratejik konumu itibariyle büyük akınlara ve işgallere maruz kalmış bir şehirdir. Kayseri` nin bu özelliklerinden dolayı çeşitli kavimler ve devletler buranın müdafaası için birçok tedbir almışlardır. Bu tedbirlerden en önemlisi bugün şehir merkezinde bulunan Kayseri Kalesi` dir.<ref>SATOĞLU, Kayseri Ansiklopedisi, s.239</ref> Şehir içinde Kayseri surları ve kalesi geniş bir alana sahiptir. Kayseri surları hakkında ilk bilgi Roma İmparatoru III. Gordianus zamanına (M.Ö. 238-244) ait olan sikkelerde bulunmaktadır. Bu bilgilerden surların bu tarihte inşa edilmiş olduğu anlaşılmaktadır.<ref>Turizm Envanteri,Kayseri il Turizm Müdürlüğü Yayınları, s.13</ref> İkinci bilgi ise, VI. yüzyılın ilk yarısına aittir. Bizanslı tarihçi Prokopius, Kayseri` nin kuruluşunda yapılmış olan surun, birbirinden uzak tepeleri, bahçeleri ve meraları çevirdiğini ve şehrin evlerinin buraları doldurmadığını Bizans İmparatoru Justinian` ın (M.S. 527-565) şehri koruyabilmek için eskiye nazaran daha dar yaptırdığını yani esas suru daralttığını belirmektedir. <ref>Kayseri Valiliği,Cumhuriyetin 75. yılında Kayseri, s.170</ref> Bu iki belge ve kayda göre Kayseri surları ilk olarak III. yüzyıl ortalarında inşa edilmiş VI. yüzyıl ortalarında daraltılmış ve tamir edilmiştir. Surların bugün kalan bölümlerinin hangilerinin Roma, hangilerinin Bizans` a ait olduğu konusunda kesin bir kayıt bulunmamaktadır.<ref>Turizm Envanteri,Kayseri il Turizm Müdürlüğü Yayınları, s.13</ref> Kale günümüze kadar varlığını koruyan sonradan yapılan ekleriyle, tarihçilerin orta çağ diye adlandırdıkları bir devrin mimarisidir. XIV. yüzyılda inşa edilmiştir.<ref>AKOK, Karseri Şehri Tarihi iç Kalesi,s.5</ref> Şehir merkezinde iç kale ve onu çevreleyen surların meydana getirdiği dış kale olmak üzere iki kale bulunmaktadır.<ref>SATOĞLU, Kayseri Ansiklopedisi, s.239</ref>

Dış Kale



Kayseri şehrinin tarihi dış kalesinde bugün bazı parçalar ayakta durmakla beraber birçok kısımları ancak izlerini işaret edecek durumda kalıp tahrip olmuştur.<ref>AKOK, Kayseri Şehri Tarih iç Kalesi, s.6</ref> Sivas kapısı, Kiçikapı ve Boyacı kapısı gibi yapılarının ancak yerlerinde adları yaşanmaktadır. Bu kuruluşlar yok olmuş durumdadır. Dış kalenin Cumhuriyet Meydanı karşısından batıya, Düvenönü` ne doğru uzanan bir kolundan bazı sıra surları ile burç kısımları hala ayaktadır. Düvenönü köşe burcundan doğu yönüne doğru köşe ve dönüşler yaparak Boyacı Kapısı, Kiçi Kapısı ve Yoğun burç kapısına doğru uzanan sur ve burçları sırasının birçok kısımları sağlam olmak üzere Sivas Kapısı ve Yeni Kapı yerlerinden geçerek iç kaleye bağlandığı kabul edilmektedir. Ancak son zamanlarda yapılan araştırmalar neticesinde Dış Kale surları Yoğun Burç` tan batıya dönmektedir. Han Camisi` ne doğru devam etmektedir. Buradan ise nereye döndüğü bilinmemektedir.<ref>YEYEN, Kayseri`de Tarihi Eserler, s.82</ref> Kayseri şehrinin tarihi kalesinde dış kısmın sur ve burçlarında kuruluş itibariyle farklı oluşlar vardır. İç kaleden, Düvenönü`ne ve Yoğun Burça doğru uzanan sur ve burçların arkaları (içleri) ayak, tonoz ve kemerli yüksek tutulmuş beden duvarlarıyla kademeli olarak kurulmuştur. Düvenönü ile Yoğun Burçlu kapı arasındaki sur, duvar ve burçları, yalın duvar ve masif gövdeli tesisler halindedir. Bu yapılış biçimi dış kalenin, Türk Çağından öteki yapı ve kuruluş şeklini de anlatmaktadır.<ref>AKOK, Kayseri Şehri Tarih iç Kalesi, s.6</ref> Dış kale surları bugün yok denecek kadar kalıntısı kalmış vaziyettedir. Bundan dolayı yeteri kadar bilgi mevcut değildir.

İç Kale



İç kale bugün başlı başına kale gibi duran ve tarihi bünyesinde geniş varlıklar taşıyan kalenin iç kısmıdır.<ref>Turizm Envanteri,Kayseri il Turizm Müdürlüğü Yayınları, s.1</ref> İç Kale Selçuklu sultanlarından I. Alaaddin Keykubad tarafından 1224 yılında yaptırıldı. Kalenin yapılış tarihini daha eskiye Bizans dönemine götürenler de vardır. Ancak birçok araştırmacı burasının Selçuklular zamanında bugünkü şeklini aldığını söyler. Kale büyük bir ihtimalle dış baskılara, şehri zaman zaman yağmalamak isteyenlere karşı korumak maksadıyla yapılmıştır. Kurulduğundan beri ticari huvviyeti yüksek olan şehirde, tacirler ve zenginler oturduğu için hemen her dönem işgal orduları Kayseri` ye göz dikmiştir. Bu saldırılara karşı kesin çözümü kale sağlamaktaydı. Uzun yıllar Kayseri halkının oturduğu kale içerisinde 600 kadar ailenin barındığı rivayet edilir. Bu devirde kale içerisinde birkaç birkaç mahalle mevcuttu.<ref>SUBAŞI, Dünde Bügüne Kayseri, s.71</ref> Kale kuzeyden güneye 800 metre, doğudan batıya 200 metre uzunluğundadır. 19 adet burcu bulunmaktadır. Bu burçların altından devriye yolu geçmektedir. İç kalenin biri kuzey doğusunda, diğeri de Kazancılar Çarşısına bakan güney batısında olmak üzere iki adet kapısı bulunmaktadır. <ref>SATOĞLU, Kayseri Ansiklopedisi, s.239</ref> Ancak sonradan Cumhuriyet Meydanı` na bakan kısmından içerdeki inşaat nedeniyle üçüncü bir kapı daha açılmıştır.<ref>Kayseri Valiliği,Cumhuriyetin 75. yılında Kayseri, s.171</ref> Kalenin dış çevresinde su hendekleri bulunmaktaydı ancak son yıllarda bu su hendekleri doldurularak yeşil alan haline gelmiştir.<ref>SATOĞLU, Kayseri Ansiklopedisi, s.239</ref> Kayseri coğrafi yapısı itibariyle düz bir alandadır, bu düzlük içerisinde kalenin biraz daha yüksek kısımda olması gerekmektedir. Kayseri şehri iç kalesinde bu duruma karşılık kalenin çevrelediği orta alanın içinde yüksek kule durumunda, Dizdarlık tesisinin bulunabileceği lüzumu ortaya çıkmaktadır. Türk Çağında yapılan geniş değişiklikler sonucu kalenin sur ve burçları ile kapı kuleleri gereği ölçüsünde yükseltilmiştir.<ref>AKOK, Kayseri Şehri Tarih iç Kalesi, s.6</ref> Bugün yapı sağlam bir durumda bulunmaktadır. Bizans döneminde yapıldığı varsayılan kale Selçuklu İmparatorluğu zamanında ve I. Alaaddin Keykubad döneminde onarılmıştır. Daha sonra Karamanoğulları ve Osmanlılar döneminde de onarılarak kullanılmıştır.<ref>Kayseri Valiliği,Cumhuriyetin 75. yılında Kayseri, s.171</ref> İç Kale 1950`li yıllarda sebze hali olarak kullanılmış daha sonra iç kısmına küçük dükkanlar yapılarak esnaflara tahsis edilmiş ve ticarete açılmıştır.

Güney Kapısı



Güney kapısının önünde hücumu önleyecek birer mazgal göze çarpmaktadır.<ref>SATOĞLU, Kayseri Ansiklopedisi, s.239</ref> Kapı oturuş planında; bir kale kapısından ziyade Han veya Çarşı kapısı durumundadır. Yapı ve Mimari sitilinde Türk Çağı özelliklerini taşır. Zemin kalın yapıda bir kitle oturmaktadır. Girişte ön kısmında, yüksek kemerli derin bir niş bulunmaktadır. Bu niş kapı önü koruması için güven verici değildir.<ref>AKOK, Kayseri Şehri Tarih iç Kalesi, s.9</ref> Kapı üstünde mermer bloka işlenmiş iki satır halinde bir Farsça kitabe bulunmaktadır.

Doğu Kapısı



İç kale`nin doğu ve güney köşesine yakın karışık bir plan gösteren kapıdır. Türk yapı çağında mimari ekler yapılarak iç kalenin bu yüzü zenginleştirilmiş ve gösterişli bir şekilde dış şehre bağlanmıştır. Genel planda 10 ve 11 numaralı burçlar arasında iki sıralı beden duvarına açılmış iki girişi vardır. İçteki giriş eski tipte olup Bizans yapı karakterini göstermektedir. Bu iç Kapı biri kuzeyde (10) diğeri güneyde (11) nolu burcun arasında yer almaktadır. Dışa doğru ikinci giriş (Orta Giriş) bu iki burcun ön burçlarını birbirine bağlamak üzere ve orta kısmına yakın bir yerde kurulmuştur. Bu kapı tamamen Türk yapı çağı özelliklerini gösterir.<ref>AKOK, Kayseri Şehri Tarih iç Kalesi, s.11</ref>

İç Kale Burçları



Kale burçlarının sayısını bazı kaynaklar 18 bazıları ise 19 adet olduğunu belirtmektedir. Mahmut Akok ve Ali Yeğen` nin kaynaklarından alınan notlara göre 18 adet burç olduğu kabul edilmektedir. İç kale ve kenar duvarlarında ve köşelerinde dikdörtgen planlı 18 adet burç bulunmaktadır. Bu burçlar bugün genel olarak sağlam bir durumdadır.<ref>YEYEN, Kayseri`de Tarihi Eserler, s.82</ref> 3 metre genişliğindeki duvarlara yaslanan burçların altlarından devriye yolu geçmektedir.<ref>SATOĞLU, Kayseri Ansiklopedisi, s.239</ref> Burçların büyük bir kısmı eski burçların temelleri üzerinde oturmakta iselerde bir kısmı tamamen yeniden stratejiyle hesaplara göre kurulmuştur. Beden duvarlar ise, dış yüz itibariyle tamamen yeni tanzim kalıntısı halindedir. Doğu ve Kuzey yönlerin alt kısım taş sıralarında eskiden (yani Bizanslı Çağından) kalan bazı örgüler görülür. Badenler üzerindeki dendanelerin hemen hepsi Türk yapı çağında yenilenmişti.<ref>AKOK, Kayseri Şehri Tarih iç Kalesi, s.12</ref>

Bir Numaralı Burç

İç kale`nin panel planının batı-güney köşesinde yer almaktadır. Eski Bizans Çağı yapı durumunu muhafaza eder durumdadır. Burcun üst kısmındaki etraf duvarları eski kuruluş yapısıdır. Kat bölmeleri kalın ağacı kiriş üzerinde toprak döşeme olarak yapılmıştır. Bu özelliği tamamen Türk Yapı Çağı özelliği gösterir.

İki Numaralı Burç

Bu burç Türk Yapı Çağı inşasıdır. İçindeki, eski Bizanslı çağından kalma üçgen planlı burç, arka duvar olarak bırakılmıştır. İç kısmı geniş bir boşluk halindedir. Vaktiyle buranın kat bölmelerinin ağaç çatkılı oldukları etraf duvarlarda görülen kiriş başı oyuklardan anlaşılmaktadır. Üst dendane sıraları ve arkalarındaki seğirdim yerleri sağlam durumdadır. Zemin katlarından üst kata ve dendanlı kata ulaşan kağir basamaklı merdivenleri vardır.

Dört Numaralı Burç

Bu kule burcu temelden tepe dendanelerine kadar Türk Çağı yapısı bir kuruluştur. Geniş bir iç mekabi vardır. Bugün Kayseri Belediyesi tarafından onarılarak, dendanlı kat tabanı beton arme olarak yapılmıştır. Eskiden dört katlı olan taban döşemelerinin ağaç çatkılı olduğu tahmin edilir. Bu burcunda iç kalenin, doğu, güney köşesindeki (11 numaralı) burç gibi içe bakan yüzü duvarla kapalı olarak yapıldığı görülür.

Beş Numaralı Burç

İç kalenin kuzey yönünde, 4 ve 8 numaralı burçlar arasında sıralanmış üç burçtan ikisi 5 ve 7 numaralılarla hemen hemen aynı kuruluştadır. (7 nolu burcu son yıllarda belediye değiştirerek top atış yeri haline getirmiştir). 5 nolu burç alta dikdörtgen bir kaideye oturduğu halde, üstleri çok köşeli bir yüz ve plan özelliği göstermektedir. Bu burç bedeninin tümü Türk Yapı Çağı özelliği gösterir.

Sekiz Numaralı Burç

Kuzey yüzü suru ile doğu eğik oturuşlu duvarın köşesinde yer alan bu burç, dıştan kare plan kuruluşundadır. Büyüklüğü ve sağlam duruşuyla hala ayaktadır. Burcun alt katları tamamen eski yapı özelliği gösterir. Üst kat seviyeleri Türk Yapı Çağı özelliğindedir. Eski bünyeye ait duvar örgülerinin yüz taşları, Türk Çağında yapılanlara nazaran daha iri ölçülerdedir.

Dokuz Numaralı Burç

İç kalenin doğu duvarı ortasında yer alan bu burcun temel ile zemin katı teşkil eden kısımları, eski yapı olarak görülmektedir. Alt bölmelerinin üstü, taş tonoz örgülüdür. Tonozun üstünden itibaren Türk Yapı Çağı` nın ek ve yeni kuruluşu başlar.

Onbir Numaralı Burç

Türk Yapı Çağı` ndan dış kaleyle bağlantılı bu kısmında olmasıyla ve yeniden tesis olunan kapı ile (giriş) ilgili olarak kurulmuş olmalıdır. İçe doğru arkasında eski çağın köşe burcundan mazgallı bir kısmı bulunmakta ve arka duvar gibi kullanılmaktadır. Üste doğru yükseltilen beden duvarları, her taraf kapalı olarak kurulmuştur. İç kat bölmeleri ağaç çatkılıdır. İç kaleyi çevreleyen kalın beden duvarları yürüdümü seviyesinden, burcun içine ayrıca bir kapı ile girilmektedir. Üst katlarda doğu ve güney yönlerine vurgu yapan mazgal dişleri vardır. En üst kata ulaşan merdiven duvar içine yerleştirilmiş, kargir basamaklı olduğu gibi, ağaç döşemeli katlar arasında ağaçtan merdivenlerin bulunması gereği vardır. Bu köşe burcu da, öteki burçlara göre bir kule gibi yüksek tutulmuştur.

Oniki Numaralı Burç

Güney yüz koruma duvarının büyük çapta olan burçlarından birisidir. Zemin katta ve orta kat duvarının bir kısmı eski yapıdan kalanlardır. Orta katın üç yöne vurgu yapan dişli mazgalları Türk Çağı` nın yapısıdır. Beden seviyesi ve üst dendanlı kısımlar tamamen Türk yapısını temsil eder.

Onüç` ten Onyedi Numaraya Kadar Sıralanan Burçlar

Güney beden duvarı üzerinde sıralanan bu beş burcun zemin katlarının üstleri taş örgülü tonozlarla kaplıdır. Hemen hepsi Türk Yapı Çağı binasıdır. Kalın beden seviyesinden üste düşen katlarının içe bakan kısımları açık ve duvarsızdır. Kat bölmeleri ağaç kirişlidir. Yan yana sıralanan burçların bulundukları kısımda, eskiden üçgen planlı Bizans Çağı burçlarının olduğunu yerinde yapılan sondaj sırasında tespit edilmiştir.

Kale Üzerinde Bulunan Kitabeler



İç kale ve surlarında Türk devri öncesine ait herhangi bir kitabeye rastlanmamıştır.<ref>KURU ÇAKMAKOĞLU, Fatih` ten Osmanlı Dönemine Kadar Kayseri` de Türk Devri Mimarisi, s.26</ref> İç kalenin kuzey yönünde bulunup ``"at meydanı"`` adı verilen yerin ayrıca bir sur ile çevrilmiş bulunduğu kalıntılardan anlaşılmaktadır. Bugün askeri deponun bulunduğu yerde bu surlardan kalan bir duvar parçası üzerinde dört satırdan ibaret kitabenin Türkçesi şöyledir: ``“Bu mübarek yapı, Keyhüsrevoğlu din ve dünyanın şefi, fetihler sahibi, dünya sultanlarının efendisi, sultanların büyüğü mü`minlerin emrinin buhranı, yüce Sultan Keykubad` ın devrinde 621 (1224) yılında tamamlanmıştır”.``

Her ne kadar bu metinde ``"bu kale"`` veya ``"kule"`` ve ``"küçük hisar"`` anlamına olarak ``"bu burç"`` gibi bir sözle kitabenin neye ait olduğu açıklanmamışsa da kalenin onarılarak veya genişletilerek yapılışına dair olduğu yeterince açıklanmaktadır.<ref>EDHEM, Kayseri Şehri s.68</ref> Yine Sultan Alaeddin Keykubad devrine ait diğer bir kitabede ise kalenin haricinde olup at meydanı denen yere bakan burcun üzerindedir. İki satır halinde kain Selçuklu hattıyla yazılan kitabede ne tarih ne de fazla bilgi vardır. Alaeddin Keykubad`ın çoğu zaman Kayseri` de ikamet ettiği ve kalede tamir yaptırdığına bakılırsa adı geçen hükümdar tarafından yaptırdığı söylenebilir.<ref>Kayseri Sancağının Topoğrafyası s.35</ref> İç kalenin doğu ikinci kapısının iç tarafında 0.50x0.50 metre boyutunda Arapça üç satırlık bir kitabe yer almaktadır. M. Çayırdağ tarafından okunan bu kitabede ``“Dulkadiroğlu Nasıreddin Mehmed` in oğlu büyük Emir Hüsami Hasan tarafından 814 senesinde yapıldı”`` yazar. Bu kitabenin tahrip edilen Birkaç kelimesi okunamamıştır. "H. 814/M.1411" yılında Dulkadirlilerin eline Kayseri Kalesi Dulkadiroğlu Nasıreddin Mehmed` in oğlu Hasan Bey tarafından tamir edilmiştir.<ref>KURU ÇAKMAKOĞLU,Fatih` ten Osmanlı Dönemine Kadar Kayseri` de Türk Devri Mimarisi, s.27</ref> Karamanoğulları devrine ait olup iç kalenin güneye doğru açılan kısmını üzerinde bulunan mermer levha üzerine yazılmış iki satırlık kitabe, Farsça olup 1466` da kalenin 2. Mehmet` in emriyle Karamanoğlu Piramet` in tamir ettirdiği görülmektedir. İkinci kitabenin bulunduğu mermer levha güney doğu kulesindedir. Kitabe: ``“Murad Han` ın oğlu Mehmed bu mübarek kaleyi inşa etti. Mimar Yahya”`` ibaresi bulunmakta olup kitabenin noksan olması muhtemeldir.<ref>Kayseri Sancağının Topoğrafyası s.36</ref> İç kalenin güney kapısının batısında 0.75x0.60 metre boyutunda Arapça dört satırlık kitabenin sonunda bir kısım yok olmuştur. Kitabede: ``"Dalalette bulunan Türkler, Kabenin tahribi gibi Kayseri Kalesi` ni ve halkını istila ettiler. Davud` un oğlu büyük Emir Şeyh Çelebi çıktı” insanlarının hataların affeden kinini susturan” (Kur`an 3-134)... zamanında tamir oldu. Allah mülkünü devamlı eylesin... Aziz Şeyh Çelebi` nin oğlu Demir..."`` yazılıdır. Buna göre Davud oğlu Şeyh Çelebi Kayseri` yi işgalci olarak belirttiklerinden geri alarak kaleyi tamir ettirmiştir. Ona bu hizmetinde Şeyh Çelebi` nin oğlu Demir de yardım etmiştir. Kitabenin kaybolan kısmında Karamanoğlu Mehmed yazıyor olmalıdır.<ref>KURU ÇAKMAKOĞLU,Fatih` ten Osmanlı Dönemine Kadar Kayseri` de Türk Devri Mimarisi, s.28</ref>

Kale Cami-i Şerifi



İç kale diye adlandırılan kalenin içinde yer alan metin bir cami-i güzindir. Yapı tarzı dört kemer ile bir kubbe üzerine inşa edilmiş ve evkaf idaresinde ``“Fatih Cami-i Şerifi”`` adıyla kayıtlı bulunmaktadır.<ref>16.yy. Başlarında Kayseri s.31</ref> Kale cami-i 15. yüzyılda Fatih Sultan Mehmed tarafından yaptırılmıştır.<ref>SUBAŞI, Dünden Bügüne Kayseri, s.71</ref> Gedik Ahmed Paşa nezaretinde bizzat Fatih Sultan Mehmed` in fermanı ile yaptırılmıştır. Kayseri Kalesi 1467 yılında Karamanoğulları` ndan Osmanlılara geçtiği sırada cami yerine ``“Karamanoğlu Mescid-i Şerif-i”`` adında harap durumda bir mescid bulunuyordu. Bu duruma göre caminin yapılış tarihi 15. yüzyılın son çeyreğine rastlamaktadır. Cami daha sonra 1711, 1778, 1886 ve son olarak ta 1990 yılında tamir görmüştür.<ref>ERKİLETLİOĞLU, Osmanlılar Zamanında Kayseri</ref>

Kayseri Kalesi` nin Geçirdiği Yapı Çağları



Kayseri, tarihi iç kalesi başlıca iki safhadan meydana gelmektedir.

Birinci Dönem: Kayseri orta çağ (Bizanslı) kuruluşuyla birlikte ve ona bağlı olarak tesis olunmuştur. İlk kuruluşta askeri maksatlara göre bir tesis iken, şehrin genişlemesi ile iç kalede bazı yenilikler düşünülmüştür.<ref>YEYEN, Kayseri`de Tarihi Eserler. s.83</ref>

İkinci Dönem: Tamamen Türk egemenlik çağlarını kapsar. Anadolu Selçuklu İmparatorluğu çağında Kayseri şehri tesislerinde geniş bir değişiklik düşünülmemiştir. El değiştirmeler sırasında ortaya çıkan yıkıntılar tamir edilmiş ve yeni isteğe göre küçük bazı değişiklikler yapılmıştır. Türk yapı çağı devresinde dış kale ve kalenin kullanılma amaçları da değişerek dış şehir suları kısmen ihmal edilmiş iç kale de bu çağda Anadolu şehir ve kasabalarında olduğu gibi başlı başına bir güvence yeri olarak kuvvetlendirilmiştir. Anadolu Selçukluları` nın egemenlik çağında birçok tarihi kültür anıtlarının şehir surları dışında yer aldığını görerek surlarla kapalı o şehrin o çağda yerleşmeye yetmediği anlamaktayız.<ref>AKOK, Kayseri Şehri Tarih iç Kalesi, s.17</ref>

Dipnotlar

<div class="references-small"><references /></div>

Kaynakça



  1. Erciyes Gazetesi http://www.erciyesgazetesi.com
  2. AKOK, Mahmut; Kayseri Şehri Tarihi İç Kalesi
  3. Belediye Halk Kütüphanesi Şefliği; Kayseri Sancağının Topoğrafyası S.35-36-37
  4. Büyükşehir Belediye Kütüphanesi; 16. yüzyıl Başlarında Kayseri Kültür Müdürlüğü Yayınları - 2, Kayseri, S.30-31
  5. ÇELEBİ, Ömer; Kayseri İli Yakın Çevre İncelemeleri, Töyko Matbaası 3. Baskı, 1971
  6. EDHEM, Halil; Kayseri Şehri (Hazırlayan Kemal GÖDE) Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları, S.68-69
  7. ERKİLETLİOĞLU, Halit; Osmanlılar Zamanında Kayseri, Kayseri Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları No:5
  8. Kayseri Turizm Envanteri; Kayseri İl Turizm Müdürlüğü Yayınları S.13
  9. Kayseri Valiliği; Cumhuriyet` in 75. Yılında KAYSERİ, Plaka Matbaa, Kayseri 1998 S.170-171
  10. KURU ÇAKMAKOĞLU, Alev; Fatih` ten Osmanlı Dönemine Kadar Kayseri` de Türk Devri Mimarisi, S.26-27-28
  11. Milli Kütüphane; Vilayetlerimiz, Kayseri, Kanaat Kütüphanesi, 1933
  12. SATOĞLU, Abdullah; Kayseri Ansiklopedisi, Başbakanlık Basım Evi, Ankara, S.239
  13. SUBAŞI, Muhsin İlyas; Dünden Bugüne Kayseri, Se-Da Yayınları, Kayseri, 1994 S.71-72
  14. YEĞEN, Ali; Kayseri` de Tarihi Eserler, İl Kültür Müdürlüğü Yayınları, Kayseri, 1993, S.82-83


İç bağlantılar





Linkler



  • 1999 yılında Kayseri Kalesi` nin surlarının çökmesi sonucu meydana gelen kaza haberi[1]


Kaynaklar

Vikipedi

İlgili konuları ara

Yanıtlar